Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Sünen-i Nesâî › Kitâb 28 · Atlar, Yarışlar ve AtıcılıkKonum
- 1Tahâret324
- 2Sular23
- 3Hayız ve İstihâze49
- 4Gusül ve Teyemmüm53
- 5Namaz46
- 6Namaz Vakitleri132
- 7Ezan62
- 8Mescidler54
- 9Kıble35
- 10İmâmet99
- 11Namaza Başlama153
- 12Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)150
- 13Namazda Sehiv188
- 14Cuma Namazı66
- 15Yolculukta Namazı Kısaltma26
- 16Tutulma Namazı45
- 17Yağmur Duası (İstiskâ)25
- 18Korku Namazı27
- 19İki Bayram Namazı42
- 20Gece Namazı ve Gündüz Nâfileleri220
- 21Cenâzeler272
- 22Oruç345
- 23Zekât184
- 24Hac467
- 25Cihâd111
- 26Nikâh193
- 27Talâk174
- 28Atlar, Yarışlar ve Atıcılık33
- 29Vakıflar17
- 30Vasiyyetler61
- 31Hediyeler16
- 32Bağışlar18
- 33Rukbâ14
- 34Umre42
- 35Ziraat178
- 36Kadınlara İyi Muâmele27
- 37Kan Dökmenin Haramlığı167
- 38Fey' Malının Dağıtımı16
- 39Bîat63
- 40Akîka10
- 41Fera' ve Atîre41
- 42Av ve Kesim98
- 43Kurbanlar (Dahâyâ)88
- 44Mâlî Muâmeleler257
- 45Kasâme, Kısas ve Diyet164
- 46Hırsızın Elinin Kesilmesi115
- 47Îmân ve Alâmetleri55
- 48Süs ve Zînet339
- 49Kadıların Âdâbı49
- 50Allah'a Sığınma112
- 51İçecekler220
(28) Kitâb: Atlar, Yarışlar ve Atıcılık
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Savaşa giden atların alınlarında daima hayır vardır ve bu kıyamete kadar da böylece devam edecektir. At üç türlüdür. Sahibine mükafat kazandıran at, sahibi için günahlara örtü olan at, sahibi için günah ve yük olan at. Sahibi için mükafat kazandıran at. Sahibi Allah yolunda savaşmak için hazırlar ve o yolda kullanır. O atın karnına giren her şey için sahibine mükafat yazılır, atın otladığı yer ne kadar geniş olsa da sevap yazılmaya devam eder.” ( İbn Mâce , Cihad : 14; Tirmizî , Cihad : 10)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “At bir kimseye ecir sevap kazandırır, bir kimse için örtüdür, bir kimse için ise günah kazandırır. Kendisi için ecir kazandıran at sahibine gelince o kimse atını Allah yolunda cihad için hazırlar, onu otlaması için bir otlağa ve bahçeye bağlar, o bahçede ve otlakta atın yularına dokunan her bir şey için sahibine sevap yazılır. At yuları koparıp oraya buraya koşsa da o atın ayak izleri bile o kimse için şereftir veya iki şereftir. (Harisin rivâyetinde) o atın dışkısı dahi o kimseye sevap olarak yazılır, o kaçan at bir nehre uğramış olsa oradan bir su içse sahibi o hayvanı sulamayı düşünmemiş olsa bile bunlar sahibine mükafat olarak yazılır. İşte bu at, sahibi için ecir ve sevap kazandırır. İkinci adam ise başkalarına muhtaç olmamak için at besler, atın boynu sırtındaki kazandıklarından Allah’ın hakkını unutmaz işte bu at da sahibi için günahlara ve başkasına muhtaç olmamaya bir setir (örtü) dür.” Üçüncü kimse de övünme vesilesi olsun diye, gösteriş için ve Müslümanlara zarar vermek için at besler ki bu at da sahibine günah kazandırır. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e merkepler hakkında soruldu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) o konuda bana hiçbir ayet inmedi fakat kapsamlı olan ( Zilzal sûresi 7. 8. ayetleri) indi: “Artık kim zerre kadar iyilik yapmışsa karşılığını görecek ve kim de zerre kadar kötülük yapmışsa o da onun karşılığını görecektir.” ( Tirmizî , Cihad : 10)
بَابُ حُبِّ الْخَيْلِ
