Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Abdest almakta, ayakkabı giymekte ve saçını taramakta imkan nispetinde sağdan başlamayı severdi.” (Buhârî, Libas: 39; Ebû Davud, Libas: 44)
Sünen-i Nesâî › Kitâb 48 · Süs ve ZînetKonum
- 1Tahâret324
- 2Sular23
- 3Hayız ve İstihâze49
- 4Gusül ve Teyemmüm53
- 5Namaz46
- 6Namaz Vakitleri132
- 7Ezan62
- 8Mescidler54
- 9Kıble35
- 10İmâmet99
- 11Namaza Başlama153
- 12Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)150
- 13Namazda Sehiv188
- 14Cuma Namazı66
- 15Yolculukta Namazı Kısaltma26
- 16Tutulma Namazı45
- 17Yağmur Duası (İstiskâ)25
- 18Korku Namazı27
- 19İki Bayram Namazı42
- 20Gece Namazı ve Gündüz Nâfileleri220
- 21Cenâzeler272
- 22Oruç345
- 23Zekât184
- 24Hac467
- 25Cihâd111
- 26Nikâh193
- 27Talâk174
- 28Atlar, Yarışlar ve Atıcılık33
- 29Vakıflar17
- 30Vasiyyetler61
- 31Hediyeler16
- 32Bağışlar18
- 33Rukbâ14
- 34Umre42
- 35Ziraat178
- 36Kadınlara İyi Muâmele27
- 37Kan Dökmenin Haramlığı167
- 38Fey' Malının Dağıtımı16
- 39Bîat63
- 40Akîka10
- 41Fera' ve Atîre41
- 42Av ve Kesim98
- 43Kurbanlar (Dahâyâ)88
- 44Mâlî Muâmeleler257
- 45Kasâme, Kısas ve Diyet164
- 46Hırsızın Elinin Kesilmesi115
- 47Îmân ve Alâmetleri55
- 48Süs ve Zînet339
- 49Kadıların Âdâbı49
- 50Allah'a Sığınma112
- 51İçecekler220
(48) Kitâb: Süs ve Zînet
بَابُ: الْفَصْلِ بَيْنَ طِيبِ الرِّجَالِ وَطِيبِ النِّسَاءِ
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Yahudi ve Hıristiyanlar saç ve sakallarını boyamazlar siz onlara uymayın ve saçlarınızı kına ile boyayın.” (Tirmizî, Libas: 20; Ebû Davud, Tereccül: 18)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebu Bekir’in babası Ebu Kuhafeyi Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına getirdiler saçı ve sakalı bembeyaz olmuştu. Bunu gören Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): “Kına yakın ve rengini değiştirin” buyurdu. (Tirmizî, Libas: 20; Ebû Davud, Tereccül: 18)
Ubeyd (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: İbn Ömer’i gördüm sakalını sarıya boyuyordu. Niçin böyle boyadığını sorunca şöyle dedi: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i sakalını böyle boyarken gördüğünü söyledi.” (Ebû Davud, Tereccül: 19; İbn Mâce, Libas: 34)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) tabaklanmış deriden imal edilmiş ayakkabı giyer, sakalını vers ve za’feranla sarıya boyardı.” İbn Ömer de aynen böyle yapardı. (Ebû Davud, Tereccül: 19; İbn Mâce, Libas: 34)
Humeyd b. Abdurrahman (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Muaviye, Medine’de minberde şöyle derken işittim: Elinin altından bir top saç yığını çıkararak şöyle demişti: “Ey Medineliler! Alimleriniz nerede Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim böyle saç takmayı yasaklamıştı. İsrailoğullarının kadınları böyle peruk kullandıkları yüzünden helak olup gittiler.” (Buhârî, Libas: 83; Ebû Davud, Tereccül: 5)
Said b. Müseyyeb (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Muaviye Medine’ye geldiğinde bir hutbe verdi ve eline bir tutam saç alıp, bunu Yahudilerden başka birinin kullandığını görmedim. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e bunun kullanıldığı haberi ulaşınca: “Bunu kullanmanın günah olduğunu söylemiş ve zûr adını vermişti.” (Buhârî, Libas: 83; Ebû Davud, Tereccül: 5)
Muaviye (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ey İnsanlar! Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) sizi saçlarınıza ilave yapmaktan yasakladı. Bir miktar çaput getirip önlerine koydu ve şöyle dedi: “İşte şu paçavra kadın bunu saçına takar sonra da üzerine başörtüsünü örter.” (Buhârî, Libas: 83; Ebû Davud, Tereccül: 5)
