SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Riyâzü's-Sâlihîn › Kitâb 20 · Çeşitli KonularKonum

(20) Kitâb: Çeşitli Konular

كتاب المقدمات
Hadis 1218 – 1896 · 679 rivayet · Sayfa 14/14

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أنس رضي الله عنه أن النبى صلى الله عليه وسلم رأى نخامة في القبلة، فشق ذلك عليه حتى رؤى في وجهه، فقام فحكه بيده فقال‏:‏ “إن أحدكم إذا قام في صلاته فإنه يناجى ربه، وإن ربه بينه وبين القبلة، فلا يبزقن أحدكم في القبلة، ولكن عن يساره، أو تحت قدمه” ثم أخذ طرف ردائه فبصق فيه، ثم رد بعضه على بعض فقال‏:‏ “أو يفعل هكذا” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1868

İbni Ömer radıyallahu anhümâ ’dan rivayet edildiğine göre Peygamber aleyhisselâm şöyle buyurdu: “Hepiniz çobansınız. Hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. Âmir memurlarının çobanıdır. Erkek ailesinin çobanıdır. Kadın da evinin ve çocuğunun çobanıdır. Netice itibariyle hepiniz çobansınız ve hepiniz idâre ettiklerinizden sorumlusunuz.”

وعن ابن عمر رضي الله عنهما قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ “كلكم راع، وكلكم مسئول عن رعيته‏:‏ الإمام راع ومسؤول عن رعيته، والرجل راع في أهله ومسؤول عن رعيته، والمرأة راعية في بيت زوجها ومسؤولة عن رعيتها، والخادم راع في مال سيده ومسؤول عن رعيته وكلكم راع ومسؤول عن رعيته” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1869

Ebû Ya’lâ Ma’kıl İbni Yesâr radıyallahu anh , Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’i şöyle buyururken dinledim, dedi: “Cenâb–ı Hakk’ın, yönetici yaptığı bir kimse, yönettiği insanları aldatarak ölürse, Allah Teâlâ ona cennet yüzü göstermez.”

وعن أبى يعلى معقل بن يسار رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ يقول‏:‏ “ما من عبد يستر عليه الله رعية، يموت يوم يموت وهو غاش لرعيته، إلا حرم الله عليه الجنة” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏ ‏(‏‏(‏وفي رواية‏:‏ ‏"‏فلم يحطها بنصحه لم يجد رائحة الجنة‏"‏‏)‏‏)‏ وفي رواية لمسلم‏:‏ ‏"‏ما من أمير يلى أمور المسلمين، ثم لا يجهد لهم وينصح لهم، إلا لم يدخل معهم الجنة‏"‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1870

Âişe radıyallahu anh â şöyle dedi: Benim şu evimde, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’in şöyle buyurduğunu işittim: “Allahım! Ümmetimin yönetimini üstlenip de onlara zorluk çıkaran kimseye sen de zorluk çıkar. Ümmetimin yönetimini üstlenip de onlara yumuşak davrananlara sen de yumuşaklık göster.”

وعن عائشة رضي الله عنها قالت‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول في بيتى هذا‏:‏ “اللهم من ولى من أمر أمتى شيئاً فشق عليهم، فاشقق عليه ومن ولى من أمر أمتى شيئاً، فرفق بهم، فارفق به” ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1871

Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: – “İsrâiloğullarını peygamberler yönetirdi. Bir peygamber ölünce, yerine bir başka peygamber geçerdi. Fakat benden sonra peygamber gelmeyecek, birçok halifeler gelecektir.”

وعن أبى هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏ "‏كانت بنو إسرائيل تسوسهم الأنبياء، كلما هلك نبى خلفه نبى، وإنه لا نبى بعدى وسيكون بعدى خلفاء فيكثرون” قالوا‏:‏ يا رسول الله فما تأمرنا‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏أوفوا ببيعة الأول فالأول، ثم أعطوهم حقهم، واسألوا الله الذى لكم ، فإن الله سائلهم عما استرعاهم” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1872

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن عائذ بن عمرو رضي الله عنه أنه دخل على عبيد الله بن زياد، فقال له‏:‏ أى بنى، إنى سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ “إن شر الرعاء الحطمة” فإياك أن تكون منهم‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1873

Ebû Meryem el–Ezdî radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre, kendisi Muâviye radıyallahu anh ’a şöyle dedi: Ben Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’i şöyle buyururken dinledim: – “Allah Teâlâ bir kimseyi müslümanların başına idareci yapar, o da halkın işlerinin bitirilmesine, ihtiyaç ve sıkıntılarının giderilmesine engel olmaya kalkarsa, kıyamet gününde Allah Teâlâ da onun işlerinin bitirilmesine, ihtiyaç ve sıkıntılarının giderilmesine engel olur.”

