SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Riyâzü's-Sâlihîn › Kitâb 17 · Yasaklanan ŞeylerKonum

(17) Kitâb: Yasaklanan Şeyler

كتاب الأمور المنهي عنها
Hadis 832 – 1128 · 297 rivayet · Sayfa 5/6

İbni Ömer radıyallahu anhümâ, hayır, Kâbe hakkı için, diye yemin eden bir adamı işitmişti. Bunun üzerine o, adama şöyle dedi: Allah'tan başkasının adına yemin etme. Çünkü ben Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem' i şöyle buyururken işittim: "Allah'tan başkası adına yemin eden kimse küfre veya şirke düşmüş olur."

وعن ابن عمر رضي الله عنهما أنه سمع رجلا يقول‏:‏ لا والكعبة، قال ابن عمر‏:‏ لا تحلف بغير الله، فإني سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏"‏من حلف بغير الله، فقد كفر أو أشرك‏"‏‏.‏‏(‏‏(‏ رواه الترمذي وقال حديث حسن‏)‏‏)‏ وفسر بعض العلماء قوله‏:‏ ‏"‏كفر أو أشرك‏"‏ على التغليظ، كما روي أن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏"‏الرياء شرك‏"‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1032

İbni Mes'ûd radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Müslüman bir kimsenin malını elinden almak için yalan yere yemin eden kimse, Cenâb–ı Hakk'ın gazabına uğramış olarak O'nun karşısına çıkar." İbni Mes'ûd der ki: Sonra Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem , Azîz ve Celîl olan Allah'ın Kitabı'ndan kendisinin bu sözünü tasdik eden şu âyeti okudu: "Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle değiştirenlere gelince, işte bunların âhirette bir payı yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azâb vardır" (Âl–i İmrân: 3/77)

عن ابن مسعود رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏من خلف على مال امرئ مسلم بغير حقه، لقي الله وهو عليه غضبان‏"‏ قال‏:‏ ثم قرأ علينا رسول الله صلى الله عليه وسلم مصداقه من كتاب الله عز وجل‏:‏ ‏{‏إن الذين يشترون بعهد الله وأيمانهم ثمنًا قليلا‏}‏ ‏(‏‏(‏آل عمران‏:‏ 77‏)‏‏)‏ إلى آخر الآية‏:‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1033

Ebû Ümâme İyâs İbni Sa'lebe el–Hârisî radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Yalan yere yemin ederek bir müslümanın hakkını gasbeden kimseye Allah cehennemi vâcip, cenneti de haram kılar." Bunun üzerine bir kişi: Eğer o hak önemsiz bir şey ise yine böyle midir, yâ Resûlallah? diye sordu. Peygamberimiz: "Misvak ağacından bir dal parçası olsa bile böyledir" buyurdu.

وعن أبي أُمامة إياس بن ثعلبة الحارثي رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏"‏من اقتطع حق امرئ مسلم بيمينه، فقد أوجب الله له النار‏.‏ -وحرم عليه الجنة‏"‏ فقال له رجل‏:‏ وإن كان شيئًا يسيرًا يا رسول الله‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏وإن كان قضيبًا من أراك‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1034

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن عبد الله بن عمرو بن العاص رضي الله عنهما عن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏الكبائر‏:‏ الإشراك بالله، وعقوق الوالدين، وقتل النفس، واليمين الغموس‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏ وفي رواية‏:‏ أن أعرابيًا جاء إلى النبي صلى الله عليه وسلم فقال‏:‏ يا رسول الله ما الكبائر‏؟‏ قال‏:‏ ‏ ‏الإشراك بالله‏ ‏ قال‏:‏ ثم ماذا‏؟‏ قال‏:‏ ‏ ‏اليمين الغموس‏ ‏ قلت‏:‏ وما اليمين الغموس‏؟‏ قال‏:‏ ‏ ‏الذي يقتطع مال امرئ مسلم‏ ‏ يعني بيمين هو فيها كاذب
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1035

Abdurrahman İbni Semüre radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona şöyle buyurdu: "Herhangi bir konuda yemin ettiğinde ondan başkasını daha hayırlı görürsen, hayırlı olanı işle ve yeminine kefâret öde."

