SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Riyâzü's-Sâlihîn › Kitâb 17 · Yasaklanan ŞeylerKonum

(17) Kitâb: Yasaklanan Şeyler

كتاب الأمور المنهي عنها
Hadis 832 – 1128 · 297 rivayet · Sayfa 2/6

Ebû Hüreyre radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Birbirine söven iki kişinin söylediklerinin günahı, mazlum olan haddi tecâvüz etmedikçe, sövüşmeyi ilk başlatana yazılır."

وعن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏المتسابان ما قالا فعلى البادي منهما حتى يعتدي المظلوم‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 882

Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle dedi: Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’ in huzuruna şarap içmiş bir adam getirdiler. Peygamber Efendimiz: “Ona had vurunuz” buyurdu. Ebû Hüreyre der ki: Bizden eliyle vuran, ayakkabısıyla vuran ve elbisesiyle vuranlar oldu. Had icra edildikten sonra adam ayrılıp gidince, ashâbdan biri: – Allah seni kahretsin, rezil etsin, dedi. Bunun üzerine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: – “Böyle demeyiniz, onun aleyhine şeytana yardım etmeyiniz” buyurdular.

وعنه قال‏:‏ أتي النبي صلى الله عليه وسلم برجل قد شرب قال‏:‏ ‏"‏اضربوه‏"‏ قال أبو هريرة‏:‏ فمنا الضارب بيده، والضارب بنعله، والضارب بثوبه‏.‏ فلما انصرف، قال بعض القوم‏:‏ أخزاك الله، قال‏:‏ ‏"‏لا تقولوا هذا، لا تُعينوا عليه الشيطان‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 883

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏ "‏من قذف مملوكه بالزنا يقام عليه الحد يوم القيامة، إلا أن يكون كما قال‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 884

Âişe radıyallahu anhâ 'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Ölülere sövmeyin! Çünkü onlar, önceden âhirete göndermiş olduklarının sonuçlarıyla başbaşadırlar."

وعن عائشة رضي الله عنها قالت‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏لا تسبوا الأموات فإنهم قد أفضوا إلى ما قدموا‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 885

Abdullah İbni Amr İbni'l–Âs radıyallahu anhümâ 'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "(İyi) müslüman, dilinden ve elinden müslümanların emin olduğu kişidir. (Asıl) muhâcir de Allah'ın yasakladıklarını terkedendir."

وعن عبد الله بن عمرو بن العاص رضي الله عنهما قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏المسلم من سلم المسلمون من لسانه ويده، والمهاجر من هجر ما نهى الله عنه‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 886

Yine Abdullah İbni Amr İbni'l–Âs radıyallahu anhümâ 'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim, cehennemden uzaklaştırılıp cennete konulmayı isterse, ölümünü, Allah'a ve âhirete inanmış olarak karşılasın. Bir de başkalarına karşı, kendisine nasıl davranılmasından hoşlanıyorsa öyle davransın."

وعنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏من أحب أن يزحزح عن النار، ويدخل الجنة، فلتأته منيته وهو يؤمن بالله واليوم الآخر، وليأتِ إلى الناس الذي يحب أن يؤتى إليه‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏ وهو بعض حديث طويل سبق في باب طاعة ولاة الأمور‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 887

Enes radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Birbirinizle ilginizi kesmeyiniz, sırt dönmeyiniz, kin tutmayınız, ve hased etmeyiniz. Ey Allah'ın kulları, kardeş olunuz. Bir müslümanın, din kardeşini üç günden fazla terkedip küs durması helâl değildir."

وعن أنس رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏لا تباغضوا، ولا تحاسدوا ولا تدابروا، ولا تقاطعوا، وكونوا عباد الله إخوانًا، ولا يحل لمسلم أن يهجر أخاه فوق ثلاث‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 888

Ebû Hüreyre radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Pazartesi ve perşembe günleri cennet kapıları açılır. Din kardeşi ile aralarında düşmanlık bulunan kişi dışında Allah'a şirk koşmayan her kulun günahları bağışlanır. (Meleklere) siz şu iki kişiyi birbiriyle barışıncaya kadar tehir edin, evet siz bunları birbiriyle barışıncaya kadar tehir edin! buyurulur."

