SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sünen-i Nesâî › Kitâb 48 · Süs ve ZînetKonum

(48) Kitâb: Süs ve Zînet

كتاب الزينة من السنن
Hadis 5040 – 5378 · 339 rivayet · Sayfa 5/7
BÂB (1) · DEVAMI

بَابُ: الْفَصْلِ بَيْنَ طِيبِ الرِّجَالِ وَطِيبِ النِّسَاءِ

Sünen-i Nesâî 5240Sahih (el-Elbânî)

Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Abdest almakta, ayakkabı giymekte ve saçını taramakta imkan nispetinde sağdan başlamayı severdi.” (Buhârî, Libas: 39; Ebû Davud, Libas: 44)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ أَخْبَرَنِي الأَشْعَثُ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي يُحَدِّثُ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، وَذَكَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُحِبُّ التَّيَامُنَ مَا اسْتَطَاعَ فِي طُهُورِهِ وَتَنَعُّلِهِ وَتَرَجُّلِهِ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5240
Sünen-i Nesâî 5241Sahih (el-Elbânî)

Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Yahudi ve Hıristiyanlar saç ve sakallarını boyamazlar siz onlara uymayın ve saçlarınızı kına ile boyayın.” (Tirmizî, Libas: 20; Ebû Davud, Tereccül: 18)

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، وَسُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، أَنَّهُمَا سَمِعَا أَبَا هُرَيْرَةَ، يُخْبِرُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِنَّ الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى لاَ يَصْبُغُونَ فَخَالِفُوهُمْ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5241
Sünen-i Nesâî 5242Sahih (el-Elbânî)

Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebu Bekir’in babası Ebu Kuhafeyi Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına getirdiler saçı ve sakalı bembeyaz olmuştu. Bunu gören Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): “Kına yakın ve rengini değiştirin” buyurdu. (Tirmizî, Libas: 20; Ebû Davud, Tereccül: 18)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، - وَهُوَ ابْنُ الْحَارِثِ - قَالَ حَدَّثَنَا عَزْرَةُ، - وَهُوَ ابْنُ ثَابِتٍ - عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ أُتِيَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِأَبِي قُحَافَةَ وَرَأْسُهُ وَلِحْيَتُهُ كَأَنَّهُ ثَغَامَةٌ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ غَيِّرُوا أَوِ اخْضِبُوا ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5242
Sünen-i Nesâî 5243Sahih (el-Elbânî)

Ubeyd (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: İbn Ömer’i gördüm sakalını sarıya boyuyordu. Niçin böyle boyadığını sorunca şöyle dedi: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i sakalını böyle boyarken gördüğünü söyledi.” (Ebû Davud, Tereccül: 19; İbn Mâce, Libas: 34)

أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ حَكِيمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو قُتَيْبَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عُبَيْدٍ، قَالَ رَأَيْتُ ابْنَ عُمَرَ يُصَفِّرُ لِحْيَتَهُ فَقُلْتُ لَهُ فِي ذَلِكَ فَقَالَ رَأَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يُصَفِّرُ لِحْيَتَهُ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5243
Sünen-i Nesâî 5244Sahih (isnâdı) (el-Elbânî)

İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) tabaklanmış deriden imal edilmiş ayakkabı giyer, sakalını vers ve za’feranla sarıya boyardı.” İbn Ömer de aynen böyle yapardı. (Ebû Davud, Tereccül: 19; İbn Mâce, Libas: 34)

أَخْبَرَنَا عَبْدَةُ بْنُ عَبْدِ الرَّحِيمِ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَمْرُو بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا ابْنُ أَبِي رَوَّادٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَلْبَسُ النِّعَالَ السِّبْتِيَّةَ وَيُصَفِّرُ لِحْيَتَهُ بِالْوَرْسِ وَالزَّعْفَرَانِ ‏.‏ وَكَانَ ابْنُ عُمَرَ يَفْعَلُ ذَلِكَ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5244
Sünen-i Nesâî 5245Sahih (el-Elbânî)

Humeyd b. Abdurrahman (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Muaviye, Medine’de minberde şöyle derken işittim: Elinin altından bir top saç yığını çıkararak şöyle demişti: “Ey Medineliler! Alimleriniz nerede Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim böyle saç takmayı yasaklamıştı. İsrailoğullarının kadınları böyle peruk kullandıkları yüzünden helak olup gittiler.” (Buhârî, Libas: 83; Ebû Davud, Tereccül: 5)

