Bera b. Azib (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Medine’ye geldikten sonra on altı ay Beyt -i Makdis’e doğru namaz kıldı. Daha sonra ise Kâbe’ye yöneldi. Kıble değiştiğinde Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber namaz kılan ensarlı biri, namaz kılan bir cemaate rastladı ve: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in Kâbe’ye doğru namaz kıldığına şahitlik yapıyorum” dedi. Bunun üzerine o cemaat da Kâbe’ye doğru döndüler. (Müslim, Mesacid : 2; Dârimi , Salat : 30)
Sünen-i Nesâî › Kitâb 9 · KıbleKonum
- 1Tahâret324
- 2Sular23
- 3Hayız ve İstihâze49
- 4Gusül ve Teyemmüm53
- 5Namaz46
- 6Namaz Vakitleri132
- 7Ezan62
- 8Mescidler54
- 9Kıble35
- 10İmâmet99
- 11Namaza Başlama153
- 12Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)150
- 13Namazda Sehiv188
- 14Cuma Namazı66
- 15Yolculukta Namazı Kısaltma26
- 16Tutulma Namazı45
- 17Yağmur Duası (İstiskâ)25
- 18Korku Namazı27
- 19İki Bayram Namazı42
- 20Gece Namazı ve Gündüz Nâfileleri220
- 21Cenâzeler272
- 22Oruç345
- 23Zekât184
- 24Hac467
- 25Cihâd111
- 26Nikâh193
- 27Talâk174
- 28Atlar, Yarışlar ve Atıcılık33
- 29Vakıflar17
- 30Vasiyyetler61
- 31Hediyeler16
- 32Bağışlar18
- 33Rukbâ14
- 34Umre42
- 35Ziraat178
- 36Kadınlara İyi Muâmele27
- 37Kan Dökmenin Haramlığı167
- 38Fey' Malının Dağıtımı16
- 39Bîat63
- 40Akîka10
- 41Fera' ve Atîre41
- 42Av ve Kesim98
- 43Kurbanlar (Dahâyâ)88
- 44Mâlî Muâmeleler257
- 45Kasâme, Kısas ve Diyet164
- 46Hırsızın Elinin Kesilmesi115
- 47Îmân ve Alâmetleri55
- 48Süs ve Zînet339
- 49Kadıların Âdâbı49
- 50Allah'a Sığınma112
- 51İçecekler220
(9) Kitâb: Kıble
بَابُ اسْتِقْبَالِ الْقِبْلَةِ
بَابُ الْحَالِ الَّتِي يَجُوزُ عَلَيْهَا اسْتِقْبَالُ غَيْرِ الْقِبْلَةِ
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) yolculukta binitine binmiş vaziyette nafile namazını, binit nereye dönerse dönsün onun üzerinde kılardı. M ali k ve Abdullah b. Dinar’ da şöyle dediler: “ İbn Ömer’de aynı şekilde yapardı.” ( Dârimi , Salat : 181; Ebû Davud , Salat : 278)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
بَابُ اسْتِبَانَةِ الْخَطَأِ بَعْدَ الِاجْتِهَادِ
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Kuba’da , Müslümanlar sabah namazını kılarlarken birisi gelip: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)‘e bu gece bir ayet nazil oldu ve Kâbe’ye dönmesi emredildi” dedi. O anda Şam’a doğru namaz kılan cemaat hemen Kâbe’ye doğru döndüler.” (Müslim, Mesacid : 2; Dârimi , Salat : 30)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “ Tebük seferinde Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e, namaz kılanın dikeceği sütrenin büyüklüğünden sordular. O da: “Hayvanın semerinin arkasındaki dayanılacak tahta kadardır” buyurdular. ( Tirmizî , Salat : 250; Müslim, Salat : 50)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), önüne bir harbe diker ve ona doğru namazını kılardı.” ( Buhârî , Salat : 92; Dârimi , Salat : 124)
Sehl b. Ebû Hasme (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Sizden biriniz sütre dikip namaz kılacağında sütresine yakın olsun ki şeytan onun namazını kesmesin.” ( Dârimi , Salat : 124; İbn Mâce , İkametü’s Salat : 39)
Abdullah b. Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Kâbe’ye girdi, yanında Usame b. Zeyd , Bilal , Osman b. Talha el Hâcebi de vardı. İçeri girince kapıyı kapadı. Abdullah b. Ömer diyor ki: Bilal ’e sordum: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) içeride ne yaptı” diye, Bilal şöyle dedi: “Kâbe’nin içerisindeki bir direği soluna iki direği de sağ tarafına aldı. Üç direği de arkasına aldı, o zamanlarda Kâbe’nin içerisinde altı direk vardı. Sonra namaz kıldı. Namaz kılarken kendisiyle duvar arasında üç zira’ kadar mesafe vardı.” ( Dârimi , Salat : 43; Muvatta ', Hac: 63)
