Ümmü Seleme (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Zilhicce ayı girince kurban kesmek isteyen kurban kesinceye kadar saçını ve tırnağını kesmesin.” ( İbn Mâce , Edâhâ : 11; Ebû Davud , Dahâyâ : 3)
Sünen-i Nesâî › Kitâb 43 · Kurbanlar (Dahâyâ)Konum
- 1Tahâret324
- 2Sular23
- 3Hayız ve İstihâze49
- 4Gusül ve Teyemmüm53
- 5Namaz46
- 6Namaz Vakitleri132
- 7Ezan62
- 8Mescidler54
- 9Kıble35
- 10İmâmet99
- 11Namaza Başlama153
- 12Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)150
- 13Namazda Sehiv188
- 14Cuma Namazı66
- 15Yolculukta Namazı Kısaltma26
- 16Tutulma Namazı45
- 17Yağmur Duası (İstiskâ)25
- 18Korku Namazı27
- 19İki Bayram Namazı42
- 20Gece Namazı ve Gündüz Nâfileleri220
- 21Cenâzeler272
- 22Oruç345
- 23Zekât184
- 24Hac467
- 25Cihâd111
- 26Nikâh193
- 27Talâk174
- 28Atlar, Yarışlar ve Atıcılık33
- 29Vakıflar17
- 30Vasiyyetler61
- 31Hediyeler16
- 32Bağışlar18
- 33Rukbâ14
- 34Umre42
- 35Ziraat178
- 36Kadınlara İyi Muâmele27
- 37Kan Dökmenin Haramlığı167
- 38Fey' Malının Dağıtımı16
- 39Bîat63
- 40Akîka10
- 41Fera' ve Atîre41
- 42Av ve Kesim98
- 43Kurbanlar (Dahâyâ)88
- 44Mâlî Muâmeleler257
- 45Kasâme, Kısas ve Diyet164
- 46Hırsızın Elinin Kesilmesi115
- 47Îmân ve Alâmetleri55
- 48Süs ve Zînet339
- 49Kadıların Âdâbı49
- 50Allah'a Sığınma112
- 51İçecekler220
- 1بَابُ: مَنْ لَمْ يَجِدِ الْأُضْحِيَّةَ
- 2بَابُ: ذَبْحِ النَّاسِ بِالْمُصَلَّى
- 3بَابُ: مَا تُجْزِئُ عَنْهُ الْبَدَنَةُ فِي الضَّحَايَا
- 4بَابُ: مَا تُجْزِئُ عَنْهُ الْبَقَرَةُ فِي الضَّحَايَا
- 5بَابُ: إِبَاحَةِ الذَّبْحِ بِالْمَرْوَةِ
- 6بَابُ: الذَّبْحِ بِالسِّنِّ
- 7بَابُ: الرُّخْصَةِ فِي نَحْرِ مَا يُذْبَحُ وَذَبْحِ مَا يُنْحَرُ
- 8بَابُ: ذَكَاةِ الَّتِي قَدْ نَيَّبَ فِيهَا السَّبْعُ
- 9بَابُ: حُسْنِ الذَّبْحِ
- 10بَابُ: ذَبَائِحِ الْيَهُودِ
(43) Kitâb: Kurbanlar (Dahâyâ)
Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in hanımlarından Ümmü Seleme (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim kurban kesecekse zilhiccenin ilk on günü saçından ve tırnağından hiçbir şey kesmesin.” ( İbn Mâce , Edâhâ : 11; Ebû Davud , Dahâyâ : 3)
Said b. Müseyyeb (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: “Kim kurban kesecekse Zilhicce ayının ilk onu girince saçından ve tırnaklarından bir şey kesmesin.” Bu durumu İkrime’ye anlattım. O da: “Kokuda sürmemeli kadınlardan da uzak durmalıdır dedi.” ( İbn Mâce , Edâhâ : 11; Ebû Davud , Dahâyâ : 3)
Ümmü Seleme (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Zilhicce ayının ilk onu girince kurban kesmek isteyen kimse saçından ve vücudundaki kıllarından hiç birine dokunmasın.” ( İbn Mâce , Edâhâ : 11; Ebû Davud , Dahâyâ : 3)
بَابُ: مَنْ لَمْ يَجِدِ الْأُضْحِيَّةَ
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kurban bayramı namazı kılınan yerde deve veya koyununu kurban ederdi. ( Ebû Davud , Dahaya : 8; Buhârî , Edâhî : 6)
Abdullah b. Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Medine’de kurban bayramı günü deve kesti. Deve kesmediği bayramlardan namaz kılınan meydanlarda koyun keserdi. ( Ebû Davud , Dahaya : 8; Buhârî , Edâhî : 6)
بَابُ: ذَبْحِ النَّاسِ بِالْمُصَلَّى
Cündüp b. Süfyan (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Kurban bayramında Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraberdim. Cemaate namaz kıldırdı namazı bitirdiğinde orada kesilmiş kurbanlar gördü ve şöyle buyurdu: “Kim namazdan önce kurban kesmişse yerine tekrar bir kurban kessin; kesmeyenler ise Allah’ın ismiyle kurbanlarını kessinler.” ( Ebû Davud , Dahaya : 8; Buhârî , Edâhî : 6)
