Muaz b. Abdullah (radıyallahü anh) babasından rivâyet ederek şöyle demiştir: Karanlık bir gecede yağmurdan ıslandık. Bize namaz kıldırması için Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i bekledik -veya benzeri sözler söyledi- o sırada Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bize namaz kıldırmak üzere gelerek: “Oku” dedi. Ben de: “Ne okuyayım?” deyince Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): “Her akşam ve sabah üçer defa “ Kulhüvallahü ehad ” sûresiyle Nâs ve Felâk sûrelerini oku, seni her türlü tehlike ve zarardan korumaya yeterli olur” buyurdu. ( Ebû Davud , Edeb : 110; Tirmizî , Dua: 115)
Sünen-i Nesâî › Kitâb 50 · Allah'a SığınmaKonum
- 1Tahâret324
- 2Sular23
- 3Hayız ve İstihâze49
- 4Gusül ve Teyemmüm53
- 5Namaz46
- 6Namaz Vakitleri132
- 7Ezan62
- 8Mescidler54
- 9Kıble35
- 10İmâmet99
- 11Namaza Başlama153
- 12Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)150
- 13Namazda Sehiv188
- 14Cuma Namazı66
- 15Yolculukta Namazı Kısaltma26
- 16Tutulma Namazı45
- 17Yağmur Duası (İstiskâ)25
- 18Korku Namazı27
- 19İki Bayram Namazı42
- 20Gece Namazı ve Gündüz Nâfileleri220
- 21Cenâzeler272
- 22Oruç345
- 23Zekât184
- 24Hac467
- 25Cihâd111
- 26Nikâh193
- 27Talâk174
- 28Atlar, Yarışlar ve Atıcılık33
- 29Vakıflar17
- 30Vasiyyetler61
- 31Hediyeler16
- 32Bağışlar18
- 33Rukbâ14
- 34Umre42
- 35Ziraat178
- 36Kadınlara İyi Muâmele27
- 37Kan Dökmenin Haramlığı167
- 38Fey' Malının Dağıtımı16
- 39Bîat63
- 40Akîka10
- 41Fera' ve Atîre41
- 42Av ve Kesim98
- 43Kurbanlar (Dahâyâ)88
- 44Mâlî Muâmeleler257
- 45Kasâme, Kısas ve Diyet164
- 46Hırsızın Elinin Kesilmesi115
- 47Îmân ve Alâmetleri55
- 48Süs ve Zînet339
- 49Kadıların Âdâbı49
- 50Allah'a Sığınma112
- 51İçecekler220
(50) Kitâb: Allah'a Sığınma
Abdullah b. Hubeyb (radıyallahü anh) babasından rivâyet ederek şöyle demiştir: “Mekke yolunda Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraberdim. Bir ara ondan ayrıldım yanına yaklaşınca, bana: “Oku” dedi. Ben de: “Ne okuyayım” dedim. Tekrar: “Oku” buyurdu. Ben de: “Ne okuyayım” dedim. Bu sefer: “ Nâs ve Felâk sûrelerini sonuna kadar okuduktan sonra: “İnsanlar bu iki sûreden daha değerli bir şeyle Allah’a sığınmazlar” buyurdu. ( Ebû Davud , Edeb : 110; Tirmizî , Dua: 115)
Ukbe b. Amir el Cüheni (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir savaşta Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in devesini çekiyordum bir ara bana: “Ey Ukbe oku” dedi. Ne demek istediğini anlayamadığım için sözüne kulak verdim sonra tekrar: “Ey Ukbe oku” buyurdu. Yine anlayamadım ve tekrar kulak verdim üçüncü sefer yine “Oku” buyurdu. Bu sefer ben: “Ne okuyayım?” dedim. Şöyle buyurdu: “ İhlâs sûresini sonuna kadar okudu sonra Felâk sûresini sonuna kadar okudu ben de kendisiyle birlikte okudum sonra Nâs sûresini okudu ben de kendisiyle birlikte sonuna kadar okudum sonra şöyle buyurdu: “Hiç kimse bu sûreler gibisiyle Allah’a sığınmadı.” ( Tirmizî , Fedailü’l Kur’an : 12; Dârimi , Fedailü’l Kur’an : 25)
Ukbe b. Amir el Cühenî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bana: “Oku” dedi. Ben de: “Ne okuyayım?” dedim. Bana: “ İhlas , Felâk ve Nâs sûrelerini oku” dedi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kendisi bizzat okudu sonra da şöyle buyurdu: “İnsanlar bu sûreler gibisiyle Allah’a sığınmadı veya insanlar bu sûreler gibi değerli hiçbir sûre ile Allah’a sığınmadılar.” ( Tirmizî , Fedailü’l Kur’an : 12; Dârimi , Fedailü’l Kur’an : 25)
İbn Âbis el Cühenî (radıyallahü anh) anlatıyor: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ona: “Ey Âbis sana Allah’a sığınanların okuyacağı en değerli bir şeyi söyleyeyim mi?” -veya haber vereyim mi- buyurdu. Ben de: “Evet haber ver Ey Allah'ın Rasûlü !” dedim. O da şöyle buyurdu: “ Nâs ve Felâk denilen iki sûredir.” ( Müsned : 14901)
