Abdullah b. Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Nafile namazları evlerinizde kılınız ki evleriniz namaz kılınmayan kabirlere benzemesin.” (Tirmizî, Salat: 331; Ebû Davud, Salat: 205)
Sünen-i Nesâî › Kitâb 20 · Gece Namazı ve Gündüz NâfileleriKonum
- 1Tahâret324
- 2Sular23
- 3Hayız ve İstihâze49
- 4Gusül ve Teyemmüm53
- 5Namaz46
- 6Namaz Vakitleri132
- 7Ezan62
- 8Mescidler54
- 9Kıble35
- 10İmâmet99
- 11Namaza Başlama153
- 12Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)150
- 13Namazda Sehiv188
- 14Cuma Namazı66
- 15Yolculukta Namazı Kısaltma26
- 16Tutulma Namazı45
- 17Yağmur Duası (İstiskâ)25
- 18Korku Namazı27
- 19İki Bayram Namazı42
- 20Gece Namazı ve Gündüz Nâfileleri220
- 21Cenâzeler272
- 22Oruç345
- 23Zekât184
- 24Hac467
- 25Cihâd111
- 26Nikâh193
- 27Talâk174
- 28Atlar, Yarışlar ve Atıcılık33
- 29Vakıflar17
- 30Vasiyyetler61
- 31Hediyeler16
- 32Bağışlar18
- 33Rukbâ14
- 34Umre42
- 35Ziraat178
- 36Kadınlara İyi Muâmele27
- 37Kan Dökmenin Haramlığı167
- 38Fey' Malının Dağıtımı16
- 39Bîat63
- 40Akîka10
- 41Fera' ve Atîre41
- 42Av ve Kesim98
- 43Kurbanlar (Dahâyâ)88
- 44Mâlî Muâmeleler257
- 45Kasâme, Kısas ve Diyet164
- 46Hırsızın Elinin Kesilmesi115
- 47Îmân ve Alâmetleri55
- 48Süs ve Zînet339
- 49Kadıların Âdâbı49
- 50Allah'a Sığınma112
- 51İçecekler220
- 1بَابُ الْحَثِّ عَلَى الصَّلَاةِ فِي الْبُيُوتِ، وَالْفَضْلِ فِي ذَلِكَ
- 2بَابُ قِيَامِ اللَّيْلِ
- 3بَابُ ثَوَابِ مَنْ قَامَ رَمَضَانَ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا
- 4بَابُ قِيَامِ شَهْرِ رَمَضَانَ
- 5بَابُ التَّرْغِيبِ فِي قِيَامِ اللَّيْلِ
- 6بَابُ وَقْتِ الْقِيَامِ
- 7بَابُ ذِكْرِ مَا يُسْتَفْتَحُ بِهِ الْقِيَامُ
- 8بَابُ مَا يَفْعَلُ إِذَا قَامَ مِنَ اللَّيْلِ مِنَ السِّوَاكِ
- 9بَابُ بِأَيِّ شَيْءٍ تُسْتَفْتَحُ صَلَاةُ اللَّيْلِ
- 10بَابُ ذِكْرِ صَلَاةِ رَسُولِ اللهِ ﷺ بِاللَّيْلِ
- 11بَابُ إِحْيَاءِ اللَّيْلِ
- 12بَابُ صَلَاةِ الْقَاعِدِ فِي النَّافِلَةِ، وَذِكْرِ الِاخْتِلَافِ عَلَى أَبِي إِسْحَاقَ فِي ذَلِكَ
- 13بَابُ فَضْلِ صَلَاةِ الْقَائِمِ عَلَى صَلَاةِ الْقَاعِدِ
- 14بَابُ كَيْفَ صَلَاةُ الْقَاعِدِ
- 15بَابُ: كَيْفَ الْقِرَاءَةُ بِاللَّيْلِ
- 16بَابُ تَسْوِيَةِ الْقِيَامِ، وَالرُّكُوعِ، وَالْقِيَامِ بَعْدَ الرُّكُوعِ، وَالسُّجُودِ، وَالْجُلُوسِ بَيْنَ السَّجْدَتَيْنِ فِي صَلَاةِ اللَّيْلِ
- 17بَابُ: كَيْفَ صَلَاةُ اللَّيْلِ
- 18بَابُ الْأَمْرِ بِالْوِتْرِ
- 19بَابُ الْحَثِّ عَلَى الْوِتْرِ قَبْلَ النَّوْمِ
- 20بَابُ نَهْيِ النَّبِيِّ ﷺ عَنِ الْوِتْرَيْنِ فِي لَيْلَةٍ
- 21بَابُ وَقْتِ الْوِتْرِ
- 22بَابُ الْأَمْرِ بِالْوِتْرِ قَبْلَ الصُّبْحِ
- 23بَابُ الْوِتْرِ عَلَى الرَّاحِلَةِ
- 24بَابُ: كَمِ الْوِتْرُ
- 25بَابُ: كَيْفَ الْوِتْرُ بِوَاحِدَةٍ
- 26بَابُ: كَيْفَ الْوِتْرُ بِثَلَاثٍ
- 27بَابُ ذِكْرِ الِاخْتِلَافِ عَلَى الزُّهْرِيِّ فِي حَدِيثِ أَبِي أَيُّوبَ فِي الْوِتْرِ
- 28بَابُ: كَيْفَ الْوِتْرُ بِخَمْسٍ، وَذِكْرِ الِاخْتِلَافِ عَلَى الْحَكَمِ فِي حَدِيثِ الْوِتْرِ
- 29بَابُ: كَيْفَ الْوِتْرُ بِسَبْعٍ
- 30بَابُ: كَيْفَ الْوِتْرُ بِإِحْدَى عَشْرَةَ رَكْعَةً
- 31بَابُ الْوِتْرِ بِثَلَاثَ عَشْرَةَ رَكْعَةً
- 32بَابُ الْقِرَاءَةِ فِي الْوِتْرِ
- 33بَابُ الدُّعَاءِ فِي الْوِتْرِ
- 34بَابُ قَدْرِ السَّجْدَةِ بَعْدَ الْوِتْرِ
- 35بَابُ إِبَاحَةِ الصَّلَاةِ بَيْنَ الْوِتْرِ، وَبَيْنَ رَكْعَتَيِ الْفَجْرِ
- 36بَابُ وَقْتِ رَكْعَتَيِ الْفَجْرِ
- 37بَابُ ذَمِّ مَنْ تَرَكَ قِيَامَ اللَّيْلِ
- 38بَابُ وَقْتِ رَكْعَتَيِ الْفَجْرِ، وَذِكْرِ الِاخْتِلَافِ عَلَى نَافِعٍ
- 39بَابُ مَنْ كَانَ لَهُ صَلَاةٌ بِاللَّيْلِ، فَغَلَبَهُ عَلَيْهَا النَّوْمُ
- 40بَابُ مَنْ أَتَى فِرَاشَهُ، وَهُوَ يَنْوِي الْقِيَامَ، فَنَامَ