Benî Şeyban’ın azâdlı kölesi Ubeyed b. Feyrûz (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Bera’ya şöyle dedim: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yasakladığı kurbanlıklardan bahset.” O da şöyle dedi: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kalktı ve şöyle buyurdu: “Şu dört çeşit hayvan kurban olmaz 1. Tek gözü tamamen kör olmuş 2. Hastalığı tamamen belli olan hayvan 3. İyice topal 4. yürümeyecek kadar ayağı kırık olanlar.” Ben boynuz ve dişleri eksik olanları da hoş görmüyorum dedim. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Hoş görmediğini kurban etme! Fakat, başkasına da haram kılma” buyurdu. ( Ebû Davud , Dahâyâ : 6; İbn Mâce , Edâhâ : 8)
Ubeyd b. Feyrûz (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Bera b. Âzibe : “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yasakladığı kurban olmayacak hayvanları söyler misin?” dedim. O da şöyle dedi: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöylece eliyle işaret ederek -benim elim Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in elinden kısadır- “Dört hayvanın kurban edilmesi caiz değildir. 1. Tek gözü tamamen kör olan 2. Çok hasta olan 3. Topallığı iyice belli olan 4. Yürümeyecek kadar ayağı kırık olanlar.” buyurdu. Ben: “Kulağı ve boynuzu kırık ve kesik olanların da hoş görmüyorum” dedim. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Hoş görmediklerini kesme fakat onları başka bir kimseye de haram kılma” buyurdu. ( Ebû Davud , Dahâyâ : 6; İbn Mâce , Edâhâ : 8)
Bera b. Âzib (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim eliyle işaret ederek -benim parmaklarım Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den kısadır- şöyle diyordu: “Şu hayvanlar kurban olmaz 1. Tek gözü tamamen kör 2. İyice topal 3. Çok hasta 4. İyileşemeyecek kadar zayıf olandır.” ( Ebû Davud , Dahâyâ : 6; İbn Mâce , Edâhâ : 8)
Ali (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kurbanlık hayvanların göz ve kulaklarının kusurlu olup olmadığına iyice bakmamamızı emreder. Kulağı yarık ve delik olanlarla önden ve arkadan kesik olanları kurban etmememizi bize emrederdi. ( Ebû Davud , Dahâyâ : 6; İbn Mâce , Edâhâ : 8)
Ali (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kurbanlık hayvanların göz ve kulaklarının kusurlu olup olmadığına iyice bakmamızı emreder. Kulağı yarık ve delik olanlarla önden ve arkadan kesik olanları kurban etmememizi bize emrederdi. ( Ebû Davud , Dahâyâ : 6; İbn Mâce , Edâhâ : 8)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Huceyye b. Adiy (radıyallahü anh) şöyle demiştir: Ali’den işittim şöyle diyordu: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kurbanlık hayvanların göz ve kulaklarına iyice bakmamızı emrederdi. ( Ebû Davud , Dahâyâ : 6; İbn Mâce , Edâhâ : 8)
Cüzey b. Küleyb (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Ali’den işittim şöyle diyordu: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) boynuzu kırık hayvanların kurban edilmesini yasakladı. Bunu Said b. Müseyyeb’e anlattığımda, Said: “Evet, boynuzunun yarısı yarıdan fazlası kırılmışsa kurban olmaz” dedi. ( Tirmizî , Edahî : 9; İbn Mâce , Edâhâ : 8)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İki yaşını geçmeyen hayvanları kurban etmeyin fakat bulamaz iseniz altı ayını doldurmuş kuzuları kesiniz.” ( Ebû Davud , Dahâyâ : 5; İbn Mâce , Edâhâ : 8)
