SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Riyâzü's-Sâlihîn › Kitâb 4 · Uyumak, Yatmak ve Oturmak ÂdâbıKonum

(4) Kitâb: Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı

كتاب آداب النوم
Hadis 134 – 164 · 31 rivayet

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

عن البراء بن عازب رضى الله عنهما قال‏:‏ كان رسول الله صلى الله عليه وسلم ِإذا أوى إلى فراشه نام على شقه الأيمن، ثم قال‏:‏ ‏ "‏ اللهم أسلمت نفسي إليك، ووجهت وجهي إليك، وفوضت أمري إليك، وألجأت ظهري إليك، رغبة ورهبة إليك، لا ملجأ ولا منجى منك إلا إليك‏.‏ آمنت بكتابك الذي أنزلت ‏.‏ ونبيك الذي أرسلت‏"‏‏.‏ ‏((رواه البخاري بهذا اللفظ في كتاب الأدب من صحيحه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 134

Berâ İbni Âzib radıyallahu anhümâ şöyle dedi: – Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bana: “Yatağına gideceğin zaman namaz abdesti gibi abdest al, sonra sağ yanın üzerine yat ve şu duayı oku ve bu duanın sözlerini yatmadan önce son sözün yap” buyurdu.

وعنه قال‏:‏ قال لي رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏"‏إذا أتيت مضجعك فتوضأ وضوءك للصلاة، ثم اضطجع على شقك الأيمن ، وقل ‏.‏‏.‏‏.‏ ‏"‏ وذكر نحوهن وفيه‏:‏ ‏"‏ واجعلهن آخر ما تقول‏" (‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏.‏‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 135

Âişe radıyallahu anh â şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem gece on bir rek’at namaz kılardı. Sabah tan yeri ağarınca da kısaca iki rek’at namaz kılar, sonra müezzin gelip sabah ezanını okuyuncaya kadar sağ yanı üzerine yaslanıp uzanırlardı.

وعن عائشة رضى الله عنها قالت‏:‏ كان النبي صلى الله عليه وسلم يصلى من الليل إحدى عشرا ركعة، فإذا طلع الفجر صلى ركعتين خفيفتين ، ثم اضطجع على شقه الأيمن حتى يجئ المؤذن فيؤذنه (‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏ ‏‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 136

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن حذيفة رضى الله عنه قال‏:‏كان النبي صلى الله عليه وسلم إذا أخذ مضجعه من الليل وضع يده تحت خده، ثم يقول‏:‏ ‏"‏اللهم باسمك أموت وأحيا‏"‏ وإذا استيقظ قال‏:‏ ‏"‏الحمد لله الذي أحيانا بعد ما أماتنا وإليه النشور‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 137

Yaîş İbni Tıhfe el–Gıfârî radıyallahu anhümâ , babam bana şöyle dedi, diyerek nakletmiştir: Bir ara ben mescitte yüzükoyun yatmıştım. Baktım ki bir adam beni ayağıyla kımıldatıyor ve: “Bu, Allah’ın kızgınlığına sebep olan bir yatış tarzıdır” diyor. Bir de ne göreyim, o Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem değil mi!

وعن يعيش بن طخفة الغفارى رضى الله عنه قال‏:‏ قال أبى‏:‏ بينما أنا مضطجع في المسجد على بطني إذا رجل يحركني برجله فقال‏:‏ ‏ "‏إن هذه ضجعة يبغضها الله‏"‏ قال‏:‏ فنظرت ، فإذا رسول الله صلى الله عليه وسلم‏. ((رواه أبو داود بإسناد صحيح))‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 138

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أبى هريرة رضى الله عنه ، عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏"‏ من قعد مقعداً لم يذكر الله تعالى فيه،كانت عليه من الله تعالى ترة، ومن اضطجع مضجعاً لا يذكر الله تعالى فيه، كانت عليه من الله ترة‏"‏ ((رواه أبو داود بإسناد حسن)).‏ "الترة" بكسر التاء المثناة من فوق، وهي: النقص، وقيل: التبعة.
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 139

Abdullah İbni Yezîd radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre, o, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’i mescidde bir ayağını diğer ayağı üzerine atmış, sırt üstü yatarken görmüştür.