- 41بَابُ: كَمْ يُصَلِّي مَنْ نَامَ عَنْ صَلَاةٍ، أَوْ مَنَعَهُ وَجَعٌ
- 42بَابُ: مَتَى يَقْضِي مَنْ نَامَ عَنْ حِزْبِهِ مِنَ اللَّيْلِ
- 43بَابُ ثَوَابِ مَنْ صَلَّى فِي الْيَوْمِ وَاللَّيْلَةِ ثِنْتَيْ عَشْرَةَ رَكْعَةً، سِوَى الْمَكْتُوبَةِ
(20) Kitâb: Gece Namazı ve Gündüz Nâfileleri
بَابُ الْحَثِّ عَلَى الصَّلَاةِ فِي الْبُيُوتِ، وَالْفَضْلِ فِي ذَلِكَ
Zeyd b. Sabit (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Mescidde hasırdan bir hücre yaptırdı ve geceleri teheccüd namazını orada kılardı. Pek çok kişi de geceleri Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte kılmak için orada toplanmışlardı. Bunun üzerine Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bu işe engel olmak için oraya gelmemişti, insanlar; Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) uyudu zannederek O’nu evinden çıkarıp oraya getirmek için öksürmeye başladılar. Bu öksürmeler üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Size ne oluyor, ne yapıyorsunuz. Bu namazın size farz olmasından korktum, eğer farz olursa kılamazsınız. Onun için ey ashabım, bu gece namazı olan teheccüdü evlerinizde kılınız. Çünkü farz namazlar hariç kişinin kıldığı namazların en değerlisi evinde kıldığı namazdır” buyurdular. (Buhârî, Ezan: 81; Müslim: Salatül Müsafirin: 29)
Sa’d b. İshak b. Ka’b b. Ucre (radıyallahü anh), babasından ve dedesinden naklederek şöyle diyor: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) akşam namazını Abduleşhel oğullarının mescidinde kılmıştı. Namazdan sonra cemaat nafile kılmak için kalkıştılar. Bunun üzerine Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bu namazı evlerinizde kılmanız gerekir” (Tirmizî, Salat: 331)
بَابُ قِيَامِ اللَّيْلِ
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
بَابُ ثَوَابِ مَنْ قَامَ رَمَضَانَ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Kim Ramazan orucunu (ve gecesinde kılınan teravih namazını) inanarak ve sadece Allah rızası için yaparsa geçmiş günahları affedilir.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 25; Ebû Davud, Salat: 318)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Kim Ramazan orucunu ve gecesinde kılınan teravih namazını inanarak ve sadece Allah rızası için yaparsa geçmiş günahları affedilir.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 25; Ebû Davud, Salat: 318)
بَابُ قِيَامِ شَهْرِ رَمَضَانَ
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), bir gece mescidde teravih namazını kıldı, cemaatte O’nunla birlikte kıldı. Ertesi gece kıldığında cemaat daha da çoğalmıştı, üçüncü ve dördüncü gecelerde cemaat bir hayli çoğalmıştı fakat Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) odasından dışarı çıkmadı. Sabahleyin ise şöyle buyurdu: “Geldiğinizi duydum fakat bu namazın size farz oluvereceğinden korktuğum için çıkmadım.” Bu olay Ramazan ayında olmuştu. (Buhârî, ezan: 80; Müslim, Salatül Müsafirin: 29)
Ebu Zer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte Ramazanda oruç tuttuk, ayın sonundan yedi gün kalıncaya kadar bize gece namazı kıldırmadı. Son yedinci gece, gecenin üçte biri süresince bize gece namazı kıldırdı, son altıncı gece yine kıldırmadı, son beşinci gecede gece yarısına kadar namaz kıldırdı. Ben: “Ey Allah’ın Rasûlü! Bu gecenin diğer yarısında da bize nafile namaz kıldırsanız” dedim. Şöyle buyurdular: “İmam namazı bitirinceye kadar onunla namaz kılan kimseye Allah; tüm geceyi namazla geçirmiş gibi sevap verir.” Daha sonra ay sonuna üç gün kalıncaya kadar bize namaz kıldırmadı, üçüncü gece tüm aile fertlerini ve hanımlarını da toplayıp bize namaz kıldırmıştı ki namazın uzamasından dolayı felahı kaçıracağımızdan korkmuştuk. “Felah nedir?” diye sordum. “Sahurdur” diye cevap verdi. (Ebû Davud, Salat: 318; Tirmizî, Savm: 81)
