SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sünen-i Nesâî › Kitâb 30 · VasiyyetlerKonum

(30) Kitâb: Vasiyyetler

كتاب الوصايا
Hadis 3611 – 3671 · 61 rivayet · Sayfa 2/2
BÂB (4) · DEVAMI

بَابُ إِذَا أَوْصَى لِعَشِيرَتِهِ الْأَقْرَبِينَ

Sünen-i Nesâî 3661Sahih (isnâdı) (el-Elbânî)

İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Sa’d b. Ubâde’nin annesinin bir adağı vardı fakat onu yerine getirmeden öldü. Sa’d bu konuda Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den fetva istedi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Onun adına adağını yerine getir” buyurdu. (Buhârî, Vesaya: 19; Ebû Davud, Vesaya: 15)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنْ سَعْدٍ، أَنَّهُ قَالَ مَاتَتْ أُمِّي وَعَلَيْهَا نَذْرٌ فَسَأَلْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَأَمَرَنِي أَنْ أَقْضِيَهُ عَنْهَا‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 30 (Vasiyyetler), Bâb 4, Hadis no. 3661
Sünen-i Nesâî 3662Sahih (el-Elbânî)

İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Sa’d b. Ubâde’nin annesinin bir adağı vardı fakat onu yerine getirmeden öldü. Sa’d bu konuda Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den fetva istedi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Onun adına adağını yerine getir” buyurdu. (Buhârî, Vesaya: 19; Ebû Davud, Vesaya: 15)

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ اسْتَفْتَى سَعْدُ بْنُ عُبَادَةَ الأَنْصَارِيُّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي نَذْرٍ كَانَ عَلَى أُمِّهِ فَتُوُفِّيَتْ قَبْلَ أَنْ تَقْضِيَهُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ اقْضِهِ عَنْهَا ‏"‏‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 30 (Vasiyyetler), Bâb 4, Hadis no. 3662
Sünen-i Nesâî 3663Sahih (el-Elbânî)

İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Sa’d b. Ubâde’nin annesinin bir adağı vardı fakat onu yerine getirmeden öldü. Sa’d bu konuda Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den fetva istedi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Onun adına adağını yerine getir” buyurdu. (Buhârî, Vesaya: 19; Ebû Davud, Vesaya: 15)

أَخْبَرَنَا هَارُونُ بْنُ إِسْحَاقَ الْهَمْدَانِيُّ، عَنْ عَبْدَةَ، عَنْ هِشَامٍ، - هُوَ ابْنُ عُرْوَةَ - عَنْ بَكْرِ بْنِ وَائِلٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ جَاءَ سَعْدُ بْنُ عُبَادَةَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنَّ أُمِّي مَاتَتْ وَعَلَيْهَا نَذْرٌ وَلَمْ تَقْضِهِ قَالَ ‏ "‏ اقْضِهِ عَنْهَا ‏"‏‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 30 (Vasiyyetler), Bâb 4, Hadis no. 3663
Sünen-i Nesâî 3664Hasen (el-Elbânî)

Sa’d b. Ubâde (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e: “Ey Allah’ın Rasûlü! Annem öldü onun için sadaka verebilir miyim?” dedim. O da: “Evet” buyurdu. Ben de: “Hangi sadaka daha hayırlı ve değerlidir” dedim. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Su hayrı” buyurdu. (Buhârî, Vesaya: 19; Ebû Davud, Vesaya: 15)

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْمُبَارَكِ، قَالَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ سَعْدِ بْنِ عُبَادَةَ، قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أُمِّي مَاتَتْ أَفَأَتَصَدَّقُ عَنْهَا قَالَ ‏"‏ نَعَمْ ‏"‏‏.‏ قُلْتُ فَأَىُّ الصَّدَقَةِ أَفْضَلُ قَالَ ‏"‏ سَقْىُ الْمَاءِ ‏"‏‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 30 (Vasiyyetler), Bâb 4, Hadis no. 3664
Sünen-i Nesâî 3665Hasen (el-Elbânî)

Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.