Ebû Zer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle demiştir: “Sizden biriniz namaz kılacağında önünde semerin arkasındaki tahta kadar bir şey oldu mu yeterlidir. Böyle bir sütre bulunamaz ise o kimsenin namazını kadın, merkeb ve siyah köpek bozar.” Ravi diyor ki: “Niçin sarı ve kırmızı değil de siyah köpek” dedim. Ebû zer şöyle cevab verdi: Senin bana sorduğun gibi ben de Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e sordum O da: “Siyah köpek şeytandır” buyurmuştu. ( Dârimi , Salat : 43; Tirmizî , Salat : 253)
Katade (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Câbir b. Zeyd’e : “Namazı ne bozar?” diye sordum. O da şöyle dedi: İbn Abbas şöyle dedi: “ Hayızlı kadın ve köpek namaz kılanın önünden geçerse namaz bozulur.” ( İbn Mâce , İkametü’s Salat : 38; Ebû Davud , Salat : 110)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Ben ve Fadl , dişi bir eşeğin üzerinde Arafat’a geldik. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), insanlara namaz kıldırıyordu. -veya buna benzer bir şeyler söyledi- Bazı safların önünden geçtik sonra merkepten inip merkebi otlamaya bıraktık. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bize bir şey demedi. ( İbn Mâce , İkametü’s Salat : 38; Müslim, Salat : 47)
Fadl b. Abbas (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), çölde kalmakta olan Abbas’ı ziyarete gelmişti. O günlerde bizim de küçük bir köpeğimiz ve otlayan bir eşeğimiz vardı. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), o eşek ve köpek önünde olduğu halde ikindi namazını kıldı ne onları kovaladı ne de arkasına aldı.” ( Ebû Davud , Salat : 114; Müslim, Salat : 47)
Suheyb (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: İbn Abbas’ın şöyle söylediğini duydum: “Ben ve Benî Hâşim ‘den bir çoçuk , Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) namaz kılarken bir merkeb üzerinde iken önünden geçtik. Sonra merkepten inerek, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber namaz kıldık. Fakat, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) namazını bozmadı. Orada Abdulmutt ali b oğullarından iki kız koşarak geldiler ve Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in dizinin dibine oturdular. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) onları yanından uzaklaştırdı ve namazını bozmayıp devam etti.” ( Ebû Davud , Salat : 113; Dârimi , Salat : 129)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Büsr b. Said (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Zeyd b. H ali d, Ebû Cuheym’e , Büsr b. Said’i namaz kılanın önünden geçen kimse hakkında Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den ne duyduğunu haber vermesi için göndermişti. Bunun üzerine Ebû Cüheym dedi ki: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Namaz kılanın önünden geçen kimse ne kadar günah işlediğini bir bilseydi namaz kılanın önünden geçmektense kırk bilmem şu kadar zaman yerinde durmayı daha hayırlı bulur ve geçmezdi .” (Müslim, Salat : 48; Dârimi , Salat : 128)
Ebû Said el Hudri (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Sizden biriniz namaza durduğunda önünden kimsenin geçmesine izin vermesin. Eğer o kimse dinlemez ve geçmek isterse onu öldürsün” ( Dârimi , Salat : 127; Ebû Davud , Salat : 108)