وعن أبى مريم الأزدى رضي الله عنه أنه قال لمعاوية رضي الله عنه سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ “من ولاه الله شيئاً من أمور المسلمين، فاحتجب دون حاجتهم وخلتهم وفقرهم، احتجب الله دون حاجته وخلته وفقره يوم القيامة” فجعل معاوية رجلا على حوائج الناس‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه أبو داود والترمذي‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1874

Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Başka bir gölgenin bulunmadığı Kıyamet gününde Allah Teâlâ, yedi sınıf insanı, arşının gölgesinde barındıracaktır: Âdil devlet başkanı, Rabbine kulluk ederek temiz bir hayat içinde serpilip büyüyen genç, Kalbi mescidlere sevgi ile bağlı müslüman, Birbirlerini Allah için sevip birliktelikleri ve ayrılıkları Allah için olan iki insan, Güzel ve mevki sahibi bir kadının gayr–i meşru davetine “Ben Allah’tan korkarım” diye yaklaşmayan yiğit, Sağ elinin verdiğini sol elinin bilemeyeceği kadar gizli sadaka veren kimse, Tenhâda Allah’ı anıp göz yaşı döken kişi.”

وعن أبى هريرة رضي الله عنه، عن النبى صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ “سبعة يظلهم الله في ظله يوم لا ظل إلا ظله‏:‏ إمام عادل، وشاب نشأ في عبادة الله تعالى، ورجل قلبه معلق بالمساجد، ورجلان تحابا في الله اجتمعا عليه وتفرقا عليه، ورجل دعته امرأة ذات منصب وجمال، فقال‏:‏ إنى أخاف الله، ورجل تصدق بصدقة فأخفاها حتى لا تعلم شماله ما تنفق يمينه، ورجل ذكر الله خالياً ففاضت عيناه” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1875

Abdullah İbni Amr İbni’l–Âs radıyallahu anhümâ ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Verdiği hükümlerde, ailesinin ve halkın yönetiminde adaletli davranan yöneticiler, kıyamet gününde Allah Teâlâ’nın yanında nurdan yüksek koltuklar üzerinde otururlar.”

وعن عبد الله بن عمرو بن العاص رضي الله عنهما قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏ "‏إن المقسطين عند الله على منابر من نور‏:‏ الذين يعدلون في حمكهم وأهليهم وما ولوا‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم ‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1876

Avf İbni Mâlik radıyallahu anh Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’i şöyle buyururken dinledim, dedi: “Devlet başkanlarınızın en hayırlısı, sizi seven ve sizin tarafınızdan sevilen, size dua eden ve sizin duanızı alan kimselerdir. Devlet başkanlarınızın en kötüsü de, size buğzeden ve sizin buğzunuza hedef olan, size lânet eden ve lânetinizi alan kimselerdir.”

وعن عوف بن مالك رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ “خياركم أئمتكم الذين تحبونهم ويحبونكم، وتصلون عليهم ويصلون عليكم، وشرار أئمتكم الذين تبغضونهم ويبغضونكم، وتلعنونهم ويلعنونهم‏!‏” قال‏:‏ قلنا يا رسول الله، أفلا ننابذه‏؟‏ قال‏:‏ لا، ما أقاموا فيكم الصلاة، لا ما أقاموا فيكم الصلاة” ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1877

İyâz İbni Himâr radıyallahu anh Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’i şöyle buyururken dinledim, dedi: “Cennetlikler üç gruptur. Bunlar: Âdil ve başarılı devlet başkanı, Yakınlarına ve müslümanlara karşı merhametli ve yufka yürekli olan kişi, Ailesi kalabalık olduğu halde haram kazançtan sakınıp kimseden bir şey istemeyen adamdır.”

وعن عياض بن حمار رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ “أهل الجنة ثلاثة‏:‏ ذو سلطان مقسط موفق، ورجل رحيم رفيق القلب لكل ذي قربى ومسلم، وعفيف متعفف ذو عيال”‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1878

İbni Ömer radıyallahu anhümâ ’dan rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bir müslümanın, günah işlemesi emredilmediği sürece, sevdiği veya sevmediği bütün konularda devleti yöneten kimseye itaat etmesi şarttır. Bir günah işlemesi emredildiği zaman ise kimseyi dinleyip itaat etmez.”