Ukbe b. Âmir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e beyaz bir katır hediye edilmişti ona bindi, ben de katırı çekip götürüyordum. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bana: “Oku” dedi. Ben de: “Ne okuyayım?” dedim. O da: “ Felâk sûresini” dedi ve tekrar tekrar okuyarak bana öğretti. Bu sûreyi pek önemsemediğimi anlayınca “G ali ba küçük gördün” dedi. Bundan sonra ben de bu sûreye çok önem verdim. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Ukbe b. Âmir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, bizzat kendisi “ Muavvizeteyn sûreleri hangi sûrelerdir?” diye sordum da: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bize imam oldu ve sabah namazında o sûrelerle bize namaz kıldırdı” dedi. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Ukbe (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Nâs ve Felâk sûrelerini okuyarak sabah namazını kıldırdı. ( Tirmizî , Fedailü’l : Kur’an : 12; Dârimi , Fedailü’l Kur’an : 12)
Ukbe b. Âmir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir yolculukta Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in katırını çekiyordum. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bana: “Ey Ukbe ! Sana okunan en hayırlı iki sûre öğreteyim mi?” buyurdu ve bana Nâs ve Felâk sûrelerini öğretti. O iki sûreye pek değer vermediğimi anlayınca sabah namazı için mola verdiğimiz bir yerde o iki sûre ile sabah namazını kıldırdı. Namaz bitince bana dönerek: “Ey Ukbe nasıl buldun?” buyurdu. ( Tirmizî , Fedailü’l : Kur’an : 12; Dârimi , Fedailü’l Kur’an : 12)
Ukbe b. Âmir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir yolculukta Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in binitinin çekip götürüyordum. Bir ara Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bana: “Ey Ukbe biraz da sen binmeyecek misin?” buyurdu. Ben de hürmetimden dolayı ve saygısızlık olur diye Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in binitine binmekten çekindim. Biraz sonra, yine: “Binmeyecek misin? Ey Ukbe ” deyince, itaatsizlik olur korkusuyla çekindim. Kendisi indi ben bindim. Biraz bindikten sonra indim. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bindi ve şöyle buyurdu: “İnsanların okuduğu iki hayırlı sûreyi öğreteyim mi?” Böylece Nâs ve Felâk sûrelerini bana okudu namaz vakti olunca öne geçip imam oldu ve bu iki sûre ile namaz kıldırdı. Ve bana dönerek “Ey Ukbe nasıl buldun? Bu iki sûreyi her uykuya yatacağında ve kalkınca oku” buyurdu. ( Tirmizî , Fedailü’l : Kur’an : 12; Dârimi , Fedailü’l Kur’an : 12)
Ukbe b. Âmir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte yürüyordum. Bir ara bana: “Ey Ukbe oku” dedi. Ben de: “Ne okuyayım Allah'ın Rasûlü !” dedim. Biraz sustu. Sonra yine: “Ey Ukbe oku!” dedi. Ben: “Ne okuyayım Ey Allah'ın Rasûlü ” dedim. Yine biraz sustu. Bu sefer ben: “Allah’ım onu tekrar ettir diye dua ettim. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) hemen: “ Ukbe oku” dedi. Ben de: “Ne okuyayım? Ey Allah'ın Rasûlü !” dedim. “ Felâk sûresini oku” buyurdu. Ben de sonuna kadar okudum. Daha sonra: “Yine oku” buyurdu. Ben de: “Ne okuyayım Ey Allah'ın Rasûlü deyince, “ Nâs sûresini oku” dedi. Ben de sonuna kadar okudum sonra Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Hiçbir kimse bu sûrelerin bir benzeriyle ne Allah’tan bir dilek dilemiştir. Ne de bir şeyden Allah’a sığınmıştır.” ( Tirmizî , Fedailü’l : Kur’an : 12; Dârimi , Fedailü’l Kur’an : 12)
