Ebu Said (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kolsuz avret mahallerini örtecek bir don giymeksizin tek parça çarşaf gibi bir şey bürünerek dizleri dikip oturmayı yasaklamıştır. (Ebû Davud, Libas: 25; Müslim, Libas: 20)
Sünen-i Nesâî › Kitâb 48 · Süs ve ZînetKonum
- 1Tahâret324
- 2Sular23
- 3Hayız ve İstihâze49
- 4Gusül ve Teyemmüm53
- 5Namaz46
- 6Namaz Vakitleri132
- 7Ezan62
- 8Mescidler54
- 9Kıble35
- 10İmâmet99
- 11Namaza Başlama153
- 12Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)150
- 13Namazda Sehiv188
- 14Cuma Namazı66
- 15Yolculukta Namazı Kısaltma26
- 16Tutulma Namazı45
- 17Yağmur Duası (İstiskâ)25
- 18Korku Namazı27
- 19İki Bayram Namazı42
- 20Gece Namazı ve Gündüz Nâfileleri220
- 21Cenâzeler272
- 22Oruç345
- 23Zekât184
- 24Hac467
- 25Cihâd111
- 26Nikâh193
- 27Talâk174
- 28Atlar, Yarışlar ve Atıcılık33
- 29Vakıflar17
- 30Vasiyyetler61
- 31Hediyeler16
- 32Bağışlar18
- 33Rukbâ14
- 34Umre42
- 35Ziraat178
- 36Kadınlara İyi Muâmele27
- 37Kan Dökmenin Haramlığı167
- 38Fey' Malının Dağıtımı16
- 39Bîat63
- 40Akîka10
- 41Fera' ve Atîre41
- 42Av ve Kesim98
- 43Kurbanlar (Dahâyâ)88
- 44Mâlî Muâmeleler257
- 45Kasâme, Kısas ve Diyet164
- 46Hırsızın Elinin Kesilmesi115
- 47Îmân ve Alâmetleri55
- 48Süs ve Zînet339
- 49Kadıların Âdâbı49
- 50Allah'a Sığınma112
- 51İçecekler220
(48) Kitâb: Süs ve Zînet
بَابُ: ذِكْرِ مَا يُسْتَحَبُّ مِنْ لُبْسِ الثِّيَابِ وَمَا يُكْرَهُ مِنْهَا
Ebu Said (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kolsuz avret mahallerini örtecek bir don giymeksizin tek parça çarşaf gibi bir şey bürünerek dizleri dikip oturmayı yasaklamıştır. (Ebû Davud, Libas: 25; Müslim, Libas: 20)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) donsuz vaziyette dizleri dikerek oturmayı ve tek parça elbiseye sarınarak donsuz giyinmeyi yasakladı. (Ebû Davud, Libas: 25; Müslim, Libas: 20)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Mekke’yi fethedip girince başında siyah bir sarık vardı. Kendisi ihrama girmemişti. (Ebû Davud, Libas: 24; Tirmizî, Libas: 11)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Mekke fethi günü Mekke’ye siyah bir sarıkla girmişti. (Ebû Davud, Libas: 24; Tirmizî, Libas: 11)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ebu Talha (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İçersinde resim ve köpek bulunan eve melekler girmez.” (Ebû Davud, Libas: 47; İbn Mâce, Libas: 44)
Ebu Talha (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim şöyle diyordu: “İçersinde resim, heykel ve köpek bulunan eve melekler girmez.” (Ebû Davud, Libas: 47; İbn Mâce, Libas: 44)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ebu Talha (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İçersinde resim olan eve melekler girmez.” Büşr dedi ki: Zeyd hastalandı ziyaretine gittik bir de ne görelim evinin kapısında üzeri resimli bir perde asılı, ben Ubeydullah el Havlanî’ye dedim ki: “Bir gün önce Zeyd resimle ilgili bir hadisi bize haber vermemiş miydi?” Ubeydullah’ta dedi ki: “Kumaş üzerindeki çizgiler bundan hariç dememiş miydi.” (Müslim, Libas: 26; Tirmizî, Libas: 18)
Ali (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Yemek yaptım Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’i davet ettim. Geldi odaya girip üzerinde resimler olan perdeyi görünce hemen çıktı ve şöyle buyurdu: “İçerisinde resim olan eve melekler girmez.” (Müslim, Libas: 26; İbn Mâce, Libas: 44)
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kısa bir süre evden dışarı çıkmıştı. O esnada ben üzerinde kanatlı at resimleri bulunan bir perde asmıştım biraz sonra geri geldiğinde o perdeyi gördü ve “Onu indir” buyurdu. (Müslim, Libas: 25; İbn Mâce, Libas: 44)
Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in hanımı Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Üzerinde kuş resimleri bulunan bir perdemiz vardı, kıble tarafına asmıştık giren kimsenin karşısına geliyordu. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Ey Âişe, perdenin yerini değiştir. Çünkü içeri girip onu gördükçe dünyayı hatırlıyorum” buyurdu. Desenli kadife elbisemiz vardı onu kesip bozmadık giydik. (Müslim, Libas: 25; Ebû Davud, Libas: 47)
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Evimde üzerinde resim bulunan bir elbise vardı onu eve perde yaptım. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) namaz kılarken karşısına geliyordu: “Ey Âişe bunu karşımdan kaldır” buyurunca onu kaldırıp minder yaptım. (İbn Mâce, Libas: 45; Ebû Davud, Libas: 47)
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: üzerinde resimler bulunan bir perde asmıştım. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) eve girince onu çıkarıp attı. Ben de onu keserek iki minder yaptım. Hadisin ravisi diyor ki: Hadisin rivâyet edildiği anda orada bulunan Rabia b. Ata: “Ben Ebu Muhammed yani Kasım’dan işittim. O da, Âişe’den duymuş: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) o yastıklara dayanırdı.” (Müslim, Libas: 25; Ebû Davud, Libas: 47)
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir seferden gelmişti ben de eşyalarımın bulunduğu yüklük üzerine üzerinde resim bulunan bir perde çekmiştim. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) hemen o perdeyi çıkardı ve şöyle buyurdu: “Kıyamet günü azabı şiddetli olanlar yaratmada Allah’a benzemek isteyenlerdir.” (Müslim, Libas: 25; Ebû Davud, Libas: 47)
Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in hanımı Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) yanıma geldi ben de yük koyduğum bölüme üzerinde resimler bulunan bir perde asmıştım. Onu görünce rengi değişti sonra eliyle onu çekip çıkardı ve şöyle buyurdu: “Kıyamet günü azabı en şiddetli olanlar Allah’ın yarattığına benzeterek resim yapanlardır.” (Müslim, Libas: 25; Ebû Davud, Libas: 47)
Nadr b. Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: İbn Abbas’ın yanında oturuyordum Iraklı bir adam gelerek: “Ben şu resimleri yapıyorum bu konuda ne dersiniz?” diye sordu. İbn Abbas: “Yaklaş yaklaş” dedi. Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim şöyle buyurmuştu: “Kim dünyada bir resim yaparsa kıyamet günü o yaptığı resme can vermesi için zorlanır fakat o ona can veremez.” (Müslim, Libas: 48; Tirmizî, Libas: 19)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim bir resim yaparsa yaptığı resme can vermesi için kıyamet günü zorlanır ama can vermesi mümkün değildir.” (Müsned: 10145)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bu resimleri yapanlara kıyamet günü azab edilir ve onlara yaptığınız resimleri diriltin denilir.” (Buhârî, Libas: 97; Müslim, Libas: 26)
Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in hanımı Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bu resimleri yapanlara kıyamet günü azab edilir ve onlara yaptığınız resimleri diriltin denilir.” (Buhârî, Libas: 97; Müslim, Libas: 26)
Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in hanımı Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Kıyamet gününde azabı en şiddetli olanlar yaratmada Allah’a benzemek isteyen canlı resimleri yapanlardır.” (Buhârî, Libas: 97; Müslim, Libas: 26)
Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kıyamet günü azabı en şiddetli olanlar resim yapanlardır.” (Buhârî, Libas: 92; Müslim, Libas: 26)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Cibril Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına girmek için izin ister. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Gir” deyince; “Nasıl gireyim? Senin evinde üzerinde resimler olan perde var. Ya o resimlerin kafalarını kes (resim olduğu belli olmasın) veya minder yastık sergi yap ki ayak altında çiğnensin çünkü biz melekler topluluğu içersinde resim olan evlere girmeyiz” dedi. (Ebû Davud, Libas: 47; İbn Mâce, Libas: 45)
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) çarşafımızda namaz kılmazdı. (Süfyan çarşaflarda demiştir.) (Ebû Davud, Tahara: 134; İbn Mâce, Tahara: 83)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in terliklerinin iki tasması (çaprazlama iki kayışı) vardı. (Ebû Davud, Libas: 44; Tirmizî, Libas: 33)
Amr b. Evs (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in terliklerinin (takunya tasması gibi çaprazvari) iki tasması (kayışı) vardı. (Ebû Davud, Libas: 44; Tirmizî, Libas: 33)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Sizden birinizin pabucunun birinin tasması koparsa onu tamir edinceye kadar tek papuçla yürümesin.” (Ebû Davud, Libas: 44; Tirmizî, Libas: 33)
Ebu rezin (radıyallahü anh) anlatıyor: Ebu Hureyre’yi eliyle yüzüne vurarak şöyle derken gördüm: “Ey Iraklılar! Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) adına yalan hadis söylediğimi iddia ediyorsunuz. Ben Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle derken işittim ve buna şahidim: “Birinizin pabucunun tekinin bağı tasması koparsa onu tamir ettirinceye kadar tekiyle yürümesin.” (Ebû Davud, Libas: 44; Tirmizî, Libas: 33)
Enes b. M ali k (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) deri bir minder üzerine yatmıştı ve terlemişti. Ümmü Süleym kalktı ve Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in terini silip bir şişeye doldurmaya başladı. Bunu gören Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) “Ne yapıyorsun? Ey Ümmü Süleym!” dedi. “Terinizi koku şişemin içersine koyuyorum” dedi. Bunun üzerine Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) güldü. (Buhârî, İstizan: 41; Müsned: 11562)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ebu Umâme b. Sehl (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in kılıcının kabzası gümüşle süslenmişti. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ali (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bana şöyle dua etmemi buyurdu: “Allah’ım bana doğruluk, orta yol üzere olmayı ve hidayetini nasib et.” Ve beni ipekli kumaşlardan yapılmış binitler üzerine konulan minderlere oturmaktan da yasakladı. O minderleri kadınlar kocaları binite binerken kullanmaları için kadife ve ipek karışımlı kumaşlardan yaparlardı. (Müslim, Zikir: 18; Ebû Davud, Hatem: 3)
Ebu Rifaa (radıyallahü anh) anlatıyor: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) hutbe okurken yanına yaklaşarak şöyle dedim: “Ey Allah'ın Rasûlü! Garip bir adamım dinimi öğrenmek istiyorum, dinimin ne olduğunu bilmiyorum.” Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) hutbeyi bıraktı yanıma geldi. Kendisine ayakları demir olan bir sandalye getirildi onun üzerine oturdu. Allah’ın kendisine öğrettiği şeyleri bana öğretti sonra hutbesini bitirdi. (Müslim, Cuma: 15; Müsned: 19826)
Ebu Cuhayfe (radıyallahü anh) anlatıyor: Batha vadisinde Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraberdik. Kırmızı çadırında oturuyordu yanında pek çok kimse vardı. Bilal ezan okudu ezan okurken yüzünü sağa sola çeviriyordu. (Ebû Davud, Salat: 34; Dârimi, Salat: 18)