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e kadınlardan sonra attan daha sevgili bir şey yoktur. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabından Ebu Vehb (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Çocuklarınıza Peygamber isimlerini koyunuz. Allah’a en güzel isim Abdullah ve Abdurrahmandır . Savaş için at besleyiniz, atın alnını ve bacaklarını okşayınız, savaş için o atları donatınız, cahiliyye döneminde olduğu gibi kan dökmek için kullanmayınız. Doru renkte, alnı ve topukları beyaz olan atlarla yağız ve alnı ve topukları beyaz atları yetiştirip çoğaltınız.” ( Ebû Davud , Cihad : 44; Müsned : 18258)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) atlardaki çapraz sekiyi yani ayaklarındaki beyazlığın çapraz vâri olmasını sevmezdi. ( Ebû Davud , Cihad : 45; İbn Mâce , Cihad : 14)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) atlardaki çapraz beyazlığı sevmezdi. Ebu Abdurrahman diyor ki: Atlardaki “ Şikal ” üç topuğu hariç birinin veya biri hariç üçünün beyaz olmasıdır. “ Şikal ” ayaklarda olur ellerde (ön ayaklarda) olmaz. ( Ebû Davud , Cihad : 45; İbn Mâce , Cihad : 14)
بَابُ شُؤْمِ الْخَيْلِ
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Abdullah b. Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “ Cahiliyye döneminde insanlar at, kadın ve evde uğursuzluk olduğunu kabul ederlerdi.” ( Tirmizî , Edeb : 58; Müslim, Selâm: 34)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Eğer bir şeyde uğursuzluk kabul edilseydi (fakat böyle bir şey yoktur) bu ev, at ve kadın da olurdu ki bu cahiliyye devri insanın düşüncesidir.” ( Müsned : 14047)
بَابُ: بَرَكَةِ الْخَيْلِ
Enes b. M ali k (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bereketler atların alınlarındadır.” (Müslim, Imara : 26; Buhârî , Cihad : 43)
بَابُ فَتْلِ نَاصِيَةِ الْفَرَسِ
Cerir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) atın alnındaki perçemi elleriyle büküyor ve şöyle diyordu: “Atın alnındaki perçeminde kıyamete kadar hayır düğümlüdür, bu da sevap veya ganimet elde etmektir.” ( Tirmizî , Cihad : 19; İbn Mâce , Cihad : 14)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Atların alnındaki perçemler de kıyamete kadar hayır düğümlenmiştir.” ( Tirmizî , Cihad : 19; İbn Mâce , Cihad : 14)
Urve el Barikî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Atların alınlarındaki perçemde kıyamete kadar hayır düğümlüdür.” ( Tirmizî , Cihad : 19; İbn Mâce , Cihad : 14)
Urve b. ebil Ca’d (radıyallahü anh) Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’den şöyle işitmiştir: “Atların alınlarındaki perçemlerinde kıyamete kadar hayır düğümlüdür o hayırlar ya sevap veya ganimet elde etmektir.” ( Tirmizî , Cihad : 19; İbn Mâce , Cihad : 14)
Urve (radıyallahü anh) Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işitmiştir: “Atların alınlarındaki perçemlerinde kıyamete kadar hayır düğümlenmiştir. O hayır ya sevap veya ganimet elde etmektir.” ( Tirmizî , Cihad : 19; İbn Mâce , Cihad : 14)
Urve b. ebil Ca’d (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Atların alınlarında kıyamete kadar hayır düğümlenmiştir. O hayır ya sevap veya ganimet elde etmektir.” ( Tirmizî , Cihad : 19; İbn Mâce , Cihad : 14)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
بَابُ دَعْوَةِ الْخَيْلِ