Ukbe b. Âmir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ashaba dağıtmam için bana bir sürü koyun vermişti onları dağıttım bir toklu kalmıştı. Durumu Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e aktarınca: “Sen de kalan tokluyu kurban et” buyurdu. ( Ebû Davud , Dahâyâ : 5; İbn Mâce , Edâhâ : 8)
Ukbe b. Âmir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ashabına kurbanlık koyun dağıtmıştı. Bana da toklu düştü. “Ey Allah'ın Rasûlü ! Bana bir toklu düştü ne yapayım” dedim. O da: “Sen de onu kurban et” buyurdu. ( Ebû Davud , Dahâyâ : 5; İbn Mâce , Edâhâ : 8)
Ukbe b. Âmir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ashabı arasında kurban dağıtmıştı bana da bir toklu düşmüştü. Ben de: “Ey Allah'ın Rasûlü bana bir toklu kaldı” dedim. “Sen de onu kurban et” buyurdu. ( Ebû Davud , Dahâyâ : 5; İbn Mâce , Edâhâ : 8)
Ukbe b. Âmir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte koyundan bir toklu kurban kesmiştik. ( Ebû Davud , Dahâyâ : 5; İbn Mâce , Edâhâ : 8)
Asım b. Küleyb (radıyallahü anh), babasından rivâyet ederek şöyle demiştir: Bir yolculukta idik. Kurban bayramı geldi aramızdan bazı kimseler iki veya üç toklu karşılığında bir koyun alıyorlardı. O sırada Müzeyne kabilesinden bir adam şöyle dedi: Bir yolculukta Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikteydik. Kurban günü gelmişti. Bazı arkadaşlarımız iki ve üç toklu vererek bir koyun almak istiyordu. Bunu gören Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Toklu da koyun gibi kurban yerine geçer” buyurdu. ( Müsned : 22043)
Asım b. Küleyb (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Babamdan işittim bir adamdan şöyle aktarıyordu: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte kurbandan bir iki gün önce birlikteydik. İki toklu vererek bir koyun alıyorduk. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Toklu da aynen koyun gibi kurban edilir” buyurdu. ( Müsned : 22043)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) iki koç kurban ederdi. Ben de iki koç kurban ediyorum. ( Müsned : 22043)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) boynuzlu ve alacalı iki koç kurban etmişti. ( Buhârî , Edâhî :7; Ebû Davud , Dehâyâ: 4)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Alaca renkli boynuzlu iki koç kurban etmişti. Besmele ve tekbirde kendi eliyle kesmişti. Ayağını da koçların boynuna koymuştu. ( Buhârî , Edâhî :7; Ebû Davud , Dehâyâ: 4)
Enes b. M ali k (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), kurban bayramı günü hutbe okudu sonra gidip alaca renkli iki koç kurban etti. ( Buhârî , Edâhî :7; Ebû Davud , Dehâyâ: 4)
Ebu Bekre (radıyallahü anh) babasından rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kurban bayramı günü iki koç kurban etti ve sonra koyun sürüsünün yanına döndü ve kalan koyunları bize dağıttı. ( İbn Mâce , Edâhî : 2; Tirmizî , Edâhî : 1)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
بَابُ: مَا تُجْزِئُ عَنْهُ الْبَدَنَةُ فِي الضَّحَايَا
Rafi b. Hadîc (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ganimet dağıtırken bir deveyi on koyuna denk tutmuştu. ( İbn Mâce , Edâhî : 2; Tirmizî , Edâhî : 1)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir yolculukta Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraberdik. Kurban bayramı geldi. Bir deveye on kişi ortak olduk bir sığıra da yedi kişi ortak olarak kesmiştik. ( İbn Mâce , Edâhî : 2; Tirmizî , Edâhî : 1)