Kesir b. Kesir (radıyallahü anh), babasından ve dedesinden aktararak şöyle diyor: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i gördüm. Kâbe’yi yedi defa tavaf etti. Sonra Makam-ı İbrahim’in yanı başında ayakkabılarıyla iki rekat namaz kıldı. Kendisiyle tavaf edenler arasında hiçbir şey yoktu.” ( Ebû Davud , Menasik : 49; İbn Mâce , Menasik : 33)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), gecenin bir bölümünde teheccüd namazı kılardı. Ben ise O’nunla kıblesi arasına yatağa uzanmış vaziyette yatıp uyurdum. Vitir kılmak istediğinde beni de uyandırırdı, ben de vitiri kılardım.” ( Buhârî , Salat : 104; Ebû Davud , Salat : 112)
Ebû Mersed el Ganevi (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kabirlere doğru namaz kılmayınız ve kabirlerin üzerine de oturmayınız.” ( Tirmizî , Cenaiz : 57; İbn Mâce , Cenaiz : 45)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Evimde üzeri resimli bir kumaş vardı, onu perde olarak kullanmıştım. Kıble tarafına düşüyordu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Onu çıkar” buyurdular. Ben de çıkarıp minder yüzü yaptım.” ( Buhârî , Libas: 91; Tirmizî , Sıfat- ül Kıyame : 32)
Yine Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in bir hasırı vardı, gündüzleyin onu serer üzerinde namaz kılardı. Geceleyin ise; muhafaza altına alırdı. Müslümanlar, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in bu gece ibadetini öğrenince O’nunla birlikte gece ibadeti olan namaz kılmaya başladılar, aralarında da o namaz kıldığı hasır vardı. Bu yapılanı gören Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Gücünüzün yeteceği kadar işi (ibadeti) üzerinize alın yoksa sizler usanmadıkça, Allah usanmaz. Allah katında amellerin en hayırlısı az da olsa devamlı olandır.” Daha sonra, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) orada namaz kılmayı terketti ve bir daha Allah ruhunu alıncaya kadar oraya dönmedi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir şey yapmaya başladığında ona devam ederdi. ( Buhârî , iman: 32; Müslim, Salat - ül Müsafirin : 30)
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, bir kimse; Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelerek tek bir elbise ile namaz kılınıp kılınmayacağını sormuştu da Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Hepinizin iki elbisesi var mıdır ki?” buyurdular. (Müslim, Salat : 52; Tirmizî , Salat : 254)
Ömer b. ebi Seleme (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Ümmü Seleme’nin evinde iki ucunu boynuna dolamış vaziyette tek bir elbise içerisinde namaz kılarken gördüm.” ( İbn Mâce , İkametü’s Salat : 69; Ebû Davud , Salat : 78)
Seleme b. Ekva (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Ey Allah’ın Rasûlü ! Bazen su için çıkıyorum, üzerimde bir gömlekten başka bir şey de olmuyor, o durumda namaz kılabilir miyim?” diye sordum. “Bir dikenle bile olsa iki ucunu birbirine bağla ve namazını kıl” buyurdular. ( Ebû Davud , Salat : 80; Müsned : 15923)
Sehl b. Sa’d (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Bazı kimseler elbiseleri dar ve uygun olmadığı için çocuklar gibi vücutlarına bağlayarak namaz kılıyorlardı. Böylesi durumlarda erkeklerin arkasındaki saflarda namaz kılan kadınlara: “Erkekler secdeyi bitirip oturmadıkça siz kadınlar başınızı kaldırmayın” denildi. ( Ebû Davud , Salat : 79; Buhârî , Salat : 6)