عن عبد الله بن زيد رضى الله عنه أنه رأى رسول الله صلى الله عليه وسلم مستلقياً في المسجد، واضعاً إحدى رجليه على الأخرى‏. (‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏‏.
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 140

Câbir İbni Semure radıyallahu anhümâ şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem , sabah namazını kıldıktan sonra güneş iyice doğuncaya kadar, yerinde bağdaş kurarak otururlardı.

وعن جابر بن سمرة رضى الله عنه قال‏:‏ كان النبي صلى الله عليه وسلم إذا صلى الفجر تربع في مجلسه حتى تطلع الشمس حسناء‏.‏ حديث صحيح، رواه أبو داود وغيره بأسانيد صحيحة‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 141

İbni Ömer radıyallahu anhümâ : Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’i Kâbe’nin avlusunda elleriyle dizlerini tutarak şöyle otururken gördüm, dedi ve uyluklarını karnına dayayıp kolları ile dizlerini tutarak ve kaba etleri üzerine oturarak Resûlullah’ın oturuş tarzını tarif etti.

وعن ابن عمر رضى الله عنهما قال‏:‏ رأيت رسول الله صلى الله عليه وسلم بفناء الكعبة محتبياً بيديه هكذا‏.‏ ووصف بيديه الاحتباء، وهو القرفصاء‏.‏ ‏‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 142

Kayle Binti Mahreme radıyallahu anh â şöyle der: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’i dizlerini karnına dayamış, ellerini koltuklarının altına koyup, kaba etleri üzerine oturmuş vaziyette gördüm. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’i böyle huşû ve huzû içinde mütevazi bir vaziyette oturur görünce, korkudan irkildim.

وعن قيلة بنت مخرمة رضى الله عنها قالت‏:‏ رأيت النبي صلى الله عليه وسلم وهو قاعد القرفصاء، فلما رأيت رسول الله صلى الله عليه وسلم المتخشع في الجلسة أرعدت من الفرق‏.‏ ((رواه أبو داود والترمذي))‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 143

Şerîd İbni Süveyd radıyallahu anh şöyle dedi: Bir gün sol elimi arkaya atmış ve elimin ayasına dayanmış otururken, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bana uğradı ve: “Allah’ın gazabına uğramış olanlar gibi mi oturuyorsun?” buyurdu.

وعن الشريد بن سويد رضى الله عنه قال‏:‏ مر بي رسول الله صلى الله عليه وسلم وأنا جالس هكذا، وقد وضعت يدي اليسرى خلف ظهري، واتكأت على إلية يدي فقال‏:‏ ‏ "‏أتقعد قعدة المغضوب عليهم‏؟‏‏!‏‏"‏ ((رواه أبو داود بإسناد صحيح)).‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 144

İbni Ömer radıyallahu anhümâ ’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden biriniz bir kimseyi oturduğu yerden kaldırıp sonra onun yerine kendisi oturmasın. Fakat açılarak halkayı genişletiniz.”

عن ابن عمر رضى الله عنهما قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏ "‏لا يقمن أحدكم من مجلسه ثم يجلس فيه، ولكن توسعوا وتفسحوا‏"‏ وكان ابن عمر إذا قام له رجل من مجلسه لم يجلس فيه‏.‏ (‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏.
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 145

Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden biriniz oturduğu yerden kalkar, sonra tekrar dönüp gelirse oraya oturmaya herkesten fazla hak sahibidir.”