Ukbe b. Âmir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına geldim binitinin üzerindeydi. Elimi ayağının üzerine koydum ve: “Bana Hûd ve Yûsuf sûrelerini okut” dedim. Bunun üzerine: “Allah katında Felâk sûresinden daha tesirli bir sûre okuyamazsın” buyurdu. ( Tirmizî , Fedailü’l : Kur’an : 12; Dârimi , Fedailü’l Kur’an : 12)
Ukbe b. Âmir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bu güne kadar eşi benzeri görülmedik ayetler bana indirildi diyerek Nâs ve Felâk sûrelerini sonuna kadar okudu.” ( Tirmizî , Fedailü’l : Kur’an : 12; Dârimi , Fedailü’l Kur’an : 12)
Câbir b. Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bana: “Oku Câbir ” dedi. Ben de: “Ne okuyayım anam babam senin yoluna feda olsun” dedim. Bunun üzerine bana: “ Felâk ve Nâs sûrelerini oku” dedi. Ben de onları okudum. Bunun üzerine bana: “Bunları okumaya devam et bu sûreler gibisini okuyamazsın” buyurdu. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Abdullah b. Amr (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) dört şeyden Allah’a sığınırdı: “Faydasız ilimden, itaat etmeyen kalbten , kabul olunmayan duadan doymayan (aç gözlü) nefisten.” ( Ebû Davud , Salat : 367; İbn Mâce , Fedailü’l Kur’an : 18)
Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Korkaklıktan, cimrilikten, kalbin kötülüklere kaymasından ve kabir azabından Allah’a sığınırdı.” (Müslim, Mesacid : 25; Ebû Davud , Salat : 184)
Şekel b. Humeyd (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına vardım ve: “Ey Allah'ın Peygamberi nelerden ve nasıl Allah’a sığınacağımı bana öğret” dedim. Elimi tuttu ve: “Allah’ım kulağımın şerrinden, gözümün şerrinden, dilimin şerrinden, kalbimin şerrinden ve menimin şerrinden Sana sığınırım de” buyurdu. Ben de öylece ezberleyiverdim. Sa’d der ki: Meni erkeklik suyu demektir. ( Tirmizî , Deavat : 75; Ebû Davud , Salat : 367)
Mus’ab b. Sa’d (radıyallahü anh) babasından naklederek şöyle diyor: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in öğrettiği şu beş şeyi dua ederken babam bize öğretmişti. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) büyük dua eder ve böyle derdi: “Allah’ım! Cimrilikten Sana sığınırım, korkaklıktan Sana sığınırım, ihtiyarlığın rezillik dönemine düşmekten, dünya ve fitnelerinden Sana sığınırım, kabir azabından da Sana sığınırım.” ( Buhârî , Deavat : 36; Tirmizî , Deavat : 75)
İbn Mes’ud (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) beş şeyden Allah’a sığınırdı: “Cimrilik, korkaklık, ömrün sonlarında kötü duruma düşmekten, kalbin batıl şeylere kaymasından ve kabir azabından.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Amr b. Meymun el Evdî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Said, öğretmenlerin çocukları okutup bellettikleri gibi oğullarına aşağıdaki duayı belletir ve Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) her namazın sonunda bunlardan Allah’a sığınırdı: “Allah’ım! Cimrilikten Sana sığınırım, korkaklıktan Sana sığınırım, ömrün sonlarında rezil duruma düşmekten Sana sığınırım, dünyaya aldanmaktan Sana sığınırım, kabir azabından Sana sığınırım.” Bu hadisi Mus’ab’a söyledim o da tasdik etti. (Müslim, Zikir ve Dua: 15; Tirmizî , Dua: 71)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle dua ederdi: “Allah’ım! Acizlikten, tembellikten, cimrilikten, ihtiyarlıktan, kabir azabından, hayatın ve ölümün fitnesinden Sana sığınırım.” ( Tirmizî , Deavat : 75; Buhârî , Deavat : 36)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Enes b. M ali k (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in devam edip terk etmediği dualar vardır şu duada onlardandır: “Allah’ım! Gam ve