Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Sünen-i Nesâî › Kitâb 48 · Süs ve ZînetKonum
- 1Tahâret324
- 2Sular23
- 3Hayız ve İstihâze49
- 4Gusül ve Teyemmüm53
- 5Namaz46
- 6Namaz Vakitleri132
- 7Ezan62
- 8Mescidler54
- 9Kıble35
- 10İmâmet99
- 11Namaza Başlama153
- 12Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)150
- 13Namazda Sehiv188
- 14Cuma Namazı66
- 15Yolculukta Namazı Kısaltma26
- 16Tutulma Namazı45
- 17Yağmur Duası (İstiskâ)25
- 18Korku Namazı27
- 19İki Bayram Namazı42
- 20Gece Namazı ve Gündüz Nâfileleri220
- 21Cenâzeler272
- 22Oruç345
- 23Zekât184
- 24Hac467
- 25Cihâd111
- 26Nikâh193
- 27Talâk174
- 28Atlar, Yarışlar ve Atıcılık33
- 29Vakıflar17
- 30Vasiyyetler61
- 31Hediyeler16
- 32Bağışlar18
- 33Rukbâ14
- 34Umre42
- 35Ziraat178
- 36Kadınlara İyi Muâmele27
- 37Kan Dökmenin Haramlığı167
- 38Fey' Malının Dağıtımı16
- 39Bîat63
- 40Akîka10
- 41Fera' ve Atîre41
- 42Av ve Kesim98
- 43Kurbanlar (Dahâyâ)88
- 44Mâlî Muâmeleler257
- 45Kasâme, Kısas ve Diyet164
- 46Hırsızın Elinin Kesilmesi115
- 47Îmân ve Alâmetleri55
- 48Süs ve Zînet339
- 49Kadıların Âdâbı49
- 50Allah'a Sığınma112
- 51İçecekler220
(48) Kitâb: Süs ve Zînet
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Beş şey yaradılış gereği yapılması gereken işlerdendir. 1. Tırnakları kesmek, 2. Bıyıkları kısa tutmak, 3. Koltuk altı kıllarını gidermek, 4. Etek tıraşı olmak, 5. Sünnet olmak.” (Tirmizî, Edeb: 14; Ebû Davud, Taharat: 29)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Bıyıklarınızı kısa tutup sakalınızı uzatınız.” (Tirmizî, Edeb: 14; Ebû Davud, Tahara: 29)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Sakalınızı uzatıp bıyıklarınızı kısaltınız.” (Buhârî, Libas: 65; Tirmizî, Edeb: 15)
Zeyd b. Erkam (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim şöyle buyuruyordu: “Bıyığını kısaltmayan biz Müslümanlardan değildir.” (Tirmizî, Edeb: 15; Müsned: 18462)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) başının bir kısmı tıraş edilmiş bir kısmında saç bırakılmış bir çocuk gördü de bundan insanları yasakladı ve: “Ya başın tamamını tıraş edin veya tamamen bırakıverin” buyurdu. (Buhârî, Libas: 72; İbn Mâce, Libas: 38)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bize alacalı şekilde tıraş olmayı yasakladı. (Buhârî, Libas: 72; İbn Mâce, Libas: 38)
Vail b. Hucr (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına gittim saçım uzunca idi “Sinek…” dedi. Ben de beni kastederek söyledi sandım ve saçımı tıraş ettirip tekrar geldim. Bunun üzerine bana: “Seni kastetmemiştim ama bu şekil daha güzel olmuş” dedi. (Ebû Davud, Tereccül: 11; İbn Mâce, Libas: 38)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in saçları ne kıvırcık ne de düz idi, hafif dalgalıydı uzunluğu ise kulaklarıyla omuzu arasındaydı. (Ebû Davud, Teraccül: 10; İbn Mâce, Libas: 38)
Humeyd b. Abdurrahman el Hımyerî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Dört yıl Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in sohbetinde bulunan Ebu Hüreyre gibi yanından ayrılmayan bir adama rastladım şöyle demişti: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) her an devamlı saç taramayı bize yasakladı.” (Ebû Davud, Teraccül: 1; Müsned: 16398)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Hasan (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) saçın sık sık taranmamasını emrederdi. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Abdullah b. Şakîk (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabından bir kimse mısır vadisi idi. Arkadaşlarından biri yanına geldi ve onu saçları dağınık bir durumda buldu ve ona: “Nedir bu hal hem v ali sin hem de saçın başın dağınık durumdadır?” O da şöyle dedi: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bizi irfahdan yasaklamıştır. İrfah nedir deyince: “Gün boyu her zaman, taranıp durmaktır” dedi. (Ebû Davud, Tereccül: 1; Müsned: 22844)
