SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Riyâzü's-Sâlihîn › Kitâb 20 · Çeşitli KonularKonum

(20) Kitâb: Çeşitli Konular

كتاب المقدمات
Hadis 1218 – 1896 · 679 rivayet · Sayfa 13/14

Iyâz İbni Hımâr radıyallahu anh 'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah Teâlâ bana: Birbirinize karşı öylesine alçak gönüllü olun ki, hiç bir kişi diğerine karşı haddi aşıp zulmetmesin. Yine hiç bir kimse, bir başkasına karşı böbürlenip üstünlük taslamasın diye vahyetti."

وعن عياض بن حمار رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ “إن الله أوحى إلي أن تواضعوا حتى لا يفخر أحد على أحد، ولا يبغي أحد على أحد” ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1818

Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sadaka vermekle mal eksilmez. Allah Teâlâ affeden kulunun değerini artırır. Allah rızâsı için alçak gönüllü olanı Allah yüceltir.”

وعن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ “ما نقصت صدقة من مال، و ما زادالله عبداً بعفو إلا عزاً، وما تواضع أحد لله إلا رفعه الله” ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1819

Enes radıyallahu anh , çocuklara rastladığı zaman onlara selâm verir ve: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem böyle yapardı, derdi.

وعن أنس رضي الله عنه أنه مر على صبيان فسلم عليهم وقال‏:‏ كان النبي صلى الله عليه وسلم يفعله‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1820

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

عنه قال‏:‏ إن كانت الأمة من إماء المدينة لتأخذ بيد النبي صلى الله عليه وسلم، فتنطلق به حيث شاءت‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1821

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن الأسود بن يزيد قال‏:‏ سئلت عائشة رضي الله عنها‏:‏ ما كان النبي صلى الله عليه وسلم يصنع فى بيته‏؟‏ قالت‏:‏ كان يكون فى مهنة أهله -يعنى‏:‏ خدمة أهله- فإذا حضرت الصلاة، خرج إلى الصلاة” ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1822

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أبي رفاعة تميم بن أسيد رضي الله عنه قال‏:‏ انتهيت إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم وهو يخطب، فقلت‏:‏ يا رسول الله رجل غريب جاء يسأل عن دينه لا يدرى ما دينه‏؟‏ فأقبل علي رسول الله صلى الله عليه وسلم، وترك خطبته حتى انتهى إلى فأتى بكرسي، فقعد عليه وجعل يعلمني مما علمه الله ثم أتى خطبته فأتم آخرها”‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1823

Enes radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yemek yediği zaman üç parmağını da yalardı ve bu konuda şöyle buyururdu: “Herhangi birinizin lokması yere düştüğü zaman, bulaşan şeyi temizleyip lokmayı yesin. Onu şeytana bırakmasın.”

وعن أنس رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم كان إذا أكل طعاماً لعق أصابعه الثلاث قال‏:‏ وقال‏:‏ “إذا سقطت لقمة أحدكم، فليمط عنها الأذى، وليأكلها، ولا يدعها للشيطان” وأمر أن تسلت القصعة قال‏:‏ فإنكم لا تدرون فى أى طعامكم البركة” ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1824

Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem : – “Allah Teâlâ’nın gönderdiği her peygamber mutlaka koyun gütmüştür” buyurdu.

وعن أبي هريرة رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ “ما بعث الله نبياً إلا رعى الغنم” قال أصحابه‏:‏ وأنت‏؟‏ فقال‏:‏ نعم كنت أرعاها على قراريط لأهل مكة” ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1825

Yine Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Eğer paça veya kürek eti yemeğe davet edilsem, derhal giderim. Şayet bana kürek veya paça hediye edilse, hemen kabul ederim.”

وعنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ لو دعيت إلى كراع أو ذراع لأجبت ولو أهدى إلى ذراع أو كراع لقبلت”‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1826

Enes radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah’ın devesi Adbâ, yarışta birinciliği başkasına vermezdi; yahut yarışı başkasına kolay kolay bırakmazdı. Bir gün binek devesine binmiş bir bedevi geldi ve yarışta onu geçti. Bu durum müslümanlara pek ağır geldi. Bu hali farkeden Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Dünyada yükselen bir şeyi alçaltmak, Allah’ın değişmez kanunudur.”

