Amr b. Haris (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ne dirhem ne dinar ne köle ne cariye miras olarak hiçbirşey bırakmadı. Ancak bindiği beyaz katırını, silahını ve Allah yolunda vakıf kıldığı bir araziyi bırakmıştı. ( Kuteybe’nin değişik rivayetinde Allah yolunda sadaka kıldığı araziyi denilmektedir.) ( Buhârî , Vesaya : 1; İbn Mâce , Vesaya : 1)
Sünen-i Nesâî › Kitâb 29 · VakıflarKonum
- 1Tahâret324
- 2Sular23
- 3Hayız ve İstihâze49
- 4Gusül ve Teyemmüm53
- 5Namaz46
- 6Namaz Vakitleri132
- 7Ezan62
- 8Mescidler54
- 9Kıble35
- 10İmâmet99
- 11Namaza Başlama153
- 12Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)150
- 13Namazda Sehiv188
- 14Cuma Namazı66
- 15Yolculukta Namazı Kısaltma26
- 16Tutulma Namazı45
- 17Yağmur Duası (İstiskâ)25
- 18Korku Namazı27
- 19İki Bayram Namazı42
- 20Gece Namazı ve Gündüz Nâfileleri220
- 21Cenâzeler272
- 22Oruç345
- 23Zekât184
- 24Hac467
- 25Cihâd111
- 26Nikâh193
- 27Talâk174
- 28Atlar, Yarışlar ve Atıcılık33
- 29Vakıflar17
- 30Vasiyyetler61
- 31Hediyeler16
- 32Bağışlar18
- 33Rukbâ14
- 34Umre42
- 35Ziraat178
- 36Kadınlara İyi Muâmele27
- 37Kan Dökmenin Haramlığı167
- 38Fey' Malının Dağıtımı16
- 39Bîat63
- 40Akîka10
- 41Fera' ve Atîre41
- 42Av ve Kesim98
- 43Kurbanlar (Dahâyâ)88
- 44Mâlî Muâmeleler257
- 45Kasâme, Kısas ve Diyet164
- 46Hırsızın Elinin Kesilmesi115
- 47Îmân ve Alâmetleri55
- 48Süs ve Zînet339
- 49Kadıların Âdâbı49
- 50Allah'a Sığınma112
- 51İçecekler220
(29) Kitâb: Vakıflar
Amr b. Haris (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle diyordu: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) miras olarak hiçbir şey bırakmadı; katırı, silahı ve vakfettiği bir arazisi vardı. ( Buhârî , Vesaya : 1; İbn Mâce , Vesaya : 1)
Amr b. Haris (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle diyordu: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in miras olarak bıraktığı şeyler; beyaz katır, silahı ve vakfettiği arazisiydi. ( Buhârî , Vesaya : 1; İbn Mâce , Vesaya : 1)
Ömer b. Hattab (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Hayber arazisinden bir toprak parçasına sahip olmuştum. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e geldim ve şöyle dedim: “Öyle bir araziye sahip oldum ki bu güne kadar çok sevdiğim ve çok hoşuma giden böyle bir mala sahip olmamıştım. Onu ne yapayım?” diye sordum. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Dilersen onu tasadduk et” buyurdu. Ömer b. Hattab ta o araziyi alım satımı yapılmamak ve hibe edilmemek üzere tasadduk (vakıf) etti. Gelirinden fakirlere, yakın akrabaya, kölelikten kurtulacak kimselere, misafirlere, yolda kalmışlara dağıtılmak üzere tasadduk (vakıf) etti. O arazinin idaresini üzerine alan kimseye de ihtiyacından fazla olmamak şartıyla yemesinde ve başkalarına da yedirmesinde bir günah yoktur denildi. ( Ebû Davud , Vesaya : 13; Buhârî , Şurüt : 19)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Babam Ömer, Hayber’den bir araziye sahip olmuştu o arazi hakkında istişarede bulunmak üzere Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e geldi. “Bu güne kadar elde etmediğim kıymetli bir arazim var. Ne yapmamı emredersiniz?” diye sordu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “İstersen aslını vakfeder mahsulünü de tasadduk edersin” buyurdu. Ömer’de: “Aslı alınıp satılmamak, hibe edilmemek, miras olunmamak üzere mahsulünü de fakirlere, yakın akrabalara, kölelikten kurtulacak kimselere, Allah