SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Riyâzü's-Sâlihîn › Kitâb 17 · Yasaklanan ŞeylerKonum

(17) Kitâb: Yasaklanan Şeyler

كتاب الأمور المنهي عنها
Hadis 832 – 1128 · 297 rivayet · Sayfa 4/6

Ümmü Atiyye Nüseybe radıyallahu anhâ şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bey'at sırasında, ölüye yüksek sesle ağlamayacağımıza dair biz kadınlardan söz aldı.

وعن أم عطية نَُسيبة -بضم النون وفتحها- رضي الله عنها قالت ‏:‏ أخذ علينا رسول الله صلى الله عليه وسلم عند البيعة أن لا ننوح‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 982

Nu'mân İbni Beşîr radıyallahu anhümâ şöyle dedi: Abdullah İbni Revâha radıyallahu anh 'ın baygınlık geçirmesi üzerine kız kardeşi, "Vah dağ gibi kardeşim, vah şöyle şöyle olan kardeşim" diye onu överek yüksek sesle ağlamaya başladı. Abdullah İbni Revâha ayıldığı zaman kız kardeşine; "Senin hakkımda söylediğin her övgü için ben, ‘sen gerçekten böyle biri misin?’ diye sorgulandım" dedi.

وعن النعمان بن بشير رضي الله عنه قال‏:‏ أغمي على عبد الله بن رواحة رضي الله عنه فجعلت أخته تبكي، وتقول‏:‏ واجبلاه، وا كذا وا كذا‏:‏ تعدد عليه فقال حين أفاق‏:‏ ما قلت شيئًا ألا قيل لي ‏:‏أنت كذلك‏؟‏‏!‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 983

İbni Ömer radıyallahu anhümâ şöyle dedi: Sa'd İbni Ubâde radıyallahu anh hastalanmıştı. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Abdurrahman İbni Avf, Sa'd İbni Ebû Vakkâs ve Abdullah İbni Mes'ûd ile birlikte Sa'd'ı ziyârete geldi. Yanına girdiğinde onu elem ve ıstırap içinde, ailesi tarafından etrafı kuşatılmış bir halde buldu. Bunun üzerine: – "Öldü mü?" buyurdu. – Hayır, ey Allah'ın Resûlü (ölmedi), dediler.

وعن ابن عمر رضي الله عنهما قال‏:‏ اشتكى سعد بن عبادة رضي الله عنه شكوى فأتاه رسول الله صلى الله عليه وسلم يعوده مع عبد الرحمن بن عوف، وسعد بن أبي وقاص، وعبد الله بن مسعود رضي الله عنهم، فلما دخل عليه، وجده في غشية فقال‏:‏ ‏"‏أقضي‏؟‏‏"‏ قالوا‏:‏ لا يا رسول الله فبكى رسول الله صلى الله عليه وسلم فلما رأى القوم بكاء النبي صلى الله عليه وسلم بكوا، قال‏:‏ ‏"‏ألا تسمعون‏؟‏ إن الله لا يُعذب بدمع العين، ولا بحزن القلب، ولكن يعذب بهذا‏"‏ وأشار إلى لسانه ‏"‏أو يرحم‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 984

Ebû Mâlik el–Eş‘arî radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Ağıtçı, ölmeden önce tövbe etmezse, kıyamet günü üzerinde katrandan bir elbise ve uyuzlu bir gömlek olduğu halde mezarından kaldırılır."

وعن أبي مالك الأشعري رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏النائحة إذا لم تتب قبل موتها تقام يوم القيامة وعليها سربال من قطران، ودرع من جرب‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 985

Üseyd İbni Ebû Üseyd et–Tâbiî'nin, Hz. Peygamber'e biat etmiş kadınlardan birinden naklettiğine göre o hanım sahâbî şöyle demiştir: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem 'in ma‘rufta itaat konusunda bizden aldığı biat içinde, iyilikte kendisine isyan etmeyeceğimiz, felâket anında yüz tırmalamayacağımız, ah–vah diye vâveyla koparmayacağımız, yaka–paça yırtmayacağımız ve saç–baş yolmayacağımız sözü de vardı.

