Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Sünen-i Nesâî › Kitâb 7 · EzanKonum
- 1Tahâret324
- 2Sular23
- 3Hayız ve İstihâze49
- 4Gusül ve Teyemmüm53
- 5Namaz46
- 6Namaz Vakitleri132
- 7Ezan62
- 8Mescidler54
- 9Kıble35
- 10İmâmet99
- 11Namaza Başlama153
- 12Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)150
- 13Namazda Sehiv188
- 14Cuma Namazı66
- 15Yolculukta Namazı Kısaltma26
- 16Tutulma Namazı45
- 17Yağmur Duası (İstiskâ)25
- 18Korku Namazı27
- 19İki Bayram Namazı42
- 20Gece Namazı ve Gündüz Nâfileleri220
- 21Cenâzeler272
- 22Oruç345
- 23Zekât184
- 24Hac467
- 25Cihâd111
- 26Nikâh193
- 27Talâk174
- 28Atlar, Yarışlar ve Atıcılık33
- 29Vakıflar17
- 30Vasiyyetler61
- 31Hediyeler16
- 32Bağışlar18
- 33Rukbâ14
- 34Umre42
- 35Ziraat178
- 36Kadınlara İyi Muâmele27
- 37Kan Dökmenin Haramlığı167
- 38Fey' Malının Dağıtımı16
- 39Bîat63
- 40Akîka10
- 41Fera' ve Atîre41
- 42Av ve Kesim98
- 43Kurbanlar (Dahâyâ)88
- 44Mâlî Muâmeleler257
- 45Kasâme, Kısas ve Diyet164
- 46Hırsızın Elinin Kesilmesi115
- 47Îmân ve Alâmetleri55
- 48Süs ve Zînet339
- 49Kadıların Âdâbı49
- 50Allah'a Sığınma112
- 51İçecekler220
(7) Kitâb: Ezan
Alkame b. Vakkas (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: yanında oturuyordum, Müezzini ezan okumaya başlayınca o da, müezzinin ezanda okuduklarını aynen söylemeye başladı. Müezzin: alessalâh) deyince, Muaviye (Lâ havle velâ kuvvete illa billah) dedi. Yine müezzin (Hayye alel felâh) deyince, Muaviye yine: havle velâ kuvvete illa billah) dedi. Bundan sonra da müezzinin söylediklerini aynen tekrar etti sonra da: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in böyle söylediğini işitmiştim dedi. (Buhârî, Ezan: 7; Dârimi, Salat:)
Abdullah b. Amr (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim şöyle diyordu: ezan okuduğunu işittiğiniz zaman onun söylediklerini aynen tekrar ediniz ve salevat getiriniz. Kim bana bir defa salevat getirirse, Allah-ü Teâlâ ona on defa rahmet ve lutfuyla muamele eder sonra benim için Allah’tan vesileyi -ki bu makam sadece benim için istenir- isteyin. O makam Cennet’te bir makam olup ona Allah’ın kullarından sadece bir kul kavuşabilecektir. O kimsenin de ben olacağımı ümid ediyorum. Kim benim için Allah’tan o vesileyi isterse, o kimse şefaatime hak kazanır.) (Ebû Dâvûd, Salat: 36; Tirmizî, Salat:)
Sa’d b. ebi Vakkas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: Müezzinin ezan okuduğunu işiten birisi: de Allah’tan başka gerçek ilâh olmadığına, Onun tek olduğuna ve ortağı bulunmadığına; Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)’in de O’nun kulu ve Rasûlü olduğuna şahitlik ederim. Rab olarak Allah’tan, Peygamber olarak Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)’ten, din olarak ta İslâm’dan razıyım ben (derse, o kimsenin günahları bağışlanır.) (Ebû Dâvûd, Salat: 36; Buhârî, Ezan)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: kim ezan okunduğunu işitir de: şu tam ve mükemmel davetin ve dinimi ayakta tutacak namazın Rabbi olan Allah’ım! Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)’e Cennet’te vaad ettiğin övgüye layık en yüce makam ve en büyük dereceleri ver.) Diye dua ederse kıyamet günü şefaatime nail olur.) (Ebû Dâvûd, Salat: 36; Buhârî, Ezan)
Abdullah b. Muğaffel (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: ezanla kamet arasında kılınması gereken bir namaz vardır, her ezanla kamet arasında kılınması gereken bir namaz vardır, dileyen kimse için her ezanla kamet arasında kılınması gereken bir namaz vardır.) (Buhârî, Ezan: 14; Müslim, Salat-ül Müsafirin:)
Enes b. Mâlik (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Müezzin ezan okuduğu vakit, insanlar mescidin direkleri arasında namaz kılmak için adeta yarış ederlerdi. Onlar bu durumdayken, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) onların yanına çıkardı. Akşam namazından önce de bu şekilde namaz kılarlardı oysa bu vakitte ezanla kamet arasında vakit çok ta fazla değildi. (Müslim, Salat-ül Müsafirin: 9; Buhârî, Ezan:)
Eş’aş b. ebi’ş Şa’sa (radıyallahü anh), babasından naklederek diyor ki: ezan okunduktan sonra mescidden çıkmak isteyen birinin yolunu Ebû Hüreyre kesmişti ve şöyle demişti: adam Ebû’l Kasım (Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)’e) isyan etmiştir.) (Tirmizî, Salat: 150; Dârimi, Salat:)
Ebû’ş Şa’sa (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir adam ezan okunduktan sonra mescidden çıkmıştı da Ebû Hüreyre o kimse için şöyle demişti: adam Ebû’l Kasım (Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)’e) isyan etmiştir.) (Tirmizî, Salat: 150; Dârimi, Salat:)
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: sallallahü aleyhi ve sellem), yatsı namazından sonra sabah namazına kadar on bir rekat namaz kılardı, her iki rekatta bir selâm verirdi sonra da tek rekat kılarak kıldığı namazları tek hale getirirdi. Bu kıldığı namazların secdelerinde sizin elli ayet okuyacağınız kadar dururdu. Sonra secdeden başını kaldırırdı. Müezzin sabah ezanını bitirip de şafak attığını görünce kısa iki rekat namaz kılar. Sonra müezzin kamet getirip kendisini çağırıncaya kadar sağ yanı üzerine uzanırdı. Müezzin gelip kamet edeceğinde de onunla birlikte namaz için mescide çıkardı.) (Bazı raviler bu hadiste bazı ilaveler yapmışlardır.) (Buhârî, Vitir: 1; Müslim, Salat-ül Müsafirin:)
İbn Abbâs (radıyallahü anh)’ın azadlısı Küreyb anlatıyor: İbn Abbâs’a Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in gece ne kadar ve nasıl namaz kıldığından sormuştum. O da: sallallahü aleyhi ve sellem), geceleyin on bir rekat namaz kıldığını sonra yatıp derin bir uykuya daldığını hatta horladığını, Bilalin gelip: vakti geldi Ey Allah’ın Rasûlü) dediğinde iki rekat namaz kılıp abdest almadan insanlara imam olduğunu bize haber vermişti.) (Buhârî, Vitir: 1; Müslim, Salat-ül Müsafirin:)
Abdullah b. Ebû Katade (radıyallahü anh), babasından naklediyor ve şöyle diyor: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): vakti gelince veya kamet getirilince, benim mescide çıktığımı görünceye kadar namaz için kalkmayın) buyurdu. (Müslim, Mesacid: 52; Buhârî, Cuma:)