İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) altından bir yüzük yaptırmış ve onu takıyordu, onun kaşı avucunun içindeydi. Bunu görenler de birer yüzük yaptırdılar sonra Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) minber üzerine oturarak: “Bu yüzüğü takıyordum ve kaşını da avuç içine getiriyordum deyip çıkardı attı sonra da vallahi ebedi olarak bunu takmayacağım” buyurdu. İnsanlar da yüzüklerini çıkardılar. (Buhârî, Libas: 54; Müslim, Libas: 14)
Sünen-i Nesâî › Kitâb 48 · Süs ve ZînetKonum
- 1Tahâret324
- 2Sular23
- 3Hayız ve İstihâze49
- 4Gusül ve Teyemmüm53
- 5Namaz46
- 6Namaz Vakitleri132
- 7Ezan62
- 8Mescidler54
- 9Kıble35
- 10İmâmet99
- 11Namaza Başlama153
- 12Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)150
- 13Namazda Sehiv188
- 14Cuma Namazı66
- 15Yolculukta Namazı Kısaltma26
- 16Tutulma Namazı45
- 17Yağmur Duası (İstiskâ)25
- 18Korku Namazı27
- 19İki Bayram Namazı42
- 20Gece Namazı ve Gündüz Nâfileleri220
- 21Cenâzeler272
- 22Oruç345
- 23Zekât184
- 24Hac467
- 25Cihâd111
- 26Nikâh193
- 27Talâk174
- 28Atlar, Yarışlar ve Atıcılık33
- 29Vakıflar17
- 30Vasiyyetler61
- 31Hediyeler16
- 32Bağışlar18
- 33Rukbâ14
- 34Umre42
- 35Ziraat178
- 36Kadınlara İyi Muâmele27
- 37Kan Dökmenin Haramlığı167
- 38Fey' Malının Dağıtımı16
- 39Bîat63
- 40Akîka10
- 41Fera' ve Atîre41
- 42Av ve Kesim98
- 43Kurbanlar (Dahâyâ)88
- 44Mâlî Muâmeleler257
- 45Kasâme, Kısas ve Diyet164
- 46Hırsızın Elinin Kesilmesi115
- 47Îmân ve Alâmetleri55
- 48Süs ve Zînet339
- 49Kadıların Âdâbı49
- 50Allah'a Sığınma112
- 51İçecekler220
(48) Kitâb: Süs ve Zînet
بَابُ: الْفَصْلِ بَيْنَ طِيبِ الرِّجَالِ وَطِيبِ النِّسَاءِ
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir gün gümüş yüzük yaptırıp taktı bunu görenler de birer yüzük yaptırıp taktılar, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) çıkarıp attı insanlar da çıkardılar. (Buhârî, Libas: 54; Ebû Davud, Hatem: 2)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) altın bir yüzük yaptırmıştı kaşını avucunun içerisine getirerek kullanıyordu. İnsanlar da altından yüzük yaptırdılar. Bunu gören Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) yüzüğü çıkarıp attı, insanlar da yüzüklerini attılar sonra gümüşten bir yüzük yaptırdı onu mühür olarak kullanıyor ve takmıyordu. (Buhârî, Libas: 54; Ebû Davud, Hatem: 1)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) altından bir yüzük yaptırmıştı kaşı avuç içine gelecek şekilde kullanıyordu. Bunu gören insanlar da altın yüzük yaptırdılar. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) onu çıkarıp attı ve şöyle buyurdu: “Bunu ebedi olarak takmayacağım” sonra gümüşten bir yüzük yaptırıp taktı. Sonra Ebu Bekir’in eline geçti. Sonra Ömer’in eline geçti daha sonraları da Osman’ın eline geçti, Eris kuyusuna düşünceye kadar onun elinde kaldı. (Buhârî, Libas: 52; Ebû Davud, Hatem: 1)
بَابُ: ذِكْرِ مَا يُسْتَحَبُّ مِنْ لُبْسِ الثِّيَابِ وَمَا يُكْرَهُ مِنْهَا
Ebu’l Ahvas (radıyallahü anh), babasından naklederek şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına girmiştim elbisemi pejmürde durumda görünce bana “Senin malın mülkün var mıdır?” buyurdu. Ben de: “Her cins maldan Allah bana vermiştir” dedim. “Öyleyse malın varsa üzerinde görünsün” buyurdular. (Ebû Davud, Libas: 17; Tirmizî, Edeb: 54)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in kızı Zeyneb’in üzerinde çizgili ipek elbise gördüm. (İbn Mâce, Libas: 19; Ebû Davud, Libas: 10)
Enes b. M ali k (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in kızı Ümmü Gülsüm’ü üzerinde enine çizgili kumaş olan ipek elbise gördüm. (İbn Mâce, Libas: 19; Ebû Davud, Libas: 10)
Ebu S ali h el Hanefiyye (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ali’den işittim şöyle diyordu: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e ipekli kumaştan çizgili bir elbise hediye ettiler, O da onu bana gönderdi. Onu giyince yüzünden bana kızdığını anladım ve şöyle buyurdu: “Onu sana giyesin diye vermedim.” Çıkarıp kadınlara vermemi emretti. Ben de kadınlar arasında bölüştürdüm. (Müslim, Libas: 2; İbn Mâce, Libas: 19)
