Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Sünen-i Nesâî › Kitâb 17 · Yağmur Duası (İstiskâ)Konum
- 1Tahâret324
- 2Sular23
- 3Hayız ve İstihâze49
- 4Gusül ve Teyemmüm53
- 5Namaz46
- 6Namaz Vakitleri132
- 7Ezan62
- 8Mescidler54
- 9Kıble35
- 10İmâmet99
- 11Namaza Başlama153
- 12Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)150
- 13Namazda Sehiv188
- 14Cuma Namazı66
- 15Yolculukta Namazı Kısaltma26
- 16Tutulma Namazı45
- 17Yağmur Duası (İstiskâ)25
- 18Korku Namazı27
- 19İki Bayram Namazı42
- 20Gece Namazı ve Gündüz Nâfileleri220
- 21Cenâzeler272
- 22Oruç345
- 23Zekât184
- 24Hac467
- 25Cihâd111
- 26Nikâh193
- 27Talâk174
- 28Atlar, Yarışlar ve Atıcılık33
- 29Vakıflar17
- 30Vasiyyetler61
- 31Hediyeler16
- 32Bağışlar18
- 33Rukbâ14
- 34Umre42
- 35Ziraat178
- 36Kadınlara İyi Muâmele27
- 37Kan Dökmenin Haramlığı167
- 38Fey' Malının Dağıtımı16
- 39Bîat63
- 40Akîka10
- 41Fera' ve Atîre41
- 42Av ve Kesim98
- 43Kurbanlar (Dahâyâ)88
- 44Mâlî Muâmeleler257
- 45Kasâme, Kısas ve Diyet164
- 46Hırsızın Elinin Kesilmesi115
- 47Îmân ve Alâmetleri55
- 48Süs ve Zînet339
- 49Kadıların Âdâbı49
- 50Allah'a Sığınma112
- 51İçecekler220
- 1بَابُ الْحَالِ الَّتِي يُسْتَحَبُّ لِلْإِمَامِ أَنْ يَكُونَ عَلَيْهَا إِذَا خَرَجَ
- 2بَابُ جُلُوسِ الْإِمَامِ عَلَى الْمِنْبَرِ لِلِاسْتِسْقَاءِ
- 3بَابُ الصَّلَاةِ بَعْدَ الدُّعَاءِ
- 4بَابُ الْجَهْرِ بِالْقِرَاءَةِ فِي صَلَاةِ الِاسْتِسْقَاءِ
- 5بَابُ رَفْعِ الْإِمَامِ يَدَيْهِ عِنْدَ مَسْأَلَةِ إِمْسَاكِ الْمَطَرِ
(17) Kitâb: Yağmur Duası (İstiskâ)
Ezanın okunma şeklini rüyasında gören Abdullah b. Zeyd (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) yağmur duası için mescide çıktı, kıbleye döndü, elbisesini ters çevirdi ve iki rekat namaz kıldı.” ( Buhârî , İstiska : 1)
بَابُ الْحَالِ الَّتِي يُسْتَحَبُّ لِلْإِمَامِ أَنْ يَكُونَ عَلَيْهَا إِذَا خَرَجَ
Hişam b. İshak b. Abdullah b. Kinane (radıyallahü anh), babasından naklederek şöyle diyor: Filan kimse beni, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yağmur duası namazı hakkında bilgi edinmem için İbn Abbas’a göndermişti. O da şu bilgileri verdi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) yalvararak, alçak gönüllü, üstü başı perişan vaziyette yağmur duasına çıktı. Hutbesi sizin yaptığınız bu hutbe gibi değildi. Hutbeden sonra iki rekat namaz kıldırdı. ( Tirmizî , Sefer: 395; Müslim, İstiska : 1)
Abdullah b. Zeyd (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) yağmur duası için çıkarken üzerinde desenli siyah bir elbisesi vardı. ( Ebû Davud , Salat : 258; Muvatta ', İstiska : 1)
بَابُ جُلُوسِ الْإِمَامِ عَلَى الْمِنْبَرِ لِلِاسْتِسْقَاءِ
Hişam b. İshak b. Abdullah b. Kinane (radıyallahü anh), babasından naklediyor ve diyor ki: İbn Abbas’a Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yağmur duası için nasıl namaz kıldığını sordum. Şöyle cevap verdi: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yağmur duasına çıkarken üstü başı perişan bir vaziyette, alçak gönüllü, yalvararak çıkar minbere oturur ve hutbe okurdu, fakat bu hutbesi sizin hutbeniz gibi değildi. Onun hutbesi dua, yalvarış ve tekbir getirmekten ibaretti, namazı da bayram namazı gibi iki rekat olarak kılardı.” ( Tirmizî , Sefer: 395; İbn Mâce , İkametü’s Salat : 153)
Abbad b. Temim (radıyallahü anh)’e amcası şunları anlattı: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte yağmur duasına çıkmıştım. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) elbisesini ters çevirdi. Arkasını da cemaate dönerek dua etti. Sonra iki rekat namaz kıldı ve namazında sesli okudu.” ( İbn Mâce , İkametü’s Salat : 153; Ebû Davud , Salat : 258)
