Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “ Fera ve Atıyre diye bir kurban modeli İslâm’da yoktur.” (Yani devenin ilk yavrusu mutlaka kurban edilecektir diye bir şart olmadığı gibi Receb ayında da kurban kesilme adeti İslâm’da yoktur.) ( Tirmizî , Edahî : 15; Ebû Davud , Dahaya : 20)
Sünen-i Nesâî › Kitâb 41 · Fera' ve AtîreKonum
- 1Tahâret324
- 2Sular23
- 3Hayız ve İstihâze49
- 4Gusül ve Teyemmüm53
- 5Namaz46
- 6Namaz Vakitleri132
- 7Ezan62
- 8Mescidler54
- 9Kıble35
- 10İmâmet99
- 11Namaza Başlama153
- 12Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)150
- 13Namazda Sehiv188
- 14Cuma Namazı66
- 15Yolculukta Namazı Kısaltma26
- 16Tutulma Namazı45
- 17Yağmur Duası (İstiskâ)25
- 18Korku Namazı27
- 19İki Bayram Namazı42
- 20Gece Namazı ve Gündüz Nâfileleri220
- 21Cenâzeler272
- 22Oruç345
- 23Zekât184
- 24Hac467
- 25Cihâd111
- 26Nikâh193
- 27Talâk174
- 28Atlar, Yarışlar ve Atıcılık33
- 29Vakıflar17
- 30Vasiyyetler61
- 31Hediyeler16
- 32Bağışlar18
- 33Rukbâ14
- 34Umre42
- 35Ziraat178
- 36Kadınlara İyi Muâmele27
- 37Kan Dökmenin Haramlığı167
- 38Fey' Malının Dağıtımı16
- 39Bîat63
- 40Akîka10
- 41Fera' ve Atîre41
- 42Av ve Kesim98
- 43Kurbanlar (Dahâyâ)88
- 44Mâlî Muâmeleler257
- 45Kasâme, Kısas ve Diyet164
- 46Hırsızın Elinin Kesilmesi115
- 47Îmân ve Alâmetleri55
- 48Süs ve Zînet339
- 49Kadıların Âdâbı49
- 50Allah'a Sığınma112
- 51İçecekler220
(41) Kitâb: Fera' ve Atîre
Said b. Müseyyeb ve Ebu Hüreyre (radıyallahü anhümâ)’dan birisi Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “ Fera ve Atiyre kurbanı kesmeyi yasakladı” derken bir diğeri: “ Fera ve Atiyre kurbanı İslâm’da yoktur” demiştir. ( Tirmizî , Edahî : 15; Ebû Davud , Dahaya : 20)
Mıhnef b. Süleym (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte Arafat’ta vakfeye durmuştuk. Orada şöyle buyurmuştu: “Ey İnsanlar! Her yıl kurban bayramında kesilen kurbanın yanı sıra bir de Receb ayında Atıyre kurbanı vardır” Muaz diyor ki: “ İbn Avn’ın Receb ayında kurban kestiğini gözümle gördüm.” ( Tirmizî , Edahî : 15; Ebû Davud , Dahaya : 20)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Nübeyşe (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Mina’da bir adam şöyle dedi: Ey Allah'ın Rasûlü biz cahiliyye döneminde Receb ayında kurban keserdik şimdi ne emredersiniz? Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Hangi ayda keserseniz kesin Allah’ın rızasını isteyin ve başkalarına da yedirin.” Adam: Devenin ilk yavrusunu da kurban ederdik bu konuda ne emredersiniz deyince: “Her sürüden bir kurban kesersin, o kurban sürü içerisinde beslenir büyüyünce keser ve etini sadaka olarak dağıtırsın” buyurdu. ( Ebû Davud , Dahaya : 20; İbn Mâce , Zebaih : 2)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Nübeyşe (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir adam Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e şöyle seslendi: “Ey Allah'ın Rasûlü biz cahiliyye döneminde Receb ayında kurban keserdik bugün için bu konuda ne dersiniz?” Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Hangi ayda olursa olsun Allah’ın rızası için kesiniz ve başkalarına da yediriniz.” Adam: “ Cahiliyye döneminde devenin ilk doğurduğu yavruyu da kurban ederdik bu konuda ne dersiniz?” Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Her sürüden biri kurban için ayrılır kurban edilecek duruma gelince, kurban edilip eti sadaka olarak dağıtılır bu daha hayırlıdır.” ( Ebû Davud , Dahaya : 20; İbn Mâce , Zebaih : 2)