وعن أبى هريرة رضى الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏إذا قام أحدكم من مجلس، ثم رجع إليه، فهو أحق به‏"‏. ((رواه مسلم)).
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 146

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن جابر بن سمرة رضى الله عنهما قال‏:‏ كنا إذا أتينا النبي صلى الله عليه وسلم جلس أحدنا حيث ينتهي‏.‏ ((رواه أبو داود والترمذي، وقال: "حديث حسن")). ‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 147

Ebû Abdullah Selmân el–Fârisî radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bir kimse cuma günü gusül abdesti alır, elinden geldiği kadar temizlenir, ya kendi özel kokusundan veya evinde bulunan güzel kokudan sürünür ve evinden çıkar, iki kişinin arasına girmez, sonra üzerine farz olan namazı kılar, imam hutbe okurken susup onu dinlerse, o cuma ile öteki cuma arasındaki günahları bağışlanır.”

وعن أبى عبد الله سلمان الفارسي رضى الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏ "‏لا يغتسل رجل يوم الجمعة، ويتطهر ما استطاع من طهر، ويدهن من دهنه، أو يمس من طيب بيته، ثم يخرج فلا يفرق بين اثنين، ثم يصلى ما كتب له، ثم ينصت إذا تكلم الإمام، إلا غفر له ما بينه وبين الجمعة الأخرى‏"‏ ((رواه البخاري)).‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 148

Amr İbni Şuayb, babası vasıtasıyla dedesi Abdullah İbni Amr İbni Âs radıyallahu anh ’den rivayet ettiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem : “Kendileri müsaade etmedikçe, iki kişinin arasına oturmak bir kimseye helâl olmaz” buyurdu.

وعن عمرو بن شعيب عن أبيه عن جده رضى الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏"‏لا يحل لرجل أن يفرق بين اثنين إلا بإذنهما‏"‏ رواه أبو داود والترمذي وقال "حديث حسن"‏‏.‏ ‏‏وفى رواية لأبى داود‏:‏ ‏"‏لا يجلس بين رجلين إلا بإذنهما‏"‏‏‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 149

Huzeyfe İbni Yemân radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem halka teşkil eden bir topluluğun ortasına oturan kimseye lânet etmiştir.

وعن حذيفة بن اليمان رضى الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم لعن من جلس وسط الحلقة‏‏.‏ ‏‏رواه أبو داود بإسناد صحيح. وروى الترمذى عن أبى مجلز‏:‏ أن رجلا قعد وسط الحلقة، فقال حذيفة‏:‏ ملعون على لسان محمد صلى الله عليه وسلم -من جلس وسط الحلقة‏. قال الترمذى: "حديث حسن صحيح".‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 150

Ebû Saîd el–Hudrî radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’i: “Meclislerin en hayırlısı en geniş olanıdır” buyururken işittim.

وعن أبى سعيد الخدرى رضى الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏ "‏خير المجالس أوسعها‏"‏‏.‏ ((رواه أبو داود بإسناد صحيح على شرط البخاري.‏))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 151

Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kim bir mecliste oturur ve orada bir sürü faydasız ve mânasız sözlerle vakit öldürür de, o meclisten kalkmadan önce, Sübhâneke Allahümme ve bihamdike eşhedü en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyke: Allahım! Seni her türlü noksan sıfatlardan tenzih ve hamdinle tesbih ederim. Senden başka bir ilâh olmadığını kesinlikle belirtirim. Senden bağışlanmamı diler ve sana tövbe ederim, derse, o mecliste yapmış olduğu hataları bağışlanır.”