İbn Ömer (radıyallahü anh) anlatıyor: Ömer pazara çıktığında kalın ipekli kumaştan elbise satıldığını gördü. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına gelerek: “Ey Allah'ın Rasûlü! Şu elbiseyi satın al ve Cuma günleri heyetler geldiğinde giyersin” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Onu ancak ahirette nasibi olmayanlar giyer” buyurdu. Daha sonra o elbiselerden üç tane Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e hediye geldi. Onlardan birini Ömer’e birini Ali’ye birini de Üsâme’ye vermişti. Ömer, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelip şöyle dedi: “Ey Allah'ın Rasûlü! Bu elbise hakkında şöyle böyle konuşmuştun sonra da onu bana göndermişsin.” Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Onu sat ihtiyacını karşıla veya hanımlarına bölüştür başörtü yapsınlar” buyurdu. (Müslim, Libas: 2; İbn Mâce, Libas: 19)
İbn ebî İshak (radıyallahü anh) anlatıyor: Sâlim istebrak nedir? deyince: “İpek kumaştan kalın ve sert olanıdır” dedi. Sâlim şöyle dedi: Abdullah b. Ömer’den işittim şöyle diyordu: Ömer bir adamı yanında ipek ince kumaştan bir elbise görünce, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına giderek: “Ey Allah'ın Rasûlü bu elbiseyi al” demişti. (Hadis buradakilerden uzuncadır.) (Müslim, Libas: 2; Ebû Davud, Libas: 10)
Abdullah b. Ukeym (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Huzeyfe bir köyün çiftlik ağasından bir su istemişti. Adam gümüş bir kapla suyu getirince kabı alıp fırlattı. Sonra da yaptığı işten dolayı özür diledi ve şöyle dedi. Gümüş kaptan su içmem caiz değildir. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim şöyle diyordu: “Altın ve gümüş kaplardan su içmeyin, ipekten yapılmış ince ve kalın elbiseler de giymeyin onlar dünya da kafirlerin ahirette bizimdir.” (Ebû Davud, Libas: 18; Müslim, Libas: 2)
Sa’d b. Muaz (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Enes b. M ali k, Medine’ye geldiğinde yanına varıp ona selâm verdiğimde: “Sen kimlerdensin?” dedi. Ben de: “Sa’d b. Muaz’ın oğlu Amr’ın oğlu Vâkıd’ım” dedim. Enes: “Şüphesiz Sa’d büyük adamdı ve uzun boyluydu” dedikten sonra ağladı epey ağladıktan sonra şöyle dedi: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Dûme hükümdarına Ükeydiri elçi olarak göndermişti. O da Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e altın sırmalı bir cübbe hediye olarak göndermişti. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) onu giydi ve minbere çıkıp oturdu konuşmadan geri indi. Ashab elleriyle cübbeye dokunmaya başlayınca Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Cübbe hoşunuza mı gitti. Sa’d’ın Cennetteki mendilleri bu gördüğünüz cübbeden daha güzeldir” buyurdu. (Tirmizî, Libas: 3)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kendisine hediye edilen dibâç (kaftanı) biraz giydikten sonra çıkarıp Ömer’e gönderdi. Ashab: “Onu çok az giydin” deyince: “Cibril onu giymemi yasak etti” buyurdu. O sırada ağlayarak Ömer geldi ve şöyle dedi: “Ey Allah'ın Rasûlü! Hoşlanmadığın elbiseyi bana verdin.” Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Onu sana giyesin diye vermedim satasın diye verdim.” O zaman Ömer onu iki bin dirheme sattı. (Tirmizî, Libas: 3; Müsned: 11776)
Sabit (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Abdullah b. Zübeyr Minberde hutbe okurken şu hadisi söylediğini işittim. Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem): “Dünyada ipek giyen onu ahirette asla giyemez” buyurdu. (Müslim, Libas: 2; Ebû Davud, Libas: 10)
H ali fe (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Abdullah b. Zübeyr’den işittim şöyle diyordu: “Kadınlarınıza ipek elbise giydirmeyin. Ömer’i şöyle derken işittim. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İpek elbiseyi dünyada giyen ahirette giyemez.” (Müslim, Libas: 8; İbn Mâce, Libas: 16)
İmran b. Hıttan (radıyallahü anh) anlatıyor: Abdullah b. Abbas’tan ipek elbise giymenin hükmünü sordum o da Âişe’ye sor dedi. Âişe’ye sordum şöyle dedi: Abdullah b. Ömer’e sor. İbn Ömer’e sordum. O da şöyle dedi: “Ebu Hafs bana Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in: “Kim dünya da ipek elbise giyerse ahirette giyemez buyurduğunu söyledi” dedi. (Müslim, Libas: 8; İbn Mâce, Libas: 16)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İpek elbiseyi ahirette nasibi olmayanlar giyer.” (Müslim, Libas: 8; İbn Mâce, Libas: 16)