أَخْبَرَنَا أَبُو عَمَّارٍ الْحُسَيْنُ بْنُ حُرَيْثٍ، عَنْ وَكِيعٍ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ سَعْدِ بْنِ عُبَادَةَ، قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَىُّ الصَّدَقَةِ أَفْضَلُ قَالَ ‏ "‏ سَقْىُ الْمَاءِ ‏"‏‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 30 (Vasiyyetler), Bâb 4, Hadis no. 3665
Sünen-i Nesâî 3666Hasen (el-Elbânî)

Sa’d b. Ubâde (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Sa’d b. Ubâde’nin annesi vefat etmişti ve Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelerek: “Ey Allah’ın Rasûlü! Annem öldü onun adına sadaka verebilir miyim?” diye sordu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Evet” buyurdu. Sa’d: “Hangi sadaka daha hayırlı ve değerlidir?” diye sordu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “İnsan ve hayvanların su ihtiyaçlarına cevap vermektir” buyurdu. Bu yüzden Sa’d’ın Medine’de bir çeşmesi vardı. (Müsned: 21421)

أَخْبَرَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْحَسَنِ، عَنْ حَجَّاجٍ، قَالَ سَمِعْتُ شُعْبَةَ، يُحَدِّثُ عَنْ قَتَادَةَ، قَالَ سَمِعْتُ الْحَسَنَ، يُحَدِّثُ عَنْ سَعْدِ بْنِ عُبَادَةَ، أَنَّ أُمَّهُ، مَاتَتْ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أُمِّي مَاتَتْ أَفَأَتَصَدَّقُ عَنْهَا قَالَ ‏"‏ نَعَمْ ‏"‏‏.‏ قَالَ فَأَىُّ الصَّدَقَةِ أَفْضَلُ قَالَ ‏"‏ سَقْىُ الْمَاءِ ‏"‏‏.‏ فَتِلْكَ سِقَايَةُ سَعْدٍ بِالْمَدِينَةِ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 30 (Vasiyyetler), Bâb 4, Hadis no. 3666
Sünen-i Nesâî 3667Sahih (el-Elbânî)

Ebu Zer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bana şöyle dedi: “Ey Ebu Zer! Ben, seni başkanlık ve emirlik vazifelerini yapmakta güçsüz görüyorum. Ben kendim için sevip hoşlandığımı senin için de sevip hoşlanırım. Aman sakın iki kişiye bile olsa başkan olma ve hiçbir yetimin malının idaresini de üzerine alma.” (Müslim, Imara: 4; Ebû Davud, Vesaya: 4)

أَخْبَرَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يَزِيدَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي أَيُّوبَ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي جَعْفَرٍ، عَنْ سَالِمِ بْنِ أَبِي سَالِمٍ الْجَيْشَانِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ قَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ يَا أَبَا ذَرٍّ إِنِّي أَرَاكَ ضَعِيفًا وَإِنِّي أُحِبُّ لَكَ مَا أُحِبُّ لِنَفْسِي لاَ تَأَمَّرَنَّ عَلَى اثْنَيْنِ وَلاَ تَوَلَّيَنَّ عَلَى مَالِ يَتِيمٍ ‏"‏‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 30 (Vasiyyetler), Bâb 4, Hadis no. 3667
Sünen-i Nesâî 3668Hasen-Sahih (el-Elbânî)

Amr b. Şuayb (radıyallahü anh) babsından ve dedesinden aktararak şöyle dedi: Bir adam Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelerek: “Ben fakirim, hiç malım mülküm de yok fakat bir yetimin vasiliğini yapıyorum ne yapmalıyım?” diye sordu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Yetimin malından ye fakat israf etme, şaçıp savurma ve kendi üzerine de geçirme” buyurdu. (Ebû Davud, Vesaya: 8; İbn Mâce, Vesaya: 9)

أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنْ حُسَيْنٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ رَجُلاً، أَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنِّي فَقِيرٌ لَيْسَ لِي شَىْءٌ وَلِي يَتِيمٌ‏.‏ قَالَ ‏ "‏ كُلْ مِنْ مَالِ يَتِيمِكَ غَيْرَ مُسْرِفٍ وَلاَ مُبَاذِرٍ وَلاَ مُتَأَثِّلٍ ‏"‏‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 30 (Vasiyyetler), Bâb 4, Hadis no. 3668
Sünen-i Nesâî 3669Hasen (el-Elbânî)

İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Enâm sûresi 152. ayeti olan: “Ergenlik çağına erişinceye kadar yetimin malına onun iyiliği için olmadıkça dokunmayın” ayeti ile Nisâ sûresi 10. ayeti olan “Doğrusu yetimlerin mallarını ve imkanlarını haksızca yiyip bitirecekler karınlarını sadece ateşle doldurmuş olurlar” ayetleri nazil olunca insanlar yetim malıyla ilgilenmekten uzak durmaya başladılar ve bu durum Müslümanlara ağır geldi ve Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e bu durumdan şikayette bulundular. Bunun üzerine Allah, Bakara sûresi 220. ayetini indirdi: “…Yetimlere nasıl davranılacağı hakkında sana sorarlar deki: Onların durumlarını düzeltmek en iyisidir. Ve onların hayatlarını paylaşırsanız unutmayın ki onlar sizin kardeşlerinizdir. Zira Allah bozgunculuk yapanları düzeltmeye çalışanlardan ayırt etmesini bilir, Allah dileseydi taşıyamayacağınız yükleri omuzunuza yüklerdi...” (Ebû Davud, Vesaya: 4; Müsned: 2845)

أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عُثْمَانَ بْنِ حَكِيمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّلْتِ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو كُدَيْنَةَ، عَنْ عَطَاءٍ، - وَهُوَ ابْنُ السَّائِبِ - عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ لَمَّا نَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ ‏{‏وَلاَ تَقْرَبُوا مَالَ الْيَتِيمِ إِلاَّ بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ‏}‏ وَ‏{‏إِنَّ الَّذِينَ يَأْكُلُونَ أَمْوَالَ الْيَتَامَى ظُلْمًا‏}‏ قَالَ اجْتَنَبَ النَّاسُ مَالَ الْيَتِيمِ وَطَعَامَهُ فَشَقَّ ذَلِكَ عَلَى الْمُسْلِمِينَ فَشَكَوْا ذَلِكَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَأَنْزَلَ اللَّهُ ‏{‏وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الْيَتَامَى قُلْ إِصْلاَحٌ لَهُمْ خَيْرٌ‏}‏ إِلَى قَوْلِهِ ‏{‏لأَعْنَتَكُمْ‏}‏‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 30 (Vasiyyetler), Bâb 4, Hadis no. 3669
Sünen-i Nesâî 3670Hasen (el-Elbânî)

İbn Abbas (radıyallahü anh) Nisâ sûresi 10. ayeti hakkında şöyle dedi: “Bu ayet indiği sırada bazılarının gözetimi altında yetimler bulunuyordu. Ayetteki tehditten korktukları için aynı evde olmalarına rağmen yiyeceklerini, içeceklerini ve kaplarını ayırıyorlardı. Bu da Müslümanlara zor geldi ve yetimlerle ilgilenmekten uzak durmaya başladılar. Bunun üzerine kolaylık getiren Bakara 220. ayeti nazil oldu ve birlikte yiyip içmeleri helâl kılındı.” (Ebû Davud, Vesaya: 4; Müsned: 2845)

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا عِمْرَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَطَاءُ بْنُ السَّائِبِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، فِي قَوْلِهِ ‏{‏إِنَّ الَّذِينَ يَأْكُلُونَ أَمْوَالَ الْيَتَامَى ظُلْمًا‏}‏ قَالَ كَانَ يَكُونُ فِي حِجْرِ الرَّجُلِ الْيَتِيمَ فَيَعْزِلُ لَهُ طَعَامَهُ وَشَرَابَهُ وَآنِيَتَهُ فَشَقَّ ذَلِكَ عَلَى الْمُسْلِمِينَ فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ ‏{‏وَإِنْ تُخَالِطُوهُمْ فَإِخْوَانُكُمْ‏}‏ ‏{‏فِي الدِّينِ‏}‏ فَأَحَلَّ لَهُمْ خُلْطَتَهُمْ‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 30 (Vasiyyetler), Bâb 4, Hadis no. 3670
Sünen-i Nesâî 3671Sahih (el-Elbânî)

Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İnsanları helak edecek olan şu yedi şeyden uzak durunuz.” “ Ey Allah’ın Rasûlü! Onlar nelerdir?” denilince; Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “1. Allah’a kanun koyuculuğunda ortak koşmak 2. Cimrilik 3. Allah’ın haram kıldığı bir cana kıymak, haksız yere adam öldürmek 4. Faiz yemek 5. Yetim malı yemek 6. Savaştan kaçmak 7. Zinadan uzak olan Müslüman kadınlara zina isnadında ve iftirasında bulunmaktır” buyurdu. (Ebû Davud, Vesaya: 5; Buhârî, Vesaya: 24)

أَخْبَرَنَا الرَّبِيعُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ بِلاَلٍ، عَنْ ثَوْرِ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ أَبِي الْغَيْثِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ اجْتَنِبُوا السَّبْعَ الْمُوبِقَاتِ ‏"‏‏.‏ قِيلَ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا هِيَ قَالَ ‏"‏ الشِّرْكُ بِاللَّهِ وَالشُّحُّ وَقَتْلُ النَّفْسِ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إِلاَّ بِالْحَقِّ وَأَكْلُ الرِّبَا وَأَكْلُ مَالِ الْيَتِيمِ وَالتَّوَلِّي يَوْمَ الزَّحْفِ وَقَذْفُ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلاَتِ الْمُؤْمِنَاتِ ‏"‏‏.‏
Sünen-i Nesâî, Kitâb 30 (Vasiyyetler), Bâb 4, Hadis no. 3671