وعن أبى هريرة رضى الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏ "‏من جلس في مجلس، فكثر فيه لغطه فقال قبل أن يقوم من مجلسه ذلك‏:‏ سبحانك اللهم وبحمدك، أشهد أن لا إله إلا أنت، أستغفرك وأتوب إليك، إلا غفر له ما كان في مجلسه ذلك‏"‏ ((‏‏رَوَاهُ التِّرمِذِيُّ وَقَالَ حَدِيثٌ حَسَنٌ صحيح)).‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 152

Ebû Berze radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem meclisten kalkmak istediğinde, son söz olarak şöyle dua ederlerdi: “Sübhâneke Allahümme ve bihamdike eşhedü en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyke”: “ Allahım! Seni her türlü noksan sıfatlardan tenzih ve hamdinle tesbih ederim. Senden başka bir ilâh olmadığını kesinlikle belirtirim. Senden bağışlanmamı diler ve sana tövbe ederim.” Bunun üzerine bir adam: – Ey Allah’ın Resûlü! Şüphesiz ki sen, daha önce söylemediğin bir söz söylüyorsun! dedi. Resûl–i Ekrem: “Bu söylediğim sözler, mecliste işlenen hata ve kusurlara keffârettir” buyurdu.

وعن أبى برزة رضى الله عنه قال‏:‏ كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول بآخرة إذا أراد أن يقوم من المجلس‏:‏ ‏"‏سبحانك الله وبحمدك، أشهد أن لا إله إلا أنت، أستغفرك وأتوب إليك‏"‏ فقال رجل‏:‏ يا رسول الله، إنك لتقول قولاً ما كنت تقوله فيما مضى‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏ذلك كفارة لما يكون في المجلس‏. ‏‏(‏‏(‏رواه أبو داود‏)‏‏)‏‏.‏‏(‏‏(‏ورواه الحاكم أبو عبيد الله في ‏ ‏المستدرك‏ ‏ من رواية عائشة رضى الله عنها وقال‏:‏ صحيح بإسناد‏)‏‏)‏‏‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 153

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن ابن عمر رَضِيَ اللَّهُ عَنهُ قال: قلما كان رَسُول اللَّهِ ﷺ يقوم من مجلس حتى يدعو بهؤلاء الدعوات: "اللهم اقسم لنا من خشيتك ما تحول به بيننا وبين معاصيك، ومن طاعتك ما تبلغنا به جنتك، ومن اليقين ما تهون به علينا مصائب الدنيا، اللهم متعنا بأسماعنا وأبصارنا وقوتنا ما أحييتنا، واجعله الوارث منا، واجعل ثأرنا على من ظلمنا، وانصرنا على من عادانا، ولا تجعل مصيبتنا في ديننا، ولا تجعل الدنيا أكبر همنا، ولا مبلغ علمنا، ولا تسلط علينا من لا يرحمنا" ((رَوَاهُ التِّرمِذِيُّ وَقَالَ حَدِيثٌ حَسَنٌ)).
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 154

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أبي هريرة رَضِيَ اللَّهُ عَنهُ قال، قال رَسُول اللَّهِ ﷺ: "ما من قوم يقومون من مجلس ولا يذكرون اللَّه تعالى فيه إلا قاموا عن مثل جيفة حمار وكان لهم حسرة" ((رَوَاهُ أبُو دَاوُدَ بإسناد صحيح)).
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 155

Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Herhangi bir topluluk oturdukları meclisten Allah’ı zikretmeden kalkarlarsa, merkep leşi yanından kalkmış gibi olurlar. O meclis de onlar için bir pişmanlık olur.”

وعنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏"‏ما جلس قوم مجلساً لم يذكروا الله تعالى فيه، ولم يصلوا على نبيهم فيه، إلا كان عليهم ترة؛ فإن شاء عذبهم، وإن شاء غفر لهم‏"‏ ((رَوَاهُ التِّرمِذِيُّ وَقَالَ: "حَدِيثٌ حَسَنٌ"))‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 156

Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bir kimse bir mecliste oturur da orada Allah Teâlâ’nın ismini anmazsa, Allah’a karşı eksik bir iş yapmış, bir günah işlemiş olur. Bir kimse yatağa yatar da orada Allah Teâlâ’yı zikretmezse, yine eksik bir iş yapmış, bir günah işlemiş olur.”