وعن أنس رضي الله عنه قال‏:‏ كانت ناقة رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ العضباء لا تسبق، أو لا تكاد تسبق فجاء أعرابي على قعود له، فسبقها، فشق ذلك على المسلمين حتى عرفه، النبي صلى الله عليه وسلم فقال‏:‏ “حق على الله أن لا يرتفع شئ من الدنيا إلا وضعه” ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1827

Abdullah ibni Mes’ud (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kalbinde zerre kadar kibir olan kimse cennete giremez.” Bunun üzerine sahabiden biri: -İnsan elbise ve ayakkabısının güzel olmasını arzu eder, deyince Rasullullah şunları söyledi: “Allah güzeldir, güzeli sever, kibir ise hakkı kabul etmemek ve insanları küçük görmektir.”

وعن عبد الله بن مسعود رضي الله عنه عن النبى صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ “لا يدخل الجنة من كان في قلبه مثقال ذرة من كبر” فقال رجل” إن الرجل يحب أن يكون ثوبه حسناً ونعله حسناً‏؟‏ قال‏:‏ “إن الله جميل يحب الجمال الكبر بطر الحق وغمط الناس” ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1828

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن سلمه بن الأكوع رضي الله عنه أن رجلاً أكل عند رسول الله صلى الله عليه وسلم بشماله، فقال‏:‏ “كل بيمينك” قال‏:‏ لا أستطيع‏!‏ قال‏:‏ “لا اتسطعت” ما منعه إلا الكبر‏.‏ قال‏:‏ فما رفعه إلى فيه”‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1829

Hârise İbni Vehb radıyallahu anh Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’i şöyle buyururken dinledim, dedi: “Size cehennemliklerin kimler olduğunu söyleyeyim mi? Katı kalbli, kaba, cimri ve kurularak yürüyen kibirli kimselerdir.”

وعن حارثة بن وهب رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ألا أخبركم بأهل النار‏؟‏‏:‏ كل عتل جواظ مستكبر” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏ وتقدم شرحه في باب ضعفة المسلمين‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1830

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أبى سعيد رضي الله عنه، عن النبى صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ “احتجت الجنة والنار، فقالت النار‏:‏ في الجبارون والمتكبرون، وقالت الجنة‏:‏ في ضعفاء الناس ومساكينهم‏.‏ فقضى الله بينهما‏:‏ إنك الجنة رحمتي، أرحم بك من أشاء، وإنك النار عذابي أعذب بك من أشاء ولكليكما علي ملؤها” ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1831

Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah, büyüklük taslayarak elbisesinin eteklerini yerde sürüyen kimsenin kıyamet gününde yüzüne bakmaz.”

وعن أبى هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ “لا ينظر الله يوم القيامة إلى من جر إزاره بطراً” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1832

Yine Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah Teâlâ kıyamet gününde üç kişiyle konuşmaz, onları temize çıkarmaz, suratlarına bile bakmaz; onlar için acıklı azâb vardır: Bunlar zina eden ihtiyar, yalan söyleyen hükümdar, kibirlenen fakirdir.”

وعنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ “ثلاثة لا يكلمهم الله يوم القيامة، ولايزكيهم، ولا ينظر إليهم ، ولهم عذاب أليم‏:‏ شيخ زان وملك كذاب، وعائل مستكبر” ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1833

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ “قال الله عز وجل‏:‏ العز إزاري والكبرياء ردائي، فمن ينازعني في واحد منهما فقد عذبته” ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1834

Yine Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Vaktiyle kendini beğenmiş bir adam güzel elbisesini giymiş, saçını taramış, çalım satarak yürüyordu. Allah Teâlâ onu yerin dibine geçiriverdi. O şahıs kıyamete kadar debelenerek yerin dibini boylamaya devam edecektir.”

وعنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏‏"‏بينما رجل يمشى في حلة تعجبه نفسه، مرجل رأسه، يختال في مشيته، إذ خسف الله به، فهو يتجلجل في الأرض إلى يوم القيامة” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1835

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن سلمه بن الأكوع رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ “لا يزال الرجل يذهب بنفسه حتى يكتب في الجبارين، فيصيبه ما أصابهم” ‏(‏‏(‏رواه الترمذي وقال‏:‏ حديث حسن‏.‏ ‏(‏‏(‏“يذهب بنفسه” أى‏:‏ يرتفع ويتكبر)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1836

Enes radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem insanların en güzel ahlâklısı idi.

