SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sünen-i Nesâî › Kitâb 43 · Kurbanlar (Dahâyâ)Konum

(43) Kitâb: Kurbanlar (Dahâyâ)

كتاب الضحايا
Hadis 4361 – 4448 · 88 rivayet · Sayfa 2/2
BÂB (8) · DEVAMI

بَابُ: ذَكَاةِ الَّتِي قَدْ نَيَّبَ فِيهَا السَّبْعُ

Sünen-i Nesâî 4411Sahih (el-Elbânî)

Şeddat b. Evs (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim şöyle diyordu: “Allah her şeyde iyi davranmamızı emretti; öldürürken bile incitmeden öldürün, hayvan keserken hayvanı fazla acıtmayın, keseceğinizde bıçağınızı iyice bileyin ki hayvan acı çekmesin.” ( Buhârî , Zebaih : 25; Ebû Davud , Dahâyâ : 13)

أَخْبَرَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ يَعْقُوبَ، قَالَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، قَالَ أَنْبَأَنَا إِسْرَائِيلُ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ خَالِدٍ الْحَذَّاءِ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ أَبِي أَسْمَاءَ الرَّحَبِيِّ، عَنْ أَبِي الأَشْعَثِ، عَنْ شَدَّادِ بْنِ أَوْسٍ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ كَتَبَ الإِحْسَانَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ فَإِذَا قَتَلْتُمْ فَأَحْسِنُوا الْقِتْلَةَ وَإِذَا ذَبَحْتُمْ فَأَحْسِنُوا الذَّبْحَ وَلْيُحِدَّ أَحَدُكُمْ إِذَا ذَبَحَ شَفْرَتَهُ وَلْيُرِحْ ذَبِيحَتَهُ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 8, Hadis no. 4411
BÂB (9)

بَابُ: حُسْنِ الذَّبْحِ

Sünen-i Nesâî 4412Sahih (el-Elbânî)

Şeddat b. Evs (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim şöyle diyordu: “Allah her şeyde iyi davranmamızı emretti. Öldürürken bile incitmeden öldürün, hayvan keserken hayvanı fazla acıtmayın, keseceğinizde bıçağınızı iyice bileyin ki hayvan acı çekmesin.” ( Ebû Davud , Dahâyâ : 12; İbn Mâce , Zebaih : 3)

أَخْبَرَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ حُرَيْثٍ أَبُو عَمَّارٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ خَالِدٍ الْحَذَّاءِ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ أَبِي الأَشْعَثِ الصَّنْعَانِيِّ، عَنْ شَدَّادِ بْنِ أَوْسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّ اللَّهَ كَتَبَ الإِحْسَانَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ فَإِذَا قَتَلْتُمْ فَأَحْسِنُوا الْقِتْلَةَ وَإِذَا ذَبَحْتُمْ فَأَحْسِنُوا الذَّبْحَ وَلْيُحِدَّ أَحَدُكُمْ شَفْرَتَهُ وَلْيُرِحْ ذَبِيحَتَهُ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 9, Hadis no. 4412
Sünen-i Nesâî 4413Sahih (el-Elbânî)

Şeddat b. Evs (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’den şu iki şeyi işitmiştim: “Allah her şeyde iyi davranmamızı emretti. Öldürürken bile incitmeden öldürün, hayvan keserken hayvanı fazla acıtmayın, keseceğinizde bıçağınızı iyice bileyin ki hayvan acı çekmesin.” ( Ebû Davud , Dahâyâ : 12; İbn Mâce , Zebaih : 3)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، قَالَ أَنْبَأَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ أَبِي الأَشْعَثِ، عَنْ شَدَّادِ بْنِ أَوْسٍ، قَالَ سَمِعْتُ مِنَ النَّبِيِّ، صلى الله عليه وسلم اثْنَتَيْنِ فَقَالَ ‏ "‏ إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ كَتَبَ الإِحْسَانَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ فَإِذَا قَتَلْتُمْ فَأَحْسِنُوا الْقِتْلَةَ وَإِذَا ذَبَحْتُمْ فَأَحْسِنُوا الذَّبْحَ وَلْيُحِدَّ أَحَدُكُمْ شَفْرَتَهُ ثُمَّ لِيُرِحْ ذَبِيحَتَهُ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 9, Hadis no. 4413
Sünen-i Nesâî 4414Sahih (el-Elbânî)