وعن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏"‏تُفتح أبواب الجنة يوم الاثنين ويوم الخميس، فيغفر لكل عبد لا يشرك بالله شيئًا، إلا رجلا كانت بينه وبين أخيه شحناء فيقال‏:‏ أنظروا هذين حتى يصطلحا‏!‏ أنظروا هذين حتى يصطلحا‏!‏‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏ وفي رواية له ‏"‏تعرض الأعمال في كل يوم خميس واثنين‏"‏ وذكر نحوه‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 889

Ebû Hüreyre radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Haset etmekten sakının. Zira, ateşin odunu (veya otları) yiyip bitirdiği gibi haset de iyilikleri yer bitirir."

وعن أبي هريرة رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏إياكم والحسد، فإن الحسد يأكل الحسنات كما تأكل النار الحطب، أو قال‏:‏ العشب‏"‏‏.‏ رواه أَبُو دَاوُدَ
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 890

Enes radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Birbirinize kin tutmayınız, hased etmeyiniz, sırt dönmeyiniz ve ilginizi kesmeyiniz. Ey Allah'ın kulları, kardeş olunuz. Bir müslümanın, din kardeşini üç günden fazla terketmesi helâl değildir."

وعن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏"‏إياكم والظن، فإن الظن أكذب الحديث، ولا تحسسوا، ولا تجسسوا ولا تنافسوا، ولا تحاسدوا، ولا تباغضوا، ولا تدابروا، وكونوا عباد الله إخوانًا كما أمركم‏.‏ المسلم أخو المسلم، لا يظلمه، ولا يخذله ولا يحقره‏.‏ التقوى ههنا، ‏"‏ ويشير إلى صدره ‏"‏بحسب امرئ من الشر أن يحقر أخاه المسلم، كل المسلم على المسلم حرام‏:‏ دمه، وعرضه، وماله، إن الله لا ينظر إلى أجسادكم، ولا إلى صوركم، ولكن ينظر إلى قلوبكم وأعمالكم‏"‏‏.‏ وفي رواية‏:‏ ‏"‏لا تحاسدوا، ولا تباغضوا، ولا تجسسوا، ولا تحسسوا ولا تناجشوا وكونوا عباد الله إخوانًا‏"‏‏.‏ وفي رواية‏:‏ ‏"‏لا تقاطعوا، ولا تدابروا، ولا تباغضوا ولا تحاسدوا، وكونوا عباد الله إخوانًا‏"‏‏.‏ وفي رواية‏:‏ ‏"‏لا تهاجروا ولا يبع بعضكم على بيع بعض‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم بكل هذه الروايات، وروى البخاري أكثرها‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 891

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن معاوية رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏ "‏إنك إن اتبعت عورات المسلمين أفسدتهم، أو كدت تفسدهم‏"‏‏.‏ حديث صحيح رواه أبو داود بإسناد صحيح‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 892

İbni Mes'ûd radıyallahu anh , bir gün kendisine bir adam getirilerek, "Bu, sakalından şarap damlayan falanca kişidir" denildiğini bunun üzerine kendisinin de şu cevabı verdiğini bildirmektedir: "Biz ayıp ve kusur araştırmaktan menedildik. Kendiliğinden bir kusur veya ayıp ortaya çıkarsa biz onun gereğini yaparız."

وعن ابن مسعود رضي الله عنه أنه أتي برجل فقيل له، هذا فلان تقطر لحيته خمرًا، فقال‏:‏ إنَّا قد نهينا عن التجسس، ولكن إن يظهر لنا شئ، نأخذ به‏"‏‏.‏ حديث حسن صحيح رواه أبو داود بإسناد على شرط البخاري ومسلم‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 893

Ebû Hüreyre radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Zandan sakınınız. Çünkü zan (yersiz itham), sözlerin en yalan olanıdır. Başkalarının konuştuklarını dinlemeyin, ayıplarını araştırmayın, birbirinize karşı öğünüp böbürlenmeyin, birbirinizi kıskanmayın, kin tutmayın, yüz çevirmeyin. Ey Allah'ın kulları! Allah'ın size emrettiği gibi kardeş olun.

وعن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏إياكم والظن، فإن الظن أكذب الحديث‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 894

Ebû Hüreyre radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Müslüman kardeşini hor görmesi kişiye kötülük olarak yeter."