عن عبد الرحمن بن سَمُرَة رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏وإذا حلفت على يمين، فرأيت غيرها خيرًا منها، فائت الذي هو خير، وكفر عن يمينك‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1036

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏من حلف على يمين، فرأى غيرها خيرًا منها، فليكفر عن يمينه، وليفعل الذي هو خير‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1037

Ebû Mûsa radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Ben, Allah diler de, vallahi diye bir hususta yemin ederim, sonra ondan daha hayırlısını görür, yeminimin kefâretini verip daha hayırlı olanı yaparım."

وعن أبي موسى رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏إني والله إن شاء الله لا أحلف على يمين، ثم أرى خيرًا منها إلا كفرت عن يميني، وأتيت الذي هو خير‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1038

Ebû Hüreyre radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sizden birinizin ailesi hakkındaki yeminini ısrarla sürdürmesi, onu Allah katında, Allah'ın farz kıldığı kefâreti vermesinden daha günahkâr kılar."

وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏"‏لأن يلج أحدكم في يمينه في أهله آثم له عند الله تعالى من أن يعطي كفارته التي فرض الله عليه‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏ قوله‏:‏ ‏"‏يلَجّ‏"‏ بفتح اللام، وتشديد الجيم‏:‏ أي يتمادى فيها، ولا يكفر، قوله‏:‏ ‏"‏آثم‏"‏ هو بالثاء المثلثة، أي‏:‏ أكثر إثمًا‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1039

Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi: "Allah kasıtsız olarak ağzınızdan çıkıveren yeminlerinizden dolayı sizi hesaba çekmez" (Mâide: 5/89) âyeti, bir kimsenin yalanı kasdetmeksizin söylediği "hayır vallahi", "evet vallahi" gibi sözler söylemesi hakkında nâzil oldu.

وعن عائشة رضي الله عنها قالت‏:‏ أنزلت هذه الآية‏:‏ ‏{‏لا يؤاخذكم الله باللغو في أيمانكم‏}‏ في قول الرجل‏:‏ لا والله، وبلى والله‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1040

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏ "‏الحلف منفقة للسلعة، ممحقة للكسب‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1041

Ebû Katâde radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Alış verişte çok yemin etmekten sakınınız. Yemin mala sürüm kazandırır; fakat sonra mahveder."

عن أبي قتادة رضي الله عنه أنه سمع رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏ "‏إياكم وكثرة الحلف في البيع، فإنه ينفق ثم يمحق‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1042

Câbir radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah'ın rızâsı adına sadece cennet istenilebilir."

عن جابر رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏لا يسأل بوجه الله إلا الجنة‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه أبو داود‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1043

İbni Ömer radıyallahu anhümâ' dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah'a sığınan kimseyi koruyup himaye ediniz. Allah için isteyene veriniz. Sizi dâvet edenin dâvetine uyunuz. Size iyilik yapana siz de iyilik yapınız. Şayet verecek bir şey bulamazsanız karşılık vermek istediğinizi göstermek üzere kendisine dua ediniz."

وعن ابن عمر رضي الله عنهما قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏من استعاذ بالله فأعيذوه، ومن سأل بالله، فأعطوه، ومن دعاكم فأجيبوه، ومن صنع إليكم معروفًا فكافئوه، فإن لم تجدوا ما تكافئونه به، فادعوا له حتى تروا أنكم قد كافأتموه‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏حديث صحيح رواه أبو داود والنسائي بأسانيد الصحيحين‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1044

Ebû Hüreyre radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Azîz ve Celîl olan Allah katında en kötü isim, Melikü'l–emlâk (melikler meliki) diye isimlendirilen kimsenin adıdır."