kederden, acizlikten, tembellikten, cimrilikten, korkaklıktan, borçtan ve insanların zulümlerinden Sana sığınırım.” ( Tirmizî , Deavat : 75; Buhârî , Deavat : 36)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle dua ederdi: “Allah’ım! Tembellikten Sana sığınırım, ihtiyarlıktan Sana sığınırım, korkaklıktan, cimrilikten, deccal fitnesinden ve kabir azabından Sana sığınırım.” ( Tirmizî , Deavat : 75; Buhârî , Deavat : 36)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle dua ederdi: “Allah’ım! Acizlikten, tembellikten, ihtiyarlıktan, cimrilikten, korkaklıktan, kabir azabından ve hayatın ve ölümün fitnelerinden Sana sığınırım.” ( Tirmizî , Deavat : 75; Buhârî , Deavat : 36)
Enes b. M ali k (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) dua ederken şöyle derdi: “Allah’ım! Gam ve üzüntüden, acizlikten, tembellikten, cimrilikten, korkaklıktan, borç sıkıntısından ve insanların zulümlerinden Sana sığınırım.” ( Tirmizî , Deavat : 75; Buhârî , Deavat : 36)
بَابُ: الِاسْتِعَاذَةِ مِنَ الْمَغْرَمِ وَالْمَأْثَمِ
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Şekel b. Humeyd (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına geldim ve şöyle dedim: “Ey Allah'ın Peygamberi! Nelerden Allah’a sığınacağımı bana öğret.” Elimden tuttu ve: “Allah’ım! Kulağımın şerrinden, gözümün şerrinden, dilimin şerrinden, kalbimin şerrinden, menimin şerrinden Sana sığınırım de” buyurdu. Ben de bunları ezberledim. Sa’d diyor ki: Meni erkelik suyu demektir. ( Tirmizî , Deavat : 74; Ebû Davud , Salat : 367)
Şekel b. Humeyd (radıyallahü anh) babasından rivâyetle şöyle demiştir: “Ey Allah'ın Rasûlü ! Bana faydası olacak bir dua öğretir misin?” dedim. O da: “Allah’ım! Bana afiyet ver, gözümün şerrinden, kulağımın şerrinden, dilimin şerrinden, kalbimin şerrinden, menimin şerrinden Sana sığınırım. (Yani tenasül organımın şerrinden) de” buyurdu. ( Tirmizî , Deavat : 74; Ebû Davud , Salat : 367)
Humeyd (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Enes b. M ali k’e kabir azabından ve deccaldan sordular. O da: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah’ım! Tembellikten, ihtiyarlıktan, korkaklıktan, cimrilikten, deccal fitnesinden ve kabir azabından Sana sığınırım” derdi, diye cevap verdi. (Müslim, Zikir Dua: 15; Tirmizî , Deavat : 71)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): “Allah’ım! Acizlikten, tembellikten, cimrilikten, korkaklıktan, ihtiyarlıktan, kabir azabından, hayatın ve ölümün fitnelerinden Sana sığınırım” buyurdu. (Müslim, Zikir Dua: 15; Tirmizî , Deavat : 74)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle dua ederdi: “Allah’ım! Fakirlikten Sana sığınırım, darlık ve zilletten Sana sığınırım, zulüm etmekten ve zulme uğramaktan da Sana sığınırım.” ( İbn Mâce , Dua: 78; Ebû Davud , Salat : 367)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Fakirlikten ve darlıktan, zelil olmaktan, zulmetmekten, zulme uğramaktan Allah’a sığının.” ( İbn Mâce , Dua: 78; Ebû Davud , Salat : 367)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle dua ederdi: “Allah’ım! Darlıktan, fakirlikten, zillete düşmekten Sana sığınırım, zulmetmekten ve zulme uğramaktan da Sana sığınırım.” ( İbn Mâce , Dua: 78; Ebû Davud , Salat : 367)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Fakirlikten, darlıktan, zillete düşmekten, zulmetmekten ve zulme uğramaktan Allah’a sığınırız.” ( İbn Mâce , Dua: 78; Ebû Davud , Salat : 367)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Fakirlikten, darlıktan, zillete düşmekten, zulmetmekten ve zulme uğramaktan Allah’a sığınırız.” ( İbn Mâce , Dua: 78; Ebû Davud , Salat : 367)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) çoğunlukla