وعن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏بحسب امرئ من الشر أن يحقر المسلم‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم، وقد سبق قريبًا بطوله‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 895

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن ابن مسعود رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏"‏لا يدخل الجنة من كان في قلبه مثقال ذرة من كبر‏"‏ فقال رجل‏:‏ إن الرجل يحب أن يكون ثوبه حسنًا، ونعله حسنة، فقال‏:‏ ‏"‏إن الله جميل يحب الجمال، الكبر بَطَر الحق، وغمط الناس‏"‏‏.‏‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏ ومعنى ‏"‏بَطَر الحق‏"‏‏:‏ دفعه، ‏"‏وغمطهم‏"‏‏:‏ احتقارهم، وقد سبق بيانه أوضح من هذا في باب الكبر‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 896

Cündeb İbni Abdullah radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Bir kişi: – Vallahi, Allah falan adamı bağışlamaz, diye yemin etti. Bunun üzerine aziz ve celil olan Allah da: – "Falanı bağışlamayacağım hakkında benim adıma kim (yemin edip) hüküm verebilir? Ben onu bağışladım, senin amelini de boşa çıkardım" buyurdu.

وعن جُندب بن عبد الله رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏قال رجل‏:‏ والله لا يغفر الله لفلان، فقال الله عز وجل‏:‏ من ذا الذي يتألى علي أن لا أغفر لفلان‏!‏ فإني قد غفرت له، وأحبطت عملك‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 897

Vâsile İbni'l–Eskâ radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kardeşinin uğradığı felâketi sevinçle karşılama! Allah onu rahmetiyle o felâketten kurtarır da seni derde uğratır."

وعن واثلة بن الأسقع رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏"‏ لا تظهر الشماتة لأخيك، فيرحمه الله ويبتليك‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه الترمذي وقال‏:‏ حديث حسن‏)‏‏)‏ وفي الباب حديث أبي هريرة السابق في باب التجسس‏:‏ ‏"‏ كل المسلم على المسلم حرام‏"‏ الحديث‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 898

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏ اثنتان في الناس هما بهم كفر‏:‏ الطعن في النسب، والنياحة على الميت‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 899

Ebû Hüreyre radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Bize silah çeken bizden değildir. Bize hile yapıp aldatan da bizden değildir."

وعن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏"‏ من حمل علينا السلاح، فليس منا، ومن غشنا، فليس منا‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏ وفي رواية له أن رسول الله صلى الله عليه وسلم مر على صبرة طعام، فأدخل يده فيها، فنالت أصابعه بللا، فقال‏:‏ ‏"‏ ما هذا ياصاحب الطعام‏؟‏‏"‏ قال أصابته السماء يارسول الله، قال‏:‏ ‏"‏ أفلا جعلته فوق الطعام حتى يراه الناس‏!‏ من غشنا فليس منا‏"‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 900

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم ، قال‏:‏ ‏ "‏ لا تناجشوا‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 901

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن ابن عمر رضي الله عنهما، أن النبي صلى الله عليه وسلم نهى عن النَجَش، ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 902

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعنه قال‏:‏ ذكر رجل لرسول الله صلى الله عليه وسلم أنه يُخدع في البيوع فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏"‏من بايعت‏؟‏ فقل ‏:‏ لا خلابة‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏ ‏"‏الخِلابة‏"‏ بخاء معجمة مكسورة، وباء موحدة‏:‏ وهي الخديعة‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 903

Ebû Hüreyre radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim, bir adamın karısını veya kölesini ayartıp aldatırsa bizden değildir."

وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏"‏من خبب زوجة امرئ، أو مملوكه، فليس منا‏"‏‏.‏ ‏"‏خَبَب‏"‏ بخاء معجمة، ثم باء موحدة مكررة‏:‏ أي‏:‏ أفسده وخدعه‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 904

Abdullah İbni Amr İbni’l–Âs radıyallahu anhümâ ’dan rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Dört huy vardır ki bunlar kimde bulunursa o kişi tam münâfık olur. Kim de bu huylardan biri bulunursa, onu terkedinceye kadar o kişide münâfıklıktan bir sıfat bulunmuş olur: Kendisine bir şey emanet edildiği zaman ona ihânet eder.

وعن عبد الله بن عمرو بن العاص رضي الله عنهما أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏ أربع من كن فيه، كان منافقًا خالصًا، ومن كانت فيه خصلة منهن، كان فيه خصلة من النفاق حتى يدعها‏:‏ إذا اؤتمن خان، وإذا حدث كذب، وإذا عاهد غدر، وإذا خاصم فجر‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 905

İbni Mes'ûd, İbni Ömer ve Enes radıyallahu anhüm 'den rivayet olunduğuna göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Ahdini bozan herkes için kıyamet günü bir bayrak dikilip bu falanın vefâsızlık alâmetidir diye ilân olunacaktır."