وعن أبي هريرة رضي الله عنه النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏إن أخنع اسم عند الله عز وجل رجل تسمى ملك الأملاك‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏ قال سُفيانُ بن عُيَيْنَةَ: «مَلِكُ الأَمْلاَكِ» مِثْلُ: شَاهِن شَاهِ.
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1045

Büreyde radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Münafıka, 'efendi' demeyiniz. Eğer onu efendi sayacak olursanız, Azîz ve Celîl olan Rabbinizin kızgınlığını çekmiş olursunuz."

عن بريدة رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏لا تقولوا للمنافق سيد، فإنه إن يكن سيدًا، فقد أسخطتم ربكم عز وجل‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه أبو داود بإسناد صحيح‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1046

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

عن جابر رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم دخل على أم السائب، أو أم المسيب فقال‏:‏ ‏"‏مالك يا أم السائب -أو يا أم المسيب- تزفزفين‏؟‏ ‏"‏ قالت‏:‏ الحمى لا بارك الله فيها، فقال‏:‏ ‏"‏لا تسبي الحمى، فإنها تذهب خطايا بني آدم، كما يذهب الكير خبث الحديد‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏ «تُزَفْزِفِينَ» أيْ تَتَحَرَّكِينَ حَرَكَةً سَريعَةً، وَمَعْنَاهُ: تَرْتَعِدِين. وَهُوَ بِضَمِّ التاء وبالزاي المكررة والفاء المكررة، وَرُوِيَ أيضًا بالراء المكررة والقافينِ.
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1047

Ebû Münzir Übey İbni Kâ'b radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Rüzgâra sövmeyiniz. Hoşunuza gitmeyen bir rüzgâr gördüğünüzde: Allahümme innâ nes'elüke min hayri hêzihi'r–rîhi ve hayri mâ fîhâ ve hayri mâ ümirat bihi. Ve neûzü bike min şerri hêzihi'r–rîhi ve şerri mâ ümirat bihi: Allah'ım! Senden bu rüzgârın hayrını, onun içinde olanların hayrını ve emrolunduğu şeyin hayrını isteriz. Bu rüzgârın şerrinden, içinde bulunanların şerrinden ve emrolunduğu şeyin şerrinden sana sığınırız, deyiniz."

عن أبي المنذر أبي بن كعب رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏لا تسبوا الريح، فإذا رأيتم ما تكرهون، فقولوا‏:‏ اللهم إنا نسألك من خير هذه الريح وخير ما فيها وخير ما أُمرت به، ونعوذ بك من شر هذه الريح وشر ما فيها وشر ما أُمرت به‏"‏‏.‏‏(‏‏(‏رواه الترمذي وقال حديث حسن صحيح‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1048

Ebû Hüreyre radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Rüzgâr, Allah'ın kullarına bir nimetidir. Bazan rahmet, bazan da azap getirir. Rüzgârı gördüğünüz zaman ona sövmeyiniz. Onun hayrını isteyiniz; şerrinden de Allah'a sığınınız."

وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏ "‏الريح من روح الله، تأتي بالرحمة، وتأتي بالعذاب، فإذا رأيتموها فلا تسبوها، وسلوا الله خيرها، واستعيذوا بالله من شرها‏"‏‏.‏‏(‏‏(‏رواه أبو داود بإسناد حسن‏)‏‏) قوله صلى الله عليه وسلم من روح الله هو بفتح الراء أي رحمته بعباده‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1049

Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem , rüzgâr şiddetli estiğinde şöyle dua ederdi: "Allahümme innî es'elüke hayrahê ve hayra mâ fîhê ve hayra mâ ürsilet bihî; ve eûzü bike min şerrihê ve şerri mâ fîhê ve şerri mâ ürsilet bihî: Allahım! Senden bu rüzgârın, onun içinde bulunanın ve onunla gönderilenin hayrını isterim. Bu rüzgârın şerrinden, içinde bulunanın ve onunla gönderilenin şerrinden sana sığınırım."