وعنه عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏"‏من قعد مقعداً لم يذكر الله تعالى فيه كانت عليه من الله ترة، ومن اضطجع مضجعاً لم يذكر الله فيه كانت عليه من الله ترة‏"‏ ((رَوَاهُ أبُو دَاوُدَ))‏‏‏.‏ ‏وقد سبق قريباً، وشرحنا "‏الترة‏"‏ فيه‏.
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 157

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أبى هريرة رضى الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏"‏لم يبق من النبوة إلا المبشرات‏"‏ قالوا‏:‏ وما المبشرات‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏الرؤيا الصالحة‏"‏ (( رَوَاهُ البُخَارِيُّ))‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 158

Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Zaman yaklaşınca mü’minin rüyası yalan çıkmaz. Mü’minin rüyası nübüvvetin kırk altı cüzünden biridir.”

وعنه أن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏"‏إذا اقترب الزمان لم تكد رؤيا المؤمن تكذب، ورؤيا المؤمن جزء من ستة وأربعين جزءاً من النبوة‏"‏ ((مُتَّفَقٌ عَلَيهِ))‏.‏ ‏ ‏وفى رواية‏:‏ ‏"‏أصدقكم رؤيا أصدقكم حديثاً‏"‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 159

Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Beni rüyada gören kimse, uyanıkken de öylece görecektir –veya sanki beni uyanıkken görmüş gibidir–. Çünkü şeytan bana benzeyen bir şekle giremez.”

وعنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏ "‏من رآني في المنام فسيراني في اليقظة -أو كأنما رآني في اليقظة- لا يتمثل الشيطان بي‏"‏ ((مُتَّفَقٌ عَلَيهِ)).‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 160

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أبى سعيد الخدرى رضى الله عنه انه سمع النبي صلى الله عليه وسلم، يقول‏:‏ ‏ "‏إذا رأى أحدكم رؤيا يحبها، فإنما هي من الله تعالى، فليحمد الله عليها، وليحدث بها -وفى رواية، فلا يحدث بها إلا من يحب- وإذا رأى غير ذلك مما يكره، فإنما هي من الشيطان، فليستعذ من شرها، ولا يذكرها لأحد، فإنها لا تضره‏"‏ (( مُتَّفَقٌ عَلَيهِ)).
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 161

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أبى قتادة رضى الله عنه قال‏:‏ قال النبي صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏ "‏الرؤيا الصالحة -وفى رواية‏:‏ الرؤيا الحسنة- من الله، والحلم من الشيطان، فمن رأى شيئاً يكره فلينفث عن شماله ثلاثاً، وليتعوذ من الشيطان فإنها لا تضره‏"‏ (( مُتَّفَقٌ عَلَيهِ)). ‏النفث‏ ‏ نفخ لطيف لا ريق معه‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 162

Câbir radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden biriniz hoşlanmadığı bir rüya görünce, sol tarafına üç defa tükürsün; şeytanın şerrinden de üç defa Allah’a sığınsın; yattığı tarafından da öbür yanına dönsün”.

وعن جابر رضى الله عنه عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏إذا رأى أحدكم الرؤيا يكرهها، فليبصق عن يساره ثلاثاً، وليستعذ بالله من الشيطان ثلاثاً، وليتحول عن جنبه الذي كان عليه‏"‏ ((رَوَاهُ مُسلِمٌ)).
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 163

Ebü’l–Eska‘ Vâsile İbnü’l–Eska‘ radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “En büyük iftiralar, bir kimsenin babasından başkasına neseb iddiasında bulunması, görmediği rüyayı gördüğünü iddia etmesi ve Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in söylemediği bir sözü ona nisbet etmesidir.”

وعن أبى الأسقع واثلة بن الأسقع رضى الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏ "‏إن من أعظم الفرى أن يدعى الرجل إلى غير أبيه، أو يرى عينيه ما لم تر، أو يقول على رسول الله صلى الله عليه وسلم ما لم يقل‏"‏ ‏((رَوَاهُ البُخَارِيُّ)).
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 4 (Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı), Hadis no. 164