Ali el Bârikî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir kadın fetva için yanıma gelince ona: “İşte İbn Ömer ona sor dedim. Hemen İbn Ömer’in arkasından gitti ne söyleyeceğini dinlemek için ben de peşinden gittim, İbn Ömer’e ipek elbise hakkında bana fetva ver dedim. İbn Ömer de: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), ipek elbiseyi giymeyi yasak etti” diye cevap verdi. (Ebû Davud, Libas: 10; Müslim, Libas: 8)
Bera b. Âzîb (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bize yedi şeyi emretti ve yedi şeyi de yasakladı. “Yasakladıkları altın yüzük kullanmak, gümüş kaplardan yemek-içmek, hayvanların üzerine ipekli minderler koyup binmek, karışımı ipek olan elbiseler giymek.” (Müslim, Libas: 8; Ebû Davud, Libas: 11)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Abdurrahman b. Avf ile Zübeyr b. Avvam’a vücutlarındaki kaşıntıdan dolayı ipek gömlek giymelerine izin verdi. (İbn Mâce, Libas: 17; Müslim, Libas: 8)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Abdurrahman b. Avf ile Zübeyr b. Avvam’a vücutlarındaki kaşıntıdan dolayı ipek gömlek giymelerine izin verdi. (İbn Mâce, Libas: 17; Müslim, Libas: 8)
Osman en Nehdî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Utbe b. Ferkad ile beraberdik. O sırada Ömer’in mektubu geldi. Mektupta şu hadis vardı. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İpek elbiseyi ancak ahirette bundan nasibi olmayanlar giyer.” Ebu Osman bu hadisi bize aktarırken şehadet ve orta parmaklarıyla elbisesindeki ince çizgileri göstererek bu kadarı caizdir dedi. Bakınca elbisesindeki ipek çizgileri ve düğmeleri gördüm. (Ebû Davud, Libas: 11; Müslim, Libas: 8)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bera (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’i kırmızı bir elbise giymiş ve saçlarını taramış vaziyette gördüm. Ne ondan önce ne de ondan sonra o kadar güzel hiç kimse görmedim. (Ebû Davud, Libas: 11; İbn Mâce, Libas: 18)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Abdullah b. Amr (radıyallahü anh) anlatıyor: Üzerimdeki iki tane sapsarı elbiseyle Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in huzuruna gelince, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kızdı ve: “Git bu elbiseleri çıkar at” dedi. “Nereye atayım Ey Allah'ın Rasûlü!” deyince: “Ateşe” buyurdular. (Müslim, Libas: 4; Müsned: 6250)
Ali (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bana altın yüzük kullanmayı, ipekli elbiseler giymeyi, sapsarı elbiseler giymeyi ve rüku’da iken Kur’an okumayı yasakladı. (Müslim, Libas: 4; Müsned: 6250)
Ebu Rimse (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) iki yeşil elbise giyinmiş olarak yanımıza çıkmıştı. (Müslim, Libas: 4; Müsned: 6250)
Habbab b. Eret (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) hırkasına yaslanmış vaziyette iken Kâbe’nin gölgesinde otururken müşriklerin zulmünü şikayet ederek: “Bize yardım etmesi için Allah’a dua edip yalvarmayacak mısın?” demiştik. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Semure (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Beyaz elbise giyiniz çünkü o temiz gösterir ve güzeldir, ölülerinizi de beyazla kefenleyin.” (İbn Mâce, Libas: 5; Müsned: 19325)
Semure (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Beyaz elbiseden vazgeçmeyin, onu dirileriniz giysin ölülerinizi de onunla kefenleyin çünkü o elbiselerinizin en hayırlısıdır.” (Müsned: 19325)
Misver b. Mahreme (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ganimetleri taksim ederken aba’ları da taksim etmişti. Mahreme’ye hiçbir şey vermemişti. Mahreme de çocuğuna: “Beni Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına götür” dedi. Beraberce oraya vardık: “Gir ve Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i bana çağır” dedi. Çağırdım üzerinde bir aba ile yanımıza geldi ve: “Bu aba’yı senin için ayırmıştım” dedi. Mahreme Aba’ya baktı ve giydi. (Ebû Davud, Libas: 4)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i Arafat’ta konuşurken işittim şöyle diyordu: “İzar (belden aşağıya örtecek peştamal) bulamayanlar şalvar giysin, ayakkabı terlik bulamayanlar da mest giysin.” (Buhârî, Libas: 8; Ebû Davud, Libas: 30)