Abbad b. Temim (radıyallahü anh), amcasından naklediyor: “Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) yağmur duası için çıkmıştı ve iki rekat namaz kıldı ve elbisesini de ters çevirdi.” ( İbn Mâce , İkametü’s Salat : 153; Ebû Davud , Salat : 258)
Abdullah b. Zeyd (radıyallahü anh) şöyle demiştir: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) yağmur duası için çıkmıştı. Kıbleye yöneldiğinde elbisesini ters çevirmişti.” ( Buhârî , İstiska : 1; İbn Mâce , İkametü’s Salat : 153)
Abbad b. Temim (radıyallahü anh), amcasından naklediyor: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i yağmur duasında gördüm, kıbleye döndü elbisesini ters çevirdi ve ellerini kaldırarak dua etti.” ( Ebû Davud , Salat : 257; İbn Mâce , İkametü’s Salat : 153)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) yağmur duası dışında hiçbir duada ellerini kaldırmazdı. Burada da koltuklarının beyazlığı görünecek şekilde kaldırdı.” ( Buhârî , İstiska : 21; Dârimi , Salat : 189)
Âb- ıl Lahm (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Ben Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i Ahcar -üz Zeyd denilen yerde ellerini kaldırmış durumda yağmur duası yaptığını gördüm.” ( Buhârî , İstiska : 21; Dârimi , Salat : 189)
Enes b. M ali k (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Cuma günü mescidde idik, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de hutbe okuyordu. Bir adam kalkarak şöyle dedi: “Ey Allah’ın Rasûlü ! yollarda hareket kalmadı, kimse gelip gitmiyor, hayvanlarımız helak oldu, memlekette kuraklık baş gösterdi, yağmur yağdırması için Allah’a dua et.” Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ellerini yüzü hizasına kadar kaldırarak şöyle dua etti: “Allah’ım, bize yağmur ver” Allah’a yemin olsun ki; daha Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), minberden inmeden bol yağmura kavuştuk, o günden diğer Cumaya kadar yağmur yağmıştı. Ertesi Cuma bir adam daha kalktı -o adam mıydı bilmiyorum- Ey Allah’ın Rasûlü ! yollardan sular dolayısı ile yürünmüyor, mallarımız çok sudan dolayı mahvoldu. Yağmuru durdurması için Allah’a dua et dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Allah’ım, bizim üzerimize değil çevremize gönder, dağlara, ormanlara yağdır” buyurdu. Enes diyor ki: Allah’a yemin olsun ki Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) böyle dua eder etmez bulutlar parçalandı ve bulut görünmez oldu. ( Muvatta ', İstiska : 1; Ebû Davud , Salat : 260)
Enes b. M ali k (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): “Allah’ım, bize yağmur ver” diye dua etti. (Müslim, İstiska : 2; İbn Mâce , İkametü’s Salat : 154)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Cuma günü hutbe okurken bir kısım kimseler kalkıp şöyle bağırdılar. Ey Allah’ın Peygamberi! yağmurlar kesildi, hayvanlar helak oldu, bize yağmur vermesi için Allah’a dua et. Bunun üzerine Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem): “Allah’ım bize yağmur ver. Allah’ım bize yağmur ver” diye dua etti. Enes diyor ki: Allah’a yemin ederim ki gökyüzünde hiçbir bulut yok iken bir bulut meydana geldi, etrafa dağılarak çoğaldı ve ondan yağmur yağdı. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) minberden inerek Cuma namazını kıldırdı ve insanlar dağıldılar, yağmur ertesi cumaya kadar devam etti. Ertesi Cuma Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) tekrar hutbeye çıktığında bir kısım kimseler bağırarak: “Ey Allah’ın Peygamberi! binalar yıkıldı, yollar yağmurdan geçilmez oldu. Allah’a dua et de yağmuru kessin” dediler. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) tebessüm ederek şöyle dua etti: “Allah’ım bize değil çevremize ver” Medine’ye yağmur yağışı kesildi ve çevreye yağıyor, Medine’ye bir damla bile düşmüyordu. Medine ortada bir daire gibi kalmış çevreye yağıyordu. ( Buhârî , İstiska : 5; Muvatta ', İstiska : 2)