Nuaym b. Ziyad ebu Talha (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Numan b. Beşir’in, Hımıs’ta minberde şöyle dediğini duymuştum: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber Ramazan ayının yirmi üçüncü gecesi gecenin ilk üçte birine kadar gece namazı (teravih) kıldık. Yirmi beşinci gecesi de yine gece yarısına kadar kıldık. Yirmi yedinci gece kıldığımız namazı o derece uzattı ki felahı kaçıracağımızı zannettik. O zamanlarda sahura felah ismi verilirdi. (Tirmizî, Savm: 81; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 173)
بَابُ التَّرْغِيبِ فِي قِيَامِ اللَّيْلِ
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Sizden biriniz uyuduğu zaman şeytan onun boyun köküne üç düğüm vurur ve her düğümde uzun geceler boyu uyu der. Eğer o kimse uyanır ve Allah’ı zikrederse, düğümün biri çözülür. Abdest alırsa, ikinci düğüm çözülür. Eğer namazı da kılarsa tüm düğümler çözülmüş olur ve o kişi böylece sabaha tertemiz bir kalp ve enerjik olarak çıkar aksi takdirde yorgun ve sıkıntılı olarak sabaha ulaşır.” (Ebû Davud, Salat: 307; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 174)
Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanında bir adamın gece sabaha kadar uyuduğu söylendi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) o kimse için şöyle söyledi: “Şeytan o kimsenin kulaklarına işemiştir.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 174; Müslim, Salatül Müsafirin: 28)
Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, bir adam: “Ey Allah’ın Rasûlü! Falan kimse namaz kılmaksızın sabaha kadar uyudu” demişti de Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “O’nun kulaklarına şeytan işemiştir” buyurdu. (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 174; Müslim, Salatül Müsafirin: 28)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Gece kalkıp namaz kılan, hanımını da kaldıran, kalkmazsa yüzüne su serperek onu uyandıran adama; Allah merhamet etsin. Gece kalkıp namaz kılan, kocasını da uyandıran uyanmazsa yüzüne su serperek onu uyandıran kadına da; Allah merhamet etsin.” (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 175; Müslim, Salatül Müsafirin: 27)
Ali b. Ebi T ali b (radıyallahü anh)’den rivayete göre, bir gece Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bana ve Fatıma’ya gelerek: “Niçin gece namazı kılmıyorsunuz?” dedi. Ben de: “Ey Allah’ın Rasûlü! İdaremiz Allah’ın elinde, eğer o kılmamızı isterse kıldırır” dedim. Bunu söylerken Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) dönüp gitti, giderken de yanlarına vurarak şöyle diyordu: “Ama insan, tüm varlıklar içinde ne kadar da tartışmaya düşkündür..” (Kehf sûresi 54. ayet) (Müslim, Salatül Müsafirin: 28; Buhârî, Tefsir: 195)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle buyurmuştur: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ramazandan sonra oruçların en faziletlisi Allah’ın ayı olan Muharrem’de tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra en değerli namaz gece namazıdır.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 18; İbn Mâce, Sıyam: 43)
Humeyd b. Abdurrahman (radıyallahü anh) şöyle diyordu: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Farz namazlardan sonra en faziletli namaz, gece namazıdır. Ramazandan sonra en faziletli oruç Muharrem ayında tutulan oruçtur.” Bu hadisi Şu’be b. Haccac mürsel olarak rivâyet etmiştir. (Müslim, Salatül Müsafirin: 18; İbn Mâce, Sıyam: 43)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