وعن عائشة رضي الله عنها قالت‏:‏ كان النبي صلى الله عليه وسلم إذا عصفت الريح قال‏:‏ اللهم إني أسألك خيرها، وخير ما فيها، وخير ما أُرسلت به، وأعوذ بك من شرها، وشر ما فيها، وشر ما أُرسلت به‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1050

Zeyd İbni Hâlid el–Cühenî radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Horoza sövmeyiniz. Çünkü o namaz için uyandırır."

عن زيد بن خادل الجهني رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏لا تسبوا الديك، فإنه يوقظ للصلاة‏"‏‏.‏‏(‏‏(‏ رواه أبو داود بإسناد صحيح‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1051

Zeyd İbni Hâlid el–Cühenî radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem , Hudeybiye'de geceleyin yağan yağmurdan sonra bize sabah namazı kıldırdı. Namazı bitirince yüzünü cemaate döndü ve: – "Rabbiniz ne buyurdu biliyor musunuz?" diye sordu. Sahâbîler: – Allah ve Resûlü daha iyi bilir, dediler. Bunun üzerine Resûl–i Ekrem: – "Buyurdu ki: Kullarımdan bir kısmı bana iman ederek, bir kısmı da kâfir olarak sabahladı. Allah'ın fazlı ve rahmeti sayesinde yağmura kavuştuk diyenler bana iman etmiş, yıldızlara iman etmemiştir. Filan ve filan yıldızın batıp doğması sayesinde yağmura kavuştuk diyenler ise beni inkâr etmiş, yıldızlara iman etmiştir" buyurdu.

عن زيد بن خالد رضي الله عنه قال‏:‏ صلى بنا رسول الله صلى الله عليه وسلم صلاة الصبح بالحديبية في أثر سماء كانت من الليل، فلما انصرف أقبل على الناس، فقال‏:‏ ‏"‏هل تدرون ماذا قال ربكم‏؟‏ ‏"‏ قالوا‏:‏ الله ورسوله أعلم‏.‏ قال‏:‏ قال‏:‏ ‏"‏أصبح من عبادي مؤمن بي وكافر بي ، فأما من قال‏:‏ مُطِرْنَا بفضل الله ورحمته، فذلك مؤمن بي كافر بالكواكب، وأما من قال‏:‏ مُطِرْنَا بنوء كذا وكذا، فذلك كافر بي مؤمن بالكواكب‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏ والسماء هنا‏:‏ المطر‏‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1052

İbni Ömer radıyallahu anhümâ' dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Bir adam din kardeşine, ey kâfir derse, bu söz ikisinden birine döner. Eğer böyle denilen kişi söylenildiği gibi ise söz doğrudur; yerini bulmuş olur. Aksi takdirde bu söz söyleyene geri döner."

عن ابن عمر رضي الله عنهما قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏إذا قال رجل لأخيه‏:‏ يا كافر، فقد باء بها أحدهما، فإن كان كما قال وإلا رجعت عليه‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1053

Ebû Zer radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim bir adamı ey kâfir diye çağırır veya ona ey Allah'ın düşmanı derse, o adam da böyle değilse, bu söz, söyleyenin kendisine döner."

وعن أبي ذر رضي الله عنه أنه سمع رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏ "‏من دعا رجلا بالكفر، أو قال‏:‏ عدو الله، وليس كذلك إلا حار عليه‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏ حار‏ ‏ رجع‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1054

İbni Mes'ûd radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Mü'min; insanları kötüleyen, lânetleyen, kötü söz ve çirkin davranış sergileyen kimse değildir."

عن ابن مسعود رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏ليس المؤمن بالطعان، ولا اللعان، ولا الفاحش، ولا البذي‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه الترمذي وقال حديث حسن‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1055

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أنس رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏ما كان الفحش في شيء إلا شانه، وما كان الحياء في شيء إلا زانه‏"‏‏.‏‏(‏‏(‏رواه الترمذي وقال حديث حسن‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1056

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

عن ابن مسعود رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏"‏هلك المتنطعون‏"‏، قالها ثلاثًا‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏.‏‏"‏المتنطعون‏"‏‏:‏ المبالغون في الأمور‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1057

Abdullah İbni Amr İbni Âs radıyallahu anhümâ' dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Şüphesiz ki Allah Teâlâ, sığırın otu yerken ağzında evirip çevirdiği gibi, sözü ağzında evirip çevirerek lugat paralayan erkeklere buğz eder."