Şeddat b. Evs (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Şu iki şeyi Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den ezberledim: “Allah her şeyde iyi davranmamızı emretti; öldürürken bile incitmeden öldürün, hayvan keserken hayvanı fazla acıtmayın, keseceğinizde bıçağınızı iyice bileyin ki hayvan acı çekmesin.” ( Ebû Davud , Dahâyâ : 12; İbn Mâce , Zebaih : 3)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بَزِيعٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ، - وَهُوَ ابْنُ زُرَيْعٍ - قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، ح وَأَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ خَالِدٍ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ أَبِي الأَشْعَثِ، عَنْ شَدَّادِ بْنِ أَوْسٍ، قَالَ ثِنْتَانِ حَفِظْتُهُمَا مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ كَتَبَ الإِحْسَانَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ فَإِذَا قَتَلْتُمْ فَأَحْسِنُوا الْقِتْلَةَ وَإِذَا ذَبَحْتُمْ فَأَحْسِنُوا الذِّبْحَةَ لِيُحِدَّ أَحَدُكُمْ شَفْرَتَهُ وَلْيُرِحْ ذَبِيحَتَهُ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 9, Hadis no. 4414
Sünen-i Nesâî 4415Sahih (el-Elbânî)

Katade (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Enes’ten işittim şöyle diyordu: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) alaca renkli, boynuzlu iki koç kurban etmişti. Keserken tekbir getirip besmele çekiyordu. Ayağı ile koçun boynuna basarak eliyle bizzat kendisi keserken gördüm. Ravi diyor ki: “Bunları bizzat sen mi gördün?” dedim. “Evet” diye cevap verdi. (Müslim, Edâhî : 3; Tirmizî , Edâhî : 2)

أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنْ شُعْبَةَ، أَخْبَرَنِي قَتَادَةُ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسًا، قَالَ ضَحَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِكَبْشَيْنِ أَمْلَحَيْنِ أَقْرَنَيْنِ يُكَبِّرُ وَيُسَمِّي وَلَقَدْ رَأَيْتُهُ يَذْبَحُهُمَا بِيَدِهِ وَاضِعًا عَلَى صِفَاحِهِمَا قَدَمَهُ ‏.‏ قُلْتُ أَنْتَ سَمِعْتَهُ مِنْهُ قَالَ نَعَمْ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 9, Hadis no. 4415
Sünen-i Nesâî 4416Sahih (el-Elbânî)

Enes b. M ali k (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) alaca renkli boynuzlu iki koç kurban etmişti. Keserken tekbir getirip besmele çekiyordu. Ayağı ile koçun boynuna basarak eliyle bizzat kendisi keserken gördüm. Ravi diyor ki: “Bunları bizzat sen mi gördün?” dedim. “Evet” diye cevap verdi. (Müslim, Edâhî : 3; Tirmizî , Edâhî : 2)

أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ نَاصِحٍ، قَالَ حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُضَحِّي بِكَبْشَيْنِ أَمْلَحَيْنِ أَقْرَنَيْنِ وَكَانَ يُسَمِّي وَيُكَبِّرُ وَلَقَدْ رَأَيْتُهُ يَذْبَحُهُمَا بِيَدِهِ وَاضِعًا رِجْلَهُ عَلَى صِفَاحِهِمَا ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 9, Hadis no. 4416
Sünen-i Nesâî 4417Sahih (el-Elbânî)

Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i eliyle bizzat kendi kurbanı keserken gördüm. Ayağını hayvanın boynuna koymuş vaziyette iki tane boynuzlu alaca koçu kurban etmişti.” (Müslim, Edâhî : 3; Tirmizî , Edâhî : 2)

أَخْبَرَنَا الْقَاسِمُ بْنُ زَكَرِيَّا بْنِ دِينَارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُصْعَبُ بْنُ الْمِقْدَامِ، عَنِ الْحَسَنِ، - يَعْنِي ابْنَ صَالِحٍ - عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ لَقَدْ رَأَيْتُهُ - يَعْنِي النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم - يَذْبَحُهُمَا بِيَدِهِ وَاضِعًا عَلَى صِفَاحِهِمَا قَدَمَهُ يُسَمِّي وَيُكَبِّرُ كَبْشَيْنِ أَمْلَحَيْنِ أَقْرَنَيْنِ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 9, Hadis no. 4417
Sünen-i Nesâî 4418Sahih (el-Elbânî)

Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre: “Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) iki tane boynuzlu alaca koç kurban etmişti. Ayağını hayvanın boynuna basıp besmele çekip tekbir getirerek ikisini de kendisi kesmişti.” ( Tirmizî , Edâhî : 2; İbn Mâce , Edâhî : 14)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ، - يَعْنِي ابْنَ زُرَيْعٍ - قَالَ حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، أَنَّ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، حَدَّثَهُمْ أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ضَحَّى بِكَبْشَيْنِ أَقْرَنَيْنِ أَمْلَحَيْنِ يَطَؤُ عَلَى صِفَاحِهِمَا وَيَذْبَحُهُمَا وَيُسَمِّي وَيُكَبِّرُ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 9, Hadis no. 4418
Sünen-i Nesâî 4419Sahih (el-Elbânî)

