SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sünen-i Nesâî › Kitâb 17 · Yağmur Duası (İstiskâ) › Bâb 2Konum

Sünen-i Nesâî 1515

Yağmur Duası (İstiskâ)
Hasen-Sahih (el-Elbânî)
BÂB (2)
بَابُ جُلُوسِ الْإِمَامِ عَلَى الْمِنْبَرِ لِلِاسْتِسْقَاءِ

Enes b. M ali k (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Cuma günü mescidde idik, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de hutbe okuyordu. Bir adam kalkarak şöyle dedi: “Ey Allah’ın Rasûlü ! yollarda hareket kalmadı, kimse gelip gitmiyor, hayvanlarımız helak oldu, memlekette kuraklık baş gösterdi, yağmur yağdırması için Allah’a dua et.” Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ellerini yüzü hizasına kadar kaldırarak şöyle dua etti: “Allah’ım, bize yağmur ver” Allah’a yemin olsun ki; daha Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), minberden inmeden bol yağmura kavuştuk, o günden diğer Cumaya kadar yağmur yağmıştı. Ertesi Cuma bir adam daha kalktı -o adam mıydı bilmiyorum- Ey Allah’ın Rasûlü ! yollardan sular dolayısı ile yürünmüyor, mallarımız çok sudan dolayı mahvoldu. Yağmuru durdurması için Allah’a dua et dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Allah’ım, bizim üzerimize değil çevremize gönder, dağlara, ormanlara yağdır” buyurdu. Enes diyor ki: Allah’a yemin olsun ki Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) böyle dua eder etmez bulutlar parçalandı ve bulut görünmez oldu. ( Muvatta ', İstiska : 1; Ebû Davud , Salat : 260)

أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ حَمَّادٍ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ سَعِيدٍ، - وَهُوَ الْمَقْبُرِيُّ - عَنْ شَرِيكِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي نَمِرٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّهُ سَمِعَهُ يَقُولُ بَيْنَا نَحْنُ فِي الْمَسْجِدِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ النَّاسَ فَقَامَ رَجُلٌ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ تَقَطَّعَتِ السُّبُلُ وَهَلَكَتِ الأَمْوَالُ وَأَجْدَبَ الْبِلاَدُ فَادْعُ اللَّهَ أَنْ يَسْقِيَنَا ‏.‏ فَرَفَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَدَيْهِ حِذَاءَ وَجْهِهِ فَقَالَ ‏"‏ اللَّهُمَّ اسْقِنَا ‏"‏ ‏.‏ فَوَاللَّهِ مَا نَزَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمِنْبَرِ حَتَّى أُوسِعْنَا مَطَرًا وَأُمْطِرْنَا ذَلِكَ الْيَوْمَ إِلَى الْجُمُعَةِ الأُخْرَى فَقَامَ رَجُلٌ - لاَ أَدْرِي هُوَ الَّذِي قَالَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم اسْتَسْقِ لَنَا أَمْ لاَ - فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ انْقَطَعَتِ السُّبُلُ وَهَلَكَتِ الأَمْوَالُ مِنْ كَثْرَةِ الْمَاءِ فَادْعُ اللَّهَ أَنْ يُمْسِكَ عَنَّا الْمَاءَ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ اللَّهُمَّ حَوَالَيْنَا وَلاَ عَلَيْنَا وَلَكِنْ عَلَى الْجِبَالِ وَمَنَابِتِ الشَّجَرِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَاللَّهِ مَا هُوَ إِلاَّ أَنْ تَكَلَّمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِذَلِكَ تَمَزَّقَ السَّحَابُ حَتَّى مَا نَرَى مِنْهُ شَيْئًا ‏.‏
KAYNAK
Sünen-i Nesâî, Kitâb 17 (Yağmur Duası (İstiskâ)), Bâb 2, Hadis no. 1515
HADİSİN DERECESİ
Hasen-Sahih(Ebû Gudde)
Hasen-Sahih(el-Elbânî)
Hasen(Zübeyr Alî Zâî)
sunnetimiz.com/nesai:1515