Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Riyâzü's-Sâlihîn › Kitâb 20 · Çeşitli KonularKonum
- 1Güzel Ahlâk47
- 2Yemek Âdâbı51
- 3Giyim35
- 4Uyumak, Yatmak ve Oturmak Âdâbı31
- 5Selâmlaşma50
- 6Hasta Ziyareti62
- 7Yolculuk Âdâbı35
- 8Fazîletler277
- 9İ'tikâf3
- 10Hac14
- 11Cihâd91
- 12İlim17
- 13Allah'a Hamd ve Şükür4
- 14Peygamber'e Salât ve Selâm11
- 15Allah'ı Zikretmek57
- 16Dualar46
- 17Yasaklanan Şeyler297
- 18Önemli Çeşitli Hadisler61
- 19İstiğfâr (Bağışlanma Dilemek)28
- 20Çeşitli Konular679
(20) Kitâb: Çeşitli Konular
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Abdullah İbni Mes'ûd radıyallâhu anh' 'den rivâyet edildiğine göre Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: – "Şüphesiz ki sözde ve işte doğruluk hayra ve üstün iyiliğe yöneltir. İyilik de cennete iletir. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğrucu) diye kaydedilir. Yalancılık yoldan çıkmaya (fucûr) sürükler. Fucûr da cehenneme götürür. Kişi yalancılığı meslek edinince Allah katında çok yalancı (kezzâb) diye yazılır".
Hasan İbni Ali radıyallahu anhümâ şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’in şöyle buyurduğunu kendisinden duyup ezberledim: “Sana şüphe veren şeyi bırak, şüphe vermeyene bak!”
Ebû Süfyân Sahr İbni Harb radıyallahu anh ’den –Herakliyus kıssasına dair uzun hadiste– rivayet edildiğine göre, Herakliyus Ebû Süfyân’a Peygamber aleyhisselâm ’ı kastederek: – O size ne emrediyor? diye sordu.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah’ın salât ve selâmı üzerlerine olsun , önceki peygamberlerden biri düşmanla savaşmaya (cihada) çıktı. (Hareketinden önce) ümmetine şöyle seslendi: – Bir hanımla evlenmiş olup onunla henüz gerdeğe girmemiş olan, yaptığı evin henüz çatısını çatmamış olan, gebe koyun veya deve alıp yavrulamasını bekleyen kimse peşime düşmesin! Bu sözleri söyledikten sonra yola çıktı. İkindi sularında (düşman) yurduna vardı. Güneşe hitâben: – Sen de ben de emir kuluyuz dedi; sonra: Allah’ım onun batmasını geciktir, diye dua etti.
Ebû Hâlid Hakîm İbni Hizâm radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Satıcı ve alıcı (söz kesip) pazarlığı bitirdikten sonra birbirlerinden ayrılmadıkça alış–verişi bozup bozmamakta serbesttirler. Eğer onların her biri karşılıklı olarak doğru söyler (mal ile paranın durumunu olduğu gibi) açıklar ise, alış–verişleri bereketli olur. Yok eğer gizler ve yalan beyânda bulunurlarsa, alış–verişlerinin bereketi kalmaz.”
Ömer İbnü’l–Hattâb radıyallahu anh şöyle dedi: Bir gün Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’in huzurunda bulunduğumuz sırada, elbisesi beyaz mı beyaz, saçları siyah mı siyah, yoldan gelmiş bir hali olmayan ve içimizden kimsenin tanımadığı bir adam çıkageldi. Peygamber’in yanına sokuldu, önüne oturdu, dizlerini Peygamber’in dizlerine dayadı, ellerini (kendi) dizlerinin üstüne koydu ve: – Ey Muhammed, bana İslâm’ı anlat! dedi.
Ebû Zer Cündeb İbni Cünâde ve Ebû Abdurrahman Muâz İbni Cebel radıyallahu anhümâ ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Nerede ve nasıl olursan ol, Allah’dan kork. Kötülük işlersen, hemen arkasından iyilik yap ki, o kötülüğü silip süpürsün. İnsanlarla güzel geçin!”
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Enes İbni Mâlik radıyallahu anh şöyle dedi: “Siz kıl kadar bile önemsemediğiniz birtakım işler yapıyorsunuz ki, biz onları, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında helâk edici büyük hatalardan sayardık.”
Ebû Hureyre (radıyallahü anh)’den rivayet edildiğine göre Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah kulları hakkında gayret gösterir. Allah’ın gayreti haram kıldığı şeyleri insanların işlemelerine karşı olmasıdır.”
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ebû Ya’lâ Şeddâd İbni Evs radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır. Âciz kişi de, nefsini duygularına tâbi kılan ve Allah’tan dileklerde bulunup duran (bunu yeterli gören) dır”
Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kendisini (doğrudan) ilgilendirmeyen şeyi terketmesi, kişinin iyi müslüman oluşundandır.”
Ömer radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kişiye, hanımını neden dövdüğü sorulmaz!”