وعن ابن مسعود، وابن عمر، وأنس رضي الله عنهم قالوا‏:‏ قال النبي صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏ لكل غادر لواء يوم القيامة، يقال‏:‏ هذه غدرة فلان‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 906

Ebû Saîd el–Hudrî radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kıyamet günü her vefâsız kişinin arkasında bir bayrak bulunacak ve vefâsızlığı ölçüsünde o bayrak yükseltilecektir. Bilin ki, vefâsızlık açısından kamu yöneticisinden daha büyük vefâsız yoktur."

وعن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم قال ‏:‏ ‏ "‏ لكل غادر لواء عند استه يوم القيامة يرفع له بقدر غدره، ألا لا غادر أعظم غدرًا من أمير عامة‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 907

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أبي هريرة رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏ قال الله تعالى‏:‏ ثلاثة أنا خصمهم يوم القيامة ‏:‏ رجل أعطى بي ثم غدر، ورجل باع حرًا فأكل ثمنه، ورجل استأجر أجيرًا، فاستوفى منه، ولم يعطه أجره‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 908

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أبي ذر رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏"‏ ثلاثة لا يكلمهم الله يوم القيامة ولا ينظر إليهم، ولا يزكيهم ولهم عذاب أليم‏"‏ قال‏:‏ فقرأها رسول الله صلى الله عليه وسلم ثلاث مرار‏.‏ قال أبو ذر‏:‏ خابوا وخسروا من هم يا رسول الله‏؟‏ قال‏:‏ المسبل، والمنان، والمنفق سلعته بالحلف الكاذب‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏ وفي رواية له ‏:‏ ‏"‏ المسبل إزاره‏"‏ يعني‏:‏ المسبل إزاره وثوبه أسفل من الكعبين للخُيلاء‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 909

İyâz İbni Himâr radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah Teâlâ bana: O kadar mütevâzi olun ki, kimse kimseye böbürlenmesin; kimse kimseye zulmetmesin, diye bildirdi.”

وعن عياض بن حمار رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏إن الله تعالى أوحى إلي أن تواضعوا حتى لا يبغي أحد على أحد، ولا يفخر أحد على أحد‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏ قال أهل اللغة‏:‏ البغي‏:‏ التعدي والاستطالة‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 910

Ebû Hüreyre radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Bir kimse (kendini üstün görüp diğerlerini küçümseyerek) insanlar helâk oldu derse, kendisi onların en önce helâk olanı olur."

وعن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏إذا قال الرجل‏:‏ هلك الناس، فهو أهلكهم‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏ ‏الرواية المشهورة‏:‏ ‏ ‏أهلكَُهم‏ ‏ برفع الكاف، وروي بنصبها، وهذا هو الحرام، وأما من قاله ذلك عجبًا بنفسه، وتصاغرا للناس، وارتفاعًا عليهم، فهذا هو الحرام، وأما من قاله لما يرى في الناس من نقص في أمر دينهم، وقاله تحزنًا عليهم، وعلى الدين فلا بأس به‏.‏ هكذا فسره العلماء وفصلوه، ومن قاله من الأئمة الأعلام‏:‏ مالك بن أنس، والخطابي، والحميدي وآخرون، وقد أوضحته في كتاب ‏ ‏الأذكار‏ ‏‏.
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 911

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أنس رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏لا تقاطعوا ولا تدابروا، ولا تباغضوا، ولا تحاسدوا، وكونوا عباد الله إخوانًا، ولا يحل لمسلم أن يهجر أخاه فوق ثلاث‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 912

Ebû Eyyûb radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Bir müslümanın, din kardeşini üç gün üç geceden fazla terkedip küs durması helâl değildir: İki müslüman karşılaşırlar biri bir tarafa öteki öbür tarafa döner. Halbuki o ikisinin en iyisi önce selâm verendir."

وعن أبي أيوب رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏لا يحل لمسلم أن يهجر أخاه فوق ثلاث ليال‏:‏ يلتقيان، فيعرض هذا ويعرض هذا، وخيرهما الذي يبدأ بالسلام‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 913

Ebû Hüreyre radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Her Pazartesi ve perşembe günü ameller Allah'a arzolunur. Din kardeşi ile arasında düşmanlık bulunan kişi dışında Allah'a şirk koşmayan her kulun günahları bağışlanır. (Meleklere) siz şu iki kişiyi birbiriyle barışıncaya kadar tehir edin, buyurulur."

وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏تعرض الأعمال في كل اثنين وخميس، فيغفر الله لكل امرئ لا يشرك بالله شيئا، إلا امرءا كانت بينه وبين أخيه شحناء، فيقول‏:‏ اتركوا هذين حتى يصطلحا‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 914

Câbir radıyallahu anh , Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem 'in şöyle buyurduğunu işittim demiştir: "Şeytan, Arap yarımadasında müslümanların kendisine kulluk etmelerinden ümidini kesmiştir. Fakat onları birbirlerine düşürmeye, aralarını açmaya çalışacaktır."

وعن جابر رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏ "‏إن الشيطان قد يئس أن يعبده المصلون في جزيرة العرب، ولكن في والتحريش بينهم ‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏ التحريش‏:‏ الإفساد وتغيير قلوبهم وتقاطعهم‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 915

Ebû Hüreyre radıyallahu anh , Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem 'in şöyle buyurduğunu işittim demiştir: "Müslümanın din kardeşine üç günden fazla küs durması helâl olmaz. Kim müslüman kardeşini üç günden fazla terkeder ve o hal üzere ölürse cehenneme girer."

وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏لا يحل لمسلم أن يهجر أخاه فوق ثلاث، فمن هجر فوق ثلاث، فمات دخل النار‏"‏‏.‏‏(‏‏(‏رواه أبو داود بإسناد على شرط البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 916

Sahâbî Ebû Hırâş Hadred İbni Ebû Hadred el–Eslemî (es–Sülemî de denir), radıyallahu anh , Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem 'i şöyle buyururken işittiğini söylemiştir: "Kim, din kardeşini bir yıl terkedip küs durursa, onun kanını dökmüş gibi günaha girer."

وعن أبي خراش حدرد بن أبي حدرد الأسلمي، ويقال السلمي الصحابي رضي الله عنه أنه سمع النبي صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏ "‏من هجر أخاه سنة فهو كسفك دمه‏"‏‏.‏‏(‏‏(‏رواه أبو داود بإسناد صحيح‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 917

Ebû Hüreyre radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Bir mü'minin, din kardeşini üç günden fazla terkedip küs durması helâl değildir. Üç gün geçmişse, onunla karşılaşıp selâm versin. Eğer selâmını alırsa, her ikisi de sevapta ortak olurlar. Yok eğer selâmını almazsa, almayan günaha girmiş olur. Selâm veren ise küs durmaktan çıkmış olur."

وعن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏لا يحل لمؤمن أن يهجر مؤمنًا فوق ثلاث، فإن مرت به ثلاث، فليلقه، وليسلم عليه، فإن رد عليه السلام، فقد اشتركا في الأجر، وإن لم يرد عليه، فقد باء بالإثم، وخرج المسلم من الهجرة‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه أبو داود بإسناد حسن قال أبو داود‏:‏ إذا كانت الهجرة لله تعالى، فليس من هذا في شيء‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 918

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن ابن عمر رضي الله عنهما أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏"‏إذا كانوا ثلاثة فلا يتناجى اثنان دون الثالث‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏ ‏(‏‏(‏ورواه أبو دواد وزاد‏:‏ قال أبو صالح‏:‏ قلت لابن عمر‏:‏ فأربعة‏؟‏ قال‏:‏ لا يضرك‏.‏ ورواه مالك في الموطأ‏:‏ عن عبد الله بن دينار قال‏:‏ كنت أنا وابن عمر عند دار خالد بن عقبة التي في السوق، فجاء رجل يريد أن يناجيه، وليس مع ابن عمر أحد غيري، فدعا ابن عمر رجلا آخر حتى كنا أربعة فقال لي وللرجل الثالث الذي دعا‏:‏ استأخرا شيئًا، فإني سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏"‏لا يتناجى اثنان دون واحد‏"‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 919

İbni Mes'ûd radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Üç kişi bir arada bulunduğunuz vakit, başka insanlara karışıncaya kadar, (içinizden) iki kişi, diğerini bırakıp fısıldaşmasın. Çünkü bu fısıldaşma, o kişiyi üzer."