وعن أسيد بن أبي أسيد التابعي عن امرأة من المبايعات قالت‏:‏ كان فيما أخذ علينا رسول الله صلى الله عليه وسلم، في المعروف الذي أخذ علينا أن لا نعصيه فيه‏:‏ أن لا نخمش وجهًا، ولا ندعو ويلا، ولا نشق جيبًا، وأن لا ننشر شعرًا‏"‏‏. ((رواه أبو داود بإسناد حسن ))‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 986

Ebû Mûsa radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Ölen herhangi bir kişinin arkasından ağlayıcılar, ey kendisine dayandığımız, ey efendimiz vs. diye onu övmeye başladılar mı, adamın başına iki melek görevlendirilip dikilir ve onu tartaklayarak "Sen böyle biri miydin?" derler."

وعن أبي موسى رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏ما من ميت يموت، فيقوم باكيهم، فيقول‏:‏ واجبلاه، وأسيداه، أو نحو ذلك إلا وكل به ملكان يلهزانه‏:‏ أهكذا كنت‏؟‏‏!‏‏"‏‏.‏ رواه الترمذي وقال حديث حسن‏.‏ «اللَّهْزُ»: الدَّفْعُ بِجُمْعِ اليَدِ فِي الصَّدْرِ.
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 987

Ebû Hüreyre radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "İnsanlar arasında iki âdet vardır ki bunlar küfür dönemi âdetidir: Nesebe sövmek, ölüye yüksek sesle ağlamak."

وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏اثنان في الناس هما بهم كفر‏:‏ الطعن في النسب، والنياحة على الميت‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 988

Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi: Bazı insanlar Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem 'e kâhinleri (n yaptıkları hakkında fikrini) sordular da Resûl–i Ekrem: – "Aslı olan, (doğru) bir şey değildir" buyurdu. – Ey Allah'ın Resûlü! Ama onların bize verdikleri geleceğe ait bazı haberler söyledikleri gibi çıkıyor, dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber: – "Onların bu tür haberleri (görevli meleğin ilham ettiği) gerçeklerdendir. Onu bir cin meleklerden kaparak kâhin dostunun kulağına fısıldar. O kâhinler de bir doğruya yüz yalan karıştırır (halka sunar) lar" cevabını verdi.

عن عائشة رضي الله عنها قالت‏:‏ سأل رسول الله صلى الله عليه وسلم أناس عن الكهان، فقال‏:‏ ‏"‏ليسوا بشيء‏"‏ فقالوا‏:‏ يا رسول الله إنهم يحدثونا أحيانًا بشيء، فيكون حقًا‏؟‏ فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏"‏تلك الكلمة من الحق يخطفها الجني‏.‏ فيقرها في أذن وليه، فيخلطون معها مائة كذبة‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏ وفي رواية للبخاري عن عائشة رضي الله عنها أنها سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏"‏إن الملائكة تنزل في العَنان -وهو السحاب-‏.‏ فتذكر الأمر قضي في السماء، فيسترق الشيطان السمع، فيسمعه، فيوحيه إلى الكهان، فيكذبون معها مائة كذبة من عند أنفسهم‏"‏‏ قَولُهُ: «فَيَقُرُّهَا» هو بفتح الياء وضم القاف والراء، أي: يُلْقِيها، «والعَنانِ» بفتح العين.
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 989

Safiyye Binti Ebû Ubeyd, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem 'in bir eşinden naklen Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem 'in şöyle buyurduğunu bildirmiştir: "Kim, çalıntı veya yitik bir malın yerini haber veren kimseye (arrâfa) gidip ondan bir şey sorar, söylediğini de tasdik ederse, o kişinin kırk gün hiçbir namazı kabul olunmaz."