وعن ابن عمر رضي الله عنهما عن النبى صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ “على المرء المسلم السمع والطاعة فيما أحب وكره، إلا أن يؤمر بمعصية، فإذا أمر بمعصية فلا سمع ولا طاعة” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1879

Yine İbni Ömer radıyallahu anhümâ şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’e sözünü dinleyip itaat etmek üzere bîat ettiğimiz zaman bize: “Gücünüz yettiği kadar” buyururdu.

وعنه قال‏:‏ كنا إذا بايعنا رسول الله صلى الله عليه وسلم على السمع والطاعة يقول لنا‏:‏ “فيما استطعتم” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1880

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول “من خلع يداً من طاعة لقي الله يوم القيامة ولا حجة له، ومن مات وليس في عنقه بيعة مات ميتة جاهلية” ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏ وفي رواية له‏:‏ “ومن مات وهو مفارق للجماعة، فإنه يموت ميتة جاهلية” ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏ وفي رواية له‏:‏ “ومن مات وهو مفارق للجماعة، فإنه يموت ميتة جاهلية”‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1881

Enes radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Üzerinize tâyin edilen yönetici, başı kuru üzüm gibi siyah bir köle de olsa sözünü dinleyip kendisine itaat ediniz.”

وعن أنس رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم “اسمعوا وأطيعوا، وإن استعمل عليكم عبد حبشي، كأن رأسه زبيبة” ‏(‏‏(‏رواه البخارى‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1882

Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Zenginken, fakirken; neşeliyken, kederliyken ve başkası sana tercih edilirken bile söz dinleyip itaat etmen şarttır.”

وعن أبى هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم “عليك السمع والطاعة في عسرك ويسرك ومنشطك، ومكرهك وأثرة عليك” ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1883

Abdullah İbni Amr radıyallahu anhümâ şöyle dedi: Bir seferde Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile beraberdik. Bir yerde konakladık. Kimimiz çadırını düzeltiyor, kimimiz ok atış tâlimleri yapıyor, kimimiz de otlayan hayvanların başında bulunuyorduk. Derken Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’in müezzini “Haydin namaza!” diye seslendi. Biz de Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’in yanında toplandık. Resûl–i Ekrem şöyle buyurdu: “Benden önceki bütün peygamberlerin görevi, ümmetlerini iyi olduğunu bildikleri şeye dâvet etmek, kötü olduğunu bildikleri şeyden de sakındırmaktı. Sizin içinde bulunduğunuz ümmetin huzur ve sükûnu, önce gelenler zamanında olacaktır. Daha sonrakilerin başına çeşitli belâlar ve bilmediğiniz kötülükler gelecektir. Öyle fitneler çıkacak ki, bu fitnelerin bir kısmı diğerinden daha hafif olacaktır. Yine öyle fitne ve kargaşa çıkacak ki, onu gören mü’min, işte beni bu mahveder diyecektir. Sonra ortalık sakinleşecek; arkasından öyle müthiş bir fitne çıkacak ki, mü’min, işte bundan kurtuluş yok, diyecektir.” “Bir kimse cehennemden kurtulup cennete girmeyi istiyorsa, Allah’a ve âhiret gününe imân etmiş olarak ölmelidir. Kendine yapılmasını istediği şeyleri o da başkalarına yapmalıdır. Bir kimse devlet başkanına bîat eder, elini tutup ona samimiyetle bağlanırsa, elinden geldiği kadar ona itaat etmelidir. Bu arada bir başkası ortaya çıkarak yönetimi ele geçirmeye çalışırsa, derhal onun boynunu vurunuz.”