Muaviye (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Zûr kullanmayı yasak etmiştir. Zûr, kadının başına saç ve çaput ilave etmesidir. (Buhârî, Libas: 83; Ebû Davud, Tereccül: 5)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) peruk kullananlara lanet etti.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Esma (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in huzuruna bir kadın gelerek şöyle dedi: “Ey Allah'ın Rasûlü! Kızım gelin oluyor düğünü var saçlarından rahatsızlanıp saçı döküldü, peruk kullansa bana günahı var mı?” Bu soru üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Allah, peruk takana ve taktırana lanet etti” buyurdu. (Buhârî, Libas: 83; Müslim, Libas: 33)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) saç nakli yapana ve yaptırana (peruk kullanan ve kullandırana) dövme yapan ve yaptırana da lanet etmiştir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Allah kaşlarını inceltmek için kıllarını alan ve dişlerini dikkat çekmek için inceltenlere lanet etmiştir.” Dikkat edin, Allah’ın lanet ettiği Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in lanet ettiğine ben de lanet ediyorum. (Müslim, Libas: 33; Ebû Davud, Tereccül: 15)
Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Dövme yapanlara, kaşlarını inceltmek için kıllarını yolanlara ve dişlerini inceltenlere ve Allah’ın yaratışını değiştirenlere lanet etmiştir.” (Ebû Davud, Tereccül: 6; Müslim, Libas: 33)
Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Allah: Dişlerini incelten, kaşlarını alan, dövme yaptıran ve Allah’ın yarattığı şekli bozanlara lanet etmiştir.” Bir kadın gelerek: “Böyle böyle söyleyen sen misin?” dedi. Abdullah’ta: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in söylediğini niçin söylemeyeyim” dedi. (Ebû Davud, Tereccül: 6; Müslim, Libas: 33)
Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Allah dövme yapanlara dişlerini ve kaşlarını inceltenlere lanet etmiştir.” Ben de, Allah Rasûlünün lanet ettiklerine lanet ediyorum. (Ebû Davud, Tereccül: 6; Müslim, Libas: 33)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) erkeklerin derilerini sarıya boyamalarını yasakladı. (Ebû Davud, Tereccül: 8)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) erkeklerin derilerini boyamalarını yasaklamıştır. (Ebû Davud, Tereccül: 8)
Enes b. M ali k (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e koku verilince reddetmezdi. (Buhârî, Libas: 80)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kendisine koku ikram edilen kokuyu reddetmesin, taşınması kolay ve hoştur.” (Ebû Davud, Tereccül: 7; Müslim, Salat: 30)
Abdullah’ın hanımı Zeyneb (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kadınlara hitap ederek şöyle buyurdu: “Yatsı namazına gelenleriniz koku sürünmesin.” (Ebû Davud, Tereccül: 8; Müslim, Salat: 30)
Abdullah’ın hanımı Zeyneb es Sekafiyye (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kadınlara hitap ederek şöyle buyurdu: “Yatsı namazına gelecek olan kadınlar koku sürünmesinler.” (Ebû Davud, Tereccül: 8)
Zeyneb es Sekafî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) kadınlar için şöyle buyurdu: “Hanginiz mescide gelecekse koku sürünmesin.” (Ebû Davud, Tereccül: 8; İbn Mâce, Libas: 6)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Hangi kadın koku sürünürse, bizimle birlikte mescide namaz kılmak için gelmesin.” (Ebû Davud, Tereccül: 8; İbn Mâce, Libas: 6)
Ebu Said (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir kadının yüzüğünün kaşına misk doldurduğunu anlattı ve şöyle buyurdu: “O ne güzel kokudur.” (Müslim, Libas: 2; İbn Mâce, Libas: 40)
Ebu Musa (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah ümmetimden kadınlara ipek elbise giymeyi helâl, erkeklerine haram kıldı.” (Müslim, Libas: 2; Tirmizî, Libas: 1)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle demiştir: “Kıpkırmızı elbise giymekten, altın yüzük kullanmaktan ve rüku’da Kur’an okumaktan yasaklandık.” (Müslim, Libas: 4; Ebû Davud, Libas: 11)
Ali (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): “Bana altın yüzük kullanmayı, rüku’da Kur’an okumayı, ipek elbise giymeyi ve sapsarı renkli elbise giymeyi yasakladı.” (Müslim, Libas: 4; Ebû Davud, Libas: 11)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ali (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) beni rüku’da Kur’an okumaktan yasakladı.” (Müslim, Libas: 4; Ebû Davud, Libas: 11)
Ali (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) beni sapsarı elbise giymekten, altın yüzük kullanmaktan, ipek elbise giymekten ve rüku’da Kur’an okumaktan yasakladı. (Müslim, Libas: 4; Ebû Davud, Libas: 11)