وعن قبيصة بنت أبي عبيد، عن بعض أزواج النبي صلى الله عليه وسلم، ورضي الله عنها، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏من أتي عرافًا فسأله عن شيء، فصدقه، لم تقبل له صلاة أربعين يومًا‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 990

Kabîsa İbni'l–Muhârık radıyallahu anh , Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem' i şöyle buyururken dinledim, demiştir: "Kuşları ürkütüp isimlerinden, seslerinden ve hareketlerinden mânalar çıkarmak, uğursuzluğa inanmak, kum üzerine çizgiler çizerek geleceğe yönelik hükümler çıkarmak bir çeşit sihir ve kehânettir."

وعن قبيصة بن المخارق رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏ "‏العِيافة، والطِّيَرة، والطرق، من الجبت‏"‏‏.‏ ((رواه أبو داود بإسناد حسن)). وقال: «الطَّرْقُ» هُوَ الزَّجْرُ: أيْ زَجْرُ الطَّيْرِ وَهُوَ أنْ يَتَيَمَّنَ أو يَتَشَاءمَ بِطَيَرَانِهِ، فإنْ طَارَ إلَى جِهَةِ اليَمِين، تَيَمَّنَ، وإنْ طَارَ إلَى جِهَةِ اليَسَارِ، تَشَاءمَ. قال أبو داود: «والعِيَافَةُ»: الخَطُّ. قالَ الجَوْهَريُّ في الصِّحَاحِ: الجِبْتُ كَلِمَةٌ تَقَعُ عَلَى الصَّنَمِ وَالكاهِنِ والسَّاحِرِ وَنَحْوِ ذلِكَ.
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 991

İbni Abbas radıyallahu anhümâ' dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Yıldızlardan bir bilgi edinen, bir parça sihir elde etmiş olur. Bilgisi arttıkça günahı da artar."

وعن ابن عباس رضي الله عنهما قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏من اقتبس علمًا من النجوم، اقتبس شعبة من السحر زاد ما زاد‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه أبو داود بإسناد صحيح‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 992

Muâviye İbni'l–Hakem radıyallahu anh şöyle dedi: – Ey Allah'ın Resûlü! Ben, yeni müslüman olmuş biriyim. Allah Teâlâ bizi İslâm ile şereflendirdi. Bizden öyle kimseler vardır ki, kâhinlere gider, onların söylediklerine inanırlar, dedim. – "Artık onlara gitmeyin (söylediklerine de inanmayın)!" buyurdu. Ben: – Bizden kimileri de kuşların ötmesini, sağa –sola uçmasını uğursuzluk sayarlar, dedim. – "Bu, içlerinde buldukları bir zan, bir duygudur; bu his onlara mâni olmasın" buyurdu. Ben: – Bizden kum üzerine birtakım çizgiler çizen ve öylece hüküm çıkarmaya çalışanlar da var, dedim. – "Peygamberlerden biri de çizgi çizerdi. Kimin çizgisi onun çizgisine uygun düşerse o isabet etmiş olur" cevabını verdi.

وعن معاوية بن الحكم رضي الله عنه قال‏:‏ قلت يا رسول الله إني حديث عهد بجاهلية، وقد جاء الله تعالى بالإسلام، وإن منا رجالا يأتون الكهان‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏فلا تأتهم‏"‏ قلت‏:‏ ومنا رجال يتطيرون‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏ذلك شيء يجدونه في صدورهم، فلا يصدهم‏"‏ قلت‏:‏ ومنا رجال يخطون‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏كان نبي من الأنبياء يخط، فمن وافق خطه، فذاك‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 993

Ebû Mes'ûd el–Bedrî radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem , köpek parasını, fuhuş gelirini ve falcılık ücretini yasaklamıştır.

وعن أبي مسعود البدري رضي الله عنه قال‏:‏ إن رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏ "‏نهى عن ثمن الكلب، ومهر البغي وحُلوان الكاهن‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 994

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

عن أنس رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏"‏لا عدوى ولا طِيَرة ويعجبني الفأل‏"‏ قالوا‏:‏ وما الفأل‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏كلمة طيبة‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 995

İbni Ömer radıyallahu anhümâ' dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Hastalığın kendiliğinden bulaşması yoktur. Uğursuzluk da yoktur. Eğer bir şeyde uğursuzluk olacak olsaydı evde, kadında ve atta olurdu."