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) tüm işlerini sağdan başlayarak yapmayı severdi, sağ eliyle alır sağ eliyle verir ve tüm işlerinde sağdan başlamayı severdi. (Buhârî, Libas: 38; Ebû Davud, Libas: 44)
Bera (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kırmızı hırkasını giyinmiş saçları da omuzlarına kadar inmişti. Onun kadar güzel bir kimseyi görmedim. (Buhârî, Libas: 38; Ebû Davud, Libas: 44)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in saçları kulaklarının yarısına kadardı. (Buhârî, Libas: 68; Ebû Davud, Tereccül: 9)
Bera (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den daha güzel bir kimse görmedim. Hırkasını giyinmiş saçları da omuzlarına yaklaşmıştı. (Buhârî, Libas: 38; Ebû Davud, Libas: 44)
Hübeyre b. Yerime (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Abdullah b. Mesud: “Kimin kıraati üzere okumamı emredersiniz” dedi ve bir zamanlar Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e yetmiş den fazla sûre okumuştum, o zaman Zeyd saçları iki örgülü durumda çocuklarla oynuyordu. (Buhârî, Fedailü’l Kur’an: 8; Müslim, Fedailü’s Sahabe: 22)
Ebu Vail (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: İbn Mes’ud bize konuştu ve şunları söyledi: Zeyd b. Sabit saçları örgülü durumda çocuklarla oynarken ben Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ağzından yetmişten fazla sûre okuyup öğrendiğim halde nasıl olur da Zeyd b. Sabit’in kıraati üzere okumamı emredersiniz? (Buhârî, Fedailü’l Kur’an: 8; Müslim, Fedailü’s Sahabe: 22)
Ziyad b. Husayn (radıyallahü anh), babasından aktararak şöyle demiştir: Medine’de Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına gittiğimde bana: “Yanıma yaklaş!” demişti. Yanına yaklaşınca elini saçımın örgüsü üzerine koydu ve eliyle saçlarımı sıvazladı ve dua etti. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Vail b. Hucr (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına gitmiştim saçlarım uzundu, “Sinek” dedi. Ben de beni kastediyor sandım hemen gittim ve saçlarımı kısaltıp geri geldim. Bunun üzerine bana şöyle buyurdu: “Seni kastetmemiştim fakat böylesi daha güzel olmuş.” (Ebû Davud, Tereccül: 11; İbn Mâce, Libas: 37)
Ruveyfi b. Sabit (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ey Ruveyfi olur ki benden sonra uzun zaman yaşarsın öyleyse insanlara haber ver: Kim sakalına düğüm atarak veya değişik şekillere sokarak dikkat çekmek isterse, nazarlık takarsa, hayvan tezeği ve kemiği ile taharetlenirse bilsin ki Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem) ondan uzaktır.” (Ebû Davud, Taharat: 18; Müsned: 16380)
Amr b. Şuayb babasından ve dedesinden rivâyetle şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) beyaz kılların yolunmasını yasakladı. (Ebû Davud, Tereccül: 18; Tirmizî, Edeb: 56)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Yahudi ve Hıristiyanlar saç ve sakallarını boyamazlar siz onlara muhalefet ederek onlara uymayın” (Ve saçınızı ve sakalınızı kına ile boyayın.) (Ebû Davud, Tereccül: 17; İbn Mâce, Libas: 32)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Yahudi ve Hıristiyanlar saçlarını ve sakallarını boyamazlar siz onlara muhalefet ederek kına ile boyayınız.” (Ebû Davud, Tereccül: 17; İbn Mâce, Libas: 32)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Saç ve sakalınız ağardığında kına ile boyayınız böylelikle Yahudilere benzemeyiniz.