SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sünen-i Nesâî › Kitâb 30 · Vasiyyetler › Bâb 2Konum

Sünen-i Nesâî 3640

Vasiyyetler
Sahih (el-Elbânî)
BÂB (2)
بَابُ قَضَاءِ الدَّيْنِ قَبْلَ الْمِيرَاثِ وَذِكْرِ اخْتِلَافِ أَلْفَاظِ النَّاقِلِينَ لِخَبَرِ جَابِرٍ فِيهِ

Câbir b. Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Babam borçlu olarak vefat etmişti. Alacaklılara alacaklarına karşılık hurma almalarını teklif ettim kabul etmediler ve alacaklarını karşılamayacağını söylediler. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e geldim ve durumu anlattım. O da şöyle buyurdu: “Hurmaları toplayıp kurutma yerine koyduğunda Bana haber ver.” Ben de toplayıp kurutma yerine yığdığımda haber vermek üzere Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e geldim. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de Ebu Bekir ve Ömer ile birlikte hurma kurutma yerine geldiler. Oraya oturdu ve bereket için dua etti sonra şöyle buyurdu: “Alacaklıları çağır ve alacaklarını hurmadan öde.” Babamdan alacağı olan herkese alacaklarını verdim, on üç vesk hurma arttı. Bunu Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e söylediğimde güldü ve: “Ebu Bekir ve Ömer’e de git bunu haber ver” buyurdu. Ebu Bekir ve Ömer’e gidip haber verdim onlar: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bereket için dua ettiğinde bunun böyle olacağını bilmiştik” dediler. (Buhârî, Vesaya: 37; İbn Mâce, Sadakat: 20)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، عَنْ حَدِيثِ عَبْدِ الْوَهَّابِ، قَالَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ وَهْبِ بْنِ كَيْسَانَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ تُوُفِّيَ أَبِي وَعَلَيْهِ دَيْنٌ فَعَرَضْتُ عَلَى غُرَمَائِهِ أَنْ يَأْخُذُوا الثَّمَرَةَ بِمَا عَلَيْهِ فَأَبَوْا وَلَمْ يَرَوْا فِيهِ وَفَاءً فَأَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ قَالَ ‏"‏ إِذَا جَدَدْتَهُ فَوَضَعْتَهُ فِي الْمِرْبَدِ فَآذِنِّي ‏"‏‏.‏ فَلَمَّا جَدَدْتُهُ وَوَضَعْتُهُ فِي الْمِرْبَدِ أَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَجَاءَ وَمَعَهُ أَبُو بَكْرٍ وَعُمَرُ فَجَلَسَ عَلَيْهِ وَدَعَا بِالْبَرَكَةِ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ ادْعُ غُرَمَاءَكَ فَأَوْفِهِمْ ‏"‏‏.‏ قَالَ فَمَا تَرَكْتُ أَحَدًا لَهُ عَلَى أَبِي دَيْنٌ إِلاَّ قَضَيْتُهُ وَفَضَلَ لِي ثَلاَثَةَ عَشَرَ وَسْقًا فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ فَضَحِكَ وَقَالَ ‏"‏ ائْتِ أَبَا بَكْرٍ وَعُمَرَ فَأَخْبِرْهُمَا ذَلِكَ ‏"‏‏.‏ فَأَتَيْتُ أَبَا بَكْرٍ وَعُمَرَ فَأَخْبَرْتُهُمَا فَقَالاَ قَدْ عَلِمْنَا إِذْ صَنَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَا صَنَعَ أَنَّهُ سَيَكُونُ ذَلِكَ‏.‏
KAYNAK
Sünen-i Nesâî, Kitâb 30 (Vasiyyetler), Bâb 2, Hadis no. 3640
HADİSİN DERECESİ
Sahih(Ebû Gudde)
Sahih(el-Elbânî)
Sahih(Zübeyr Alî Zâî)
sunnetimiz.com/nesai:3640