وعن ابن عمر رضي الله عنهما قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏لا عدوى ولا طِيَرة، وإن كان الشؤم في شيء ففي الدار والمرأة، والفرس‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 996

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن بريدة رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم كان لا يتطير‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه أبو داود بإسناد صحيح‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 997

Urve İbni Âmir radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem 'in huzurunda uğursuzluktan söz edildi. Bunun üzerine: "En güzeli hayra yormadır. Uğursuzluk, hiçbir müslümanı teşebbüsünden vazgeçirmesin. Herhangi biriniz hoşlanmadığı bir şey gördüğü zaman; "Allahım! İyilikleri sadece sen verirsin; kötülükleri yalnız sen giderirsin. Günahtan kaçacak güç, ibâdet edecek kuvvet ancak senin yardımınla kazanılabilir" diye dua etsin, buyurdu.

وعن عروة بن عامر رضي الله عنه قال‏:‏ ذكرت الطِيَرة عند رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال‏:‏ ‏ "‏أحسنها الفأل، ولا ترد مسلمًا فإذا رأى أحدكم ما يكره، فليقل‏:‏ اللهم لا يأتي بالحسنات إلا أنت، ولا يدفع السيئات إلا أنت، ولا حول ولا قوة إلا بك‏"‏‏.‏‏(‏‏(‏حديث صحيح رواه أبو داود بإسناد صحيح‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 998

İbni Ömer radıyallahu anhümâ' dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Bu sûretleri (resim ve heykelleri) yapanlar, kıyamet günü, ‘bu yaptıklarınıza can verin, haydi!’ diye azâb edileceklerdir."

عن ابن عمر رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏إن الذين يصنعون هذه الصور يعذبون يوم القيامة، يقال لهم‏:‏ أحيوا ما خلقتم‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 999

Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir seferden dönmüştü. Ben de odamın önündeki sekiyi resimli bir perde ile örtmüştüm. Bunu görünce Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem 'in yüzünün rengi değişti ve şöyle buyurdu: – "Ey Âişe! Kıyâmet günü Allah katında insanların en şiddetli azâba uğrayacak olanları, Allah'ın yarattığı şeyi taklide kalkışanlardır."

وعن عائشة رضي الله عنها قالت‏:‏ قدم رسول الله صلى الله عليه وسلم من سفر وقد سترت سهوة لي بقرام فيه تماثيل فلما رآه رسول الله صلى الله عليه وسلم، تلون وجهه، وقال‏:‏ ‏ "‏يا عائشة، أشد الناس عذابًا عن الله يوم القيامة الذين يضاهون بخلق الله‏"‏ قالت‏:‏ فقطعناه، فجعلنا منه وسادة أو وسادتين‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏ «القِرامُ» بكسرِ القاف هو: السِّتْرُ. «وَالسَّهْوَةُ» بفتح السينِ المهملة وهي: الصُّفَّةُ تَكُونُ بَيْنَ يَدَيِ البَيْتِ، وقيلَ: هِيَ الطَّاقُ النَّافِذُ في الحائِطِ.
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1000

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن ابن عباس رضي الله عنهما قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏"‏كل مصور في النار يجعل له بكل صورة صورها نفس فيعذبه في جهنم‏"‏ قال ابن عباس‏:‏ فإن كنت لابد فاعلا، فاصنع الشجر وما لا ورح فيه‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1001

Yine İbni Abbâs radıyallahu anhümâ, "Ben Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem 'i şöyle buyururken dinledim" dedi: "Kim dünyada bir canlı resmi yaparsa, kıyamet günü yaptığı resme can vermeye zorlanır. O ise, buna aslâ can veremez."

وعنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏ "‏من صور في الدنيا، كُلف أن يَنفخ فيها الروح يوم القيامة وليس بنافخ‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1002

İbni Mes'ûd radıyallahu anh, "Ben Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem 'i şöyle buyururken dinledim" dedi: "Kıyamet günü azâbı en şiddetli olanlar, sûret yapanlardır."

