SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sünen-i Nesâî › Kitâb 49 · Kadıların Âdâbı › Bâb 2Konum

Sünen-i Nesâî 5415

Kadıların Âdâbı
Sahih (el-Elbânî)
BÂB (2)
بَابُ الرَّدِّ عَلَى الْحَاكِمِ إِذَا قَضَى بِغَيْرِ الْحَقِّ

Vail (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanında şu olaya şahit oldum. Bir katili maktulun velisi urganla bağlı olarak Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in huzuruna getirdi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) maktulun velisine: “Onu affetmeyecek misin?” buyurdu. Adam: “Hayır” dedi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Öyleyse diyet alırsın” dedi. Adam: “Hayır” dedi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Öyleyse onu öldüreceksin” deyince adam: “Evet” dedi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) “Öyleyse onu götür” dedi. Adam katili götürüp giderken kendiliğinden döndü. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ona seslenerek: “Onu affediyor musun?” dedi. Adam: “Hayır” dedi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Öyleyse diyet alırsın” dedi. Adam yine: “Hayır” dedi. “Öyleyse onu öldüreceksin” deyince, adam: “Evet” dedi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Öyleyse onu götür” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğer sen onu affedersen hem kendi günahını hem de ölen kardeşinin günahını temizlemiş olursun.” A dam, katili bırakıverdi katil bağlı olduğu urganı sürüyerek çekip gitti. ( Ebû Davud , Diyat : 3; Ebû Davud , Kasame : 10)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ عَوْفٍ، قَالَ حَدَّثَنِي حَمْزَةُ أَبُو عُمَرَ الْعَائِذِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا عَلْقَمَةُ بْنُ وَائِلٍ، عَنْ وَائِلٍ، قَالَ شَهِدْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ جَاءَ بِالْقَاتِلِ يَقُودُهُ وَلِيُّ الْمَقْتُولِ فِي نِسْعَةٍ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِوَلِيِّ الْمَقْتُولِ ‏"‏ أَتَعْفُو ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَتَأْخُذُ الدِّيَةَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَتَقْتُلُهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ نَعَمْ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ اذْهَبْ بِهِ ‏"‏ ‏.‏ فَلَمَّا ذَهَبَ فَوَلَّى مِنْ عِنْدِهِ دَعَاهُ فَقَالَ ‏"‏ أَتَعْفُو ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ قَالَ ‏"‏ فَتَأْخُذُ الدِّيَةَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَتَقْتُلُهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ نَعَمْ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ اذْهَبْ بِهِ ‏"‏ ‏.‏ فَلَمَّا ذَهَبَ فَوَلَّى مِنْ عِنْدِهِ دَعَاهُ فَقَالَ ‏"‏ أَتَعْفُو ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَتَأْخُذُ الدِّيَةَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَتَقْتُلُهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ نَعَمْ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ اذْهَبْ بِهِ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عِنْدَ ذَلِكَ ‏"‏ أَمَا إِنَّكَ إِنْ عَفَوْتَ عَنْهُ يَبُوءُ بِإِثْمِهِ وَإِثْمِ صَاحِبِكَ ‏"‏ ‏.‏ فَعَفَا عَنْهُ وَتَرَكَهُ فَأَنَا رَأَيْتُهُ يَجُرُّ نِسْعَتَهُ ‏.‏
KAYNAK
Sünen-i Nesâî, Kitâb 49 (Kadıların Âdâbı), Bâb 2, Hadis no. 5415
HADİSİN DERECESİ
Sahih(Ebû Gudde)
Sahih(el-Elbânî)
Hasen(Zübeyr Alî Zâî)
sunnetimiz.com/nesai:5415