وعن أنس رضي الله عنه قال‏:‏ كان رسول الله صلى الله عليه وسلم أحسن الناس خلقاً ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1837

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعنه قال‏:‏ ما مسست ديباجاً ولاحريراً ألين من كف رسول الله صلى الله عليه وسلم، ولا شممت رائحة قط أطيب من رائحة رسول الله صلى الله عليه وسلم ولقد خدمت رسول الله صلى الله عليه وسلم عشر سنين، فما قال لي قط ‏:‏أف، ولا قال لشئ فعلته‏:‏ لم فعلته‏؟‏ ولا لشئ لم أفعله‏:‏ ألا فعلت كذا‏؟‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1838

Sa’b İbni Cessâme radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’e bir yaban eşeği hediye etmiştim. Fakat Resûlullah onu kabul etmeyip bana geri verdi. Yüzüme bakıp da üzüldüğümü görünce: “Hediyeni ihramda olduğumuz için almadık” buyurdu.

وعن الصعب بن جثامة رضي الله عنه قال‏:‏ أهديت رسول الله صلى الله عليه وسلم حماراً وحشياً فرده علي، فلما رأى ما في وجهي قال‏:‏ “إنا لم نرده عليك إلا لأنا حرم” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1839

Nevvâs İbni Sem’ân radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’e iyilik ve kötülüğün ne olduğunu sordum. Buyurdu ki: “İyilik güzel ahlâktan ibarettir.

وعن النواس بن سمعان رضي الله عنه قال‏:‏ سألت رسول الله صلى الله عليه وسلم عن البر والإثم فقال‏:‏ “البر حسن الخلق، والإثم‏:‏ ما حاك في نفسك وكرهت أن يطلع عليه الناس” ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1840

Abdullah İbni Amr İbni Âs radıyallahu anhümâ şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’in sözlerinde ve hareketlerinde hiçbir çirkinlik bulunmadığı gibi, çirkin olan hiçbir şeye de özenmezdi. Şöyle buyururdu: “Hayırlınız, ahlâkı güzel olanınızdır.”

وعن عبد الله بن عمرو بن العاص رضي الله عنهما قال‏:‏ لم يكن رسول الله صلى الله عليه وسلم فاحشاً ولا متفحشاً‏.‏ وكان يقول‏:‏ “إن من خياركم أحسنكم أخلاقاً” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1841

Ebu’d Derda (r.a.)'den bildirildiğine göre Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kıyamet gününde mü’minin terazisinde güzel ahlaktan daha ağır bir şey bulunmaz. Allah çirkin hareketler yapan ve kötü sözler söyleyen her kişiden nefret edip buğzeder ve onları sevmez.”

وعن أبى الدرداء رضي الله عنه‏:‏ أن النبى صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ “ما من شئ أثقل في ميزان المؤمن يوم القيامة من حسن الخلق، وإن الله يبغض الفاحش البذي” ‏(‏‏(‏رواه الترمذي وقال‏:‏ حديث حسن صحيح‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1842

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أبى هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ سئل رسول الله صلى الله عليه وسلم عن أكثر ما يدخل الناس الجنة‏؟‏ قال‏:‏ “تقوى الله وحسن الخلق” وسئل عن أكثر ما يدخل الناس النار، قال‏:‏ “الفم والفرج”‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه الترمذي وقال‏:‏ حديث حسن صحيح‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1843

Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Mü’minlerin îmân bakımından en mükemmeli, huyu en iyi olanıdır. Hayırlınız, kadınlarına karşı hayırlı olanlardır.”

وعنه قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ “أكمل المؤمنين إيماناً أحسنهم خلقاً وخياركم خياركم لنسائهم”‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه الترمذي وقال‏:‏ حديث حسن صحيح‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1844

Âişe radıyallahu anh â Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’i şöyle buyururken dinledim, dedi: “Bir mü’min, güzel ahlâkı sayesinde, gündüz oruç tutup gece namaz kılan kimselerin derecesine ulaşır.”

وعن عائشة رضي الله عنها، قالت‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ “ إن المؤمن ليدرك بحسن خلقه درجة الصائم القائم” ‏(‏‏(‏رواه أبو داود‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1845

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أبى أمامه الباهلى رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ “أنا زعيم ببيت في ربض الجنة لمن ترك المراء، وإن كان محقاً، وببيت في وسط الجنة لمن ترك الكذب، وإن كان مازحاً، وببيت في أعلى الجنة لمن حسن خلقه” ‏(‏‏(‏حديث صحيح رواه أبو داود بإسناد صحيح‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1846