yolundaki tüm işlere, misafirlere, yolda kalmış kimselere tasadduk edilecektir” dedi. Onun idaresini üzerine alan kimseye de ihtiyacından fazla olmamak şartıyla örfe uygun biçim de yemesinde ve başkalarına da yedirmesinde bir sakınca yoktur denilmişti. ( Ebû Davud , Vesaya : 13; Buhârî , Şurüt : 19)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Babam Ömer, Hayber’den bir araziye sahip olmuştu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelerek bu araziyle alakalı ne yapması gerektiğini sormuş ve şöyle demişti: “Çok büyük arazilere sahib oldum, bu güne kadar böyle güzel bir mala sahip olamamıştım. Bu konuda ne yapmamı emredersiniz?” Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İstersen aslını vakfedersin mahsulünü de tasadduk edersin.” O da aynı şekilde aslını vakfetti ve alınıp satılmaması, hibe edilmemesini şart koştu. Oradan çıkacak ürünü de fakirlere, yakın akrabalara, kölelikten kurtarılmak istenenlere ve Allah yolunda olanlara, yolda kalmışlara, misafirlere tasaduk edilmesini şart koştu. O malın idaresini üzerine alan kimseye de ihtiyacını karşılayacak kadar yemesinde ve yedirmesinde bir sakınca olmadığını da bildirdi. ( Ebû Davud , Vesaya : 13; Buhârî , Şurüt : 19)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre: Ömer, Hayber’de arazi sahibi olmuştu. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelerek, o araziyi ne yapması gerektiğini sordu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Dilersen aslını vakfedersin mahsulünü de tasadduk edersin” buyurdu. Bunun üzerine Ömer aslını alım satım yapılmamak üzere, hibe edilmemek üzere ve miras olunmamak üzere vakfetti. Mahsulünü de fakirlere, yakın akrabaya, kölelerin kurtarılmasına, dilencilere, yolda kalmış olanlara ve zayıflara tasadduk edilmesini şart koştu. O malın idaresini üzerine alan kimseye de ihtiyacından fazla almamak şartıyla yemesinde ve başkalarına da yedirmesinde bir sakınca olmadığını bildirmişti. ( Ebû Davud , Vesaya : 13; Buhârî , Şurüt : 19)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
بَابُ حَبْسِ الْمَشَاعِ
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ömer b. Hattab Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e şöyle demiştir: “ Hayber gazası sonunda ganimetlerin taksiminde bana düşen yüz hisse arazi şimdiye kadar hiç sahib olmadığım güzellikte bir mal, ben onu tasadduk etmek istiyorum.” Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Aslını vakfet mahsulünü de tasadduk et” buyurdu. ( Buhârî , Şurut : 19; Ebû Davud , Vesaya : 13)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ömer Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelerek: “Ey Allah’ın Rasûlü ! Şimdiye kadar sahip olmadığım bir araziye sahip oldum. Benim yüz adet hayvanım vardı onlarla Hayber’den ve Hayberlilerden yüz hisse bir arazi parçası aldım, bu malımla Allah’a daha da yakın olmak istiyorum” dedi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Aslını vakfet ürününü de tasadduk et” buyurdu. ( Ebû Davud , Vesaya : 13; Buhârî , Şurüt : 19)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Ömer, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelerek “ Semğ’deki bana düşen araziyi ne yapayım” diye sordu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Aslını vakfet ürününü de tasadduk et” buyurdu. ( Ebû Davud , Vesaya : 13; Buhârî , Şurüt : 19)
بَابُ وَقْفِ الْمَسَاجِدِ
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.