şu sözlerle dua ederdi: “Allah’ım! Ateşin (Cehennemin) f itnesinden ve ateşin azabından, kabir fitnesinden ve kabir azabından, Mesih decc ali n fitnesinin şerrinden, fakirliğin fitnesinin şerrinden, zenginliğin fitnesinin şerrinden Sana sığınırım. Allah’ım! Hatalarımı kar ve dolu suyu ile yıka. Beyaz elbisenin kirini temizlediğin gibi kalbimi de hata ve günahlardan temizle. Benimle hatalarımın arasını doğu ile batının arasını uzaklaştırdığın gibi uzaklaştır. Allah’ım! Tembellikten, ihtiyarlıktan, borçtan ve günaha girmekten Sana sığınırım.” ( İbn Mâce , Dua: 3; Tirmizî , Salat : 367)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah’ım! Dört şeyden Sana sığınırım. Faydasız ilimden, itaat etmeyen kalpten, doymayan (aç gözlü) nefisten ve kabul olunmayan duadan.” ( Ebû Davud , Salat : 367; İbn Mâce , Dua: 3)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle dua ederdi: “Allah’ım! Açlıktan Sana sığınırım o ne kötü bir durumdur. Hainlikten de Sana sığınırım o da ne kötü bir duygudur.” ( Ebû Davud , Salat : 367; İbn Mâce , Dua: 3)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle dua ederdi: “Allah’ım! Açlıktan Sana sığınırım o ne kötü bir durumdur. Hainlikten de Sana sığınırım o da ne kötü bir duygudur.” ( Ebû Davud , Salat : 367)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bu dualarla dua ederdi: “Allah’ım! Faydasız ilimden, kabul olunmayan duadan, itaat etmeyen kalbten , doymayan (aç gözlü) nefisten Sana sığınırım der ve bu dört şeyi sayardı.” ( Müsned : 13180)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle dua ederdi: “Allah’ım! Anlaşmazlıktan, iki yüzlülükten ve kötü huydan Sana sığınırım.” ( Ebû Davud , Salat : 367)
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), borç edinmekten ve günaha girmekten Allah’a çok sığınırdı. Bu yüzden kendisine: “Ey Allah'ın Rasûlü ! Borçlanmaktan ve günah işlemekten Allah’a ne çok sığınıyorsun” denildi. Bunun üzerine şöyle buyurdu: “İnsan borçlanırsa konuşur durur yalan söyler, söz verir ve sözünde durmaz.” ( Tirmizî , Dua: 77; İbn Mâce , Dua: 3)
Ebu Said el Hudrî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim şöyle buyurdu: “Küfürden ve borçlanmadan Allah’a sığınırım.” Bir adam dedi ki: Ey Allah’ın Rasûlü ! Borçlanmayı küfürle bir mi tutuyorsun?” O da: “Evet” buyurdu. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Ebu Said el Hudrî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim şöyle buyurdu: “Küfürden ve borçlanmadan Allah’a sığınırım.” Bir adam dedi ki: Ey Allah’ın Rasûlü ! Borçlanmayı küfürle bir mi tutuyorsun?” O da: “Evet” buyurdu. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Amr b. Âs (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle dua ederdi: “Allah’ım! Borca batıp gitmekten ve düşmanların sevinmesinden Sana sığınırım.” ( Müsned : 6329)
Enes b. M ali k (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle dua ederdi: “Allah’ım! Gam ve kederden, tembellik ve cimrilikten, korkaklıktan, borca batıp gitmekten ve insanların zulmetmesinden Sana sığınırım.” ( Ebû Davud , Menasik : 24; Müslim, Zikir Dua: 15)
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle dua ederdi: “Allah’ım! Kabir azabından, ateşin fitnesinden, kabirin fitnesinden, mesih decc ali n fitnesinin şerrinden, zenginliğin fitnesinin şerrinden, fakirliğin fitnesinin şerrinden Sana sığınırım. Allah’ım! hatalarımı kar ve dolu suyu ile yıkayıp tertemiz et. Beyaz elbiseyi kirlerden tertemiz yaptığın gibi kalbimi de hata ve günahlardan temizle. Allah’ım! Tembellikten, ihtiyarlıktan, borçlanmaktan ve günahtan Sana sığınırım.” (Müslim, Zikir Dua: 15; İbn Mâce , Dua: 3)