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن جابر رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ “إن من أحبكم إلي، وأقربكم منى مجلساً يوم القيامة أحاسنكم أخلاقاً، وإن أبغضكم إلي وأبعدكم مني يوم القيامة، الثرثارون والمتشدقون والمتفيهقون” قالوا‏:‏ يا رسول الله قد علمنا “الثرثارون والمتشدون” فما المتفيهقون‏؟‏ قال‏:‏ “المتكبرون” ‏(‏‏(‏رواه الترمذي وقال‏:‏ حديث حسن‏)‏‏)‏‏.‏ ‏"‏الثرثار‏"‏‏:‏ هو كثير الكلام تكلفاً‏.‏ ‏"‏والمتشدق‏"‏‏:‏ المتطاول على الناس بكلامه، ويتكلم بملء فيه تصافحاً وتعظيماً لكلامه؛ “والمتفيهق” ‏:‏أصله من الفهق، وهو الامتلاء، وهو الذى يملأ فمه بالكلام، ويتوسع فيه ويغرب به تكبراً واتفاعاً، وإظهاراً للفضيلة على غيره‏.‏ وروى الترمذي عن عبد الله بن المبارك رحمه الله في تفسير حسن الخلق قال‏:‏ هو طلاقة الوجه، وبذل المعروف، وكف الأذى‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1847

İbni Abbas radıyallahu anhümâ ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Abdülkaysoğullarından Eşecc’e: “Sende Allah’ın sevdiği iki özellik vardır: Yumuşak huyluluk ve ihtiyatkârlık” buyurdu.

وعن ابن عباس رضي الله عنهما قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم لأشج عبد القيس‏:‏ “إن فيك خصلتين يحبهما الله‏:‏ الحلم والأناة”‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1848

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن عائشة رضي الله عنها قالت‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ “ إن الله رفيق يحب الرفق في الأمر كله” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1849

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعنها أن النبى صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏ "‏ إن الله رفيق يحب الرفق، ويعطى على الرفق ما لا يعطى على العنف ومالا يعطى على ما سواه‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1850

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعنها أن النبى صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ “إن الرفق لا يكون في شئ إلا زانه، ولا ينزع من شئ إلا شانه” ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1851

Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle dedi: Bedevînin biri Mescid–i Nebevî’de küçük abdestini bozmuştu. Sahâbîler onu azarlamaya kalkıştı. Bunun üzerine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Adamı kendi haline bırakın. Abdest bozduğu yere bir kova (veya büyük bir kova) su dökün. Siz kolaylık göstermek için gönderildiniz, zorluk çıkarmak için değil.”

وعن أبى هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ بال أعرابى في المسجد فقام الناس إليه ليقعوا فيه، فقال النبى صلى الله عليه وسلم‏:‏ “دعوه وأريقوا على بوله سجلاً من ماء، أو ذنوباً من ماء، فإنما بعثتم ميسرين ولم تبعثوا معسرين” ‏(‏‏(‏رواه البخارى‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1852

Enes radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Müjdeleyiniz, ürkütmeyiniz.”

وعن أنس رضي الله عنه عن النبى صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ “يسروا ولا تعسروا وبشروا ولا تنفروا ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1853

Cerîr İbni Abdullah radıyallahu anh , Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’i şöyle buyururken dinledim, dedi: “Yumuşak davranamayan kimse, bütün hayırlardan mahrum kalmış sayılır.”

وعن جرير بن عبد الله رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ “من يحرم الرفق يحرم الخير كله” ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1854

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أبى هريرة رضي الله عنه أن رجلاً قال للنبى صلى الله عليه وسلم‏:‏ أوصنى قال‏:‏ “لا تغضب” فردد مراراً، قال‏:‏ “لا تغضب”‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه البخارى‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1855

Ebû Ya’lâ Şeddâd ibni Evs radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah Teâlâ her varlığa iyi davranılmasını emretmiştir. Öyleyse canlı bir varlığı öldürmeniz gerektiğinde, bu işi can yakmayacak şekilde yapın. Bir hayvanı boğazlayacağınız zaman, ona eziyet vermeyecek güzel bir şekilde kesin. Bu işi yapacak olan kimse bıçağını iyice bilesin, hayvana acı çektirmesin.”

وعن أبى يعلى شداد بن أوس رضي الله عنه، عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ “إن الله كتب الإحسان على كل شئ، فإذا قتلتم فأحسنوا القتلة وإذا ذبحتم فأحسنوا الذبحة، وليحد أحدكم شفرته وليرح ذبيحته” ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1856

Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem iki şeyden birini yapma konusunda serbest bırakıldığı zaman, günah olmadığı takdirde mutlaka onların en kolayını seçerdi. Yapılacak şey günah ise, ondan en uzak duran kendisi olurdu. Allah’ın yasakları çiğnenmediği sürece şahsı adına hiçbir şeyden dolayı intikam almamış; Allah’ın yasağı çiğnenmişse, onun cezasını mutlaka vermiştir.