Câbir b. Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kurbanlık develerin bir kısmını kendisi bir kısmını da başkaları kesmişti. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، وَالْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ، قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، عَنِ ابْنِ الْقَاسِمِ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ جَعْفَرِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَحَرَ بَعْضَ بُدْنِهِ بِيَدِهِ وَنَحَرَ بَعْضَهَا غَيْرُهُ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 9, Hadis no. 4419
Sünen-i Nesâî 4420Sahih (el-Elbânî)

Esma (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında atı deve keser gibi boğazlar ve yerdik. Kuteybe hadisinde: “Etinden yerdik” demiştir. ( Buhârî , Zebaih : 27; İbn Mâce , Zebaih : 12)

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ فَاطِمَةَ، عَنْ أَسْمَاءَ، قَالَتْ نَحَرْنَا فَرَسًا عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَكَلْنَاهُ ‏.‏ وَقَالَ قُتَيْبَةُ فِي حَدِيثِهِ فَأَكَلْنَا لَحْمَهُ ‏.‏ خَالَفَهُ عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 9, Hadis no. 4420
Sünen-i Nesâî 4421Sahih (el-Elbânî)

Esma (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Biz Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında Medine’de iken at kesip yerdik. ( Buhârî , Zebaih : 27; İbn Mâce , Zebaih : 12)

أَخْبَرَنِي مُحَمَّدُ بْنُ آدَمَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدَةُ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ فَاطِمَةَ، عَنْ أَسْمَاءَ، قَالَتْ ذَبَحْنَا عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَرَسًا وَنَحْنُ بِالْمَدِينَةِ فَأَكَلْنَاهُ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 9, Hadis no. 4421
Sünen-i Nesâî 4422Sahih (el-Elbânî)

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، - وَهُوَ ابْنُ زَكَرِيَّا بْنِ أَبِي زَائِدَةَ - عَنِ ابْنِ حَيَّانَ، - يَعْنِي مَنْصُورًا - عَنْ عَامِرِ بْنِ وَاثِلَةَ، قَالَ سَأَلَ رَجُلٌ عَلِيًّا هَلْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُسِرُّ إِلَيْكَ بِشَىْءٍ دُونَ النَّاسِ فَغَضِبَ عَلِيٌّ حَتَّى احْمَرَّ وَجْهُهُ وَقَالَ مَا كَانَ يُسِرُّ إِلَىَّ شَيْئًا دُونَ النَّاسِ غَيْرَ أَنَّهُ حَدَّثَنِي بِأَرْبَعِ كَلِمَاتٍ وَأَنَا وَهُوَ فِي الْبَيْتِ فَقَالَ ‏ "‏ لَعَنَ اللَّهُ مَنْ لَعَنَ وَالِدَهُ وَلَعَنَ اللَّهُ مَنْ ذَبَحَ لِغَيْرِ اللَّهِ وَلَعَنَ اللَّهُ مَنْ آوَى مُحْدِثًا وَلَعَنَ اللَّهُ مَنْ غَيَّرَ مَنَارَ الأَرْضِ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 9, Hadis no. 4422
Sünen-i Nesâî 4423Sahih (el-Elbânî)

İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Üç günden fazla süre kurban eti bulundurmayı yasakladı.” (Müslim, Edâhî : 5; Tirmizî , Edâhî : 13)

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، قَالَ حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى أَنْ تُؤْكَلَ لُحُومُ الأَضَاحِي بَعْدَ ثَلاَثٍ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 9, Hadis no. 4423
Sünen-i Nesâî 4424Sahih (el-Elbânî)

İbn Avf’ın azâdlı kölesi Ebu Ubeyd (radıyallahü anh) anlatıyor: Kurban bayramında Ali’nin yanında bulunmuştum. Ezansız ve kametsiz bayram namazını kıldırmış sonra hutbeyi okumuştu ve şöyle demişti: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim: “Kurban etlerini üç günden fazla elde tutulmasını yasak etti.” (Müslim, Edâhî : 5; Tirmizî , Edâhî : 13)

أَخْبَرَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ غُنْدَرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، قَالَ حَدَّثَنَا الزُّهْرِيُّ، عَنْ أَبِي عُبَيْدٍ، مَوْلَى ابْنِ عَوْفٍ قَالَ شَهِدْتُ عَلِيَّ بْنَ أَبِي طَالِبٍ كَرَّمَ اللَّهُ وَجْهَهُ فِي يَوْمِ عِيدٍ بَدَأَ بِالصَّلاَةِ قَبْلَ الْخُطْبَةِ ثُمَّ صَلَّى بِلاَ أَذَانٍ وَلاَ إِقَامَةٍ ثُمَّ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَنْهَى أَنْ يُمْسِكَ أَحَدٌ مِنْ نُسُكِهِ شَيْئًا فَوْقَ ثَلاَثَةِ أَيَّامٍ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 9, Hadis no. 4424
Sünen-i Nesâî 4425Sahih (el-Elbânî)