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ebû Saîd el–Hudrî radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Dünya tatlı, göz kamaştırıcı ve çekicidir. Allah onu sizin kullanmanıza verecek ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyaya aldanmaktan sakının. Kadınlara kapılmaktan korunun. Çünkü İsrailoğullarında ilk fitne kadınlar yüzünden çıkmıştır.”
İbni Mes’ûd radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûl–i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dua ederdi: “Allâhümme innî es’elüke’l–hüdâ ve’t–tükâ ve’l–afâfe ve’l–gınâ: Allahım! Senden hidâyet, takvâ, iffet ve gönül zenginliği isterim.”
Ebû Tarîf Adî İbni Hâtim et–Tâî radıyallahu anh , Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’i şöyle buyururken dinledim demiştir: “Bir şeyi yapmak veya yapmamak üzere yemin eden, sonra da (yemininin) zıddını takvâya daha uygun bulan kimse, (yemininden vazgeçip) takvâya yönelsin!”
Ebû Ümâme Sudayy İbni Aclân el–Bâhilî radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’i Vedâ hutbesi’nde şöyle buyururken dinledim demiştir: “Allah’tan korkunuz. Beş vakit namazınızı kılınız. Ramazan orucunuzu tutunuz. Mallarınızın zekâtını veriniz. Yöneticilerinize itaat ediniz! (Bu takdirde doğruca) Rabbinizin cennetine girersiniz.”
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Yine Abdullah İbni Abbas radıyallahu anhümâ şöyle dedi: “Allah bize yeter, o ne güzel vekildir” sözünü, ateşe atıldığında İbrahim aleyhisselâm söylemiştir. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem de bu sözü “Müşrikler size karşı toplandılar, başınızın çaresine bakınız!” dediklerinde söylemiştir. Nitekim bu haber müslümanların imanını arttırmıştı ve onlar hep birlikte “Allah bize yeter, o ne güzel vekildir” demişlerdi.
Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Cennete girecek bir kısım insanlar vardır ki, onların kalpleri kuş kalbi gibi (rakîk ve güven içinde)dir.”
Ebû İbrahim Abdullah İbni Ebû Evfâ radıyallahu anhümâ ’dan rivayet edildiğine göre, düşmanla karşılaştığı gazalardan birinde Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem güneş tepe noktasından batıya doğru meyledinceye kadar bekledi, sonra kalktı ve: – “Ey müslümanlar! Düşmanla karşılaşmayı arzu etmeyiniz; Allah’tan âfiyet dileyiniz. Fakat düşmanla karşılaşınca da sabrediniz ve biliniz ki, cennet kılıçların gölgesi altındadır” buyurdu. Sonra Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dua etti: “Ey kitab’ı (Kur’an’ı) indiren, bulutları gökyüzünde gezdiren ve düşman saflarını darmadağın eden Allah’ım, şu düşmanı perişan et ve bizi onlara karşı muzaffer kıl!”
Ömer İbnü’l–Hattâb radıyalluha anh ’den rivayet edildiğine göre “Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’i şöyle buyururken dinledim” demiştir: “Eğer siz Allah’a gereği gibi güvenseydiniz, (Allah), kuşları doyurduğu gibi sizi de rızıklandırırdı. Kuşlar sabahları kursakları boş olarak çıktıkları halde akşam dolu kursaklarla dönerler.”
Berâ İbni Âzib radıyallahu anhümâ şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bana şöyle buyurdu: “Yatağına yatmak istediğin zaman namaz abdesti gibi abdest al. Sonra sağ yanına yat ve: Allâhümme eslemtü nefsî ileyke ve veccehtü vechî ileyke ve fevvaztü emrî ileyke ve elce’tü zahrî ileyke, rağbeten ve rehbeten ileyke, lâ melcee velâ mencâ minke illâ ileyke. Âmentü bi–kitâbikellezî enzelte ve bi–nebiyyikellezî erselte: Allahım! Kendimi sana teslim ettim. Yüzümü sana çevirdim. İşimi sana ısmarladım. Sırtımı sana dayadım. Ümit bağladığım sen, korktuğum yine sensin. Senden kaçıp sığınacak ve senin elinden kurtulacak bir yer varsa yine sensin. İndirdiğin kitabına ve gönderdiğin peygamberine iman ettim, de! Eğer ölürsen iman üzere ölürsün. Bu dua senin o geceki son sözlerin olsun.”
Ebû Bekir es–Sıddîk, Abdullah İbni Osman İbni Âmir İbni Ömer İbni Kâ’b İbni Sa’d İbni Teym İbni Mürre İbni Kâ’b İbni Lüey İbni Galib el–Kureşî et–Teymî radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre –ki Allah kendilerinden razı olsun, kendisi, babası ve annesi sahâbîdir– o şöyle demiştir: (Hicret yolculuğunda) biz Resûlullah ile mağaradayken, tepemizde dolaşıp duran müşriklerin ayaklarını gördüm ve: – Ey Allah’ın elçisi! Eğer şunlardan biri eğilip aşağıya bakacak olsa mutlaka bizi görür, dedim. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: – “Üçüncüleri Allah olan iki kişiyi sen ne zannediyor (ve haklarında neler düşünüyor)sun, Ebû Bekr?”