عن عائشة رضي الله عنها قالت‏:‏ ما خير رسول الله صلى الله عليه وسلم بين أمرين قط إلا أخذ أيسرهما، ما لم يكن إثماً، فإن كان إثماً، كان أبعد الناس منه، وما انتقم رسول الله صلى الله عليه وسلم لنفسه في شئ قط، إلا أن تنتهك حرمة الله، فينتقم لله تعالى‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1857

İbni Mes’ûd radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Cehenneme kimin girmeyeceğini veya cehennemin kimi yakmayacağını size haber vereyim mi? Cana yakın olan, herkesle iyi geçinen, yumuşak başlı olup insanlara kolaylık gösteren kimseleri cehennem yakmaz.”

وعن ابن مسعود رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ “ألا أخبركم بمن يحرم على النار -أو بمن تحرم عليه النار‏؟‏- تحرم على كل قريب هين لين سهل”‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه الترمذي وقال‏:‏ حديث حسن‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1858

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن عائشة رضي الله عنها أنها قالت للنبى صلى الله عليه وسلم‏:‏ هل أتى عليك يوم كان أشد من يوم أحد‏؟‏ قال‏:‏ “لقد لقيت من قومك، وكان أشد ما لقيته منهم يوم العقبة، إذ عرضت نفسي على ابن عبد ياليل بن عبد كلال فلم يجبنى إلى ما أردت، فانطلقت وأنا مهموم على وجهى، فلم أستفق إلا وأنا بقرن الثعالب، فرفعت رأسى، فإذا أنا بسحابة قد أظلتنى، فنظرت فإذا فيها جبريل عليه السلام، فنادانى فقال‏:‏ إن الله تعالى قد سمع قول قومك لك، وما ردوا عليك، وقد بعث إليك ملك الجبال لتأمره بما شئت فيهم فنادانى ملك الجبال، فسلم على ثم قال‏:‏ يا محمد إن الله قد سمع قول قومك لك، وأنا ملك الجبال، وقد بعثنى ربى إليك لتأمرنى بأمرك،فما شئت‏:‏ إن شئت أطبقت عليهم الأخشبين” فقال النبى صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏ "‏بل أرجو أن يخرج من أصلابهم من يعبد الله وحده لا يشرك به شيئاً‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1859

Yine Âişe radıyallahu anh â şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem , Allah yolunda savaşma hali dışında, ne bir kadına ne bir hizmetçiye, kısacası hiçbir kimseye eliyle vurmadı. Kendisine fenalık yapan kimseden intikam almaya kalkmadı. Yalnız Allah’ın yasak ettiği şeyler çiğnenince, o yasağı çiğneyenden Allah adına intikam alırdı.

وعنها قالت‏:‏ ما ضرب رسول الله صلى الله عليه وسلم شيئاً قط بيده، ولا امرأة ولا خادماً، إلا أن يجاهد في سبيل الله، وما نيل منه شئ قط فينتقم من صاحبه، إلا أن ينتهك شئ من محارم الله تعالى، فينتقم لله تعالى‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1860

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أنس رضي الله عنه قال‏:‏ كنت أمشى مع رسول الله صلى الله عليه وسلم، وعليه برد نجرانى غليظ الحاشية، فأدركه أعرابى، فجبذه بردائه جبذة شديدة، فنظرت إلى صفحة عاتق النبى صلى الله عليه وسلم، وقد أثرت بها حاشية البرد من شدة فضحك، ثم قال‏:‏ يا محمد مر لى من مال الله الذى عندك، فالتفت إليه فضحك ثم أمر له بعطاء‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1861

Ebû Abdurrahman Abdullah İbni Mes’ud radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’in, gönderildiği kavim tarafından dövülüp yüzü kanatılan, bir taraftan yüzündeki kanı silen bir taraftan da “Ey Allahım, halkımı bağışla, çünkü onlar bilmiyorlar” diyen bir peygamberi anlatması hâlâ gözlerimin önündedir.