Amr b. Seleme (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Kavmimden, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına gidenler döndüklerinde dediler ki: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “İçinizde Kur’an’ı en iyi okuyanınız size imam olsun” buyurdu. Sonra beni çağırarak; rükû’ ve secdelerin nasıl yapılacağını bana öğrettiler. Ben de onlara namaz kıldırmaya başladım. Namaz kıldırırken üzerimde yırtık paramparça bir elbise vardı. Arkamda namaz kılanlar babama: ”Oğlunun avret yerlerini örtmeyecek misin?” diyorlardı. ( Ebû Davud , Salat : 79; Müsned : 19864)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), geceleyin namaz kılardı. Ben de: Hayızlı olduğum halde yanında bulunurdum ve üzerimdeki elbise parçasının bir kısmı Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in üzerinde olurdu. (Müslim, Salat : 52; Ebû Davud , Tahara : 136)
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: ”Sizden biriniz üzerinde tek parça çarşaf gibi bir şey varken onu boynuna bağlamaksızın namaz kılmasın.” ( Dârimi , Salat : 104; Buhârî , Salat : 19)
Ukbe b. Amir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e ipekten yapılmış bir elbise hediye edilmişti. Onu giyip namaz kıldı. Namazını bitirince hoşlanmamış gibi çıkarıp attı ve: “Bu elbise muttaki yani yolunu, Allah ile bulanlara yakışmaz” buyurdu. ( Buhârî , Salat : 16; Müslim, Libas: 2)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) üzeri desenli bir elbiseyle namaz kıldı ve şöyle buyurdu: “Şu kumaşın üzerindeki desenler namazda beni meşgul etti. Bu elbiseyi bana hediye eden; Ebû Cehm’e götürün de onun giydiği Enbicaniyye isimli elbiseyi bana getirin.” ( İbn Mâce , Libas: 1; Buhârî , Salat : 14)
Avn b. Ebû Cuhayfe (radıyallahü anh), babasından rivâyet ederek şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kırmızı bir elbise giyerek çıktı. Bir harbe’yi sütre olarak dikti ve ona doğru namaz kıldı. O harbenin arkasından köpek, kadın ve eşekler geçiyordu .” ( İbn Mâce , Libas: 20; Buhârî , Salat : 17)
Hılas b. Amr , Aişe (radıyallahü anha)’dan şöyle dediğini işitmiştir: “Ben ve Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Ebûl Kasım tek bir çarşaf içindeydik. Ben de hayızlı idim ve üzerimde hayız kanından izler vardı, bu hayız kanından Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e bir şey bulaşırsa, bulaşan yeri yıkar başka yerlere dokunmaksızın namazını kılardı. Sonra tekrar yanıma döner birlikte yatardık yine benden bir şey kendisine bulaşırsa yine aynı şekilde yapar başka bir şey yapmaksızın namazını kılardı.” ( İbn Mâce , Tahara : 125; Müslim, Hayz : 3)
Hemmam (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Cerir’i gördüm küçük abdest bozmuştu. Sonra su getirtti ve abdest aldı mestleri üzerine meshetti. Sonra kalkıp namaz kıldı. Bu yaptığı kendisine sorulunca, “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)‘i böyle yaparken gördüm” dedi. ( Buhârî , Salat : 25; Ebû Davud , Tahara : 62)
Ebû Mesleme (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, -ki adı Said b. Yezid el Basri’dir güvenilen bir kimsedir.- şöyle demiştir: “Enes b. M ali k’e sordum; “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), ayakkabılarıyla namaz kılarmıydı ?” O da: “Evet” dedi. ( Buhârî , Salat : 24; Dârimi , Salat : 103)
Abdullah b. Saib (radıyallahü anh)’den rivâyete göre: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Mekke fethi günü cemaate namaz kıldırırken ayakkabılarını sol tarafına koymuştu.” ( Ebû Davud , Salat : 89; İbn Mâce , İkametü’s Salat : 205)