وعن عبد الله بن عمرو رضي الله عنهما قال‏:‏ كنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم في سفر، فنزلنا منزلاً، فمنا من يصلح خباءه، ومنا من ينتضل، ومنا من هو في جشره، إذ نادى منادي رسول الله صلى الله عليه وسلم الصلاة جامعة‏.‏ فاجتمعنا إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال‏:‏ “إنه لم يكن نبي قبلي إلا كان حقاً عليه أن يدل أمته على خير ما يعلمه لهم، وينذرهم شر ما يعلمه لهم، وإن أمتكم هذه جعل عاقبتها في أولها، وسيصيب آخرها بلاء وأمور تنكرونها، وتجئ فتن يرقق بعضها بعضاً، وتجئ الفتنة فيقول المؤمن ‏:‏ هذه مهلكتي، ثم تنكشف؛ وتجئ الفتنة فيقول المؤمن‏:‏ هذه هذه، فمن أحب أن يزحزح عن النار، ويدخل الجنة، فلتأته منيته وهو يؤمن بالله واليوم الأخر، وليأت إلى الناس الذى يحب أن يؤتى إليه‏.‏ ومن بايع إماماً فأعطاه صفقة يده، وثمرة قلبه، فليطعه إن استطاع، فإن جاء آخر ينازعه، فاضربوا عنق الآخر” ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏‏.‏ قوله‏:‏ “ينتضل” أى ‏:‏ يسابق بالرمي بالنبل والنشاب‏.‏ “والجشر” بفتح الجيم والشين المعجمة وبالراء‏:‏ وهى الدواب التى ترعى وتبيت مكانها‏.‏ وقوله‏:‏ “يرقق بعضها بعضاً” أى‏:‏ يصير بعضها بعضا رقيقاً، أى ‏:‏خفيفاً لعظم ما بعده، فالثانى يرقق الأول‏.‏ وقيل‏:‏ معناه، يشوق بعضها إلى بعض بتحسينها وتسويليها، وقيل‏:‏ يشبه بعضها بعضاً‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1884

Ebû Hüneyde Vâil İbni Hucr radıyallahu anh şöyle dedi: Seleme İbni Yezîd el–Cu’fî Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’e: – Yâ Nebiyyallah! Başımıza kendi haklarını bizden isteyen, fakat bizim hakkımızı bize vermeyen yöneticiler tâyin edilirse, bize ne yapmamızı emredersin? diye sordu.

وعن أبى هنيدة وائل بن حجر رضي الله عنه قال‏:‏ سأل سلمة بن يزيد الجعفي رسول الله صلى الله عليه وسلم ، فقال‏:‏ يا نبي الله، أرأيت إن قامت علينا امراء يسألونا حقهم، ويمنعونا حقنا، فما تأمرنا‏؟‏ فأعرض عنه، ثم سأله، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم “اسمعوا وأطيعو؛ فإنما عليهما حملوا، وعليكم ماحملتم” ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1885

Abdullah İbni Mes’ûd radıyallahu anh ’den rivâyet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: – “Hiç şüphesiz, benden sonra, adam kayırmalar ve yadırgayacağınız bazı işler olacaktır” buyurdu. Ashâb–ı kirâm: – Ey Allahın Resûlü! O zaman nasıl davranmamızı tavsiye edersiniz? dediler.

وعن عبد الله بن مسعود رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ “إنها ستكون بعدى أثرة، وأمور تنكرونها‏!‏” قالوا‏:‏ يا رسول الله، كيف تأمر من أدرك منا ذلك‏؟‏ قال‏:‏ “تؤدون الحق الذى عليكم، وتسألون الله الذى لكم” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏ ‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1886

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ “من أطاعني فقد أطاع الله، ومن عصاني فقد عصى الله، ومن يطع الأمير فقد أطاعني، ومن يعص الأمير فقد عصاني” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏ ‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1887

İbni Abbas radıyallahu anhümâ ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Devlet yöneticisinden hoşa gitmeyen bir şey gören kimse sabretsin. Zira kim devlet başkanına itaatten bir karış dışarı çıkarsa, Câhiliye devrinde ölmüş gibi olur.”

وعن ابن عباس رضي الله عنهما أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ “من كره من أميره شيئاً فليصبر، فإنه من خرج من السلطان شبراً مات ميتة جاهلية” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏ ‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1888

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعن أبى بكرة رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ “من أهان السلطان أهانه الله” ‏(‏‏(‏رواه الترمذي وقال‏:‏ حديث حسن‏)‏‏)‏‏.‏ وفي الباب أحاديث كثيرة في الصحيح ، وقد سبق بعضها في أبواب‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1889

Ebû Saîd Abdurrahman İbni Semüre radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bana şöyle buyurdu: “Abdurrahman İbni Semüre! Kimseden yöneticilik görevi isteme! Zira bu görev sen istemeden verilirse, Allah yardımcın olur. Eğer sen istediğin için verilirse, Allah’dan yardım göremezsin. “Bir de bir şeye yemin ettikten sonra başka bir davranışı daha hayırlı görürsen, hayırlı olanı işleyip yeminin için keffâret öde!”