وعن عبد الله بن عمرو بن العاص رضي الله عنهما أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏إن الله يبغض البليغ من الرجال الذي يتخلل بلسانه كما تتخلل البقرة‏"‏‏.‏‏(‏‏(‏رواه أبو داود والترمذي وقال حديث حسن‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1058

Câbir İbni Abdullah radıyallahu anhümâ' dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "İçinizde en çok sevdiğim ve kıyamet günü bana en yakın mesafede bulunacak kimseler güzel ahlâk sahibi olanlarınızdır. Güzel konuşuyor dedirtmek için uzun uzun konuşanlar, sözünü beğendirmek için avurdunu şişire şişire lafedenler ve bilgiçlik etmek için lugat paralayanlar ise en sevmediğim ve kıyamet günü bana en uzak mesafede bulunacak kimselerdir."

وعن جابر بن عبد الله رضي الله عنهما أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏إن من أحبكم إلي، وأقربكم مني مجلسًا يوم القيامة، أحاسنكم أخلاقًا، وإن أبغضكم إلي وأبعدكم مني يوم القيامة، والثرثارون، والمتشدقون، والمتفيهقون‏"‏‏.‏‏(‏‏(‏رواه الترمذي وقال حديث حسن‏)‏‏)‏‏.‏ وقد سبق شرحه في باب حسن الخلق‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1059

Âişe radıyallahu anhâ' dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sizden biriniz 'nefsim pis ve murdar oldu' demesin; fakat nefsim yaramazlaştı desin."

عن عائشة رضي الله عنها عن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏لا يقولن أحدكم خبثت نفسي، ولكن ليقل‏:‏ لقست نفسي‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏ قال العلماء معنى خبثت أي غثيت وهو معنى لقست ولكن كره لفظ الخبث
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1060

Ebû Hüreyre radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Üzümü kerm diye isimlendirmeyiniz; çünkü kerm müslimdir."

عن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏"‏لا تسموا العنب الكَرْم، فإن الكَرْم المسلم‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏ ‏(‏‏(‏وهذا لفظ مسلم‏)‏‏)‏‏.‏ وفي رواية‏:‏ ‏"‏فإنما الكرم قلب المؤمن‏"‏ وفي رواية للبخاري ومسلم‏:‏ ‏"‏يقولون الكرم، إنما الكرم قلب المؤمن‏"‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1061

Vâil İbni Hucr radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Siz kerm demeyiniz; fakat yaş üzüm ve üzüm asması deyiniz."

وعن وائل بن حجر رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏لا تقولوا‏:‏ الكَرْم، ولكن قولوا‏:‏ العنب، والحَبَْلة‏"‏ رواه مسلم الحبلة بفتح الحاء والباء ويقال أيضا بإسكان الباء
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1062

İbni Mes'ûd radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Bir kadın, başka bir kadınla çıplak vücutları birbirine temas ederek yatmasın. Sonra o kadını kocasına anlatır da, kocası sanki o kadına bakıyormuş gibi olur."

عن ابن مسعود رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏لا تباشر المرأة المرأة، فتصفها لزوجها كأنه ينظر إليها‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1063

Ebû Hüreyre radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sizden biriniz dua ederken: Allahım! Dilersen beni bağışla; dilersen bana merhamet et, demesin. Dilediğini kesin bir dille istesin. Çünkü Allah'ı zorlayan hiçbir kuvvet yoktur."