وعن ابن مسعود رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏إذا كنتم ثلاثة، فلا يتناجى اثنان دون الآخر حتى تختلطوا بالناس، من أجل أن ذلك يحزنه‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 920

İbni Ömer radıyallahu anhümâ' dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Bir kadın ölünceye kadar hapsettiği bir kedi yüzünden azâb edildi ve bu sebeple cehenneme girdi. Hayvanı hapsettiğinde ona bir şey yedirmemiş, içirmemiş, yerdeki haşereleri yemesine bile izin ve imkân vermemişti."

وعن ابن عمر رضي الله عنهما أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏عذبت امرأة في هِرة حبستها حتى ماتت، فدخلت فيها النار، لا هي أطعمتها وسقتها، إذ هي حبستها، ولا هي تركتها تأكل من خشاش الأرض‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏ ((خشاش الأرض)) يفتح الخاء المعجمة وبالشين المعجمة المكررة، وهي: هوامها وحشراتها.
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 921

Yine İbni Ömer radıyallahu anhümâ 'dan rivayet edilmiştir. Kendisi birgün, bir kuşu hedef olarak dikip ona ok atan Kureyşli gençlerin yanına uğramıştı. Hedefe isabet etmeyen her ok için kuş sahibine bir ödeme yapıyorlardı. Gençler, İbni Ömer'in geldiğini görünce etrafa dağıldılar. İbni Ömer arkalarından şöyle seslendi: – Bunu yapan kim? Allah ona lânet etsin. Şu bir gerçektir ki, Resûllullah sallallahu aleyhi ve sellem canlı bir hayvanı hedef olarak dikip ona atış yapana lânet okudu.

وعنه أنه مر بفتيان من قريش قد نصبوا طيرًا وهم يرمونه، وقد جعلوا لصاحب الطير كل خاطئة من نبلهم، فلما رأوا ابن عمر تفرقوا، فقال ابن عمر‏:‏ من فعل هذا‏؟‏ لعن الله من فعل هذا، إن رسول الله صلى الله عليه وسلم لعن من اتخذ شيئًا فيه روح غرضًا‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏ ‏ "‏الغَرَض‏"‏ ‏:‏ بفتح الغين المعجمة والراء، وهو الهدف، والشيء الذي يرمى إليه‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 922

Enes radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem öldürmek maksadıyla hayvanları bir yere hedef olarak bağlamayı yasakladı.

وعن أنس رضي الله عنه قال‏:‏ نهى رسول الله صلى الله عليه وسلم أن تُصبر البهائم‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏ ومعناه‏:‏ تحبس للقتل‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 923

Ebû Ali Süveyd İbni Mukarrin radıyallahu anh şöyle dedi: Ben, Mukarrinoğullarının yedinci çocuğu idim. Bizim hepimizin sadece bir kölesi vardı. (Bir gün) en küçüğümüz onu tokatladı. Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize o köleyi âzâd etmemizi emretti.

وعن أبي علي سويد بن مقرن رضي الله عنه قال‏:‏ لقد رأيتني سابع سبعة من بني مقرن ما لنا خادم إلا واحدة لطمها أصغرنا فأمرنا رسول الله صلى الله عليه وسلم أن نعتقها‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏ ورواية‏:‏ ‏ "‏سابع إخوة لي‏"‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 924

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أبي مسعود البدري رضي الله عنه قال‏:‏ ‏"‏كنتُ أضرب غلامًا لي بالوسط، فسمعت صوتًا من خلفي‏:‏ ‏"‏اعلم أبا مسعود‏"‏ فلم أفهم الصوت من الغضب، فلما دنا مني إذا هو رسول الله صلى الله عليه وسلم فإذا هو يقول‏:‏ ‏"‏اعلم أبا مسعود أن الله أقدرُ عليك منك على هذا الغلام‏"‏ فقلت‏:‏ لا أضرب مملوكًا بعده أبدًا‏.‏ ‏(‏‏(‏وفي رواية‏:‏ فسقط السوط من يدي من هيبته‏)‏‏)‏ ‏(‏‏(‏وفي رواية‏:‏ فقلت‏:‏ يارسول الله هو حر لوجه الله تعالى، فقال‏:‏ ‏"‏أما لو لم تفعل، للفحتك النار، أو لمستك النار‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم بهذه الروايات‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 925

İbni Ömer radıyallahu anhümâ' dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim, işlemediği bir suçtan ötürü cezalandırmak maksadıyla kölesini döver veya sebepsiz yere tokatlarsa, bunun kefâreti o köleyi âzat etmesidir."