Ali b. Ebî T ali b (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), kurban etlerini üç günden fazla bir süre yememizi yasak etmiştir.” (Müslim, Edâhî : 5; Tirmizî , Edâhî : 13)

أَخْبَرَنَا أَبُو دَاوُدَ، قَالَ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ أَبَا عُبَيْدٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ عَلِيَّ بْنَ أَبِي طَالِبٍ قَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ نَهَاكُمْ أَنْ تَأْكُلُوا لُحُومَ نُسُكِكُمْ فَوْقَ ثَلاَثٍ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 9, Hadis no. 4425
Sünen-i Nesâî 4426Sahih (el-Elbânî)

Câbir b. Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ilk zamanlarda kurban etlerinin üç günden fazla yenmesini yasaklamıştı sonra da şöyle buyurdu: “Kurban etlerinden yiyiniz ve istediğiniz kadar da ayırınız .” (Müslim, Edâhî : 5; Tirmizî , Edâhî : 13)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، وَالْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ، قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - عَنِ ابْنِ الْقَاسِمِ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّهُ أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ أَكْلِ لُحُومِ الضَّحَايَا بَعْدَ ثَلاَثٍ ثُمَّ قَالَ ‏ "‏ كُلُوا وَتَزَوَّدُوا وَادَّخِرُوا ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 9, Hadis no. 4426
Sünen-i Nesâî 4427Sahih (el-Elbânî)

Abdullah b. Habbab (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebu Said el Hudrî bir seferden dönünce ailesi kendisine kurban eti takdim etmişti. Ebu Said bunun yenilip yenilmeyeceğini sormadan yemeyeceğim dedi. Ve Bedir savaşına katılan ana bir kardeşi Katade b. Numan’ın yanına giderek kurban etinin hükmünü sordu. O da: “Son sefere gittikten sonra Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kurban etlerinin üç günden fazla süre içersinde yenilmeyeceği hükmünü kaldırdı artık yiyebilirsin” dedi. (Müslim, Edâhî : 5; Tirmizî , Edâhî : 13)

أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ حَمَّادٍ، زُغْبَةُ قَالَ أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنِ ابْنِ خَبَّابٍ، - هُوَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ خَبَّابٍ - أَنَّ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ، قَدِمَ مِنْ سَفَرٍ فَقَدَّمَ إِلَيْهِ أَهْلُهُ لَحْمًا مِنْ لُحُومِ الأَضَاحِي فَقَالَ مَا أَنَا بِآكِلِهِ حَتَّى أَسْأَلَ ‏.‏ فَانْطَلَقَ إِلَى أَخِيهِ لأُمِّهِ قَتَادَةَ بْنِ النُّعْمَانِ - وَكَانَ بَدْرِيًّا - فَسَأَلَهُ عَنْ ذَلِكَ فَقَالَ إِنَّهُ قَدْ حَدَثَ بَعْدَكَ أَمْرٌ نَقْضًا لِمَا كَانُوا نُهُوا عَنْهُ مِنْ أَكْلِ لُحُومِ الأَضَاحِي بَعْدَ ثَلاَثَةِ أَيَّامٍ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 9, Hadis no. 4427
Sünen-i Nesâî 4428Sahih (el-Elbânî)

Ebu Said el Hudrî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kurban kesenlerin kurban etlerinden üç günden fazla yemelerini yasaklamıştı. Daha sonraları Bedir savaşına katılan anadan kardeşim Katade b. Numan bir yolculuktan gelmiş ve kendisine kurban eti ikram edilince: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kurban etlerini üç günden fazla yenmesini yasak etmemiş miydi?” dedi. Ebu Said de şöyle dedi: “Bu konuda yeni emir verildi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) önceleri kurban etlerinden üç günden fazla yemeyi yasaklamıştı sonradan dilediğimiz kadar yememize ve ayırmamıza izin verdi.” (Müslim, Edâhî : 5; Tirmizî , Edâhî : 13)

أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ سَعْدِ بْنِ إِسْحَاقَ، قَالَ حَدَّثَتْنِي زَيْنَبُ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ لُحُومِ الأَضَاحِي فَوْقَ ثَلاَثَةِ أَيَّامٍ فَقَدِمَ قَتَادَةُ بْنُ النُّعْمَانِ - وَكَانَ أَخَا أَبِي سَعِيدٍ لأُمِّهِ وَكَانَ بَدْرِيًّا - فَقَدَّمُوا إِلَيْهِ فَقَالَ أَلَيْسَ قَدْ نَهَى عَنْهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ أَبُو سَعِيدٍ إِنَّهُ قَدْ حَدَثَ فِيهِ أَمْرٌ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَانَا أَنْ نَأْكُلَهُ فَوْقَ ثَلاَثَةِ أَيَّامٍ ثُمَّ رَخَّصَ لَنَا أَنْ نَأْكُلَهُ وَنَدَّخِرَهُ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 9, Hadis no. 4428
Sünen-i Nesâî 4429Sahih (el-Elbânî)