بَابُ وَقْتِ الْقِيَامِ
Mesruk (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Aişe’ye; “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in en çok sevdiği amel hangisidir?” diye sordum. “Devamlı yapılanlardı” dedi. “Gece namazını ne zaman kılardı?” dedim. “Horozun sesini duyduğu zaman” dedi. (Ebû Davud, Salat: 312; Müslim, Salatül Müsafirin: 17)
بَابُ ذِكْرِ مَا يُسْتَفْتَحُ بِهِ الْقِيَامُ
Asım b. Humeyd (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Aişe’ye; “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) gece namazından önce neleri okurdu?” diye sordum. O da şöyle cevap verdi: “Daha önce hiç kimsenin sormadığı bir şeyi sordun. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), on defa tekbir getirir, on defa elhamdülillah der, on defa sübhanellah der, on defa da lâ ilâhe illallah der, on defa da istiğfar edip, şöyle derdi: “Allah’ım! Beni affet, Beni doğru yolunda kıl, Beni rızıklandır, Bana afiyet ver, kıyamet günü yerimin dar olmasından Sana sığınırım Allah’ım.” (Ebû Davud, Salat: 316; Müsned: 23950)
Rabia b. Ka’b el Eslemi (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in odasında geceledim, gece namazı için kalktığında; Uzun uzun “Sübhanellahi Rabbil âlemîn ve Sübhanellahi ve Bihamdihî” dediğini duyuyordum.” (İbn Mâce, Dua: 16; Müsned: 15979)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) teheccüd için kalktığında şöyle dua ederdi: “Allah’ım! Hamd Sana mahsustur. Göklerin, yerin ve ikisinde bulunan her şeyin nûru Sensin, Hamd senin içindir. Göklerde ve yeryüzünde bulunan her şeyin idaresi senin elindedir. Hamd Sana mahsustur. Göklerin, yerin ve her ikisi arasında bulunan her şeyin sahibi sensin. Yine eksiksiz övgüler Sana mahsustur. Sen haksın, va’din haktır. Cennet haktır, Cehennem haktır, kıyamet haktır. Peygamberlerin hepsi hak ve doğru yoldadır. Muhammed’de hak yoldadır. Sana boyun eğdim, Sana güvenip dayandım, Sana iman ettim.” Kuteybe sözünü şöyle devam ettirdi diyor: “ Senin gönderdiğin delillerle mücadele ettim, hakkı ve gerçekleri inkar edenleri Sana havale ettim. Yaptığım ve yapacağım gizli ve açık günahlarımı affet. Öne geçiren de Sensin. Geri bırakan da Sensin. Senden başka ilâh yoktur. Güç ve kuvvetimiz ancak senin yardımınladır.” (Buhârî, Teheccüd: 1; Müslim, Salatül Müsafirin: 26)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
بَابُ مَا يَفْعَلُ إِذَا قَامَ مِنَ اللَّيْلِ مِنَ السِّوَاكِ
Huzeyfe (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) gece teheccüd için kalktığında dişlerini misvaklardı.” (İbn Mâce, Tahara: 7; Buhârî, Teheccüd: 10)
Ebu Vail (radıyallahü anh), Huzeyfe’den rivâyet ederek şöyle diyor: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) gece teheccüd için kalktığında ağzını misvaklardı.” (İbn Mâce, Tahara: 7; Buhârî, Teheccüd: 10)
Huzeyfe (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Gece namaz için kalktığımızda ağzımızı misvaklamamız emredilmişti.” (İbn Mâce, Tahara: 7; Buhârî, Teheccüd: 10)
Şakîk (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: “Gece namaz için kalktığımızda ağzımızı misvaklamamız emredilmişti.” (İbn Mâce, Tahara: 7; Buhârî, Teheccüd: 10)
بَابُ بِأَيِّ شَيْءٍ تُسْتَفْتَحُ صَلَاةُ اللَّيْلِ