وعن ابن عمر رضي الله عنهما أن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏من ضرب غلامًا له حدًا لم يأتهِ، أو لطمه، فإن كفارته أن يعتقه‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 926

Hişâm İbni Hakîm İbni Hizâm radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre kendisi, Şam'da, başlarına zeytinyağı döküldükten sonra güneş altında beklemeye mahkum edilmiş çiftçilere rastladı. – Bu ne haldir? diye sordu. – Arazi vergisi (haraç) yüzünden bir rivâyette ise baş vergisi (cizye) yüzünden cezalandırılıyorlar, denildi.

وعن هشام بن حكيم بن حزام رضي الله عنه أنه مر بالشام على أناس من الأنباط، وقد أقيموا في الشمس، وصُب على رءوسهم الزيت فقال‏:‏ ما هذا‏؟‏ يُعذبون في الخراج وفي رواية‏:‏ حُبسوا في الجزية‏.‏ فقال هشام‏:‏ أشهد لسمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏"‏إن الله يعذب الذين يعذبون الناس في الدنيا‏"‏ فدخل على الأمير، فحدثه، فأمر بهم فخلوا‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏.‏ ‏"‏الأنباط‏"‏ الفلاحون من العجم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 927

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن ابن عباس رضي الله عنهما قال‏:‏ رأى رسول الله صلى الله عليه وسلم حمارًا موسوم الوجه، فأنكر ذلك‏؟‏ فقال‏:‏ والله لا أسمه إلا أقصى شيء من الوجه، وأمر بحماره، فكوي في جاعرتيه، فهو أول من كوى الجاعرتين‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏((الجاعرتان)): ناحية الوركين حول الدبر.
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 928

Yine İbni Abbâs radıyallahu anhümâ' dan rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem , yüzüne damga vurulmuş bir merkebin yanından geçti. Bunun üzerine; "Bu hayvanın yüzünü dağlayana Allah lânet etsin!" buyurdu.

وعنه أن النبي صلى الله عليه وسلم ‏:‏ مر عليه حمار قد وُسم في وجهه، فقال‏:‏ ‏ "‏لعن الله الذي وسمه‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏.‏ وفي رواية لمسلم أيضًا‏:‏ نهى رسول الله صلى الله عليه وسلم عن الضرب في الوجه، وعن الوسم في الوجه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 929

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

عن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ بعثنا رسول الله صلى الله عليه وسلم في بعث فقال‏:‏ ‏"‏إن وجدتم فلانًا وفلانًا‏"‏ لرجلين من قريش سماهما ‏"‏فأحرقوهما بالنار‏"‏ ثم قال رسول الله صلى الله عليه وسلم حين أردنا الخروج‏:‏ ‏"‏إني كنت أمرتكم أن تحرقوا فلانًا وفلانًا، وإن النار لا يعذب بها إلا الله، فإن وجدتموهما فاقتلوهما‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 930

İbni Mes'ûd radıyallahu anh şöyle dedi: Bir seferde Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem' in maiyyetinde bulunuyorduk. Hz. Peygamber abdest bozmak için yanımızdan uzaklaştı. Bu sırada biz iki yavrusu olan küçük bir kaya kuşu gördük, yavruları aldık. Kuşcağız yavrularını kurtarmak için çırpınmaya başladı. Tam bu sırada Nebî sallallahu aleyhi ve sellem geldi ve: – "Bu kuşu yavrularını almak suretiyle kim tedirgin etti? Verin ona yavrularını!" buyurdu.

وعن ابن مسعود رضي الله عنه قال‏:‏ كنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم في سفر، فانطلق لحاجته، فرأينا حمرة معها فرخان، فأخذنا فرخيها، فجاءت الحمرة فجعلت تعرش فجاء النبي صلى الله عليه وسلم فقال‏:‏ ‏"‏من فجع هذه بولدها‏؟‏ ردوا ولدها إليها‏"‏ ورأى قرية نمل قد حرقناها، فقال‏:‏ ‏"‏من حرق هذه‏؟‏‏"‏ قلنا‏:‏ نحن‏.‏ قال‏:‏ ‏"‏إنه لا ينبغي أن يعذِّب بالنار إلا رب النار‏"‏‏.‏ قوله‏:‏ ‏ ‏قرية نمل‏ ‏ معناه‏:‏ موضع النمل مع النمل.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 931