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ سَمِعْتُ مُعَاوِيَةَ، وَهُوَ عَلَى الْمِنْبَرِ بِالْمَدِينَةِ وَأَخْرَجَ مِنْ كُمِّهِ قُصَّةً مِنْ شَعْرٍ فَقَالَ يَا أَهْلَ الْمَدِينَةِ أَيْنَ عُلَمَاؤُكُمْ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَنْهَى عَنْ مِثْلِ هَذِهِ وَقَالَ ‏ "‏ إِنَّمَا هَلَكَتْ بَنُو إِسْرَائِيلَ حِينَ اتَّخَذَ نِسَاؤُهُمْ مِثْلَ هَذَا ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5245
Sünen-i Nesâî 5246Sahih (el-Elbânî)

Said b. Müseyyeb (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Muaviye Medine’ye geldiğinde bir hutbe verdi ve eline bir tutam saç alıp, bunu Yahudilerden başka birinin kullandığını görmedim. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e bunun kullanıldığı haberi ulaşınca: “Bunu kullanmanın günah olduğunu söylemiş ve zûr adını vermişti.” (Buhârî, Libas: 83; Ebû Davud, Tereccül: 5)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ جَعْفَرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، قَالَ قَدِمَ مُعَاوِيَةُ الْمَدِينَةَ فَخَطَبَنَا وَأَخَذَ كُبَّةً مِنْ شَعْرٍ قَالَ مَا كُنْتُ أَرَى أَحَدًا يَفْعَلُهُ إِلاَّ الْيَهُودَ وَإِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَلَغَهُ فَسَمَّاهُ الزُّورَ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5246
Sünen-i Nesâî 5247Sahih (isnâdı) (el-Elbânî)

Muaviye (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ey İnsanlar! Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) sizi saçlarınıza ilave yapmaktan yasakladı. Bir miktar çaput getirip önlerine koydu ve şöyle dedi: “İşte şu paçavra kadın bunu saçına takar sonra da üzerine başörtüsünü örter.” (Buhârî, Libas: 83; Ebû Davud, Tereccül: 5)

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ يَحْيَى بْنِ الْحَارِثِ، قَالَ حَدَّثَنَا مَحْبُوبُ بْنُ مُوسَى، قَالَ أَنْبَأَنَا ابْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ يَعْقُوبَ بْنِ الْقَعْقَاعِ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنِ ابْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ مُعَاوِيَةَ، أَنَّهُ قَالَ يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَاكُمْ عَنِ الزُّورِ ‏.‏ قَالَ وَجَاءَ بِخِرْقَةٍ سَوْدَاءَ فَأَلْقَاهَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ فَقَالَ هُوَ هَذَا تَجْعَلُهُ الْمَرْأَةُ فِي رَأْسِهَا ثُمَّ تَخْتَمِرُ عَلَيْهِ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5247
Sünen-i Nesâî 5248Sahih (el-Elbânî)

Muaviye (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Zûr kullanmayı yasak etmiştir. Zûr, kadının başına saç ve çaput ilave etmesidir. (Buhârî, Libas: 83; Ebû Davud, Tereccül: 5)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحِيمِ، قَالَ حَدَّثَنَا أَسَدُ بْنُ مُوسَى، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ أَبِي عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ مُعَاوِيَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الزُّورِ وَالزُّورُ الْمَرْأَةُ تَلِفُّ عَلَى رَأْسِهَا ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5248
Sünen-i Nesâî 5249Sahih (el-Elbânî)

İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) peruk kullananlara lanet etti.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)

أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَعَنَ الْوَاصِلَةَ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5249
Sünen-i Nesâî 5250Sahih (el-Elbânî)

Esma (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in huzuruna bir kadın gelerek şöyle dedi: “Ey Allah'ın Rasûlü! Kızım gelin oluyor düğünü var saçlarından rahatsızlanıp saçı döküldü, peruk kullansa bana günahı var mı?” Bu soru üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Allah, peruk takana ve taktırana lanet etti” buyurdu. (Buhârî, Libas: 83; Müslim, Libas: 33)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ هِشَامٍ، قَالَ حَدَّثَتْنِي فَاطِمَةُ، عَنْ أَسْمَاءَ، أَنَّ امْرَأَةً، جَاءَتْ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ بِنْتًا لِي عَرُوسٌ وَإِنَّهَا اشْتَكَتْ فَتَمَزَّقَ شَعْرُهَا فَهَلْ عَلَىَّ جُنَاحٌ إِنْ وَصَلْتُ لَهَا فِيهِ فَقَالَ ‏ "‏ لَعَنَ اللَّهُ الْوَاصِلَةَ وَالْمُسْتَوْصِلَةَ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5250
Sünen-i Nesâî 5251Sahih (el-Elbânî)

İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) saç nakli yapana ve yaptırana (peruk kullanan ve kullandırana) dövme yapan ve yaptırana da lanet etmiştir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ لَعَنَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْوَاصِلَةَ وَالْمُوتَصِلَةَ وَالْوَاشِمَةَ وَالْمُوتَشِمَةَ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5251
Sünen-i Nesâî 5252Sahih (el-Elbânî)

Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Allah kaşlarını inceltmek için kıllarını alan ve dişlerini dikkat çekmek için inceltenlere lanet etmiştir.” Dikkat edin, Allah’ın lanet ettiği Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in lanet ettiğine ben de lanet ediyorum. (Müslim, Libas: 33; Ebû Davud, Tereccül: 15)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ لَعَنَ اللَّهُ الْمُتَنَمِّصَاتِ وَالْمُتَفَلِّجَاتِ أَلاَ أَلْعَنُ مَنْ لَعَنَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5252
Sünen-i Nesâî 5253Sahih (el-Elbânî)

Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Dövme yapanlara, kaşlarını inceltmek için kıllarını yolanlara ve dişlerini inceltenlere ve Allah’ın yaratışını değiştirenlere lanet etmiştir.” (Ebû Davud, Tereccül: 6; Müslim, Libas: 33)

أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي قَالَ، سَمِعْتُ الأَعْمَشَ، يُحَدِّثُ عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ لَعَنَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْوَاشِمَاتِ وَالْمُتَفَلِّجَاتِ وَالْمُتَنَمِّصَاتِ الْمُغَيِّرَاتِ خَلْقَ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5253
Sünen-i Nesâî 5254Sahih (el-Elbânî)

Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Allah: Dişlerini incelten, kaşlarını alan, dövme yaptıran ve Allah’ın yarattığı şekli bozanlara lanet etmiştir.” Bir kadın gelerek: “Böyle böyle söyleyen sen misin?” dedi. Abdullah’ta: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in söylediğini niçin söylemeyeyim” dedi. (Ebû Davud, Tereccül: 6; Müslim, Libas: 33)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى بْنِ مُحَمَّدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ حَفْصٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَبِي عُبَيْدَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ لَعَنَ اللَّهُ الْمُتَنَمِّصَاتِ وَالْمُتَفَلِّجَاتِ وَالْمُتَوَشِّمَاتِ الْمُغَيِّرَاتِ خَلْقَ اللَّهِ ‏.‏ فَأَتَتْهُ امْرَأَةٌ فَقَالَتْ أَنْتَ الَّذِي تَقُولُ كَذَا وَكَذَا قَالَ وَمَا لِيَ لاَ أَقُولُ مَا قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5254
Sünen-i Nesâî 5255Sahih (el-Elbânî)

Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Allah dövme yapanlara dişlerini ve kaşlarını inceltenlere lanet etmiştir.” Ben de, Allah Rasûlünün lanet ettiklerine lanet ediyorum. (Ebû Davud, Tereccül: 6; Müslim, Libas: 33)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سُلَيْمَانَ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ كَانَ عَبْدُ اللَّهِ يَقُولُ لَعَنَ اللَّهُ الْمُتَوَشِّمَاتِ وَالْمُتَنَمِّصَاتِ وَالْمُتَفَلِّجَاتِ أَلاَ أَلْعَنُ مَنْ لَعَنَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5255
Sünen-i Nesâî 5256Sahih (el-Elbânî)

Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) erkeklerin derilerini sarıya boyamalarını yasakladı. (Ebû Davud, Tereccül: 8)

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَتَزَعْفَرَ الرَّجُلُ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5256
Sünen-i Nesâî 5257Zayıf (isnâdı) (el-Elbânî)

Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) erkeklerin derilerini boyamalarını yasaklamıştır. (Ebû Davud, Tereccül: 8)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُمَرَ بْنِ عَلِيِّ بْنِ مُقَدَّمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا زَكَرِيَّا بْنُ يَحْيَى بْنِ عُمَارَةَ الأَنْصَارِيُّ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يُزَعْفِرَ الرَّجُلُ جِلْدَهُ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5257
Sünen-i Nesâî 5258Sahih (el-Elbânî)