Ebu Seleme b. Abdurrahman (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Aişe’ye; Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in gece namazına nasıl başladığını sordum. O da şu cevabı verdi: “Namaza şöyle başlardı: “Allah’ım! Ey Cebrail’in, Mikail’in ve İsrafil’in Rabbi, gökleri ve yeri yaratan! Görüneni ve görünmeyeni her şeyi bilen, kullarının arasında gerçek hükmü veren sensin. Allah’ım! Beni daima hidayette kıl, Sen dilediğine dosdoğru yolu gösterensin.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 26; Tirmizî, Tefsirül Kur’an: 10)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
بَابُ ذِكْرِ صَلَاةِ رَسُولِ اللهِ ﷺ بِاللَّيْلِ
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i geceleyin namazda görmek istediğimizde mutlaka O’nu namazda görürdük, uyurken görmek istediğimiz zamanda da mutlaka uyurken görürdük.” (Buhârî, Savm: 52; Tirmizî, Savm: 57)
Ya’la b. Memlek (radıyallahü anh), Ümmü Seleme’ye; Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in gece namazından sormuştu da o da şöyle cevap vermişti: “O, yatsıyı kılar. Sonra, Allah’ı tesbih eder ve gecede Allah’ın dilediği kadar gece namazı kılardı. Bundan sonra tekrar yatar namaz kıldığı süre kadar uyuduktan sonra tekrar uyanır uyuduğu süre kadar tekrar namaz kılardı, son kıldığı namaz sabaha karşı olurdu.” (Ebû Davud, Salat: 316; Tirmizî, Fedailül Kur’an: 23)
Ya’la b. Memlek (radıyallahü anh) Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in hanımlarından Ümmü Seleme’ye; Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in nasıl Kur’an okuduğunu ve ne zamanlar namaz kıldığını sordu. O da dedi ki: “Siz O’nun namazı gibi namaz kılamazsınız. O namaz kılar sonra namaz kıldığı süre kadar uyur. Sonra uyuduğu süre kadar tekrar namaz kılardı sonra tekrar namaz kıldığı süre kadar uyur böylece sabah olurdu. Okuması ise şöyle idi. Kur’an’ı açık açık harf harf ağır bir şekilde okurdu.” (Ebû Davud, Salat: 316; Tirmizî, Fedailül Kur’an: 23)
Abdullah b. Amr b. As (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah’ın en çok sevdiği oruç Davud (aleyhisselâm)’ın tuttuğu oruçtur. O bir gün oruç tutar bir günde iftar ederdi. Yine Allah’ın en çok sevdiği namaz Davud (aleyhisselâm)’ın kıldığı gibi kılınan namazdır. O gece yarısına kadar uyur gecenin üçte birini namazla geçirir ve geri kalan altıda birinde ise tekrar uyurdu.” (Buhârî, Savm: 54; Müslim, Sıyam: 35)
Enes b. M ali k (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Miraç gecesi kırmızı bir kum yığınının yanında kabrinde Musa (aleyhisselâm) namaz kılıyordu.” (Müslim, Fedail: 42; Müsned: 19687)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Musa (aleyhisselâm)’a vardım, kırmızı bir kum tepesinin yanında namaz kılıyordu.” (Müslim, Fedail: 42; Müsned: 19687)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Musa (aleyhisselâm)’ın kabrine uğradım, kabrinde namaz kılıyordu.” (Müslim, Fedail: 42; Müsned: 19687)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İsra gecesi Musa (aleyhisselâm)’a uğradım; kabrinde namaz kılıyordu.” (Müslim, Fedail: 42; Müsned: 19687)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) İsra gecesi Musa (aleyhisselâm)’a uğramıştı da o kabrinde namaz kılıyordu.” (Müslim, Fedail: 42; Müsned: 19687)
Enes (radıyallahü anh)’ten aktarıldığına göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabından bazı kimselerin haber verdiğine göre, “Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), Musa (aleyhisselâm)’a uğramıştı da o kabrinde namaz kılıyordu.” (Müslim, Fedail: 42; Müsned: 19687)