وعن ابن مسعود رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏ "‏إن أشد الناس عذابًا يوم القيامة المصورون‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1003

Ebû Hüreyre radıyallahu anh, "Ben Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem 'i şöyle buyururken dinledim" dedi: "Allah Teâlâ: Benim yarattığım gibi yaratmaya kalkışandan daha zâlim kim vardır? Haydi bir zerre, yahut bir habbe veya bir arpa tanesini yoktan yaratsınlar (bakalım!), buyurdu."

وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏ "‏قال الله تعالى‏:‏ ‏{‏ومن أظلم ممن ذهب يخلق كخلقي‏!‏ فليخلقوا ذرة أو ليخلقوا حبة، أو ليخلقوا شعيرة‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1004

Ebû Talha radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "İçinde köpek ve sûret bulunan eve melekler girmez."

وعن أبي طلحة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏لا تدخل الملائكة بيتًا فيه كلب ولا صورة‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1005

İbni Ömer radıyallahu anhümâ şöyle dedi: Cebrâil aleyhisselâm , Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem' e geleceğini söylemişti. Gecikti. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem çok üzüldü ve dışarı çıkınca Cebrâil ile karşılaştı ve gecikmesinden şikayetçi oldu. Bunun üzerine Cebrâil aleyhisselâm : "Biz melekler, içinde köpek ve sûret bulunan eve girmeyiz" cevabını verdi.

وعن ابن عمر رضي الله عنهما قال‏:‏ وعد رسول الله صلى الله عليه وسلم جبريل أن يأتيه فراث عليه حتى اشتد على رسول الله صلى الله عليه وسلم، فخرج فلقيه جبريل فشكا إليه، فقال‏:‏ إنا لا ندخل بيتًا فيه كلب ولا صورة‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏ ‏(‏‏(‏‏ "‏راث‏"‏‏:‏ أبطأ، وهو بالثاء المثلثة‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1006

Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi: Cebrâil aleyhisselâm , Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem' e belli bir saatte geleceğini vadetmişti. Vakit gelmiş ama Cebrâil gelmemişti. Resûlullah elinde bulunan sopayı yere attı ve "Allah da Resûlleri de va'dinden caymaz!" dedi. Sonra etrafa bakınmaya başladı. Bir de ne görsün, sedirinin altında bir köpek eniği. Bunun üzerine: – "Ey Âişe! Bu enik buraya ne zaman girdi?" diye seslendi. Ben: – Allaha yemin ederim ki, bilmiyorum, dedim.

وعن عائشة رضي الله عنها قالت‏:‏ واعد رسول الله صلى الله عليه وسلم جبريل عليه السلام في ساعة أن يأتيه، فجاءت تلك الساعة ولم يأته‏!‏ قالت‏:‏ وكان بيده عصًا، فطرحها من يده وهو يقول‏:‏ ‏"‏ما يخلف الله وعده ولا رسله‏"‏ ثم التفت، فإذا جرو كلب تحت سريره‏.‏ فقال‏:‏ ‏"‏متى دخل هذا الكلب‏؟‏‏"‏ فقلت‏:‏ والله ما دريت به، فأمر به فأخرج، فجاءه جبريل عليه السلام‏:‏ فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏"‏وعدتني، فجلست لك ولم تأتني‏"‏ فقال‏:‏ منعني الكلب الذي كان في بيتك، إنا لا ندخل بيتًا فيه كلب ولا صورة‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1007

Ebü'l–Heyyâc Hayyân İbni Husayn şöyle dedi: Ali İbni Ebû Tâlib radıyallahu anh bana: "Seni, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem 'in beni memur ettiği bir işi yapmakla görevlendireyim mi? Nerede canlı sûreti bulursan onu tanınmaz hale getir, rastladığın yüksek kabirleri de yerle bir et!" dedi.

