SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sünen-i Nesâî › Kitâb 22 · Oruç › Bâb 1Konum

Sünen-i Nesâî 2093

Oruç
Sahih (el-Elbânî)
BÂB (1)
بَابُ وُجُوبِ الصِّيَامِ

Enes b. M ali k (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir gün Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte mescidde oturuyorduk. Deveye binmiş bir adam geldi. Mescidin içine deveyi çöktürdü, bağladı ve; Muhammed hanginiz? diye sordu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) onların arasında yaslanmış durumda oturuyordu. Biz ona: “İşte şu yaslanan beyaz adamdır” dedik. O Adam: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e: “Ey Abdulmutt ali b‘in torunu!” dedi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Buyur, dinliyorum seni” buyurdu. Adam: “Sana bazı şeyler soracağım sorularım çok çetin olacak” dedi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Sor, sorularına cevap bulacaksın” buyurdu. Adam: “Senin ve Senden öncekilerin Rabbi olan Allah adına doğru söyle! Tüm insanlığa Peygamber olarak Allah’mı? Seni gönderdi.” Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Allah’ım gönderdi” dedi. Adam: “Allah adına senenin bu ayı olan Ramazanda oruç tutmanı Allah mı emretti?” dedi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Allah şahidimdir evet” buyurdu. Adam: “Allah hakkı için söyle, zenginlerden zekatı alıp fakirlere dağıtmanı Allah’mı sana emretti?” diye sordu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Allah şahid ki evet” buyurdu. Bu sefer adam: “Senin getirdiğin hak dine ben iman ettim, Kavmimin insanlarına da bunları tebliğ edip duyuracağım. Ben, Ben’i Sa’d b. Bekr’in kardeşi Dimam b. Sa’lebe’yim” dedi. (Müslim, İman: 3; Buhârî, Savm: 1)

أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعْدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، مِنْ كِتَابِهِ قَالَ حَدَّثَنَا عَمِّي، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ عَجْلاَنَ، وَغَيْرُهُ، مِنْ إِخْوَانِنَا عَنْ سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ شَرِيكِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي نَمِرٍ، أَنَّهُ سَمِعَ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، يَقُولُ بَيْنَمَا نَحْنُ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جُلُوسٌ فِي الْمَسْجِدِ دَخَلَ رَجُلٌ عَلَى جَمَلٍ فَأَنَاخَهُ فِي الْمَسْجِدِ ثُمَّ عَقَلَهُ ثُمَّ قَالَ أَيُّكُمْ مُحَمَّدٌ - وَهُوَ مُتَّكِئٌ بَيْنَ ظَهْرَانَيْهِمْ - فَقُلْنَا لَهُ هَذَا الرَّجُلُ الأَبْيَضُ الْمُتَّكِئُ فَقَالَ لَهُ الرَّجُلُ يَا ابْنَ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ ‏.‏ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ قَدْ أَجَبْتُكَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ الرَّجُلُ يَا مُحَمَّدُ إِنِّي سَائِلُكَ فَمُشَدِّدٌ عَلَيْكَ فِي الْمَسْأَلَةِ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ سَلْ عَمَّا بَدَا لَكَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَنْشُدُكَ بِرَبِّكَ وَرَبِّ مَنْ قَبْلَكَ آللَّهُ أَرْسَلَكَ إِلَى النَّاسِ كُلِّهِمْ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ اللَّهُمَّ نَعَمْ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَأَنْشُدُكَ اللَّهَ آللَّهُ أَمَرَكَ أَنْ تَصُومَ هَذَا الشَّهْرَ مِنَ السَّنَةِ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ اللَّهُمَّ نَعَمْ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَأَنْشُدُكَ اللَّهَ آللَّهُ أَمَرَكَ أَنْ تَأْخُذَ هَذِهِ الصَّدَقَةَ مِنْ أَغْنِيَائِنَا فَتَقْسِمَهَا عَلَى فُقَرَائِنَا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ اللَّهُمَّ نَعَمْ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ الرَّجُلُ إِنِّي آمَنْتُ بِمَا جِئْتَ بِهِ وَأَنَا رَسُولُ مَنْ وَرَائِي مِنْ قَوْمِي وَأَنَا ضِمَامُ بْنُ ثَعْلَبَةَ أَخُو بَنِي سَعْدِ بْنِ بَكْرٍ ‏.‏ خَالَفَهُ عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ ‏.‏
KAYNAK
Sünen-i Nesâî, Kitâb 22 (Oruç), Bâb 1, Hadis no. 2093
HADİSİN DERECESİ
Sahih(Ebû Gudde)
Sahih(el-Elbânî)
Hasen(Zübeyr Alî Zâî)
sunnetimiz.com/nesai:2093