Enes b. M ali k (radıyallahü anh) anlatıyor: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Mescidde ayakta hutbe okurken bir adam geldi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e yönelerek ayakta şöyle dedi: “Ey Allah’ın Rasûlü ! kuraklıktan hayvanlarımız helak oldu, yollarda hareket kalmadı, kimse gelip gitmiyor, yağmur vermesi için Allah’a dua et. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ellerini kaldırarak şöyle devam etti: “Allah’ım! bize hayırlı yağmurlar ver. Allah’ım, bize hayırlı yağmurlar ver.” Enes diyor ki: Allah’a yemin olsun ki gökyüzünde ne bir bulut ne de buluttan bir parça vardı. Sel’ dağı ile aramızda hiçbir ev yoktu ki bulutları görmemize engel olsun. Semada kalkan gibi bulutlar meydana geldi, tam ortalanınca etrafa dağıldılar ve yağmaya başladı. Enes diyor ki: Allah’a yemin olsun ki bir hafta boyu güneşi göremedik. Ertesi Cuma mescidin aynı kapısından bir adam girdi, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ayakta hutbe okuyordu o kimse ayakta Peygambere dönerek: “Ey Allah’ın Rasûlü ! salat ve selâm senin üzerine olsun, iş sana düşüyor. Mallarımız helak oldu, yollar sulardan yürünmez oldu, yağmuru kesmesi için Allah’a dua et” dedi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) elini kaldırdı ve şöyle dua etti: “Allah’ım bize değil çevremize ver. Allah’ım bu yağmuru dağlara, tepelere, vadilere ve ormanlara ver.” Enes diyor ki: Bulutlar hemen dağıldı mescidden çıkıp güneşte yürüdük. Şerik diyor ki: Enes’e sordum, “O adam önceki yağmur isteyen adam mıydı?” O da: “Hayır” diye cevap verdi. ( Muvatta ', İstiska : 2; Ebû Davud , Salat : 260)
بَابُ الصَّلَاةِ بَعْدَ الدُّعَاءِ
Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabından Abbad b. Temim (radıyallahü anh), amcasından amcasından ajbajnbaa naklediyor ve diyor ki: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir gün yağmur duasına çıktı, insanlara sırtını dönmüş (bir vaziyette) yüzü kıbleye doğru idi, elbisesini ters giymiş vaziyette dua etti sonra iki rekat namaz kıldı. Ravilerden İbn ebî Zi’b : “Her iki rekatte de zammı sûre okudu” dedi. ( Ebû Davud , Salat : 259; İbn Mâce , İkametü’s Salat : 153)
Abdullah b. Zeyd (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre: “Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) yağmur duası için çıktı, kıbleye yönelerek iki rekat namaz kıldı.” ( Buhârî , İstiska : 1; İbn Mâce , İkametü’s Salat : 153)
Hişam b. İshak b. Abdullah b. Kinane (radıyallahü anh), babasından naklederek şöyle diyor: V ali lerden biri beni İbn Abbas’a yağmur duası hakkında bilgi almaya gönderdi. İbn Abbas : “Niçin kendisi sormuyor da seni gönderiyor” diyerek şöyle anlattı: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), alçak gönüllü olarak, üstü başı perişan bir durumda, huşu içerisinde, yalvararak yağmur duasına çıktı. Bayram namazları gibi iki rekat namaz kıldırdı. Sizin bugünkü hutbeleriniz gibi olmayan bir hutbe yaptı.” ( İbn Mâce , İkametü’s Salat : 153; Tirmizî , Sefer: 395)
بَابُ الْجَهْرِ بِالْقِرَاءَةِ فِي صَلَاةِ الِاسْتِسْقَاءِ
Abbad b. Temim amcasından naklediyor: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) yağmur duası için çıkmıştı, iki rekat namaz kıldı ve okuyuşunu sesli yaptı.” ( Ebû Davud , Salat : 259; İbn Mâce , İkametü’s Salat : 153)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) yağmur yağdığında: “Allah’ım! Bu yağmuru bize faydalı kıl.” derdi. ( Buhârî , istiska : 22; Müslim, İstiska : 2)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Aziz ve Celil olan Allah şöyle buyurdu: “Kullarıma verdiğim nimetlerle bazı kullarım küfre düşerler. Onlar bu nimeti bize yıldız gönderdi derler.” (Müslim, İman: 32; Müsned : 9085)