وعن أبي الهياج حيان بن حصين قال‏:‏ قال لي علي بن أبي طالب رضي الله عنه‏:‏ ألا أبعثك على ما بعثني عليه رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏؟‏ أن لا تدع صورة إلا طمستها، ولا قبرًا مشرفًا إلا سويته‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1008

İbni Ömer radıyallahu anhümâ , "Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem 'i şöyle buyururken dinledim" dedi: "Av veya çoban köpeği dışında her kim köpek edinirse her gün o kimsenin ecir ve sevabından iki kırat eksilir."

عن ابن عمر رضي الله عنهما قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏ "‏من اقتنى كلبًا إلا كلب صيد أو ماشية فإنه ينقص فإنه ينقص من أجره كل يوم قيراطان‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏ وفي رواية‏:‏ ‏ ‏قيراط‏‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1009

Ebû Hüreyre radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim köpek edinirse, her gün o kimsenin amelinin sevabından bir kırat eksilir. Ancak ziraat veya koyun köpeği olursa o başka…"

وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏"‏من أمسك كلبًا فإنه ينقص كل يوم من عمله قيراط إلا كلب حرث أو ماشية‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏ وفي رواية لمسلم‏:‏ ‏"‏من اقتنى كلبًا ليس بكلب صيد، ولا ماشية ولا أرض، فإنه ينقص من أجره قيراطان كل يوم‏"‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1010

Ebû Hüreyre radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Yanlarında köpek ve çan bulunan bir topluluğa melekler arkadaşlık etmez."

وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏لا تصحب الملائكة رفقة كلب أو جرس‏"‏‏.‏ ((رواه مسلم))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1011

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعنه أن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏الجرس مزامير الشيطان‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1012

İbni Ömer radıyallahu anhümâ şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem pislik yemeye dadanmış deveye binmeyi yasakladı.

عن ابن عمر رضي الله عنهما قال‏:‏ نهى رسول الله صلى الله عليه وسلم عن الجلالة في الإبل أن يركب عليها‏.‏ ((رواه أبو داود بإسناد صحيح ))
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1013

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

عن أنس رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏البصاق في المسجد خطيئة، وكفارتها دفنها‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏ والمرادُ بِدَفْنِهَا إذَا كَانَ المَسْجِدُ تُرَابًا أوْ رَمْلًا ونَحْوَهُ فَيُوَارِيهَا تَحْتَ تُرَابِهِ. قالَ أبُو المحاسِنِ الرُّويَانِي مِنْ أصحابِنا في كِتَابِهِ (البحر) وقِيلَ: المُرَادُ بِدَفْنِهَا إخْراجُهَا مِنَ المَسْجِدِ، أمَّا إِذَا كَانَ المَسْجِدُ مُبَلَّطًا أَوْ مُجَصَّصًا، فَدَلَكَهَا عَلَيْهِ بِمَدَاسِهِ أَوْ بِغَيْرِهِ كَمَا يَفْعَلُهُ كَثيرٌ مِنَ الجُهَّالِ، فَلَيْسَ ذَلِكَ بِدَفْنٍ، بَلْ زِيَادَةٌ فِي الخَطِيئَةِ وَتَكْثِيرٌ لِلقَذَرِ في المَسْجِدِ، وَعَلَى مَنْ فَعَلَ ذَلِكَ أنْ يَمْسَحَهُ بَعْدَ ذَلِكَ بِثَوْبِهِ أَوْ بِيَدِهِ أَوْ غَيرِهِ أَوْ يَغْسِلَهُ.
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1014

Âişe radıyallahu anhâ 'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir keresinde mescidin kıble duvarında sümük veya tükrük ya da balgam görmüş, hemen onu bir taş parçasıyla kazımıştır.

وعن عائشة رضي الله عنها أن رسول الله صلى الله عليه وسلم رأى في جدار القبلة مخاطا أو بزاقا أو نخامة فحكه ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1015

Enes radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Bu mescidler, abdest bozmak ve sair tiksinti verecek şeyler için yapılmış yerler değildir. Buralar ancak Allah Teâlâyı zikretmek, (namaz kılmak) ve Kur‘ân okumak içindir."