وعن أبى سعيد عبد الرحمن بن سمرة رضي الله عنه ، قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ، ‏"‏يا عبد الرحمن بن سمرة‏:‏ لا تسأل الإمارة، فإنك إن أعطيتها عن غير مسألة أعنت عليها، وإن أعطيتها عن مسألةٍ وكلت إليها، وإذا حلفت على يمين ، فرأيت غيرها خيراً منها، فأت الذى هو خير ، وكفر عن يمينك” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏ ‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1890

Ebû Zer radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ebû Zer! Senin gerçekten zayıf olduğunu görüyorum. Kendim için ne istiyorsam senin için de onu isterim. İki kişiye bile olsa sakın başkan olma! Yetim malına da yöneticilik yapma!”

وعن أبى ذر رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ “ يا أبا ذر إني أراك ضعيفاً، وإنى أحبُّ لك ما أحب لنفسي، لا تأمرن على اثنين ولا تولين مال يتيم” ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1891

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

وعنه قال‏:‏ قلت يا رسول الله ألا تستعملني‏؟‏ فضرب بيده على منكبي ثم قال‏:‏ “يا أبا ذر إنك ضعيف، وإنها أمانة، وإنها يوم القيامة خزي وندامة، إلا من أخذها بحقها، وأدى الذى عليه فيها” ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1892

Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Siz memuriyet alma konusunda pek istekli davranacaksınız. Halbuki o yanıp tutuştuğunuz görev, kıyamet gününde bir pişmanlık sebebi olacaktır.”

وعن أبى هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ “إنكم ستحرصون على الإمارة، وستكون ندامة يوم القيامة” ‏(‏‏(‏رواه البخارى‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1893

Ebû Saîd el–Hudrî ve Ebû Hüreyre radıyallahu anhümâ ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah Teâlâ’nın gönderdiği her peygamberin ve başa geçirdiği her halifenin mutlaka iki yardımcısı olmuştur. Bunlardan biri ona doğru yolu gösterir ve buna teşvik eder. Diğeri kötü yolu gösterir ve ona teşvik eder. Günahtan uzak duran, Allah’ın koruduğu kimsedir.”

-عن أبي سعيد وأبي هريرة رضي الله عنهما أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال ‏:‏ “ما بعث الله من نبي، ولا استخلف من خليفة إلا كانت له بطانتان بطانة تأمره بالمعروف وتحضه عليه، وبطانة تأمره بالشر وتحضه عليه، والمعصوم من عصم الله” ‏(‏‏(‏رواه البخارى‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1894

Âişe radıyallahu anh â’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah Teâlâ bir devlet başkanı hakkında hayır dilediği zaman, ona unuttuğunu hatırlatan, hatırladığını yapmaya yardım eden doğru sözlü bir yardımcı verir. Şayet Allah Teâlâ o devlet başkanı için hayır dilemezse, ona unuttuğunu hatırlatmayan, hatırladığını yapmaya yardım etmeyen kötü bir yardımcı verir.”

وعن عائشة رضي الله عنها قالت‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ “إذا أراد الله بالأمير خيراً، جعل له وزير صدق، إن نسي ذكره، وإن ذكر أعانه، وإذا أراد به غير ذلك جعل له وزير سوء، إن نسي لم يذكره، وإذ ذكر لم يعنه” ‏(‏‏(‏رواه أبو داود بإسناد جيد على شرط مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1895

Ebû Mûsâ el–Eş’arî radıyallahu anh şöyle dedi: Amcamın oğullarından ikisiyle Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ’in huzuruna girmiştim. Onlardan biri: – Yâ Resûlallah! İdaresini Cenâb–ı Hakk’ın sana verdiği görevlerden birine bizi âmir tayin et! dedi. Öteki amca oğlu da benzeri bir şey söyledi.

-عن أبى موسى الأشعري رضي الله عنه قال‏:‏ دخلت على النبى صلى الله عليه وسلم أنا ورجلان من بني عمي، فقال أحدهما‏:‏ يا رسول الله أمرنا على بعض ما ولاك الله، عز وجل، وقال الآخر مثل ذلك، فقال‏:‏ “إنا والله لا نولى هذا العمل أحدا سأله، أو أحدا حرص عليه” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏ ‏.‏
Riyâzü's-Sâlihîn, Kitâb 20 (Çeşitli Konular), Hadis no. 1896