Büreyde (radıyallahü anh) babasından rivâyet ederek şöyle diyor: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Size üç şeyi yasak etmiştim: 1. Kabirleri ziyaret etmeyi ki artık ziyaret edebilirsiniz. Kabirleri ziyaret etmek hayrınızı artırır. 2. Kurban etlerini üç günden fazla yemenizi yasaklamıştım artık dilediğiniz kadar yer ve ayırabilirsiniz . 3. Bazı kaplardan içmenizi yasaklamıştım artık dilediğiniz kaplardan içebilirsiniz ama sarhoşluk verici içkileri içmeyiniz.” (Müslim, Edâhî : 5; Tirmizî , Edâhî : 13)

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، - وَهُوَ النُّفَيْلِيُّ - قَالَ حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، ح وَأَنْبَأَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَعْدَانَ بْنِ عِيسَى، قَالَ حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ أَعْيَنَ، قَالَ حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، قَالَ حَدَّثَنَا زُبَيْدُ بْنُ الْحَارِثِ، عَنْ مُحَارِبِ بْنِ دِثَارٍ، عَنِ ابْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنِّي كُنْتُ نَهَيْتُكُمْ عَنْ ثَلاَثٍ عَنْ زِيَارَةِ الْقُبُورِ فَزُورُوهَا وَلْتَزِدْكُمْ زِيَارَتُهَا خَيْرًا وَنَهَيْتُكُمْ عَنْ لُحُومِ الأَضَاحِي بَعْدَ ثَلاَثٍ فَكُلُوا مِنْهَا وَأَمْسِكُوا مَا شِئْتُمْ وَنَهَيْتُكُمْ عَنِ الأَشْرِبَةِ فِي الأَوْعِيَةِ فَاشْرَبُوا فِي أَىِّ وِعَاءٍ شِئْتُمْ وَلاَ تَشْرَبُوا مُسْكِرًا ‏"‏ ‏.‏ وَلَمْ يَذْكُرْ مُحَمَّدٌ ‏"‏ وَأَمْسِكُوا ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 9, Hadis no. 4429
Sünen-i Nesâî 4430Sahih (el-Elbânî)

İbn Büreyde (radıyallahü anh) babasından rivâyetle şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kurban etlerinden üç günden fazla yemenizi, bazı kaplarda şerbet yapmanızı ve kabirleri ziyaret etmenizi yasaklamıştım. Bundan sonra kurban etlerinden dilediğiniz kadar yiyin ve saklayın. Kabirleri ziyaret etmek isteyen ziyaret etsin çünkü kabristanı ziyaret ahireti hatırlatır ve her türlü kaptan içiniz sarhoşluk veren şeylerden kaçınınız.” (Müslim, Edâhî : 5; Tirmizî , Edâhî : 13)

أَخْبَرَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْعَظِيمِ الْعَنْبَرِيُّ، عَنِ الأَحْوَصِ بْنِ جَوَّابٍ، عَنْ عَمَّارِ بْنِ رُزَيْقٍ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الزُّبَيْرِ بْنِ عَدِيٍّ، عَنِ ابْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنِّي كُنْتُ نَهَيْتُكُمْ عَنْ لُحُومِ الأَضَاحِي بَعْدَ ثَلاَثٍ وَعَنِ النَّبِيذِ إِلاَّ فِي سِقَاءٍ وَعَنْ زِيَارَةِ الْقُبُورِ فَكُلُوا مِنْ لُحُومِ الأَضَاحِي مَا بَدَا لَكُمْ وَتَزَوَّدُوا وَادَّخِرُوا وَمَنْ أَرَادَ زِيَارَةَ الْقُبُورِ فَإِنَّهَا تُذَكِّرُ الآخِرَةَ وَاشْرَبُوا وَاتَّقُوا كُلَّ مُسْكِرٍ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 9, Hadis no. 4430
Sünen-i Nesâî 4431Sahih (el-Elbânî)

Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Kurban etlerinden almak için çölden bedeviler gelmişti. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Kurban etlerinden yiyin ve üç günlük yiyeceğinizi ayırıp gerisini fakirlere dağıtın” buyurdu. Sonradan ashab : “Ey Allah'ın Rasûlü ! İnsanlar kurbanlarının yağlarını eritiyor ve derilerinden tulum yapıyorlar” dedik. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Niçin böyle yapıyorsunuz?” buyurdu. Ashab : Kurban etlerini evimizde saklamamızı yasak ettiğin için dediler. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Ben çölden gelen fakirlere dağıtmanız için yasak etmiştim artık şimdi dilediğinizi yiyip ayırabilir ve sadaka verirsiniz” buyurdular. ( Ebû Davud , Dahâyâ : 10; Tirmizî , Edâhî : 13)

أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ عَمْرَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ دَفَّتْ دَافَّةٌ مِنْ أَهْلِ الْبَادِيَةِ حَضْرَةَ الأَضْحَى فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ كُلُوا وَادَّخِرُوا ثَلاَثًا ‏"‏ ‏.‏ فَلَمَّا كَانَ بَعْدَ ذَلِكَ قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ النَّاسَ كَانُوا يَنْتَفِعُونَ مِنْ أَضَاحِيهِمْ يَجْمِلُونَ مِنْهَا الْوَدَكَ وَيَتَّخِذُونَ مِنْهَا الأَسْقِيَةَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ وَمَا ذَاكَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ الَّذِي نَهَيْتَ مِنْ إِمْسَاكِ لُحُومِ الأَضَاحِي ‏.‏ قَالَ ‏"‏ إِنَّمَا نَهَيْتُ لِلدَّافَّةِ الَّتِي دَفَّتْ كُلُوا وَادَّخِرُوا وَتَصَدَّقُوا ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 9, Hadis no. 4431
Sünen-i Nesâî 4432Sahih (el-Elbânî)

Abdurrahman b. Âbis (radıyallahü anh) babasından rivâyet ederek şöyle diyor: Aişe’nin yanına giderek ona şöyle dedim: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), kurban etlerinin üç günden fazla yenmesini yasak etmiş miydi?” Âişe : “Evet, kıtlık olduğu için Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) fakirlere zenginlerin kurban eti yedirmesi için öyle yapmıştı.” Daha sonra Âişe’ye : “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ailesini görüyorum kurbandan on beş gün sonra paça yiyorlar bunu nereden buluyorlar” dedim. Âişe , güldü ve şöyle dedi: “Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Allah’a kavuşuncaya kadar ailesi üç gün üst üste doyasıya ekmek katık yememişlerdi.” (Müslim, Edâhî : 5; Tirmizî , Edâhî : 13)

أَخْبَرَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَابِسٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ دَخَلْتُ عَلَى عَائِشَةَ فَقُلْتُ أَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَنْهَى عَنْ لُحُومِ الأَضَاحِي بَعْدَ ثَلاَثٍ قَالَتْ نَعَمْ أَصَابَ النَّاسَ شِدَّةٌ فَأَحَبَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يُطْعِمَ الْغَنِيُّ الْفَقِيرَ ثُمَّ قَالَ لَقَدْ رَأَيْتُ آلَ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم يَأْكُلُونَ الْكُرَاعَ بَعْدَ خَمْسَ عَشْرَةَ قُلْتُ مِمَّ ذَاكَ فَضَحِكَتْ فَقَالَتْ مَا شَبِعَ آلُ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم مِنْ خُبْزٍ مَأْدُومٍ ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ حَتَّى لَحِقَ بِاللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 9, Hadis no. 4432
Sünen-i Nesâî 4433Sahih (el-Elbânî)

Abdurrahman b. Âbis (radıyallahü anh) babasından naklederek şöyle demiştir: Âişe’ye kurban etlerinden sormuştum o da şöyle demişti: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) için koyun paçalarını bir ay saklardık sonra onları yerdi.” (Müslim, Edâhî : 5; Tirmizî , Edâhî : 13)

أَخْبَرَنَا يُوسُفُ بْنُ عِيسَى، قَالَ حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ مُوسَى، قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ، - وَهُوَ ابْنُ زِيَادِ بْنِ أَبِي الْجَعْدِ - عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَابِسٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ سَأَلْتُ عَائِشَةَ عَنْ لُحُومِ الأَضَاحِي، قَالَتْ كُنَّا نَخْبَأُ الْكُرَاعَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم شَهْرًا ثُمَّ يَأْكُلُهُ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 9, Hadis no. 4433
Sünen-i Nesâî 4434Sahih (el-Elbânî)

Ebu Said el Hudrî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) önceleri kurban etinin üç günden fazla yenilmesini yasak etmişti sonra ise şöyle buyurdu: “İstediğiniz kadar yiyin ve yedirin.” (Müslim, Edâhî : 5; Tirmizî , Edâhî : 13)

أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ إِمْسَاكِ الأُضْحِيَةِ فَوْقَ ثَلاَثَةِ أَيَّامٍ ثُمَّ قَالَ ‏ "‏ كُلُوا وَأَطْعِمُوا ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 9, Hadis no. 4434
BÂB (10)

بَابُ: ذَبَائِحِ الْيَهُودِ

Sünen-i Nesâî 4435Sahih (el-Elbânî)

Abdullah b. Muğaffel (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “ Hayber günü bir tulum yağ buldum ve onu aldım ve ondan hiç kimseye vermeyeceğim” dedim. Bir de baktım ki Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) o sırada gülümsüyordu. ( Ebû Davud , Cihad : 137; Darimi , Siyer: 326)

أَخْبَرَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ مُغِيرَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا حُمَيْدُ بْنُ هِلاَلٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُغَفَّلٍ، قَالَ دُلِّيَ جِرَابٌ مِنْ شَحْمٍ يَوْمَ خَيْبَرَ فَالْتَزَمْتُهُ قُلْتُ لاَ أُعْطِي أَحَدًا مِنْهُ شَيْئًا فَالْتَفَتُّ فَإِذَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَتَبَسَّمُ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 10, Hadis no. 4435
Sünen-i Nesâî 4436Sahih (el-Elbânî)

Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, bedeviler bize et getiriyorlardı. Keserken besmele çekip çekmediklerini bilmiyorduk. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) “Besmele çekerek yiyin” buyurdular. ( İbn Mâce , Zebaih : 4)

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا النَّضْرُ بْنُ شُمَيْلٍ، قَالَ حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ نَاسًا، مِنَ الأَعْرَابِ كَانُوا يَأْتُونَا بِلَحْمٍ وَلاَ نَدْرِي أَذَكَرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَيْهِ أَمْ لاَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ اذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ عَلَيْهِ وَكُلُوا ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 10, Hadis no. 4436
Sünen-i Nesâî 4437Sahih (isnâdı) (el-Elbânî)

İbn Abbas En’âm 12. ayeti olan: “Bu sebeple üzerine Allah’ın adı anılmayan şeylerden yemeyin zira bu gerçekten yoldan çıkmaktır…” ayeti hakkında müşrikler Müslümanlara; “Allah’ın kestiğini yemiyorsunuz da kendi kestiğinizi yiyorsunuz” dediler. Bunun üzerine Allah bu ayeti indirdi. ( Ebû Davud , Dahâyâ : 13)

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ حَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ أَبِي وَكِيعٍ، - وَهُوَ هَارُونُ بْنُ عَنْتَرَةَ - عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، فِي قَوْلِهِ عَزَّ وَجَلَّ ‏{‏ وَلاَ تَأْكُلُوا مِمَّا لَمْ يُذْكَرِ اسْمُ اللَّهِ عَلَيْهِ ‏}‏ قَالَ خَاصَمَهُمُ الْمُشْرِكُونَ فَقَالُوا مَا ذَبَحَ اللَّهُ فَلاَ تَأْكُلُوهُ وَمَا ذَبَحْتُمْ أَنْتُمْ أَكَلْتُمُوهُ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 10, Hadis no. 4437
Sünen-i Nesâî 4438Sahih (el-Elbânî)

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ، عَنْ بَحِيرٍ، عَنْ خَالِدٍ، عَنْ جُبَيْرِ بْنِ نُفَيْرٍ، عَنْ أَبِي ثَعْلَبَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ تَحِلُّ الْمُجَثَّمَةُ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 10, Hadis no. 4438
Sünen-i Nesâî 4439Sahih (el-Elbânî)

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ زَيْدٍ، قَالَ دَخَلْتُ مَعَ أَنَسٍ عَلَى الْحَكَمِ - يَعْنِي ابْنَ أَيُّوبَ - فَإِذَا أُنَاسٌ يَرْمُونَ دَجَاجَةً فِي دَارِ الأَمِيرِ فَقَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ تُصْبَرَ الْبَهَائِمُ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 10, Hadis no. 4439
Sünen-i Nesâî 4440Sahih (el-Elbânî)

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ زُنْبُورٍ الْمَكِّيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ يَزِيدَ، - وَهُوَ ابْنُ الْهَادِ - عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَعْفَرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَعْفَرٍ، قَالَ مَرَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى أُنَاسٍ وَهُمْ يَرْمُونَ كَبْشًا بِالنَّبْلِ فَكَرِهَ ذَلِكَ وَقَالَ ‏ "‏ لاَ تَمْثُلُوا بِالْبَهَائِمِ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 10, Hadis no. 4440
Sünen-i Nesâî 4441Sahih (el-Elbânî)

İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Canlı hayvanları hedef yapanlara lanet etmiştir.” ( Ebû Davud , Dahâyâ : 13; Müslim, Sayd : 12)

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ أَبِي بِشْرٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ لَعَنَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَنِ اتَّخَذَ شَيْئًا فِيهِ الرُّوحُ غَرَضًا ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 10, Hadis no. 4441
Sünen-i Nesâî 4442Sahih (el-Elbânî)

İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim şöyle diyordu: “Allah canlı hayvanı hedef yapanlara lanet etsin.” ( Ebû Davud , Dahâyâ : 13; Müslim, Sayd : 12)

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنِي الْمِنْهَالُ بْنُ عَمْرٍو، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ لَعَنَ اللَّهُ مَنْ مَثَّلَ بِالْحَيَوَانِ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 10, Hadis no. 4442
Sünen-i Nesâî 4443Sahih (el-Elbânî)

İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Canlı hayvanları hedef yapmayınız.” ( Ebû Davud , Dahâyâ : 12; Müslim, Sayd : 12)

أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ ثَابِتٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَتَّخِذُوا شَيْئًا فِيهِ الرُّوحُ غَرَضًا ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 10, Hadis no. 4443
Sünen-i Nesâî 4444Sahih (el-Elbânî)

İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Canlı hayvanları hedef yapmayınız.” ( Ebû Davud , Dahâyâ : 12; Müslim, Sayd : 12)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ الْكُوفِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ هَاشِمٍ، عَنِ الْعَلاَءِ بْنِ صَالِحٍ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ ثَابِتٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَتَّخِذُوا شَيْئًا فِيهِ الرُّوحُ غَرَضًا ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 10, Hadis no. 4444
Sünen-i Nesâî 4445Zayıf (el-Elbânî)

Abdullah b. Amr (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Boş yere bir serçe veya daha büyük bir kuşu öldüren kimseden Allah hesap soracaktır.” Denildi ki: “Ey Allah’ın Rasûlü boş yere olmaksızın nasıl öldürülür?” Şöyle buyurdu: “Başını koparıp atmaksızın kesilip yenmesidir.” ( Müsned : 6666)

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ صُهَيْبٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، يَرْفَعُهُ قَالَ ‏"‏ مَنْ قَتَلَ عُصْفُورًا فَمَا فَوْقَهَا بِغَيْرِ حَقِّهَا سَأَلَ اللَّهُ عَزَّ جَلَّ عَنْهَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏"‏ ‏.‏ قِيلَ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَمَا حَقُّهَا قَالَ ‏"‏ حَقُّهَا أَنْ تَذْبَحَهَا فَتَأْكُلَهَا وَلاَ تَقْطَعْ رَأْسَهَا فَيُرْمَى بِهَا ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 10, Hadis no. 4445
Sünen-i Nesâî 4446Zayıf (el-Elbânî)

Amr b. Şerîd (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Şerid’ten işittim şöyle diyordu: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim şöyle diyordu: “Kim boş yere bir serçe öldürürse kıyamet günü o serçe öldüreni Allah’a şikayet ederek Ey Rabbim falan kimse beni yemek için değil de boş yere öldürdü” diyecek. ( Müsned : 18651)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ دَاوُدَ الْمِصِّيصِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو عُبَيْدَةَ عَبْدُ الْوَاحِدِ بْنُ وَاصِلٍ، عَنْ خَلَفٍ، - يَعْنِي ابْنَ مِهْرَانَ - قَالَ حَدَّثَنَا عَامِرٌ الأَحْوَلُ، عَنْ صَالِحِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ الشَّرِيدِ، قَالَ سَمِعْتُ الشَّرِيدَ، يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ مَنْ قَتَلَ عُصْفُورًا عَبَثًا عَجَّ إِلَى اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ يَوْمَ الْقِيَامَةِ يَقُولُ يَا رَبِّ إِنَّ فُلاَنًا قَتَلَنِي عَبَثًا وَلَمْ يَقْتُلْنِي لِمَنْفَعَةٍ ‏"‏ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 10, Hadis no. 4446
Sünen-i Nesâî 4447Hasen (el-Elbânî)

Abdullah b. Amr (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, Abdullah bir seferinde babasından başka bir sefer de dedesinden diyerek şöyle demişti: “ Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Hayber günü ehlî eşek etlerini ve pislik yiyen hayvanların üzerine binmeyi ve etlerini yemeyi yasaklamıştı.” ( Ebû Davud , Cihad : 52; İbn Mâce , Zebaih : 11)

أَخْبَرَنِي عُثْمَانُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنِي سَهْلُ بْنُ بَكَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا وُهَيْبُ بْنُ خَالِدٍ، عَنِ ابْنِ طَاوُسٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو قَالَ مَرَّةً عَنْ أَبِيهِ، وَقَالَ، مَرَّةً عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى يَوْمَ خَيْبَرَ عَنْ لُحُومِ الْحُمُرِ الأَهْلِيَّةِ وَعَنِ الْجَلاَّلَةِ وَعَنْ رُكُوبِهَا وَعَنْ أَكْلِ لَحْمِهَا ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 10, Hadis no. 4447
Sünen-i Nesâî 4448Sahih (el-Elbânî)

İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), canlı hayvanların hedef yapılmasını, pislik yiyen hayvanların sütlerinin içilmesini ve bazı kaplardan bir şeyler içmeyi yasak etmiştir. ( Ebû Davud , Cihad : 52; İbn Mâce , Zebaih : 11)

أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا هِشَامٌ، قَالَ حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمُجَثَّمَةِ وَلَبَنِ الْجَلاَّلَةِ وَالشُّرْبِ مِنْ فِي السِّقَاءِ ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 43 (Kurbanlar (Dahâyâ)), Bâb 10, Hadis no. 4448