Zeyd b. Sabit (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Umra sûretiyle verilen mal verilen kimsenin varisine aittir.” (Ebû Davud, Büyü’: 89; İbn Mâce, Hibe: 3)
Sünen-i Nesâî › Kitâb 34 · UmreKonum
- 1Tahâret324
- 2Sular23
- 3Hayız ve İstihâze49
- 4Gusül ve Teyemmüm53
- 5Namaz46
- 6Namaz Vakitleri132
- 7Ezan62
- 8Mescidler54
- 9Kıble35
- 10İmâmet99
- 11Namaza Başlama153
- 12Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)150
- 13Namazda Sehiv188
- 14Cuma Namazı66
- 15Yolculukta Namazı Kısaltma26
- 16Tutulma Namazı45
- 17Yağmur Duası (İstiskâ)25
- 18Korku Namazı27
- 19İki Bayram Namazı42
- 20Gece Namazı ve Gündüz Nâfileleri220
- 21Cenâzeler272
- 22Oruç345
- 23Zekât184
- 24Hac467
- 25Cihâd111
- 26Nikâh193
- 27Talâk174
- 28Atlar, Yarışlar ve Atıcılık33
- 29Vakıflar17
- 30Vasiyyetler61
- 31Hediyeler16
- 32Bağışlar18
- 33Rukbâ14
- 34Umre42
- 35Ziraat178
- 36Kadınlara İyi Muâmele27
- 37Kan Dökmenin Haramlığı167
- 38Fey' Malının Dağıtımı16
- 39Bîat63
- 40Akîka10
- 41Fera' ve Atîre41
- 42Av ve Kesim98
- 43Kurbanlar (Dahâyâ)88
- 44Mâlî Muâmeleler257
- 45Kasâme, Kısas ve Diyet164
- 46Hırsızın Elinin Kesilmesi115
- 47Îmân ve Alâmetleri55
- 48Süs ve Zînet339
- 49Kadıların Âdâbı49
- 50Allah'a Sığınma112
- 51İçecekler220
(34) Kitâb: Umre
Zeyd b. Sabit (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Umra modeli ile mal bağışlanmışsa, o mal bağışlanan kimsenin varislerine aittir.” (Ebû Davud, Büyü’: 89; İbn Mâce, Hibe: 3)
Zeyd b. Sabit (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Umra şeklindeki verilen malın verilen kimsenin varislerine ait olduğuna hükmetti.” (Ebû Davud, Büyü’: 89; İbn Mâce, Hibe: 3)
Zeyd b. Sabit (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim Umra modeliyle bir şey verirse, hayatında da öldüğünde de o mal verdiği kimsenindir. Rukba modeliyle bir şey verip almayınız, kim bu yolla bir şey verirse o verdiği kimsenindir.” (Ebû Davud, Büyü’: 89; İbn Mâce, Hibe: 3)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Umra şeklinde mal hibe etmek caizdir.” (Müsned: 2138)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Umra şeklinde mal hibe etmek caizdir.” (Müsned: 2138)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), insanlara hitab ederek: “Umra modeliyle bir malı hibe etmek caizdir” buyurdu. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Umra modeliyle hibe etmek caizdir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Ata’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bir kimseye yaşadığı sürece bir şey verilirse o verilen şey hayatı ve ölümünde de o kimsenin malıdır.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Rukba ve Umra modeliyle mal vermeyiniz. Kime, Rukba ve Umra yoluyla bir şey verilirse o mal verilen kişinin varislerine aittir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Umra ve Rukba yoluyla mal vermek yoktur. Kime Umra ve Rukba yoluyla bir mal verirse artık o mal yaşadığı sürece ve öldüğünde de verilen kimsenindir.” (İbn Mâce, Hibe: 4)
Yine İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Umra ve Rukba modeli mal hibe etmek yoktur. Kime, Umra ve Rukba sûretiyle bir mal verilirse o mal yaşadığı sürece ve ölümünde de verilen kimsenindir.” (İbn Mâce, Hibe: 4)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Rukba yoluyla mal hibe etmeyi yasakladı ve kime Rukba yoluyla bir mal verilirse artık o mal verilenindir” buyurdu. (İbn Mâce, Hibe: 4)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kime, Umra şeklinde bir mal hibe edilirse o mal yaşadığı sürece ve ölümünde de hibe edilen kimsenindir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Ey Ensar topluluğu! Mallarınızı elinizde tutunuz, onları Umra modeliyle hibe etmeyiniz. Zira kim Umra şeklinde bir malını başka birisine hibe ederse, verdiği o mal o kişi yaşadığı sürece ve öldüğünde de verilen kimseye aittir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Mallarınızı kendi üzerinizde tutunuz o mallarınızı Umra sûretiyle başkalarına hibe etmeyiniz. Kime Umra şeklinde bir mal verilirse -yani ömrün oldukça bu mal senindir diyerek- Artık o mal yaşadığı süre ve öldüğünde de o kimsenin sayılır.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Rukba modeliyle verilen bir mal artık verilen kimsenin olmuştur.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kime Umra yoluyla bir mal verilirse, artık o mal onun ve çocuklarınındır. O kimseye varis olan çocuklar o mala da aynı şekilde varis olurlar.