Ebu Zer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Hiçbir Arap atı yoktur ki her seher vakti onlara iki defa şu şekilde dua etmesine izin verilir.” “Allah’ım beni Ademoğullarından filan kimsenin emrine emanet kıldın ona verdin. Allah’ım beni bu kimsenin ehlinin ve malının en sevimlisi kıl.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Ali b. ebu T ali b (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e bir katır hediye edilmişti. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de ona bindi. Ali’de: “Eğer bizde atla eşeği çiftleştirseydik bizim de böyle katırlarımız olurdu” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bu işi bilmeyenler yapar.” ( Ebû Davud , Cihad : 59; Müsned : 1288)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Kim, Allah yolunda kullanmak üzere inanarak ve Allah’ın vaadini de tasdik ederek at bağlayıp beslerse, o atın yediği, içtiği, idrarı ve dışkısı o kimsenin sevap hanesinde sevap olarak gözükür.” ( İbn Mâce , Cihad : 14; Tirmizî , Fedailü’l Cihad : 10)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) iki at arasında yarış yaptırmıştı ki bu atlar bakımsızdı. Yarışa Seniyye’den başlandı Beni Züreyk mescidinde bitti. ( Tirmizî , Cihad : 22; Ebû Davud , Cihad : 67)
بَابُ إِضْمَارِ الْخَيْلِ لِلسَّبْقِ
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bakımlı atlarla yarış düzenlemişti, bu yarış Hafya’dan başlamış ve Seniyetül Veda tepesine kadar sürmüştü. Yarış için hazırlanmamış atlarla da Seniyyetül Veda ile Mescid -i Beni Züreyk arasında yapmıştı. Abdullah ta yarışa katılanlar arasındaydı. ( Tirmizî , Cihad : 22; Ebû Davud , Cihad : 67)
بَابُ السَّبْقِ
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Yarış ancak ok atmada, atta ve devede olabilir” ( Tirmizî , Cihad : 22; İbn Mâce , Cihad : 44)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in Adba isimli bir devesi vardı. Yarışmalarda onu kimse geçemezdi . Bir bedevi genç bir deve getirdi ve bu deve, yarışta Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in bu devesini geçmişti. Bu Müslümanlara ağır geldi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) onların yüzündeki üzüntüyü görünce onlar şöyle dediler: “Ey Allah’ın Rasûlü ! Yarışmada Adba’yı geçtiler. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Allah’ın kanunudur, dünyada yükselen hiçbirşey yoktur ki Allah onu aşağı indirmesin.” ( Ebû Davud , Edeb : 9; Buhârî , Cihad ve Siyer: 59)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Yarış sadece at ve devede olabilir.” ( Tirmizî , Cihad : 22; İbn Mâce , Cihad : 44)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Imran b. Husayn’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “At yarışında atları geri bırakmak için ürkütmek, yedek at kullanmak ve mihir alıp vermeksizin karşılıklı kimselerin birbirlerinden kız alıp vermeleri şeklindeki nikah İslâm’da yoktur.” ( Tirmizî , Nikah: 30; Ebû Davud , Cihad : 70)
Enes b. M ali k (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir bedevi ile yarışma yaptı ve bedevi onu geçmişti. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabı buna üzüldüler. Bu durum Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e hatırlatılınca: “Dünyada kendini yükselten hiçbir şey yoktur ki Allah onu indirmiş olmasın” buyurdular. ( Ebû Davud , Edeb : 9; Buhârî , Cihad ve Siyer: 59)
بَابُ سُهْمَانِ الْخَيْلِ
Yahya b. Abbad b. Abdullah b. Zübeyr (radıyallahü anh) dedesinden aktararak şöyle diyor: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Hayber’in fethedildiği yıl Zübeyr b. Avvam’a dört hisse ayırmıştı . Bir hisse Zübeyr’e bir hisse Zübeyr’in annesi Safiyye binti Abdulmütt ali b’e iki hissede atına ayırmıştı . (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)