Hüzeli Kabilesinden Nübeyşe (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir adam: “Ey Allah'ın Rasûlü ! Biz cahiliyye döneminde Receb ayında kurban keserdik şimdi bu konuda bize neyi emredersin?” diye sordu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Hangi ayda keserseniz kesin Allah’ın rızasını isteyin ve fakir fukaraya yedirin.” ( Ebû Davud , Dahaya : 20; İbn Mâce , Zebaih : 2)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Lakît b. Amir el Ukaylî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ey Allah'ın Rasûlü ! Bizler Cahiliyye döneminde Receb ayında kurbanlar keser yer ve misafirlerimize de yedirirdik” dedim. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de şöyle buyurdu: “Zararı yok kesilebilir.” ( Dârimi , Adhiye : 9; Müsned : 1883)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) zekat olarak toplanan ve Meymune’nin kölesine verilen sonra da murdar olarak ölen ve bir kenara atılan leşe rastlayınca: “Onun derisinden faydalansaydılar ya !” Oradakiler o murdar olup leştir dediler. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Allah murdar olan leşin etinin yenmesini haram kıldı” (derisini değil) buyurdu. ( İbn Mâce , Libas: 25; Ebû Davud , Libas: 4)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Meymune’nin kölesine zekat verilen bir koyunun leşini gördü ve: “Onun derisini yüzüp ondan istifade etseydiniz ya !” dedi. Onlar da: “O leştir” dediler. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’da: “Onun etini yemek haramdır” buyurdu. ( İbn Mâce , Libas: 25; Ebû Davud , Libas: 4)
Meymune (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, bir koyun ölmüştü de Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): “Onun derisini alıp istifade etseydiniz ya !” buyurdu. ( İbn Mâce , Libas: 25; Ebû Davud , Libas: 4)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Meymune’ye ait ölen bir koyunun yanından geçti ve: “Derisini alıp tabaklayıp kullansanız olmaz mı?” buyurdu. ( İbn Mâce , Libas: 25; Ebû Davud , Libas: 4)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ölmüş bir koyunun yanından geçti ve: “Onun derisinden istifade etseydiniz ya ” buyurdu. ( İbn Mâce , Libas: 25; Ebû Davud , Libas: 4)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in hanımlarından Sevde (radıyallahü anha)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir koyunumuz ölmüştü, derisini yüzüp tabakladık ve eskiyinceye kadar kullandık. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Tabaklanan deri temizlenmiş olur.” ( İbn Mâce , Libas: 25; Ebû Davud , Libas: 41)
İbn Va’le (radıyallahü anh) anlatıyor: İbn Abbas’a şu batıdaki kafir toplumlarla savaşıyoruz, onlar putlara taparlar. Onların tulumlarında süt ve suları var, onlardan içebilir miyiz?” diye sordum. İbn Abbas’ta şöyle dedi: “Tulumlar tabaklanmış olduğu için temiz sayılır. Bunun üzerine İbn Va’le : “Bu senin kendi görüşün müdür? Yoksa Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den birşeyler işittin mi?” dedi. İbn Abbas’ta : Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim dedi. ( Ebû Davud , Libas: 41; Tirmizî , Libas: 7)
Seleme b. el Muhabbık (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Tebük savaşında bir kadından su istedi. O da: Yanımda murdar olan leş derisinden yapılan bir tulumdan başka bir şey yok dedi. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) “O deriyi tabaklamış mıydın?” buyurdu. Kadın: Evet tabakladım deyince “Tabaklanan deri temizdir” buyurdu. ( Ebû Davud , Libas: 41)
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e ölen hayvanların derilerinden sordular, O şöyle buyurdu: “O tabaklanınca temizlenir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e ölen hayvanların derilerinden sordular, O şöyle buyurdu: “O tabaklanınca temizlenir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ölen hayvanın derisinin temizliği onun tabaklanmasındandır.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ölen hayvanın derisinin temizliği onun tabaklanmasındandır.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in hanımlarından Meymune (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, birkaç Kureyşli murdar ölmüş bir koyunu at gibi sürükleyerek Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanından geçerlerken onlara: “Derisini alsaydınız ya ” buyurdu. Onlar da bu murdardır deyince Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Su ve garazla tabaklarsanız temiz olmuş olur” buyurdu. ( Ebû Davud , Libas: 42)