وعن أنس رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏إن هذه المساجد لا تصلح لشيء من البول ولا القذر، إنما هي لذكر الله تعالى، وقراءة القرآن‏"‏ أو كما قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1016

Ebû Hüreyre radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem 'in şöyle buyurduğunu işitmiştir: "Kim, mescidde yitiğini soruşturan bir kimseyi duyarsa, ‘Allah onu sana buldurmasın’ desin. Zira mescidler yitik araştırmak için yapılmamıştır."

عن أبي هريرة رضي الله عنه أنه سمع رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏ "‏من سمع رجلا ينشد ضالة في المسجد فليقل‏:‏ لا ردها الله عليك، فإن المساجد لم تبنَ لهذا‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1017

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏إذا رأيتم من يبيع أو يبتاع في المسجد، فقولوا‏:‏ لا أربح الله تجارتك، وإذا رأيتم من ينشد ضالة فقولوا‏:‏ لا ردها الله عليك‏"‏‏.‏ رواه الترمذي، وقال: (حَدِيثٌ حَسَنٌ).
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1018

Büreyde radıyallahu anh şöyle dedi: Bir adam mescidde yitiğini soruşturuyor ve "Kırmızı devemi gören var mı?" diyordu. Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem : "Bulamaz ol! Mescidler ne için yapılmışlarsa ancak o maksatlarla kullanılacak mekanlardır" buyurdu.

وعن بريدة رضي الله عنه أن رجلا نشد في المسجد فقال‏:‏ من دعا إلى الجمل الأحمر، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏لا وجدت، إنما بنيت المساجد لم بنيت له‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1019

Amr İbni Şuayb'ın babası aracılığı ile dedesinden rivayet ettiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem , mescidde alış–veriş yapmaktan, yitik soruşturmaktan ve şiir okumaktan insanları menetmiştir.

وعن عمرو بن شعيب، عن أبيه، عن جده رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم نهى عن الشراء والبيع في المسجد، وأن تنشد فيه ضالة، أو ينشد فيه شعر‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه أبو داود، والترمذي وقال حديث حسن‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1020

Ashâbtan es–Sâib İbni Yezîd radıyallahu anh şöyle dedi: Mesciddeydim, biri bana taş attı. Baktım Ömer İbni'l–Hattâb radıyallahu anh . Yanına varınca bana: – Git şu iki kişiyi bana getir! dedi. Gidip adamları getirdim. Onlara: – Nerelisiniz? diye sordu. – Tâifliyiz, dediler. Bunun üzerine: – Eğer Medineli olsaydınız, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem 'in mescidinde sesinizi yükselttiğiniz için canınızı yakmıştım, dedi.

وعن السائب بن زيد الصحابي رضي الله عنه قال‏:‏ كنت في المسجد فحصبني رجل، فنظرت فإذا عمر بن الخطاب رضي الله عنه فقال‏:‏ اذهب فائتني بهذين، فجئته بهما، فقال‏:‏ من أين أنتما‏؟‏ فقالا‏:‏ من أهل الطائف، فقال‏:‏ لو كنتما من أهل البلد، لأوجعتكما، ترفعان أصواتكما في مسجد رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏!‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1021

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

عن ابن عمر رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏"‏من أكل من هذه الشجرة -يعني الثوم- فلا يقربن مسجدنا‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏ وفي رواية لمسلم‏:‏ ‏"‏مساجدنا‏"‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1022

Enes radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim şu bitkiden yemişse, yanımıza yaklaşıp bizimle beraber namaz kılmasın!"

وعن أنس رضي الله عنه قال‏:‏ قال النبي صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏من أكل من هذه الشجرة، فلا يقربنا، ولا يصلين معنا‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1023

Câbir radıyallahu anh den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim sarmısak veya soğan yemişse, bizden ve mescidimizden ayrılsın! (Evinde otursun)."