بَابُ: مَا تُجْزِئُ عَنْهُ الْبَقَرَةُ فِي الضَّحَايَا
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte Temettü haccı yaptıktan sonra yedi kişi ortaklaşa bir sığırı kurban etmiştik. ( İbn Mâce , Edâhî : 2; Tirmizî , Edâhî : 1)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bera b. Azib (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kurban bayramı günü namazdan sonra bize bir hutbe verdi ve şöyle buyurdu: “Kim bizim gibi namaz kılarsa, bizim gibi kurban keserse, kurbanını doğru kesmiş olur. Kim de namazdan önce kurbanını keserse o kimse et için kesmiş sayılır” denince Ebu Bürde şöyle dedi: “Ey Allah'ın Rasûlü ! Bu günün yeme içme günü olduğunu bildiğim için kurbanımı acele ederek namazdan önce kestim; etinden yedim, çoluk çocuğuma ve komşularıma da yedirdim.” Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “O kestiğin et için kesilmiş sayılır.” Ebu Bürde dedi ki: “Benim yanımda o kestiğim etlik için olan iki koyuna denk bir süt için beslediğim oğlak var onu kurban etsem olur mu?” Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Evet olur fakat bundan sonra kimse için oğlak kurban olmaz” buyurdular. ( İbn Mâce , Edâhî : 12; Ebû Davud , Dahâyâ : 5)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ebu Bürde b. Niyar (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, kendisi Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’den önce kurbanını kesmişti. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de tekrar kesmesini emretmişti. O da şöyle dedi: “Bir oğlağım var ama iki koyundan daha çok seviyorum.” Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Onu kes” buyurdular. ( İbn Mâce , Edâhî : 12; Ebû Davud , Dahâyâ : 5)
Cündüb b. Süfyan (radıyallahü anh) Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber bir bayram günü kurban kesmiştik. Bazı kimseler kurbanlarını bayram namazından önce kesmişlerdi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) namazdan dönünce onların kurbanlarını kesmiş olduklarını görünce: “Kim namazdan önce kurbanını kesmişse onun yerine yeni bir kurban kessinler. Bizimle namaz kılıp kurban kesmeyenler ise Allah’ın adını anarak kurbanlarını kessinler” buyurdu. ( İbn Mâce , Edâhî : 12; Ebû Davud , Dahâyâ : 5)
بَابُ: إِبَاحَةِ الذَّبْحِ بِالْمَرْوَةِ
Muhammed b. Safvan (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: İki tavşan yakalamıştım onları kesmek için bıçak bulamadım ve keskin bir taşla kestim. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına gelerek: “Ey Allah'ın Rasûlü iki tavşan avladım, kesecek bir şey bulamayınca onları keskin taşla kestim, onları yiyebilir miyim?” dedim. O da: “Ye” buyurdu. ( Ebû Davud , Dahâyâ : 15; İbn Mâce , Sayd : 17)
Zeyd b. Sabit (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir kurt koyunu dişledi, kesecek bir şey bulamayınca koyunu keskin bir taşla kestiler. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de onu yemeye izin verdi. ( İbn Mâce , Sayd : 17; Müsned : 20614)
Adiy b. Hatim (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ey Allah'ın Rasûlü ! Köpeğimi gönderiyorum avı yakalayıp getiriyor fakat kesecek bir şey bulamıyorum keskin bir taşla ve keskin bir ağaç parçasıyla kesebilir miyim?” dedim. “Besmele çek kanını akıt ne ile kesersen kes” buyurdu. ( Ebû Davud , Dahâyâ : 15)