وعن ابن مسعود رضي الله عنه قال‏:‏ كأنى أنظر إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم يحكى نبياً من الأنبياء، صلوات الله وسلامه عليهم، ضربه قومه فأدموه وهو يمسح الدم عن وجهه، ويقول‏:‏ “اللهم اغفر لقومى فإنهم لا يعملون” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1862

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أبى هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ليس الشديد بالصرعة، إنما الشديد الذى يملك نفسه عند الغضب” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1863

Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre bir adam: – Yâ Resûlallah! Benim akrabam var. Ben kendilerini ziyaret ediyorum, onlar bana gelip gitmiyorlar. Ben onlara iyilik ediyorum, onlar bana kötülük ediyorlar. Ben onlara anlayışlı davranıyorum, onlarsa bana kaba davranıyorlar, dedi.

وعن أبى هريرة رضي الله عنه أن رجلاً قال‏:‏ يا رسول الله إن لى قرابة أصلهم ويقطعونى، وأحسن إليهم ويسيئون إلى، وأحلم عنهم ويجهلون على‏!‏ فقال‏:‏ “لئن كنت كما قلت فكأنما تسفهم المل ولا يزال معك من الله تعالى ظهير عليهم ما دمت على ذلك” ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏ وقد سبق شرحه في “باب صلة الأرحام”‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1864

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أبى مسعود عقبة بن عمرو البدرى رضي الله عنه قال‏:‏ جاء رجل إلى النبى صلى الله عليه وسلم، فقال‏:‏ إنى لأتأخر عن صلاة الصبح من أجل فلان مما يطيل بنا‏!‏ فما رأيت النبى صلى الله عليه وسلم غضب في موعظة قط أشد مما غضب يومئذ، فقال‏:‏ “يا أيها الناس‏:‏ إن منكم منفرين، فأيكم أم الناس فليوجز، فإن من ورائه الكبير والصغير وذا الحاجة” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1865

Âişe radıyallahu anh â şöyle dedi: Evimin sofasını üzerinde resimler bulunan bir perde ile ayırdığım gün Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir seferden dönmüştü. Resimli örtüyü görünce yüzü renkten renge girdi ve onu çekip kopardı. Sonra da bana şunları söyledi: – “Âişe! Kıyamette insanların en şiddetli azâb görenleri, yaptıklarını Allah’ın yarattığına benzetenlerdir.”

وعن عائشة رضي الله عنها قالت‏:‏ قدم رسول الله صلى الله عليه وسلم من سفر وقد سترت سهوة لى بقرام فيه تماثيل، فلما رآه رسول الله صلى الله عليه وسلم هتكه وتلون وجهه وقال‏:‏ “يا عائشة‏:‏ أشد الناس عذابا عند الله يوم القيامة الذين يضاهون بخلق الله” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1866

Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi: Benî Mahzûm kabilesinden hırsızlık yapan bir kadının durumu Kureyşlileri çok üzmüştü. Onlar: – Bu konuyu Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile kim konuşabilir, diye kendi aralarında müzakere ettiler. Bazıları: – Buna Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem 'in sevgilisi Üsâme İbni Zeyd'den başka kimse cesaret edemez, dediler. Üsâme, onların istekleri doğrultusunda Resûlullah ile konuştu. Bunun üzerine Resûl–i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Üsâme'ye: – "Allah'ın koyduğu cezalardan birinin uygulanmaması için aracılık mı yapıyorsun?" diye sordu; sonra ayağa kalktı ve halka şöyle hitap etti: "Sizden önceki milletler şu sebeple yok olup gittiler: Aralarından soylu, mevki ve makam sahibi biri hırsızlık yapınca onu bırakıverirler, zayıf ve kimsesiz biri hırsızlık yapınca da onu hemen cezalandırırlardı. Allah'a yemin ederim ki, Muhammed'in kızı Fâtıma hırsızlık yapsaydı, elbette onun da elini keserdim."

وعنها أن قريشاً أهمهم شأن المرأة المخزومية التى سرقت فقالوا‏:‏ من يكلم فيها رسول الله صلى الله عليه وسلم‏؟‏ فقالوا‏:‏ من يجترئ عليه إلا أسامة بن زيد حب رسول الله صلى الله عليه وسلم‏؟‏ فكلمة أسامة، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ “أتشفع في حد من حدود الله تعالى‏؟‏‏!‏” ثم قام فاختطب ثم قال‏:‏ “إنما أهلك من قبلكم أنهم كانوا إذا سرق فيهم الشريف تركوه، وإذا سرق فيهم الضعيف أقاموا عليه الحد‏!‏ وايم الله، لو أن فاطمة بنت محمد سرقت لقطعت يدها” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏ ‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1867