Enes b. M ali k (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e koku verilince reddetmezdi. (Buhârî, Libas: 80)

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ، قَالَ أَنْبَأَنَا وَكِيعٌ، قَالَ حَدَّثَنَا عَزْرَةُ بْنُ ثَابِتٍ، عَنْ ثُمَامَةَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَنَسٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا أُتِيَ بِطِيبٍ لَمْ يَرُدَّهُ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5258
Sünen-i Nesâî 5259Sahih (el-Elbânî)

Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kendisine koku ikram edilen kokuyu reddetmesin, taşınması kolay ve hoştur.” (Ebû Davud, Tereccül: 7; Müslim, Salat: 30)

أَخْبَرَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ فَضَالَةَ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يَزِيدَ الْمُقْرِئُ، قَالَ حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، قَالَ حَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي جَعْفَرٍ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنْ عُرِضَ عَلَيْهِ طِيبٌ فَلاَ يَرُدَّهُ فَإِنَّهُ خَفِيفُ الْمَحْمَلِ طَيِّبُ الرَّائِحَةِ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5259
Sünen-i Nesâî 5260Hasen-Sahih (el-Elbânî)

Abdullah’ın hanımı Zeyneb (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kadınlara hitap ederek şöyle buyurdu: “Yatsı namazına gelenleriniz koku sürünmesin.” (Ebû Davud, Tereccül: 8; Müslim, Salat: 30)

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا جَرِيرٌ، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، عَنْ بُكَيْرٍ، ح وَأَنْبَأَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، قَالَ حَدَّثَنِي بُكَيْرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَشَجِّ، عَنْ بُسْرِ بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ زَيْنَبَ، امْرَأَةِ عَبْدِ اللَّهِ قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا شَهِدَتْ إِحْدَاكُنَّ الْعِشَاءَ فَلاَ تَمَسَّ طِيبًا ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5260
Sünen-i Nesâî 5261Sahih (el-Elbânî)

Abdullah’ın hanımı Zeyneb es Sekafiyye (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kadınlara hitap ederek şöyle buyurdu: “Yatsı namazına gelecek olan kadınlar koku sürünmesinler.” (Ebû Davud, Tereccül: 8)

أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ هِشَامٍ، عَنْ بُكَيْرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَشَجِّ، عَنْ بُسْرِ بْنِ سَعِيدٍ، أَخْبَرَتْنِي زَيْنَبُ الثَّقَفِيَّةُ، امْرَأَةُ عَبْدِ اللَّهِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ لَهَا ‏ "‏ إِذَا خَرَجْتِ إِلَى الْعِشَاءِ فَلاَ تَمَسَّ طِيبًا ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5261
Sünen-i Nesâî 5262Sahih (el-Elbânî)

Zeyneb es Sekafî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) kadınlar için şöyle buyurdu: “Hanginiz mescide gelecekse koku sürünmesin.” (Ebû Davud, Tereccül: 8; İbn Mâce, Libas: 6)

وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنِ ابْنِ أَبِي جَعْفَرٍ، عَنْ بُكَيْرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَشَجِّ، عَنْ بُسْرِ بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ زَيْنَبَ الثَّقَفِيَّةِ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ أَيَّتُكُنَّ خَرَجَتْ إِلَى الْمَسْجِدِ فَلاَ تَقْرَبَنَّ طِيبًا ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5262
Sünen-i Nesâî 5263Sahih (el-Elbânî)

Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Hangi kadın koku sürünürse, bizimle birlikte mescide namaz kılmak için gelmesin.” (Ebû Davud, Tereccül: 8; İbn Mâce, Libas: 6)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ هِشَامِ بْنِ عِيسَى، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو عَلْقَمَةَ الْفَرْوِيُّ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ حَدَّثَنِي يَزِيدُ بْنُ خُصَيْفَةَ، عَنْ بُسْرِ بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ أَيُّمَا امْرَأَةٍ أَصَابَتْ بَخُورًا فَلاَ تَشْهَدْ مَعَنَا الْعِشَاءَ الآخِرَةَ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5263
Sünen-i Nesâî 5264Sahih (el-Elbânî)

Ebu Said (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir kadının yüzüğünün kaşına misk doldurduğunu anlattı ve şöyle buyurdu: “O ne güzel kokudur.” (Müslim, Libas: 2; İbn Mâce, Libas: 40)

أَخْبَرَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ إِسْحَاقَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ غَزْوَانَ، قَالَ أَنْبَأَنَا شُعْبَةُ، عَنْ خُلَيْدِ بْنِ جَعْفَرٍ، وَالْمُسْتَمِرِّ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، قَالَ ذَكَرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم امْرَأَةً حَشَتْ خَاتَمَهَا بِالْمِسْكِ فَقَالَ ‏ "‏ وَهُوَ أَطْيَبُ الطِّيبِ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5264
Sünen-i Nesâî 5265Sahih (el-Elbânî)

Ebu Musa (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah ümmetimden kadınlara ipek elbise giymeyi helâl, erkeklerine haram kıldı.” (Müslim, Libas: 2; Tirmizî, Libas: 1)

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، وَيَزِيدُ، وَمُعْتَمِرٌ، وَبِشْرُ بْنُ الْمُفَضَّلِ، قَالُوا حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي هِنْدٍ، عَنْ أَبِي مُوسَى، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ أَحَلَّ لإِنَاثِ أُمَّتِي الْحَرِيرَ وَالذَّهَبَ وَحَرَّمَهُ عَلَى ذُكُورِهَا ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5265
Sünen-i Nesâî 5266Sahih (isnâdı) (el-Elbânî)

İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle demiştir: “Kıpkırmızı elbise giymekten, altın yüzük kullanmaktan ve rüku’da Kur’an okumaktan yasaklandık.” (Müslim, Libas: 4; Ebû Davud, Libas: 11)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْوَلِيدِ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ حَفْصٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ حُنَيْنٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ نُهِيتُ عَنِ الثَّوْبِ الأَحْمَرِ، وَخَاتَمِ الذَّهَبِ، وَأَنْ أَقْرَأَ وَأَنَا رَاكِعٌ، ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5266
Sünen-i Nesâî 5267Hasen-Sahih (el-Elbânî)

Ali (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): “Bana altın yüzük kullanmayı, rüku’da Kur’an okumayı, ipek elbise giymeyi ve sapsarı renkli elbise giymeyi yasakladı.” (Müslim, Libas: 4; Ebû Davud, Libas: 11)

أَخْبَرَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، قَالَ أَخْبَرَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ حُنَيْنٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ نَهَانِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَنْ خَاتَمِ الذَّهَبِ وَأَنْ أَقْرَأَ الْقُرْآنَ وَأَنَا رَاكِعٌ وَعَنِ الْقَسِّيِّ وَعَنِ الْمُعَصْفَرِ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5267
Sünen-i Nesâî 5268Sahih (el-Elbânî)

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ حَمَّادٍ، عَنِ اللَّيْثِ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ حُنَيْنٍ، أَنَّ أَبَاهُ، حَدَّثَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ عَلِيًّا، يَقُولُ نَهَانِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ خَاتَمِ الذَّهَبِ وَعَنْ لُبُوسِ الْقَسِّيِّ وَالْمُعَصْفَرِ وَقِرَاءَةِ الْقُرْآنِ وَأَنَا رَاكِعٌ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5268
Sünen-i Nesâî 5269Sahih (el-Elbânî)

Ali (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) beni rüku’da Kur’an okumaktan yasakladı.” (Müslim, Libas: 4; Ebû Davud, Libas: 11)

قَالَ الْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، عَنِ ابْنِ الْقَاسِمِ، حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ حُنَيْنٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ نَهَانِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْقِرَاءَةِ فِي الرُّكُوعِ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5269
Sünen-i Nesâî 5270Sahih (el-Elbânî)

Ali (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) beni sapsarı elbise giymekten, altın yüzük kullanmaktan, ipek elbise giymekten ve rüku’da Kur’an okumaktan yasakladı. (Müslim, Libas: 4; Ebû Davud, Libas: 11)

أَخْبَرَنِي هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ بْنُ عَبْدِ الْوَارِثِ، قَالَ حَدَّثَنَا حَرْبٌ، عَنْ يَحْيَى، حَدَّثَنِي عَمْرُو بْنُ سَعْدٍ الْفَدَكِيُّ، أَنَّ نَافِعًا، أَخْبَرَهُ حَدَّثَنِي ابْنُ حُنَيْنٍ، أَنَّ عَلِيًّا، حَدَّثَهُ قَالَ نَهَانِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ ثِيَابِ الْمُعَصْفَرِ وَعَنْ خَاتَمِ الذَّهَبِ وَلُبْسِ الْقَسِّيِّ وَأَنْ أَقْرَأَ وَأَنَا رَاكِعٌ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5270
Sünen-i Nesâî 5271Sahih (el-Elbânî)