Abdullah b. Ukeym (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ben bir delikanlıydım, bize Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in şu mektubu okunmuştu: “Murdar ölmüş hayvanın ne derisinden ne de sinirlerinden faydalanın.” ( Ebû Davud , Libas: 42; İbn Mâce , Libas: 26)
Abdullah b. Ukeym (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bize şöyle bir mektup göndermişti: “Murdar olarak ölmüş hayvanın ne derisinden ne de sinirlerinden istifade edin.” ( Ebû Davud , Libas: 42; İbn Mâce , Libas: 26)
Abdullah b. Ukeym (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Cüheyne kabilesine şöyle yazmıştı: “Ölen leş durumundaki hayvanın ne derisinden ne de sinirlerinden istifade edin.” Ebu Abdurrahman der ki: Bu konuda en sahih olan hadis: “Tabaklanınca deri temiz olur” hadisidir ki bu hadisi Zühri Ubeydullah b. Abdullah’tan, İbn Abbas’tan ve Meymune’den rivâyet etmişlerdir. Allah en iyisini bilendir. ( Ebû Davud , Libas: 42; İbn Mâce , Libas: 26)
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Ölmüş hayvan derilerinin tabaklanıp kullanılmasını emretti.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Ebu’l Melih (radıyallahü anh) babasından aktararak şöyle rivâyet eder: “Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) yırtıcı hayvan derilerinin kullanılmasını yasak etmiştir.” ( Ebû Davud , Libas: 43; Tirmizî , Libas: 32)
Mıkdam b. Ma’dıkerib (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “İpek elbise giymeyi, altın eşya kullanmayı ve kaplan derisinden yapılan eşyaları kullanmayı yasakladı.” ( Ebû Davud , Libas: 43; Tirmizî , Libas: 32)
Mikdam b. Ma’dikerib (radıyallahü anh), Muaviye’nin yanına elçi olarak geldiğinde ona: “Allah aşkına söyle Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) yırtıcı hayvan derilerinden yapılan elbiseleri giyinmeyi ve onların derilerinden yapılan şeylere oturmayı yasaklamadı mı?” Muaviye’de : “Evet” diye cevap verdi.” ( Ebû Davud , Libas: 43; Tirmizî , Libas: 32)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Mekke fethi günü Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in oradakilere şöyle dediğini duymuştur: “Allah ve elçisi içki, ölmüş hayvan, domuz ve heykel satışını yasakladı, haram kıldı” deyince oradakiler: “Murdar ölmüş hayvanın yağları hakkında ne dersin? Çünkü onlarla gemiler yağlanır ve deriler yumuşatılır ve insanlar kandillerinde kullanırlar” deyince, “Olmaz haramdır” buyurdu ve sözüne şöyle devam etti: “Allah Yahudileri kahretsin. Allah onlara iç yağını haram kıldı fakat onlar onu eritip satarak parasını yerlerdi.” ( Ebû Davud , Büyü’: 66; Tirmizî , Büyü’: 61)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Semure’nin içki sattığı haberi Ömer’e ulaşınca şöyle dedi: Allah, Semure’yi kahretsin, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu bilmiyor mu? “Allah Yahudileri kahretsin, kendilerine iç yağı haram kılındı fakat onlar onu eritip sattılar.” ( Ebû Davud , Büyü’: 66; Tirmizî , Büyü’: 61)
Meymune (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, bir fare yağın içerisine düşüp ölmüştü, bunu Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e sorduklarında: “Onun düştüğü yeri ve çevresindeki yağı atın ve gerisini yiyin” buyurdu. ( Tirmizî , Etıme : 8; Ebû Davud , Etıme : 48)
Meymune (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e donmuş yağ içersine düşen farenin durumunu sordular da şöyle buyurdu: “Onu ve etrafındaki dokunduğu yağı atınız.” ( Tirmizî , Etıme : 8; Ebû Davud , Etıme : 48)
Meymune (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e yağ içersine düşen fareden soruldu da: “Yağ katı ise fareyi ve çevresindeki yağı atın ve gerisini kullanın eğer yağ sıvı ise o yağa yaklaşmayın” buyurdular. ( Tirmizî , Etıme : 8; Ebû Davud , Etıme : 48)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ölmüş bir keçinin yanından geçerken şöyle buyurdu: “Bu keçinin sahipleri derisini alıp istifade etselerdi ya .” ( Ebû Davud , Libas: 41; Tirmizî , Libas: 7)
Ebu Said el Hudrî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kabınıza sinek düşerse onu daldırıp çıkarın.” ( Ebû Davud , Etıme : 49; İbn Mâce , Tıb : 31)