Alkame (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, İbn Mes’ud; Arafat’ta, Osman ile karşılaştı, onunla yalnız kalıp ona bir şeylerden bahsetti. Osman da İbn Mes’ud’a, dedi ki: Sevdiğin bir genç kızla seni evlendireyim. Bunun üzerine Abdullah, Alkame’yi çağırarak şu hadisi söyledi: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Evlenmeye gücü yetenleriniz evlensin çünkü evlilik gözü haramdan sakındırır. İffeti korur. Evlenmeye gücü yetmeyenler ise oruç tutsun çünkü oruç şehevî arzuları azaltır.” (Tirmizî, Menakıb: 16; Buhârî, Savm: 4)
Sünen-i Nesâî › Kitâb 22 · OruçKonum
- 1Tahâret324
- 2Sular23
- 3Hayız ve İstihâze49
- 4Gusül ve Teyemmüm53
- 5Namaz46
- 6Namaz Vakitleri132
- 7Ezan62
- 8Mescidler54
- 9Kıble35
- 10İmâmet99
- 11Namaza Başlama153
- 12Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)150
- 13Namazda Sehiv188
- 14Cuma Namazı66
- 15Yolculukta Namazı Kısaltma26
- 16Tutulma Namazı45
- 17Yağmur Duası (İstiskâ)25
- 18Korku Namazı27
- 19İki Bayram Namazı42
- 20Gece Namazı ve Gündüz Nâfileleri220
- 21Cenâzeler272
- 22Oruç345
- 23Zekât184
- 24Hac467
- 25Cihâd111
- 26Nikâh193
- 27Talâk174
- 28Atlar, Yarışlar ve Atıcılık33
- 29Vakıflar17
- 30Vasiyyetler61
- 31Hediyeler16
- 32Bağışlar18
- 33Rukbâ14
- 34Umre42
- 35Ziraat178
- 36Kadınlara İyi Muâmele27
- 37Kan Dökmenin Haramlığı167
- 38Fey' Malının Dağıtımı16
- 39Bîat63
- 40Akîka10
- 41Fera' ve Atîre41
- 42Av ve Kesim98
- 43Kurbanlar (Dahâyâ)88
- 44Mâlî Muâmeleler257
- 45Kasâme, Kısas ve Diyet164
- 46Hırsızın Elinin Kesilmesi115
- 47Îmân ve Alâmetleri55
- 48Süs ve Zînet339
- 49Kadıların Âdâbı49
- 50Allah'a Sığınma112
- 51İçecekler220
- 1بَابُ وُجُوبِ الصِّيَامِ
- 2بَابُ الْفَضْلِ وَالْجُودِ فِي شَهْرِ رَمَضَانَ
- 3بَابُ فَضْلِ شَهْرِ رَمَضَانَ
- 4بَابُ: ذِكْرِ الِاخْتِلَافِ عَلَى الزُّهْرِيِّ فِيهِ
- 5بَابُ قَبُولِ شَهَادَةِ الرَّجُلِ الْوَاحِدِ عَلَى هِلَالِ شَهْرِ رَمَضَانَ
- 6بَابُ ثَوَابِ مَنْ صَامَ يَوْمًا فِي سَبِيلِ اللهِ ﷿، وَذِكْرِ الِاخْتِلَافِ عَلَى سُهَيْلِ بْنِ أَبِي صَالِحٍ فِي الْخَبَرِ فِي ذَلِكَ
- 7بَابُ مَا يُكْرَهُ مِنَ الصِّيَامِ فِي السَّفَرِ
(22) Kitâb: Oruç
بَابُ قَبُولِ شَهَادَةِ الرَّجُلِ الْوَاحِدِ عَلَى هِلَالِ شَهْرِ رَمَضَانَ
Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kimin evlenmeye gücü yeterse mutlaka evlensin imkan bulamaz ise oruç tutsun çünkü oruç şehevi arzuları azaltır.” (Tirmizî, Menakıb: 16; Buhârî, Savm: 4)
Abdurrahman b. Yezid (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Yanımızda Alkame, Esved ve birkaç kişi olduğu halde Abdullah’ın yanına girdik. O bize bir hadis anlattı. Bu hadisi sadece benim için anlattığını anladım, aralarında en genç olanı ben idim. Hadis şöyle idi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ey gençler topluluğu, evlenmeye gücü yeteniniz mutlaka evlensin çünkü evlenmek gözü haramdan sakındırır, iffeti korur.” (Tirmizî, Menakıb: 16; Buhârî, Savm: 4)
Alkame (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: İbn Mes’ud’la beraberdik. O da Osman’ın yanında idi. Osman dedi ki: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir gurup gencin yanına çıkmıştı ve şöyle buyurmuştu: “Evlenmeye gücü yeteniniz mutlaka evlensin çünkü evlilik gözü haramdan sakındırır ve iffeti korur. Kimin de evlenmeye gücü yetmezse, oruç onun için şehevi arzuları azaltır.” (Müsned: 388)
بَابُ ثَوَابِ مَنْ صَامَ يَوْمًا فِي سَبِيلِ اللهِ ﷿، وَذِكْرِ الِاخْتِلَافِ عَلَى سُهَيْلِ بْنِ أَبِي صَالِحٍ فِي الْخَبَرِ فِي ذَلِكَ
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim Allah rızası için bir gün oruç tutarsa, Allah o bir günlük oruca karşılık o kimsenin yüzünü yetmiş yıl ateşten uzaklaştırır.” (İbn Mâce, Sıyam: 34; Müslim, Sıyam: 31)
