Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kişinin yediği en güzel ve en helâl kazanç kendi kazandığıdır. Kişinin çocuğu da kendi kazancından sayılır.” (İbn Mâce, Ticarat: 1; Tirmizî, Ahkam: 22)
Sünen-i Nesâî › Kitâb 44 · Mâlî MuâmelelerKonum
- 1Tahâret324
- 2Sular23
- 3Hayız ve İstihâze49
- 4Gusül ve Teyemmüm53
- 5Namaz46
- 6Namaz Vakitleri132
- 7Ezan62
- 8Mescidler54
- 9Kıble35
- 10İmâmet99
- 11Namaza Başlama153
- 12Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)150
- 13Namazda Sehiv188
- 14Cuma Namazı66
- 15Yolculukta Namazı Kısaltma26
- 16Tutulma Namazı45
- 17Yağmur Duası (İstiskâ)25
- 18Korku Namazı27
- 19İki Bayram Namazı42
- 20Gece Namazı ve Gündüz Nâfileleri220
- 21Cenâzeler272
- 22Oruç345
- 23Zekât184
- 24Hac467
- 25Cihâd111
- 26Nikâh193
- 27Talâk174
- 28Atlar, Yarışlar ve Atıcılık33
- 29Vakıflar17
- 30Vasiyyetler61
- 31Hediyeler16
- 32Bağışlar18
- 33Rukbâ14
- 34Umre42
- 35Ziraat178
- 36Kadınlara İyi Muâmele27
- 37Kan Dökmenin Haramlığı167
- 38Fey' Malının Dağıtımı16
- 39Bîat63
- 40Akîka10
- 41Fera' ve Atîre41
- 42Av ve Kesim98
- 43Kurbanlar (Dahâyâ)88
- 44Mâlî Muâmeleler257
- 45Kasâme, Kısas ve Diyet164
- 46Hırsızın Elinin Kesilmesi115
- 47Îmân ve Alâmetleri55
- 48Süs ve Zînet339
- 49Kadıların Âdâbı49
- 50Allah'a Sığınma112
- 51İçecekler220
(44) Kitâb: Mâlî Muâmeleler
بَابُ: الْحَثِّ عَلَى الْكَسْبِ
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Çocuklarınız en iyi ve helâl kazancınızdır, o halde çocuklarınızın kazancından yiyiniz.” (Ebû Davud, Büyü’: 79; Tirmizî, Ahkam: 22)
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kişinin yediğinin en hel ali kendi kazancıdır. Çocuğu da kendi kazancındandır.” (Ebû Davud, Büyü’: 79; Tirmizî, Ahkam: 22)
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kişinin yediğinin en hel ali kendi kazancıdır. Çocuğu da kendi kazancındandır.” (Ebû Davud, Büyü’: 79; Tirmizî, Ahkam: 22)
بَابُ: اجْتِنَابِ الشُّبُهَاتِ فِي الْكَسْبِ
Şa’bî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Numan b. Beşîr’den işittim şöyle diyordu: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim şöyle buyurdu: -vallahi Ondan sonra kimseden böyle bir şey işitmedim- “Helal da bellidir. Haramda bellidir. Fakat ikisi arasında şüpheli şeyler de vardır.” (Bazı rivâyetlerde bu ikisi arasında benzeşen şeyler de vardır diye geçmektedir.) Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) sözüne şöyle devam etti: “Bunu size bir örnek ile açıklayayım. Allah’ın da bir koruluğu vardır. Allah’ın koruluğu haram kıldığı şeylerdir. Korunun etrafında dolaşan koruluğa girmesi muhtemeldir. (Bazı rivâyetlerde koruluğun çevresinde hayvanını otlatanın hayvanları koruluğa girebilir şeklindedir.) Şüpheli işleri yapan kimsenin de yaptıklarından cesaret alarak haram işleri işlemesi muhtemeldir.” (Ebû Davud, Büyü’: 3; Tirmizî, Büyü’: 1)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Bir zaman gelir ki insanlar haram helâl demeden nereden ve nasıl olursa olsun kazanmaya çalışırlar.” (Ebû Davud, Büyü’: 3; Tirmizî, Büyü’: 1)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Bir zaman gelir ki insanlar faiz yerler yemeyenlere de tozundan bulaşır.” (Ebû Davud, Büyü’: 3)
بَابُ التِّجَارَةِ
Amr b. Tağlib (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kıya metin alametlerinden bir kısmı da şunlardır. Mal çoğalır, ticaret yaygınlaşır, ilim görüntü olarak kalır. Bilgisiz tüccarlar başkalarına sormadan alışveriş yapmazlar. Koca piyasada doğru dürüst bir kimse aranır da bulunmaz.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Hakîm b. Hızam (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Alışveriş yapanlar bulundukları yerden ayrılmadıkça alışverişi yapıp yapmamakta serbesttirler. Doğru konuşur ve sattıkları malın özelliklerini ortaya koyarlarsa alışverişleri hayırlı ve bereketli olur. Eğer yalan söyler ve mallarının özelliklerini gizlerlerse malın bereketi yok olur.” (Tirmizî, Büyü’: 26; Dârimi, Büyü’: 15)