Abdullah b. Ömer (radıyallahü anh)’in rivâyetine göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) “Gurur ve kibrinden büyüklenerek elbisesini yerde sürükleyen bir adam kıyamete kadar yerin dibine batıp gidecektir” buyurdu. (İbn Mâce, Libas: 7; Ebû Davud, Libas: 30)
Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim elbisesini yerlerde sürürse -veya kibrinden dolayı elbiselerini sürüyenlere- kıyamet günü Allah onlara rahmet nazarıyla bakmaz.” (İbn Mâce, Libas: 7; Ebû Davud, Libas: 30)
Muharib (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: İbn Ömer (radıyallahü anh)’den işittim şöyle diyordu: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim kibrinden dolayı elbisesini yerlerde sürürse kıyamet günü Allah onun yüzüne rahmet nazarıyla bakmaz.” (İbn Mâce, Libas: 7; Ebû Davud, Libas: 30)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Topuklardan aşağıda olan elbiseler ateştedir.” (İbn Mâce, Libas: 7; Ebû Davud, Libas: 30)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Topuklardan aşağı inen elbiseler ateştedir.” (İbn Mâce, Libas: 7; Ebû Davud, Libas: 30)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah eteklerini uzatanlara rahmet bakışıyla bakmaz.” (İbn Mâce, Libas: 7; Ebû Davud, Libas: 30)
Ebu Zer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah kıyamet günü şu üç kimseye ne rahmet bakışıyla bakar ne onlarla konuşur ne de onları günahlarından arındırır ayrıca onlar için acıklı bir azab ta vardır. Yaptığı iyiliği başa kakanlar, elbiselerini çok uzatanlar, yalan yeminlere mallarının satışını artırmaya çalışanlar.” (Ebû Davud, Libas: 28; Tirmizî, Büyü’: 5)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim kibirlenerek eteklerini, paçalarını ve sarığını yere kadar uzatır sürüklerse Allah o kimseye kıyamet günü rahmet bakışıyla bakmaz.” (Ebû Davud, Libas: 28; Tirmizî, Büyü’: 5)
Sâlim (radıyallahü anh)’in babasından rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim elbisesini kibirlenerek yerlerde sürürse Allah kıyamet günü o kimseye rahmet bakışıyla bakmaz.” Bunu duyan Ebu Bekir: “Ey Allah'ın Rasûlü! Eteğimin bir tarafını tutmaz isem sarkıyor deyince Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Sen eteğin kibirden dolayı uzatan kimselerden değilsin.” (Ebû Davud, Libas: 28; Tirmizî, Büyü’: 5)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim kibrinden dolayı eteklerini yerlerde sürüklerse Allah ona rahmet bakışıyla bakmaz.” Bunun üzerine Ümmü Seleme dedi ki: Ey Allah'ın Rasûlü kadınların etekleri nasıl olmalı? Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Erkeklerinkinden bir karış fazla uzatırlar.” Ümmü Seleme: “O zaman ayakları gözükür” deyince Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Öyleyse erkeklerinkinden bir arşın boyu uzatırlar bundan fazla da uzatamazlar” buyurdu. (Tirmizî, Libas: 8; Ebû Davud, Libas: 40)
Ümmü Seleme (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e kadınların eteklerinin uzunluğu sorulmuştu, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştu: “Erkeklerden bir karış daha uzun yaparlar” Ümmü Seleme der ki: “Yine bir kısım yerleri açık kalır. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Bir arşın uzatırlar daha fazla uzatmazlar” buyurdu. (Tirmizî, Libas: 8; Ebû Davud, Libas: 40)
Ümmü seleme (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) erkeklerin elbiselerinin uzunluğu konusu sorulmuştu Ümmü Seleme de: “Ya kadınların etekleri nasıl olacak?” diye soruldu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Erkeklerinkinden bir karış daha fazla uzatırlar” buyurdu. Ümmü Seleme: O zaman ayakları açıkta kalır deyince, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Erkeklerinkinden bir arşın fazla uzatırlar daha fazla da uzatmazlar” buyurdu. (Tirmizî, Libas: 8; Ebû Davud, Libas: 40)
Ümmü Seleme (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e kadınlar eteklerini ne kadar uzatmalılar diye soruldu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Erkeklerden bir karış fazla” buyurdu. Ümmü Seleme: “O zaman bir kısmı açık kalır” deyince, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Erkeklerinkinden bir arşın daha fazla uzatırlar daha fazla uzatmazlar” buyurdu. (Tirmizî, Libas: 8; Ebû Davud, Libas: 40)