عن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏"‏لا يقولن أحدكم‏:‏ اللهم اغفر لي إن شئت‏:‏ اللهم ارحمني إن شئت، ليعزم المسألة، فإنه لا مكره له‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏ ‏(‏‏(‏وفي رواية لمسلم‏:‏ ‏"‏ولكن ليعزم، وليعظم الرغبة، فإن الله تعالى، لا يتعاظمه شيء أعطاه‏"‏‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1064

Enes radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sizden biriniz dua ettiği zaman kesin bir ifade ile dilekte bulunsun. Allahım! Dilersen bana ver, demesin. Çünkü Allah'ı zorlayan hiçbir güç yoktur."

وعن أنس رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏إذا دعا أحدكم، فليعزم المسألة، ولا يقولن‏:‏ اللهم إن شئت، فأعطني، فإنه لا مستكره له‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1065

Huzeyfe İbni Yemân radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Siz, Allah dilerse ve filanca dilerse demeyiniz. Fakat, Allah dilerse sonra filanca dilerse deyiniz."

عن حذيفة بن اليمان رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏لا تقولوا‏:‏ ما شاء الله وشاء فلان، ولكن قولوا‏:‏ ما شاء الله، ثم شاء فلان‏"‏‏.‏ رواه أبو داود بإسناد صحيح
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1066

Ebû Berze radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, yatsı namazından önce uyumayı, yatsı namazından sonra da konuşmayı hoş karşılamazdı.

عن أبي برزة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يكره النوم قبل العشاء والحديث بعدها‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1067

İbni Ömer radıyallahu anhümâ' dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem hayatının sonlarında cemaate yatsı namazını kıldırıp selâm verdikten sonra şöyle buyurdu: " B u ge c e yi gö rüy orsunuz ya! İ şte bu g e c eden it i ba ren yüz sene sonra bugün yeryüzünde olanlardan hiç kimse hayatta kalmayacaktır."

وعن ابن عمر رضي الله عنهما أن رسول الله صلى الله عليه وسلم صلى العشاء في آخر حياته، فلما سلم، قال‏:‏ ‏ "‏أرأيتكم ليلتكم هذه‏؟‏ فإن على رأس مائة سنة لا يبقي ممن هو على ظهر الأرض اليوم أحد‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1068

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أنس رضي الله عنه أنهم انتظروا النبي صلى الله عليه وسلم ، فجاءهم قريبًا من شطر الليل فصلى بهم، يعني العشاء، قال‏:‏ ثم خطبنا فقال‏:‏ ‏ "‏ألا إن الناس قد صلوا‏.‏ ثم رقدوا، وإنكم لن تزالوا في صلاة ما انتظرتم الصلاة‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1069

Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bir erkek karısını yatağına çağırır da karısı gelmez ve erkek ona dargın olarak gecelerse, melekler o kadına sabaha kadar lânet ederler.”

عن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏إذا دعا الرجل امرأته إلى فراشه فأبت، فبات غضبان عليها، لعنتها الملائكة حتى تصبح‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏ ‏ وفي رواية‏:‏ حتى‏:‏ ‏ ‏ترجع‏‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1070

Ebû Hüreyre radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kocası yanında iken onun iznini almadan bir kadının nafile oruç tutması helâl olmaz. Kadın, kocasının izni olmadıkça, evine hiç kimsenin girmesine izin veremez."

عن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏لا يحل للمرأة أن تصوم وزوجها شاهد إلا بإذنه، ولا تأذن في بيته إلا بإذنه‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1071

Ebû Hüreyre radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sizden biriniz, imamdan önce başını (rükû veya secdeden) kaldırdığı zaman, başını Allah Teâlâ'nın merkep başına veya suretini merkep suretine çevirmesinden korkmuyor mu?"

عن أبي هريرة رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏أما يخشى أحدكم إذا رفع رأسه قبل الإمام أن يجعل الله رأسه رأس حمار‏!‏ أو يجعل الله صورته صورة حمار‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1072

Ebû Hüreyre radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namazda elin böğüre konulmasını yasaklamıştır.

عن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ نهى عن الخصر في الصلاة‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1073

Âişe radıyallahu anhâ, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem' in şöyle buyurduğunu işittim, dedi: "Yemek hazırken, büyük ve küçük abdest kişiyi zorlarken kılınan namazın kıymeti yoktur."