Ali (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) beni dört şeyden yasakladı: “Sapsarı elbiseler giymeyi, altın yüzük kullanmayı, ipek elbise giymeyi ve rüku’da Kur’an okumayı.” (Müslim, Libas: 4; Ebû Davud, Libas: 11)
Ali (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Sapsarı elbiseler giyinmeyi, ipek elbise giymeyi, rüku’da Kur’an okumayı ve altın yüzük kullanmayı yasakladı.” (Müslim, Libas: 4; Ebû Davud, Libas: 11)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Altın yüzük kullanmayı yasakladı.” (Müslim, Libas: 4; Ebû Davud, Libas: 11)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Altın yüzük kullanmayı yasakladı.” (Müslim, Libas: 4; Ebû Davud, Libas: 11)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) altından bir yüzük yaptırmış ve takınmıştı insanlar da altın yüzük yaptırdılar. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Ben bu yüzüğü takıyordum ama bundan sonra hiç takmayacağım” dedi ve yüzüğü parmağından çıkardı. İnsanlar da yüzüklerini parmaklarından çıkardılar. (Ebû Davud, Hatem: 1; Müslim, Libas: 14)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yüzüğünün kaşında Muhammed Rasûlullah yazılıydı. (Buhârî, Libas: 51; Müslim, Libas: 15)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) gümüşten bir yüzük yaptırmıştı kaşı da Habeş taşından idi üzerinde de Muhammed Rasûlullah yazılıydı. (Buhârî, Libas: 51; Müslim, Libas: 15)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Rum (Bizanslı)’lara mektup yazmak istedi. Ashab: “Onlar mühürsüz mektupları okumazlar” dediler. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de bunun üzerine gümüşten bir mühür yaptırmıştı, sanki şu andan O’nun elinde o yüzüğün parlaklığını görür gibiyim üzerinde de Muhammed Rasûlullah yazılıydı. (Buhârî, Libas: 51; Müslim, Libas: 15)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) gümüşten bir yüzük yaptırmıştı kaşı da Habeş taşındandı. (Buhârî, Libas: 51; Müslim, Libas: 15)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yüzüğü gümüştendi kaşı da gümüştendi. (Buhârî, Libas: 51; Müslim, Libas: 15)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e: “Yüzük yaptırdık ve üzerine de Muhammed Rasûlüllah yazdırdık, hiç kimse o yazıyı yüzüğüne yazdırmasın” buyurdular. (Buhârî, Libas: 51; Müslim, Libas: 15)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): Gümüşten bir yüzük edindi ve şöyle buyurdu: “Biz bir yüzük yaptırdık ve üzerine de Muhammed Rasûlüllah yazdırdık, hiç kimse yüzüğüne bu yazıyı yazdırmasın.” Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in küçük parmağına taktığı o yüzüğün parlaklığını hala görüyor gibiyim. (Buhârî, Libas: 51; Müslim, Libas: 15)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) yüzüğü sağ eline takardı. (Ebû Davud, Hatem: 3; Müslim, Libas: 13)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Sabit (radıyallahü anh) anlatıyor: Enes’ten Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yüzüğünü sorduklarında sol elinin küçük parmağını kaldırarak sanki gümüş yüzüğünün parlaklığını görür gibiyim. (Buhârî, Libas: 51; Müslim, Libas: 13)
Ebu Bürde (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ali’den işittim şöyle diyordu: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) yüzüğü orta ve şehadet parmaklarına takmayı yasak etti.” (Ebû Davud, Hatem: 4; İbn Mâce, Libas: 43)
Ali (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) yüzüğü şehadet parmağıma, orta parmağıma ve onun yanındaki parmağıma takmayı yasaklamıştı. (Ebû Davud, Hatem: 4; İbn Mâce, Libas: 43)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) altından bir yüzük edinmişti sonra onu çıkarıp atmıştı. Sonra gümüşten bir yüzük takınmıştı üzerinde Muhammed Rasûlullah yazılıydı sonra şöyle buyurdu: “Hiç kimse yüzüğüne bu yazıyı yazdırmasın!” Yüzüğün kaşı avucunun içersindeydi. (Buhârî, Libas: 54; Müslim, Libas: 12)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bir yüzük yaptırıp takmıştı bir süre sonra: “Bu yüzük beni meşgul ediyor sabahtan beri bir ona bakıyorum bir de size bakıyorum” buyurdu ve çıkarıp attı. (Buhârî, Libas: 54; Müslim, Libas: 14)