Ebu Zer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Üç kişi vardır ki Allah bu kimselere rahmetle bakmaz ve bu kimselerle konuşmaz ve onları bağışlayıp günahlarından arındırmaz ve onlara acı bir azap vardır.” Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Âl-i İmrân 77. ayetini okudu, Ebu Zer diyor ki: “Onlar yandılar ve perişan oldular. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle devam etti: “Bunlar 1. Kibir ve gösteriş olsun için elbiselerini uzatıp yerlerde sürüyen kimselerdir. 2. Sattığı malı yalan yeminlerle değerli göstermeye çalışanlar. 3. Yaptığı iyilik ve yardımı başa kakanlardır.” (Müslim, İman: 46; Tirmizî, Büyü’: 5)
Ebu Zer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Üç kişi vardır ki Allah kıyamet günü onların yüzüne rahmet bakışıyla bakmaz ve onları bağışlayıp günahlarından arındırmaz ve onlara acı bir azap vardır. O kimseler 1. Verdiği şeyi başa kakarlar 2. Kibir ve gösteriş olsun için elbiselerini uzatıp yerlerde sürüyenler. 3. Sattığı malı yalan ve yeminlerle değerli göstermeye çalışanlar.” (Müslim, İman: 46; Tirmizî, Büyü’: 5)
Ebu Katade el Ensarî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Alışverişinizde çok yemin etmeyin çünkü yemin malı sattırır ama bereketini giderir.” (Ebû Davud, Büyü’: 6; İbn Mâce, Ticarat: 30)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Yemin malı sattırır ama bereketini giderir.” (Ebû Davud, Büyü’: 6; İbn Mâce, Ticarat: 30)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Üç kimse vardır ki Allah onlarla ne konuşur ne de rahmet nazarıyla bakar ve onları bağışlayıp günahlarından temizlemez, onlar için acı bir azap vardır. 1. Yol üstündeki suyunu yolculardan esirgeyen kimse. 2. Devlet başkanına dünyalık için bağlanıp otoritesini kabul ettikten sonra istediklerini verirse ona itaat eden vermediğinde de isyan eden kimse. 3. İkindiden sonra sattığı malı şu kadar para verdiler diye yemin ederek müşteriyi inandırıp mal satan kimse.” (İbn Mâce, Ticarat: 3; Tirmizî, Büyü’: 4)
Kays b. Ebî Gareze (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Biz Medine’de alışveriş yapıyorduk ve kendimize simsarlar adını vermiştik. İnsanlar da bize simsarlar diyordu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Medine’ye gelince bize bizim verdiğimiz isimden daha hayırlı bir isim olan tüccar adını vererek şöyle buyurdu: “Ey tüccarlar topluluğu! Alışveriş yaparken farkına varmaksızın yeminler etmiş ve boş sözler konuşarak kazancınızı kirletmiş olabilirsiniz bu sebeple bol sadaka vererek bu kirlerden kazancınızı temizleyiniz.” (İbn Mâce, Ticarat: 3; Tirmizî, Büyü’: 4)
Hakîm b. Hızam (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Satıcı ile müşteri bulundukları yerden ayrılıncaya kadar alışverişi bırakmakta ve devam ettirmekte serbesttirler. Eğer mallarının özelliklerini güzelce açıklarlar ve para durumlarını net olarak ortaya koyarlarsa ve bu konuda doğru ve dürüst olurlarsa alışverişleri kendilerine bereketli kılınır. Eğer alan ve satan malı ve parayı net olarak ortaya koymazlar ve yalancılık yaparlarsa bu alışverişlerin bereketi giderilir.” (Tirmizî, Büyü’: 26; Dârimi, Büyü’: 15)
Abdullah b. Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Satıcı ve müşteri alışverişi yaptıkları yerden ayrılıncaya kadar alıp almamakta serbesttirler. Ancak alışverişi muhayyerlik şartıyla yapmışlarsa bu özellik alışveriş bittikten sonra da konuşulan süreye kadar devam eder.” (Müslim, Büyü’: 11; Tirmizî, Büyü’: 26)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Alışverişi yapanlar yani alıcı ve satıcı alışverişi yaptıkları yerden ayrılıncaya kadar alışverişi devam ettirmekte ve bırakmakla serbesttirler. Veya muhayyer olarak konuşmuşlarsa o süre bitimine kadar serbestlik devam eder.” (Müslim, Büyü’: 11; Tirmizî, Büyü’: 26)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Alışveriş yapanlar alıcı ve satıcı alışveriş yaptıkları yerden ayrılmadıkları sürece alışverişi devam ettirmekte ve bırakmakta serbesttirler. Ancak alışverişte her iki tarafta muhayyerlik şartını şart koşmuşlarsa o süre dolunca