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Umra şeklindeki bağışlanan mal bağışlanan kimsenin ve varislerinindir. Yani o kimseye varis olanlar bu mala da varis olurlar.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bir kimseye Umra şeklinde bir mal verilirse, artık o mal ona ve varislerine aittir. O kimsenin ölümünde varisleri tüm mallarıyla birlikte bu yolla gelen mala da varis olurlar.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Abdullah b. Zübeyr (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Herhangi bir kimse başka bir kimseye Umra yoluyla bir malı bağışlarsa o mal bağışlanan kimseye ve varislerine aittir o kimse ölünce diğer malları gibi bu malda miras olarak kalır.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim, Umra yoluyla bir malı birine bağışlarsa, artık o mal kesinlikle bağışlayan kimseye dönmeyecek şekilde hibe edilene aittir. Hibe edenin o mal üzerinde sözü geçerli değildir. Dolayısıyla mal Umra olarak verilen kimse ve varislerinindir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Herhangi bir kimseye Umra yoluyla bir mal bağışlanırsa o mal onun ve varislerinin olmuş olur. Veren kimse o malına bir daha dönemez. Çünkü verilen mal verilmiş bitmiştir. Verilen kimsenin mirasçılarına geçecektir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Câbir (radıyallahü anh)’in haber verdiğine göre Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle hükmetti: “Bir kimse Umra yoluyla bir malı başkasına hibe ederse o mal artık hibe edilen kimsenin ve varislerinindir. O mal hibe edilenin diğer malları gibi olmuştur. Eğer bu kimse ölürse o mallarda tüm varisler aynı şekilde hak sahibidirler.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Kim bir malı Umra şeklinde bir başkasına hibe ederse o mal o kimsenin ve varislerinindir. O malda hibe eden kimsenin hiçbir şartı ve istisnası caiz değildir” diye hükmetti. Ebu Seleme der ki: “O malı hibe eden miras geçerli olacak bir hibe de bulunmuş oldu, miraslar ve mirasçılar o hibe eden kimsenin şartını kesmiş oldu.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim başka bir kimseye kendisine ve varislerine ait bir malı Umra sûretiyle bağışlarsa yani bu malı sana ve varislerine verdim derse artık o malda veren kimsenin ve varislerinin hiçbir hakkı yoktur çünkü o mal verilen kimseye aittir. Ve mal sahibine geri dönmez çünkü o malı hibe ederken miras muameleri yapılacak şekilde yani kesin olarak vermiştir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Umra yoluyla bir mal bağışlanmışsa o mal bağışlanan kimseye aittir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Umra şeklinde bağışlanan mal bağışlanan kimseye aittir.” (İbn Mâce, Hibe: 3; Tirmizî, Ahkam: 16)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Umra şeklinde mal hibe etmek yoktur kime bu yolla bir mal verilirse o mal verilen kimseye aittir.” (İbn Mâce, Hibe: 3; Tirmizî, Ahkam: 16)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kime Umra şeklinde bir mal hibe edilirse o mal hibe edilen kimsenindir.” (İbn Mâce, Hibe: 3; Tirmizî, Ahkam: 16)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Umra modeli mal bağışlamak caizdir.” (İbn Mâce, Hibe: 3; Tirmizî, Ahkam: 16)
Katade (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Süleyman b. Hişam bana Umra’yı sordu. Dedim ki: Muhammed b. Şirin Şureyh’ten şunları nakletti: “Allah’ın Peygamberi Umranın caiz olduğuna hükmetti.” (Müslim, Hibat: 4; Buhârî, Hibe: 30)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Amr b. Şuayb (radıyallahü anh) babasından ve dedesinden rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Mekke’yi fethettikten sonra bir konuşma yaptı ve şöyle buyurdu: “Evli bir kadın kocasının izni olmaksızın bir şey veremez.” (Ebû Davud, Büyü’: 87; Müsned: 6394)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kureyş, Ensarî, Sekafi ve Devsiler dışında kimseden hediye almamaya karar verdim.” (Ebû Davud, Büyü’: 83; Tirmizî, Menakıb: 74)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e bir miktar et getirilmişti. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Bu nedir?” diye sorunca, Berire’ye getirilen sadakalardan denildi. O zaman Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Bu et Berire’ye sadakadır. Fakat bize onun hediyesidir” buyurdu. (Müslim, Zekat: 52; Ebû Davud, Zekat: 30)