Ali (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) beni dört şeyden yasakladı: “Sapsarı elbiseler giymeyi, altın yüzük kullanmayı, ipek elbise giymeyi ve rüku’da Kur’an okumayı.” (Müslim, Libas: 4; Ebû Davud, Libas: 11)

أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ دُرُسْتَ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو إِسْمَاعِيلَ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَهُ عَنِ ابْنِ حُنَيْنٍ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ نَهَانِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ أَرْبَعٍ عَنْ لُبْسِ ثَوْبٍ مُعَصْفَرٍ وَعَنِ التَّخَتُّمِ بِخَاتَمِ الذَّهَبِ وَعَنْ لُبْسِ الْقَسِّيَّةِ وَأَنْ أَقْرَأَ الْقُرْآنَ وَأَنَا رَاكِعٌ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5271
Sünen-i Nesâî 5272Sahih (el-Elbânî)

Ali (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Sapsarı elbiseler giyinmeyi, ipek elbise giymeyi, rüku’da Kur’an okumayı ve altın yüzük kullanmayı yasakladı.” (Müslim, Libas: 4; Ebû Davud, Libas: 11)

أَخْبَرَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ يَعْقُوبَ، قَالَ حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ مُوسَى، قَالَ حَدَّثَنَا شَيْبَانُ، عَنْ يَحْيَى، أَخْبَرَنِي خَالِدُ بْنُ مَعْدَانَ، أَنَّ ابْنَ حُنَيْنٍ، حَدَّثَهُ أَنَّ عَلِيًّا قَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ ثِيَابِ الْمُعَصْفَرِ وَعَنِ الْحَرِيرِ وَأَنْ يَقْرَأَ وَهُوَ رَاكِعٌ وَعَنْ خَاتَمِ الذَّهَبِ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5272
Sünen-i Nesâî 5273Sahih (el-Elbânî)

Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Altın yüzük kullanmayı yasakladı.” (Müslim, Libas: 4; Ebû Davud, Libas: 11)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، قَالَ سَمِعْتُ النَّضْرَ بْنَ أَنَسٍ، عَنْ بَشِيرِ بْنِ نَهِيكٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ نَهَى عَنْ خَاتَمِ الذَّهَبِ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5273
Sünen-i Nesâî 5274Sahih (el-Elbânî)

Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Altın yüzük kullanmayı yasakladı.” (Müslim, Libas: 4; Ebû Davud, Libas: 11)

أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَفْصِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنِي أَبِي قَالَ، حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ طَهْمَانَ، عَنِ الْحَجَّاجِ، - وَهُوَ ابْنُ الْحَجَّاجِ - عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُبَيْدٍ، عَنْ بُشَيْرِ بْنِ نَهِيكٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ تَخَتُّمِ الذَّهَبِ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5274
Sünen-i Nesâî 5275Sahih (el-Elbânî)

İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) altından bir yüzük yaptırmış ve takınmıştı insanlar da altın yüzük yaptırdılar. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Ben bu yüzüğü takıyordum ama bundan sonra hiç takmayacağım” dedi ve yüzüğü parmağından çıkardı. İnsanlar da yüzüklerini parmaklarından çıkardılar. (Ebû Davud, Hatem: 1; Müslim, Libas: 14)

أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ اتَّخَذَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَاتَمَ الذَّهَبِ فَلَبِسَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَاتَّخَذَ النَّاسُ خَوَاتِيمَ الذَّهَبِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنِّي كُنْتُ أَلْبَسُ هَذَا الْخَاتَمَ وَإِنِّي لَنْ أَلْبَسَهُ أَبَدًا ‏"‏ ‏.‏ فَنَبَذَهُ فَنَبَذَ النَّاسُ خَوَاتِيمَهُمْ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5275
Sünen-i Nesâî 5276Sahih (el-Elbânî)

İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yüzüğünün kaşında Muhammed Rasûlullah yazılıydı. (Buhârî, Libas: 51; Müslim, Libas: 15)

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ نَقْشُ خَاتَمِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5276
Sünen-i Nesâî 5277Sahih (el-Elbânî)

Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) gümüşten bir yüzük yaptırmıştı kaşı da Habeş taşından idi üzerinde de Muhammed Rasûlullah yazılıydı. (Buhârî, Libas: 51; Müslim, Libas: 15)

أَخْبَرَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْعَظِيمِ، قَالَ حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ عُمَرَ، قَالَ أَنْبَأَنَا يُونُسُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم اتَّخَذَ خَاتَمًا مِنْ وَرِقٍ وَفَصُّهُ حَبَشِيٌّ وَنَقْشُهُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5277
Sünen-i Nesâî 5278Sahih (el-Elbânî)

Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Rum (Bizanslı)’lara mektup yazmak istedi. Ashab: “Onlar mühürsüz mektupları okumazlar” dediler. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de bunun üzerine gümüşten bir mühür yaptırmıştı, sanki şu andan O’nun elinde o yüzüğün parlaklığını görür gibiyim üzerinde de Muhammed Rasûlullah yazılıydı. (Buhârî, Libas: 51; Müslim, Libas: 15)

أَخْبَرَنَا حُمَيْدُ بْنُ مَسْعَدَةَ، عَنْ بِشْرٍ، - وَهُوَ ابْنُ الْمُفَضَّلِ - قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ أَرَادَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَكْتُبَ إِلَى الرُّومِ فَقَالُوا إِنَّهُمْ لاَ يَقْرَءُونَ كِتَابًا إِلاَّ مَخْتُومًا ‏.‏ فَاتَّخَذَ خَاتَمًا مِنْ فِضَّةٍ كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى بَيَاضِهِ فِي يَدِهِ وَنُقِشَ فِيهِ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5278
Sünen-i Nesâî 5279Sahih (el-Elbânî)

Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) gümüşten bir yüzük yaptırmıştı kaşı da Habeş taşındandı. (Buhârî, Libas: 51; Müslim, Libas: 15)

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، عَنْ يُونُسَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم اتَّخَذَ خَاتَمًا مِنْ وَرِقٍ وَفَصُّهُ حَبَشِيٌّ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5279
Sünen-i Nesâî 5280Sahih (el-Elbânî)

Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yüzüğü gümüştendi kaşı da gümüştendi. (Buhârî, Libas: 51; Müslim, Libas: 15)

أَخْبَرَنَا الْقَاسِمُ بْنُ زَكَرِيَّا، قَالَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنِ الْحَسَنِ، - وَهُوَ ابْنُ صَالِحٍ - عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ كَانَ خَاتَمُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِنْ فِضَّةٍ وَفَصُّهُ مِنْهُ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5280
Sünen-i Nesâî 5281Sahih (el-Elbânî)

Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e: “Yüzük yaptırdık ve üzerine de Muhammed Rasûlüllah yazdırdık, hiç kimse o yazıyı yüzüğüne yazdırmasın” buyurdular. (Buhârî, Libas: 51; Müslim, Libas: 15)

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَعَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ قَدِ اصْطَنَعْنَا خَاتَمًا وَنَقَشْنَا عَلَيْهِ نَقْشًا فَلاَ يَنْقُشْ عَلَيْهِ أَحَدٌ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5281
Sünen-i Nesâî 5282Sahih (el-Elbânî)

Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): Gümüşten bir yüzük edindi ve şöyle buyurdu: “Biz bir yüzük yaptırdık ve üzerine de Muhammed Rasûlüllah yazdırdık, hiç kimse yüzüğüne bu yazıyı yazdırmasın.” Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in küçük parmağına taktığı o yüzüğün parlaklığını hala görüyor gibiyim. (Buhârî, Libas: 51; Müslim, Libas: 15)

أَخْبَرَنَا عِمْرَانُ بْنُ مُوسَى، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم اصْطَنَعَ خَاتَمًا فَقَالَ ‏ "‏ إِنَّا قَدِ اتَّخَذْنَا خَاتَمًا وَنَقَشْنَا عَلَيْهِ نَقْشًا فَلاَ يَنْقُشْ عَلَيْهِ أَحَدٌ ‏"‏ ‏.‏ وَإِنِّي لأَرَى بَرِيقَهُ فِي خِنْصَرِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5282
Sünen-i Nesâî 5283Sahih (el-Elbânî)

Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) yüzüğü sağ eline takardı. (Ebû Davud, Hatem: 3; Müslim, Libas: 13)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَامِرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى، قَالَ حَدَّثَنَا عَبَّادُ بْنُ الْعَوَّامِ، عَنْ سَعِيدٍ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَتَخَتَّمُ فِي يَمِينِهِ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5283
Sünen-i Nesâî 5284Sahih (isnâdı) (el-Elbânî)