alışveriş kesinleşmiş olur.” (Müslim, Büyü’: 11; Tirmizî, Büyü’: 26)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İki kişi alışveriş yaptıklarında bulundukları yerden ayrılıncaya kadar alışverişi devam ettirmek ve bırakmakta serbesttirler. Eğer alışverişte muhayyerlik var da o şekilde kabul edilmişse o süre bitiminde alışveriş gerçekleşmiş olur.” (Müslim, Büyü’: 11; Tirmizî, Büyü’: 26)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Alıcı ve satıcı bulundukları yerden ayrılmadıkları sürece serbesttirler. Alışverişi devam ettirecekleri gibi bırakabilirler de ancak muhayyer olmak şartıyla alışveriş yapılmışsa o zaman durum başkadır.” (Müslim, Büyü’: 11; Tirmizî, Büyü’: 26)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Alıcı ve satıcı bulundukları yerden ayrılmadıkları sürece serbesttirler. Alışverişi devam ettirecekleri gibi bırakabilirler de ancak muhayyer olmak şartıyla alışveriş yapılmışsa o zaman durum başkadır.” (Müslim, Büyü’: 11; Tirmizî, Büyü’: 26)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Alışveriş yapanlar yani alıcı ve satıcı bulundukları yerden ayrılmadıkları sürece serbesttirler ancak alışverişi muhayyerlik üzere yapmışlarsa o başka.” (Müslim, Büyü’: 11; Tirmizî, Büyü’: 26)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Alışveriş yapanlar arasında birbirlerinden ayrılıncaya kadar alışveriş kesinleşmez. Ancak muhayyerlik şart koşulmuşsa onun da süresi dolunca gerçekleşir.” (Müslim, Büyü’: 11; Tirmizî, Büyü’: 26)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Her alışveriş yapanın alışverişi birbirinden ayrılmadıkça gerçekleşmez. Ancak muhayyerlik şart koşmuşsa o süre dolunca o da gerçekleşir.” (Müslim, Büyü’: 11; Tirmizî, Büyü’: 26)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Her alışveriş yapanın alışverişi birbirinden ayrılmadıkça gerçekleşmez. Ancak muhayyerlik şart koşmuşsa o süre dolunca o da gerçekleşir.” (Müslim, Büyü’: 11; Tirmizî, Büyü’: 26)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Her alışveriş yapanın alışverişi birbirinden ayrılmadıkça gerçekleşmez. Ancak muhayyerlik şart koşmuşsa o süre dolunca o da gerçekleşir.” (Müslim, Büyü’: 11; Tirmizî, Büyü’: 26)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Her alışveriş yapanın alışverişi birbirinden ayrılmadıkça gerçekleşmez. Ancak muhayyerlik şart koşmuşsa o süre dolunca o da gerçekleşir.” (Müslim, Büyü’: 11; Tirmizî, Büyü’: 26)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Her alışveriş yapanın alışverişi birbirinden ayrılmadıkça gerçekleşmez. Ancak muhayyerlik şart koşmuşsa o süre dolunca o da gerçekleşir.” (Müslim, Büyü’: 11; Tirmizî, Büyü’: 26)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Semure (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Alış veriş yapan alıcı ve satıcı birbirlerinden ayrılmadıkları sürece alışverişi devam ettirmekte ve bozmakta serbesttirler. Veya alıcı ve satıcıdan biri diğerine akdi kesinleştirdim veya bıraktım deyinceye kadar serbestlik devam eder.” (Müslim, Büyü’: 11; Tirmizî, Büyü’: 26)
Amr b. Şuayb (radıyallahü anh) babasından ve dedesinden rivâyet ederek; Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in bize şöyle buyurduğunu aktarmıştır: “Alışveriş yapan alıcı ve satıcı birbirlerinden ayrılmadıkları sürece alışverişi devam ettirmekte ve bozmakta serbesttirler. Ancak alım satımı muhayyerlik esasına göre yapmışlarsa o zaman belirttikleri süreye kadar akit kesinleşmez. Alışveriş bitsin diyerek taraflardan birinin kötü niyetle alım satım yerini terk etmeleri de helâl değildir.” (Ebû Davud, Büyü’: 53; Tirmizî, Büyü’: 26)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, bir adam Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e alışverişte devamlı aldandığını söyledi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ona: “Alışveriş yaptığın zaman “Aldatma yok” de” buyurdu. O adam, bundan sonra alışveriş yaparken “aldatmak yok” derdi. (Müslim, Büyü’: 12; Ebû Davud, Büyü’: 68)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, geri zekalı hafızası zayıf bir adam alışveriş yapıyordu. Ailesi Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelerek, “Ey Allah'ın Peygamberi! Bu kimseden alışveriş yapma hakkını elinden al” dediler. Bunun üzerine Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) onu çağırıp alışverişten men edince, adam: “Ey Allah'ın Peygamberi! Alışveriş yapmadan duramam” dedi. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “O halde alışveriş yaptığında aldatma yok” de buyurdu. (Müslim, Büyü’: 12; Ebû Davud, Büyü’: 68)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Sizden biriniz deve, koyun gibi sağmal bir hayvanı satacağında fazla paraya satabilmek için memesindeki sütü sağmamazlık etmesin.” (Müslim, Büyü’: 7; Tirmizî, Büyü’: 29)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Daha ucuza almak için köylüyü pazara gelmeden yolda karşılaşmayın. Koyun ve develerinizi satarken sütlü görünmesi için birkaç gün sağmamazlık etmeyin. Kim böyle bir hayvanı satın almışsa iki şey arasında serbesttir. Dilerse hayvanı olduğu gibi kabul eder veya sağıp kullandığı süt karşılığı bir ölçek hurmayla birlikte hayvanı sahibine iade eder.” (Müslim, Büyü’: 7; Tirmizî, Büyü’: 29)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Memesindeki sütü birkaç gün sağılmadan alan kimse sütünü sağdıktan sonra isterse o durumda hayvanı kabul eder veya hoşlanmaz ise hayvanla birlikte kullandığı süte karşılık bir ölçek hurmayla hayvanı sahibine iade eder.” (Müslim, Büyü’: 7; Tirmizî, Büyü’: 29)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Eb’ul Kasım (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Sütü sağılmaksızın bir hayvanı satın alan kimse şu iki şeyi yapmakta serbesttir. Ya olduğu gibi hayvanı kabul eder veya üç gün içerisinde hayvanı sahibine geri verir, ilk süt karşılığında da bir ölçek hurma verir.” (Müslim, Büyü’: 7; Tirmizî, Büyü’: 29)
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Kullanma ve istifade hakkı garanti karşılığıdır” buyurdu. (Tirmizî, Büyü’: 53; İbn Mâce, Ticarat: 43)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) köylünün pazar yerine malını indirmeden yolda karşılanmasın, muhacir (şehirli) kimsenin bedevi kimsenin malıma aracılık yaparak satmasını, sağmal hayvanı pahalı satmak için memesinde süt biriktirmeyi, değişik reklam yoluyla malı aldatarak satmayı, Mü’min kardeşinin alacağı malı artırmayı ve bir kadının başka bir kadının boşanmasını istemesini yasak etmiştir.” (Müslim, Büyü’: 7; Ebû Davud, Büyü’: 48)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şehirlinin babası ve kardeşi bile olsa köylünün adına malını satmasını yasak etmiştir. (Müslim, Büyü’: 7; Ebû Davud, Büyü’: 48)
Enes b. Malîk (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: “Bize babası ve kardeşi bile olsa şehirliniz köylü adına malının satılmasında aracılık etmesi yasaklandı.” (Müslim, Büyü’: 7; Ebû Davud, Büyü’: 48)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: “Şehirlinin köylü adına aracılık etmesi yasaklandı.” (Müslim, Büyü’: 7; Ebû Davud, Büyü’: 48)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Şehirli köylünün malını satmasın, insanları kendi h ali ne bırakın Allah her birini birbiriyle rızıklandırır.” (Müslim, Büyü’: 7; Ebû Davud, Büyü’: 48)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Pazara malını getiren köylüyü yolunu kesip düşük fiyatla mallarını satın almayın. Birinizin alışverişi üzere bir diğeriniz devreye girmesin, bir malın değerini fazlaca överek aldatmaya kalkmayın ve şehirli köylü adına onun malını satmasın.” (Müslim, Büyü’: 7; Ebû Davud, Büyü’: 48)
Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Aşırı reklamlarla malın değerini artırıp aldatmayı, köylüyü pazara gelmeden yolda karşılamayı ve şehirlinin köylü adına malını satmasını yasakladı.” (Müslim, Büyü’: 7; Ebû Davud, Büyü’: 48)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Pazara gelen köylüyü yolda karşılayıp malını satın almayı yasakladı.” (Müslim, Büyü’: 7; Ebû Davud, Büyü’: 48)