Yine Enes (radıyallahü anh)’ten aktarılıp Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabından bazı kimselerin bize bildirdiğine göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İsra gecesi Musa (aleyhisselâm)’a uğradım, kabrinde namaz kılıyordu.” (Müslim, Fedail: 42; Müsned: 19687)
بَابُ إِحْيَاءِ اللَّيْلِ
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Mesruk (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Aişe (radıyallahü anha) şöyle demiştir: “Ramazan’ın son on günü girince, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) geceleri iyi değerlendirmeye çalışır aile fertlerini de uyandırır ve geceyi değerlendirmede işi sıkı tutardı.” (Buhârî, Teravih: 6; İbn Mâce, Sıyam: 57)
Ebu İshak (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Samimi bir arkadaşım olan Esved b. Yezid’e vardım ve; Ey Ebu Amr, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in namazı ile ilgili Mü’minlerin anası Aişe’nin sana anlattıklarını bana da anlat dedim. O da onun söylediğini söyledi: “Gecenin ilk kısmında uyur son kısmını ise değerlendirirdi.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 21; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 182)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in bir gecede Kur’an’ı hatmettiğini bilmiyorum. Sabaha kadar namaz kıldığını da bilmiyorum. Ramazan ayı dışında hiçbir ayın tamamını oruçla geçirdiğini de bilmiyorum. (Müslim, Salatül Müsafirin: 18; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 178)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) yanıma geldi, o sırada yanımda bir kadın vardı. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Bu kimdir?” diye sordu. Bu falan kadındır, hiç uyumadan sabahlara kadar namaz kılar dedim. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Sus! gücünüz yettiğince ibadet edin. Allah’a yemin olsun ki siz ibadetten usanmadıkça Allah sevap vermekten usanmaz. Fakat Allah katında en değerli ibadet sahibinin (az da olsa) devamlı yaptığı ibadettir.” (Buhârî, Savm: 51; İbn Mâce, Zühd: 28)
Enes b. M ali k (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) mescide girdi ve iki sütün arasında gerilmiş bir ip gördü ve: “Bu ip nedir?” dedi. Zeyneb’in ipidir dediler. Namaz kılarken ayakta duramayacak kadar yorulunca o ipe tutunur dediler. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Çözün onu, sizden biri dinç olduğu zamanlarda namazını ayakta kılsın, yorulunca da oturarak kılsın.” (Buhârî, Teheccüd: 18; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 184)
Muğire b. Şu’be (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) geceleri ayakları şişinceye kadar namaz kılardı. Kendisine şöyle denildi: “Allah yaptığın ve yapacağın günahları affetmesine rağmen bu şekilde niçin namaz kılıyorsun?” Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Şükreden bir kul olmayayım mı?” buyurdu. (Buhârî, Teheccüd: 6; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 200)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) geceleri uzun uzun namaz kılardı. Namazı ayakta kılıyorsa rükû’u da ayakta yapar, namazını oturarak kılıyorsa rükû’unu da oturduğu yerden yapardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 16; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 140)
Yine Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) gece namazlarını hem oturarak hem de ayakta kılardı. Namaza ayakta başlarsa rükû’unu da ayakta yapar, Oturarak başlamışsa rükû’unu da oturduğu yerden yapardı.” (Müslim, Salatül Müsafirin: 16; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 140)