Ebu Said el Hudrî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ensardan bir adamın bir devesi vardı. Onu Uhud dağı çevresinde otlatırken o deveye bir hal oldu. Ensar o deveyi bir kazıkla kesti. Ravi , Zeyd’e sordum o kazık demir mi yoksa ağaç mı idi diye. O da: “Ağaç idi” diye cevap verdi. Adam gelip olayı Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e aktarınca Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ondan yemesini emretti. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Rafi b. Hadîc (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Besmele çekerek kan akıtın ne ile keserseniz kesin sadece diş ve tırnakla kesmeyin.” ( Ebû Davud , Dahâyâ : 15; İbn Mâce , Zebaih : 5)
بَابُ: الذَّبْحِ بِالسِّنِّ
Rafi b. Hadîc (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: “Ey Allah'ın Rasûlü ! Biz düşmanla karşılaşacağız yanımızda da bıçak bulunmaz ise hayvanları ne ile keseceğiz?” dedim. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Besmele çekilerek diş ve tırnaktan başka kan akıtabilecek her şeyle kesip yiyebilirsiniz. Bunun sebebi şudur: Diş kemiktir. Tırnak ise Habeşlilerin bıçağıdır” (Onlara benzemeyiniz) buyurdu. ( Ebû Davud , Dahâyâ : 15; İbn Mâce , Zebaih : 5)
Şeddad b. Evs (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den iki şeyi ezberlemiştim şöyle buyurmuştu: “Allah her şeyde iyi davranmayı emretti. O halde bir şeyi öldüreceğinizde bile onu incitmeden, ızdırap çektirmeden öldürün. Hayvan kestiğinizde de onu incitmeden kesin, bıçağınızı iyi bileyin ve hayvanı fazla incitmeyin.” ( Ebû Davud , Dahâyâ : 15; İbn Mâce , Zebaih : 5)
بَابُ: الرُّخْصَةِ فِي نَحْرِ مَا يُذْبَحُ وَذَبْحِ مَا يُنْحَرُ
Ebu Bekir’in kızı Esma (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında atı deve boğazlar gibi kesip yerdik. ( Buhârî , Zebaih : 27; İbn Mâce , Zebaih : 12)
بَابُ: ذَكَاةِ الَّتِي قَدْ نَيَّبَ فِيهَا السَّبْعُ
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ebu’l Uşera (radıyallahü anh) babasından naklederek şöyle demiştir: “Ey Allah'ın Rasûlü ! Hayvan boğazından başka bir yerinden kesilemez mi?” diye sordum. O da: “Budundan da olsa kesip kan akıtarak öldürürsen yeterlidir” buyurdu. ( Ebû Davud , Dahâyâ : 16; Tirmizî , Etıme : 5)
Rafi (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ey Allah'ın Rasûlü ! Yarın düşmanla karşılaşacağız, yanımızda bıçak bulunmazsa hayvanı ne ile keselim?” Şöyle buyurdular: “Diş ve tırnaktan başka kanını akıtacak ne ile kesersen kes caizdir. Besmele çekerek kes ve ye.” Bir seferinde Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in elde ettiği ganimet develerinden biri kaçmıştı. Bir adam onu okla vurdu ve yakaladı. Bunu gören Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Bazen bu hayvanlarda vahşileşirler, bunları kaçırırsanız yakalamak için böyle yaparsınız” buyurdu. ( Buhârî , Zebaih : 25; Ebû Davud , Dahâyâ : 13)
Rafi b. Hadîc (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: “Ey Allah'ın Rasûlü ! Yarın düşmanla karşılaşacağız, yanımızda bıçak olmaz ise hayvanları ne ile kesebiliriz?” dedim. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kanı akıtan her şeyle kesebilirsiniz diş ve tırnak hariç. Besmele çek kes ve ondan ye. Diş kemiktir. Tırnak ise Habeşlilerin bıçağıdır.” Bir seferde bir deve veya koyun kaçmıştı ve yakalanmamıştı. Bir adam onu okla vurarak yakaladı. Bunu gören Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bu develer de vahşî hayvanlar gibi bazen vahşileşirler, bunları kaçırırsanız ve yakalayamaz iseniz böyle yaparsınız.” ( Buhârî , Zebaih : 25; Ebû Davud , Dahâyâ : 13)