وعن جابر رضي الله عنه قال‏:‏ قال النبي صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏"‏من أكل ثومًا أو بصلا فليعتزلنا، أو فليعتزل مسجدنا‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏ وفي رواية لمسلم‏:‏ ‏"‏من أكل البصل، والثوم، الكراث، فلا يقربن مسجدنا، فإن الملائكة تتأذى مما يتأذى منه بنو آدم‏"‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1024

Ömer İbni’l–Hattâb radıyallahu anh bir Cuma günü irad ettiği bir hutbede şöyle dedi: “Sonra ey müslümanlar! Siz, kokusu hoş olmadığını bildiğim şu iki bitkiyi (sarımsak – soğan) yiyorsunuz. Gerçekten ben, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’i, mescidde bir kimsede bunların kokusunu duyduğu zaman emredip o kişiyi Baki kabristanına kadar uzaklaştırdığını gördüm. Bu sebeple kim bunları yiyecekse, pişirerek kokussunu gidersin!.”

وعن عمر بن الخطاب رضي الله عنه أنه خطب يوم الجمعة فقال في خطبته‏:‏ ثم إنكم أيها الناس تأكلون شجرتين ما أراهما إلا خبيثتين‏:‏ البصل، والثوم -لقد رأيت رسول الله صلى الله عليه وسلم إذا وجد ريحهما من الرجل في المسجد أمر به، فأخرج إلى البقيع، فمن أكلهما، فليمتهما طبخًا‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1025

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

عن معاذ بن أنس الجهني، رضي الله عنه، أن النبي صلى الله عليه وسلم نهى عن الحبوة يوم الجمعة والإمام يخطب ‏(‏‏(‏رواه أبو داود والترمذي وقالا‏:‏ حديث حسن‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1026

Ümmü Seleme radıyallahu anhâ' dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kimin kesecek kurbanı varsa, zilhicce ayı (nın hilâli) girince kurbanını kesinceye kadar saçından ve tırnaklarından hiç bir şey kesmesin."

عن أم سلمة رضي الله عنها قالت قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏من كان له ذبح يذبحه، فإذا أهل هلال ذي الحجة، فلا يأخذن من شعره ولا من أظفاره شيئًا حتى يضحي‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1027

İbni Ömer radıyallahu anhümâ' dan rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Şüphesiz ki Allah Teâlâ sizin babalarınızın adı ile yemin etmenizi yasakladı. Yemin etmek isteyen kimse Allah'ın adı ile yemin etsin veya sussun."

عن ابن عمر، رضي الله عنهما، عن النبي صلى الله عليه وسلم ، قال‏:‏ ‏"‏إن الله تعالى ينهاكم أن تحلفوا بآبائكم، فمن كان حالفًا، فليحلف بالله، أو ليصمت‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏ وفي رواية في الصحيح ‏"‏فمن كان حالفًا فلا يحلف إلا بالله أو ليسكت‏"‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1028

Abdurrahman İbni Semüre radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Putlara ve babalarınıza yemin etmeyiniz."

وعن عبد الرحمن بن سَمُرَة، رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏"‏لا تحلفوا بالطواغي، ولا بآبائكم‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏ ‏"‏الطواغي‏"‏‏:‏ جمع طاغية، وهي الأصنام، ومنه الحديث‏:‏ ‏"‏هذه طاغية دوس‏"‏‏:‏ أي‏:‏ صنمهم ومعبودهم، وروي في غير مسلم‏:‏ ‏"‏بالطواغيت‏"‏ جمع طاغوت، وهو الشيطان والصنم‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1029

Büreyde radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Emanete yemin eden kimse bizden değildir."

وعن بريدة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏من حلف بالأمانة، فليس منا‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏حديث صحيح رواه أبو داود بإسناد صحيح‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1030

Yine Büreyde radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Ben İslâm'dan uzağım diye yemin eden kimse, eğer bu sözünde yalancı ise, söylediği gibidir. Eğer sözünde doğru ise, o kişi inancından bir şey kaybetmeden İslâm'a dönemez."

وعنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏ "‏من حلف فقال‏:‏ إني بريء من الإسلام، فإن كان كاذبًا، فهو كما قال، وإن كان صادقًا، فلن يرجع إلى الإسلام سالمًا‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه أبو داود‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 17 (Yasaklanan Şeyler), Hadis no. 1031