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Enes radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kim, evinden çıkarken: “Allah’ın adıyla çıkıyor, Allah’a güveniyorum. Günahlardan korunmaya güç yetirmek ve taate kuvvet bulmak, ancak Allah’ın tevfik ve yardımıyladır” derse kendisine: “Doğruya iletildin, ihtiyaçların karşılandı, düşmanlarından korundun, diye cevap verilir. Şeytan da kendisinden uzaklaşır.”
Enes radıyallahu anh şöyle dedi: “Nebî sallallahu aleyhi ve sellem zamanında iki kardeş vardı. Bunlardan biri (ilim öğrenmek için) Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ’e gelir, diğeri de (geçimlerini temin için) çalışırdı. (Bir gün) çalışan kardeş, ötekini Nebi sallallahu aleyhi ve sellem ’e şikâyet etti. Peygamber aleyhisselâm da: – “Belki de sen, onun yüzünden iş buluyor, rızıklandırılıyorsun” buyurdu.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Yararlı işler görmekte acele ediniz. Zira yakın bir gelecekte karanlık geceler gibi birtakım fitneler ortalığı kaplayacaktır. O zamanda insan, mü’min olarak sabahlar, kâfir olarak geceler; mü’min olarak geceler, kâfir olarak sabahlar. Dinini küçük bir dünyalığa satar.”
Ebû Sirve’a (veya Serve’a) Ukbe İbni Hâris radıyallahu anh şöyle dedi: Bir keresinde Medine’de Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ’in arkasında ikindi namazı kılmıştım. Resûlullah selâm verip namazı bitirdi ve sür’atle yerinden kalktı, safları yararak hanımlarından birinin odasına gitti. Cemaat, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ’in bu telaşından endişe ettiler. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem kısa sürede döndü, kendisinin bu acele davranışından dolayı meraklanmış olduklarını gördü ve şöyle buyurdu: “Odamızda birazcık altın –veya gümüş– olduğunu hatırladım da beni hayırda acele etmekten alıkoymasını istemedim ve derhal dağıtılmasını emrettim.”
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Zübeyr İbni Adî şöyle dedi: Enes İbni Mâlik radıyallahu anh ’e gittik ve Haccâc’ın zulmünden şikâyet ettik. Enes şöyle dedi: – “Rabbinize kavuşana kadar sabredin; zira her gelen gün, geçmiş günden daha kötü olacaktır. Ben bunu Peygamberimiz’den duydum.”
Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Yedi şey gelip çatmadan iyi işler yapmaya bakın. Yoksa siz insana görevlerini unutturan fakirlikten, azdıran zenginlikten, halsiz bırakan hastalıktan, bunaklaştıran ihtiyarlıktan, ansızın yakalayan ölümden, gelmesi beklenen şeylerin en fenası deccâlden, belâsı daha büyük ve daha acı olan kıyametten başka bir şey mi gözlüyorsunuz?”
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Enes radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem ’in Rabbinden rivâyet ettiği bir hadîs–i kudsîde Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Kul(um) bana bir karış yaklaştığı zaman, ben ona bir arşın yaklaşırım; o bana bir arşın yaklaşınca ben ona bir kulaç yaklaşırım; o bana yürüyerek geldiği zaman, ben ona koşarak varırım.”
İbni Abbas radıyallahu anhümâ ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “İki nimet vardır ki, insanların çoğu bu nimetleri kullanmakta aldanmıştır: Sıhhat ve boş vakit.”
Âişe radıyallahu anhâ ’dan rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem , gece ayakları şişinceye kadar namazı kılardı. Âişe diyor ki, kendisine: – Niçin böyle yapıyorsun (neden bu kadar meşakkate katlanıyorsun) ey Allah’ın Resûlü? Oysa Allah senin geçmiş ve gelecek hatalarını bağışlamıştır, dedim. – “Şükreden bir kul olmayı istemeyeyim mi?” buyurdu.
Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi: “Ramazan ayının son on günü gelince, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem geceleri ibadetle ihyâ eder, ailesini uyandırır, kulluğa soyunup paçaları sıvardı.”
Ebû Hüreyre radıyallahu anh ’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kuvvetli mü’min, (Allah katında) zayıf mü’minden daha hayırlı ve daha sevimlidir. (Bununla beraber) her ikisinde de hayır vardır. Sen, sana yararlı olan şeyi elde etmeye çalış. Allah’dan yardım dile ve asla acz gösterme. Başına bir şey gelirse, “şöyle yapsaydım, böyle olurdu” diye hayıflanıp durma. “Allah’ın takdiri bu, O, ne dilerse yapar” de. Zira “eğer şöyle yapsaydım” sözü şeytanı memnun edecek işlerin kapısını açar.”