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Zübeyr (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ağaran saçlarınızı kına ile boyayarak değiştiriniz ve böylelikle Yahudilere benzemeyiniz.” (Müsned: 1341)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Son zamanlarda (kıyamete yakın zamanlarda) güvercinlerin gerdanı gibi sakallarını siyaha boyayanlar çıkacaktır, onlar Cennet kokusunu alamayacaklardır.” (Ebû Davud, Tereccül: 20; Müsned: 2341)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Mekke fethi günü Ebu Bekir’in babası Ebu Kuhafe’yi getirdiler saç ve sakalları bembeyaz olmuştu. Bunu görünce Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bu saç ve sakallarınızı bir şeylerle boyayın fakat siyah renkle boyamayın.” (Ebû Davud, Tereccül: 18; İbn Mâce, Libas: 33)
Ebu Zer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Saç ve sakalı boyayacağınız en iyi şey kına ve ketm’dir.” (İbn Mâce, Libas: 32; Ebû Davud, Tereccül: 18)
Ebu Zer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Saç ve sakallarınızdaki beyazlıkları değiştireceğiniz en iyi şey kına ve ketm’dir.” (İbn Mâce, Libas: 32; Ebû Davud, Tereccül: 18)
Ebu Zer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim şöyle diyordu: “Saç ve sakallarınızdaki beyaz kılları değiştireceğiniz en iyi şey kına ve ketm’dir.” (İbn Mâce, Libas: 32; Ebû Davud, Tereccül: 18)
Ebu Zer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim şöyle diyordu: “Saç ve sakallarınızdaki beyaz kılları değiştireceğiniz en iyi şey kına ve ketm’dir.” (İbn Mâce, Libas: 32; Ebû Davud, Tereccül: 18)
Abdullah b. Büreyde (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Saç ve sakalınızdaki beyaz kılları değiştireceğiniz en iyi şey kına ve ketm’dir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Abdullah b. Büreyde (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Saç ve sakallarındaki beyaz kılları değiştireceğiniz en iyi şey kına ve ketm’dir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Ebu Rimse (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Babamla Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına gitmiştik sakalına kına yakmıştı. (Ebû Davud, Tereccül: 18)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Zeyd b. Eslem (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: İbn Ömer’i sakallarını sarı renge boyarken gördüm ve dedim ki: “Ey Ebu Abdurrahman sakalını sarı renge mi boyarsın?” O da: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in sakalını bununla boyarken gördüm boyanın bu rengini severdi. Hatta elbise ve sarığını bile bu renge boyardı. (Ebû Davud, Tereccül: 19; İbn Mâce, Libas: 34)
Katade (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Enes’e: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), sakalını boyadı mı?” diye sordum. O da: “Saç ve sakalları boyanacak şekilde ağarmamıştı, sakallarının sadece yanakları üzerindeki bir kısmı ağarmıştı” dedi. (Müslim, Fedail: 29; İbn Mâce, Libas: 30)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demişti: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in saç ve sakalları kına yakacak derecede ağarmamıştı, aklık sadece dudağının altında biraz da yanaklarında biraz da başında vardı. (Müslim, Fedail: 29; İbn Mâce, Libas: 30)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Âişe (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Bir kadın, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e bir mektup uzattı. Fakat Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) elini kapadı ve mektubu almadı. Kadın: “Ey Allah'ın Rasûlü elimle mektup uzattım almadınız.” Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de şöyle buyurdu: “Kadın eli mi erkek elimi? bilemedim. ” Kadın: “Hayır kadın elidir” dedi. “Eğer kadın eli olmuş olsaydı tırnaklarında kına izi bulunurdu” (ve kadın eli olduğu anlaşılırdı) buyurdu. (Ebû Davud, Tereccül: 4; Müsned: 25057)