Zeyd b. H ali d el Cühenî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında yağmur yağmıştı bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Rabbinizin bu gece ne dediğini duymadınız mı? Kullarıma her nimet verişimde mutlaka bir gurubu o nimet yüzünden küfre girerler ve şöyle derler: Bu yağmuru bize falan yıldız gönderdi derler. Ve kafir olmuş olurlar. Ama bana inanan ve verdiğim yağmurdan dolayı bana hamd edenler işte onlar bana iman edip yıldızlarda yağmur verme gücü olmadığını ikrar edenlerdir. Kim bize yıldız yağmur verdi derse işte o beni inkar edip yıldızın yağmur yağdırma gücü olduğuna iman eden kafir kimsedir.” (Müslim, İman: 32; Muvatta ', İstiska : 2)
Ebu Said el Hudrî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Aziz ve Celil olan Allah, beş yıl yağmur yağdırmasaydı ve beş yıl sonra yağdırdığında insanlardan bir kısmı micdah yıldızı bize yağmur yağdırdı diyerek kafir olurlar.” ( Dârimi , Rıkak : 49; Müsned : 10620)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir yıl kuraklık olmuştu. Cuma günü bir Müslüman, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) giderek: “Ey Allah’ın Rasûlü ! Yağmurlar yağmaz oldu, topraklar kuraklıktan yarıldı, hayvanlar mahvoldu” diye yakındı. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) hemen ellerini kaldırdı -gökte hiçbir bulut görmüyorduk- koltuk altlarının beyazlığını bile gördüm. Allah’tan yağmur istedi. Enes diyor ki: “Biz daha cumayı kılmadan evleri yakın olan gençler bile evlerine nasıl döneceklerini düşünmeye başladılar. Yağmur tam bir hafta boyu yağdı.” Ertesi Cuma cemaat: “Ey Allah’ın Rasûlü ! çok yağmurdan dolayı evler yıkıldı binitler bile yola çıkamaz hale geldi” dediler. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): İnsan oğlunun ne çabuk usanıp bıktığını görerek tebessüm etti ve ellerini kaldırarak şöyle dua etti: “Allah’ım, bize değil çevremize…” bunun üzerine Medine’den yağmur derhal kesildi. ( Muvatta ', İstiska : 2; Buhârî , İstiska : 9)
بَابُ رَفْعِ الْإِمَامِ يَدَيْهِ عِنْدَ مَسْأَلَةِ إِمْسَاكِ الْمَطَرِ
Enes b. M ali k (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında bir sene kuraklık olmuştu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Cuma günü minberde hutbe okurken bir bedevi kalkarak: “Ey Allah’ın Rasûlü ! mallarımız helak oldu, çoluk çocuk aç kaldılar. Allah’a dua et de yağmur yağdırsın.” Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ellerine kaldırdı, gök yüzünde hiçbir bulut yoktu. Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki daha Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ellerini indirmeden dağlar gibi bulutlar ortaya çıkıverdi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) minberden inmeden sakalından yağmur damlalarının aktığını gördüm. O gün, ertesi gün ve ertesi Cumaya kadar yağmur yağmaya devam etti. Ertesi Cuma aynı bedevi -veya bir başkası- tekrar ayağa kalkarak: “Ey Allah’ın Rasûlü ! binalar yıkıldı, mallarımız sular altında kaldı, bizim için Allah’a dua et de yağmur kesilsin” dedi. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ellerini kaldırarak şöyle dua etti: “Allah’ım, bize değil çevremize…” eliyle ne tarafı işaret ediyorsa o tarafın bulutları açılıyordu. öyle oldu ki Medine bir torba gibi ortada kaldı, yağmur çevreye yağdı, vadiler sellerle dolup taştı. Etraftan gelenler bol yağmur ve bereket haberleriyle geldiler. ( Buhârî , İstiska : 21; İbn Mâce , İkametü’s Salat : 154)