Hasan’ı Basri (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, İbn Abbas, Basra’da bir hutbe vererek şöyle söyledi: “Orucunuzun zekatını ödeyiniz” bunun üzerine insanlar birbirlerine bakmaya başladılar. Bunun üzerine Abbas: “Burada Medineli kim var?” dedi ve: “Kalkın kardeşlerinize öğretin onlar bilmiyorlar; Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), fıtır sadakasını; küçük, büyük, hür, köle, erkek, kadın herkes için yarım sa’ buğday’dan veya bir sa’ hurmadan veya arpadan verilmesini farz kılmıştı.” (Ebû Davud, Zekat: 20; Müsned: 1914)
أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ، - وَهُوَ ابْنُ هَارُونَ - قَالَ أَنْبَأَنَا حُمَيْدٌ، عَنِ الْحَسَنِ، أَنَّ ابْنَ عَبَّاسٍ، خَطَبَ بِالْبَصْرَةِ فَقَالَ أَدُّوا زَكَاةَ صَوْمِكُمْ فَجَعَلَ النَّاسُ يَنْظُرُ بَعْضُهُمْ إِلَى بَعْضٍ فَقَالَ مَنْ هَا هُنَا مِنْ أَهْلِ الْمَدِينَةِ قُومُوا إِلَى إِخْوَانِكُمْ فَعَلِّمُوهُمْ فَإِنَّهُمْ لاَ يَعْلَمُونَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَرَضَ صَدَقَةَ الْفِطْرِ عَلَى الصَّغِيرِ وَالْكَبِيرِ وَالْحُرِّ وَالْعَبْدِ وَالذَّكَرِ وَالأُنْثَى نِصْفَ صَاعٍ مِنْ بُرٍّ أَوْ صَاعًا مِنْ تَمْرٍ أَوْ شَعِيرٍ .