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

أَخْبَرَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ عِيسَى الْبِسْطَامِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا سَلْمُ بْنُ قُتَيْبَةَ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى بَيَاضِ خَاتَمِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي إِصْبَعِهِ الْيُسْرَى ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5284
Sünen-i Nesâî 5285Sahih (el-Elbânî)

Sabit (radıyallahü anh) anlatıyor: Enes’ten Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yüzüğünü sorduklarında sol elinin küçük parmağını kaldırarak sanki gümüş yüzüğünün parlaklığını görür gibiyim. (Buhârî, Libas: 51; Müslim, Libas: 13)

أَخْبَرَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ نَافِعٍ، قَالَ حَدَّثَنَا بَهْزُ بْنُ أَسَدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، قَالَ حَدَّثَنَا ثَابِتٌ، أَنَّهُمْ سَأَلُوا أَنَسًا عَنْ خَاتَمِ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى وَبِيصِ خَاتَمِهِ مِنْ فِضَّةٍ ‏.‏ وَرَفَعَ إِصْبَعَهُ الْيُسْرَى الْخِنْصَرَ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5285
Sünen-i Nesâî 5286Sahih (el-Elbânî)

Ebu Bürde (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ali’den işittim şöyle diyordu: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) yüzüğü orta ve şehadet parmaklarına takmayı yasak etti.” (Ebû Davud, Hatem: 4; İbn Mâce, Libas: 43)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ كُلَيْبٍ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، قَالَ سَمِعْتُ عَلِيًّا، يَقُولُ نَهَانِي نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْخَاتَمِ فِي السَّبَّابَةِ وَالْوُسْطَى ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5286
Sünen-i Nesâî 5287Sahih (el-Elbânî)

Ali (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) yüzüğü şehadet parmağıma, orta parmağıma ve onun yanındaki parmağıma takmayı yasaklamıştı. (Ebû Davud, Hatem: 4; İbn Mâce, Libas: 43)

أَخْبَرَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، عَنْ أَبِي الأَحْوَصِ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ كُلَيْبٍ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ نَهَانِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ أَلْبَسَ فِي إِصْبَعِي هَذِهِ وَفِي الْوُسْطَى وَالَّتِي تَلِيهَا ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5287
Sünen-i Nesâî 5288Sahih (el-Elbânî)

İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) altından bir yüzük edinmişti sonra onu çıkarıp atmıştı. Sonra gümüşten bir yüzük takınmıştı üzerinde Muhammed Rasûlullah yazılıydı sonra şöyle buyurdu: “Hiç kimse yüzüğüne bu yazıyı yazdırmasın!” Yüzüğün kaşı avucunun içersindeydi. (Buhârî, Libas: 54; Müslim, Libas: 12)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَيُّوبَ بْنِ مُوسَى، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَتَخَتَّمُ بِخَاتَمٍ مِنْ ذَهَبٍ ثُمَّ طَرَحَهُ وَلَبِسَ خَاتَمًا مِنْ وَرِقٍ وَنُقِشَ عَلَيْهِ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ ثُمَّ قَالَ ‏ "‏ لاَ يَنْبَغِي لأَحَدٍ أَنْ يَنْقُشَ عَلَى نَقْشِ خَاتَمِي هَذَا ‏"‏ ‏.‏ وَجَعَلَ فَصَّهُ فِي بَطْنِ كَفِّهِ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5288
Sünen-i Nesâî 5289Sahih (isnâdı) (el-Elbânî)

İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bir yüzük yaptırıp takmıştı bir süre sonra: “Bu yüzük beni meşgul ediyor sabahtan beri bir ona bakıyorum bir de size bakıyorum” buyurdu ve çıkarıp attı. (Buhârî, Libas: 54; Müslim, Libas: 14)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَلِيِّ بْنِ حَرْبٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ عُمَرَ، قَالَ حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ مِغْوَلٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ الشَّيْبَانِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم اتَّخَذَ خَاتَمًا فَلَبِسَهُ قَالَ ‏ "‏ شَغَلَنِي هَذَا عَنْكُمْ مُنْذُ الْيَوْمِ إِلَيْهِ نَظْرَةٌ وَإِلَيْكُمْ نَظْرَةٌ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ أَلْقَاهُ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 48 (Süs ve Zînet), Bâb 1, Hadis no. 5289