عن عائشة رَضِيَ اللهُ عنها، قالت: سَمِعْتُ رسولَ الله - صلى الله عليه وسلم - يقولُ: "لا صَلاَةَ بِحَضْرَةِ طَعَامٍ، وَلاَ وَهُوَ يُدَافِعُهُ الأَخْبَثَانِ". ((رواه مسلم‏)) ‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1074

Enes İbni Mâlik radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Bazı kimselere ne oluyor ki, namazlarında gözlerini semaya dikiyorlar?" Sonra sözünü daha da şiddetlendirdi ve: "Ya bundan vaz geçerler, ya da gözlerinin nuru alınır da kör olurlar" buyurdu.

عن أنس بن مالك قَالَ : قَالَ رسولُ اللهِ : « مَا بَالُ أقْوامٍ يَرْفَعُونَ أبْصَارَهُمْ إِلَى السَّمَاءِ في صَلاَتِهِمْ » ! فَاشْتَدَّ قَولُهُ في ذَلِكَ حَتَّى قَالَ : « لَيَنْتَهُنَّ عَنْ ذَلِكَ ، أَوْ لَتُخطفَنَّ أَبْصَارُهُمْ » ! . رواه البخاري
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1075

Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem' e namazda başı sağa sola çevirmenin hükmünü sordum. Peygamberimiz: "Bu, kulun namazından bir miktarını şeytanın kapıp aşırmasıdır" buyurdu.

عن عائشة رضي الله عنها قالت‏:‏ سألت رسول الله صلى الله عليه وسلم عن الالتفات في الصلاة فقال‏:‏ ‏ "‏هو اختلاس يختلسه الشيطان من صلاة العبد‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1076

Enes radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Namazda sağa sola bakmaktan sakın. Çünkü namazda iken sağa sola bakmak helâk olmaya sebeptir. Sağa sola dönmekten kurtuluş yoksa, bari bu nâfilede olsun, farzda olmasın."

وعن أنس رضي الله عنه قال‏:‏ قال لي رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏إياك والالتفات في الصلاة، فإن الالتفات في الصلاة هلكة، فإن كان لابد، ففي التطوع لا في الفريضة‏"‏‏.‏‏(‏‏(‏رواه الترمذي وقال حديث حسن صحيح‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1077

Ebû Mersed Kennâz İbni Husayn radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kabirlere doğru namaz kılmayınız ve kabirler üzerine oturmayınız."

عن أبي مرثد كناز بن الحصين رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏ "‏لا تصلوا إلى القبور، ولا تجلسوا عليها‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1078

Ebû Cüheym Abdullah İbni Hâris İbni Sımme el–Ensârî radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Namaz kılmakta olanın önünden geçen kimse ne kadar günah işlediğini bilmiş olsaydı, kırk şu kadar zaman yerinde durması onun için daha hayırlı olurdu."

عن أبي الجهيم عبد الله بن الحارث بن الصمة الأنصاري رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏لو يعلم المار بين المصلي ماذا عليه لكان أن يقف أربعين خيرًا له من أن يمر بين يديه‏"‏ ‏(‏‏(‏قال الراوي‏:‏ لا أدري قال أربعين يومًا، أو أربعين شهرًا، أو أربعين سنة‏)‏‏)‏‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1079

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

عن أبي هريرة رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏إذا أقيمت الصلاة، فلا صلاة إلا المكتوبة‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1080

Ebû Hüreyre radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Geceler arasında sadece cuma gecesini namaz kılmaya ayırmayınız. Günler arasında da sadece cuma gününü oruç tutmaya tahsis etmeyiniz. Ancak, sizden birinizin tutmakta olduğu oruç cumaya rastlarsa, bunda bir sakınca yoktur."

عن أبي هريرة رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏لا تخصوا ليلة الجمعة بقيام من بين الليالي، ولا تخصوا يوم الجمعة بصيام من بين الأيام إلا أن يكون في صوم يصومه أحدكم‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1081