Ebu Said el Hudrî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim Allah yolunda onun rızasını kazanmak için bir gün oruç tutarsa, o tuttuğu bir gün oruç sebebiyle Allah yetmiş yıl ateşle arasını uzak tutar.” (İbn Mâce, Sıyam: 34; Müslim, Sıyam: 31)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim Allah’ın rızasını kazanma yolunda bir gün oruç tutarsa, Allah o kimseyi yetmiş yıl ateşten uzak tutar.” (İbn Mâce, Sıyam: 34; Müslim, Sıyam: 31)
Ebu Said (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim Allah’ın rızasını kazanma yolunda bir gün oruç tutarsa, Allah onun yüzünü yetmiş yıl ateşten uzaklaştırır.” (İbn Mâce, Sıyam: 34; Müslim, Sıyam: 31)
Ebu Said (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den şöyle işitmiştir: “Hiçbir kul yoktur ki Allah o kulun tuttuğu bir günlük oruca bedel onun yüzünü yetmiş yıl ateşten uzaklaştırmasın.” (İbn Mâce, Sıyam: 34; Müslim, Sıyam: 31)
Ebu Said el Hudrî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim Allah’ın rızasını kazanma yolunda bir gün oruç tutarsa, Allah’ta o kimseyi yetmiş yıl ateşten uzaklaştırır.” (İbn Mâce, Sıyam: 34; Müslim, Sıyam: 31)
Ebu Said el Hudrî (radıyallahü anh) Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den şöyle işitmiştir: “Kim Allah’ın rızasını kazanmak için bir gün oruç tutarsa, Allah’ta o kimseyi yetmiş yıl ateşten uzaklaştırır.” (İbn Mâce, Sıyam: 34; Müslim, Sıyam: 31)
Ebu Said el Hudrî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bir kul Allah’ın rızasını kazanma yolunda bir gün oruç tutarsa, Allah o kimsenin yüzünü yetmiş yıl ateşten uzaklaştırır.” (İbn Mâce, Sıyam: 34; Müslim, Sıyam: 31)
Ebu Said el Hudrî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Kim Allah rızasını kazanma yolunda bir gün oruç tutarsa, bu bir günlük orucu karşıladığında Allah onun yüzünü yetmiş yıl ateşten uzak tutar.” (İbn Mâce, Sıyam: 34; Müslim, Sıyam: 31)
Ebu Said el Hudrî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim Allah rızasını kazanma yolunda bir gün oruç tutarsa, bu oruç yüzünden Allah onun yüzünü yetmiş yıl ateşten uzak tutar.” (İbn Mâce, Sıyam: 34; Müslim, Sıyam: 31)
Ukbe b. Âmir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim Allah’ın rızasını kazanma yolunda bir gün oruç tutarsa, Allah o kimseyi yüz yıllık yoldan Cehennemden uzaklaştırır.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
بَابُ مَا يُكْرَهُ مِنَ الصِّيَامِ فِي السَّفَرِ
Ka’b b. Âsım (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim şöyle diyordu: “Yolculukta oruç tutmak iyi Müslüman olmak demek değildir.” (İbn Mâce, Sıyam: 11; Dârimi, Sıyam: 16)
Said b. Müseyyeb (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Yolculukta oruç tutmak iyi Müslüman olmak demek değildir.” (İbn Mâce, Sıyam: 11; Dârimi, Sıyam: 16)
Câbir b. Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) insanların bir adamın başına toplandıklarını gördü ve ne olduğunu sordu. Oradakiler oruç onu halsiz bırakmış dediler. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Yolculukta oruç tutmak ibadet sayılmaz.” (İbn Mâce, Sıyam: 11; Dârimi, Sıyam: 16)
Câbir b. Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir ağacın gölgesinde su ile serinletilen bir adama rastladı ve: “Arkadaşınıza ne oldu?” buyurdu. Oradakiler: “Oruçluydu” dediler. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Yolculukta oruç tutmanız ibadetten değildir. Ruhsata sarılın; Allah’ın sizin için tanıdığı bir kolaylık var onu kabul edip kullanın.” (İbn Mâce, Sıyam: 11; Dârimi, Sıyam: 16)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Câbir b. Abdullah’tan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: ”Yolculukta oruç tutmak iyi Müslüman olmak demek değildir. Allah’ın sizin için tanıdığı kolaylık ruhsatını kabul edin ve yolculukta oruç tutmayın.” (İbn Mâce, Sıyam: 11; Dârimi, Sıyam: 16)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Yolculukta oruç tutmak iyi Müslüman olmak demek değildir.” (İbn Mâce, Sıyam: 11; Dârimi, Sıyam: 16)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), yolculuk süresince (oruç tuttuğu için) gölgelendirilen bir adam gördü de: “Yolculukta oruç tutmak iyi Müslüman olmak demek değildir” buyurdu. (İbn Mâce, Sıyam: 11; Dârimi, Sıyam: 16)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Amr b. Ümeyye ed Damrî (radıyallahü anh) babasından aktararak şöyle diyor: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına geldim, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bana dedi ki: “Biraz bekle de yemek yiyelim.” Ben de: “Oruçluyum” dedim. Yine buyurdular ki: “Gel yolculuk hakkında sana bilgi vereyim” dedi ve şöyle buyurdu: “Allah yolcudan orucu kaldırdı, namazı da yarıya indirdi.” (Dârimi, Savm: 17)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Yine Amr b. Ümeyye ed Damrî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir sefer dönüşü Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına gelmiştim, selâm verdim, gitmek için çıkarken buyurdular ki: “Biraz bekle birlikte yemek yiyelim.” Ben de: “Ey Allah’ın Peygamberi, ben oruçluyum” dedim. Yine buyurdular ki: “Gel yolculuk hakkında sana bilgi vereyim; Allah yolcudan orucu kaldırdı, namazı da yarıya indirdi.” (Dârimi, Savm: 17)
Ebu Umeyye ed Damrî (radıyallahü anh)’nin anlattığına göre, bir yolculuk dönüşünde Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına gelmişti. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Ey Ümeyye biraz bekle de yemek yiyelim” demişti. Ben de: “Oruçluyum” dedim. Yine buyurdu ki: “Yaklaş ta sana yolculuk hükümlerinden haber vereyim: Allah yolcudan oruç yükünü kaldırdı. Namazı da yarıya indirdi” buyurdu. (Dârimi, Savm: 17)
Ebu Umeyye ed Damrî (radıyallahü anh)’nin haber verdiğine göre, bir sefer dönüşü oruçlu iken Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına gelmişti. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de ona: “Biraz bekle de birlikte yemek yiyelim” demişti. O da oruçlu olduğunu söyleyince, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Gel de yolculuk hakkında sana bilgi vereyim demişti ve şöyle buyurdu: “Allah yolcudan oruç yükünü kaldırdı namazı da yarıya indirdi.” (İbn Mâce, Sıyam: 12; Tirmizî, Sıyam: 21)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Allah yolcudan namazın yarısını ve orucu kaldırdı. Hamile ve emziren kadından da orucu kaldırdı.” (İbn Mâce, Sıyam: 12; Tirmizî, Sıyam: 21)
Ebu Kılabe (radıyallahü anh) bir adamdan rivâyet ederek şöyle diyor: Bir ihtiyacım için Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e geldim yemek yiyordu. Yemeğe beni buyur etti. Ben de oruçluyum dedim. Yine buyurdu ki: “Gel de oruç tutmaktan sana haber vereyim” dedi. Ve şöyle buyurdu: “Allah yolcudan namazın yarısını ve orucu kaldırmıştır. Hamile ve çocuk emziren kadınlara da oruç tutamıyorlarsa ruhsat vermiştir.” (İbn Mâce, Sıyam: 12; Tirmizî, Sıyam: 21)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Belharişli bir adam babasından naklederek şöyle diyor: Ben yolcu ve oruçlu idim. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına geldim. O yemek yiyordu. “Buyur birlikte yiyelim” dedi. Ben de oruçluyum dedim. Bunun üzerine şöyle buyurdu: “Gel bilmiyor musun? Orucu, Allah’ın misafirden kaldırdığını?” Ben de: “Allah yolcudan neyi kaldırmıştır” dedim. Şöyle buyurdu: “Orucun ve namazın yarısını.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Belharişli bir adam babasından naklettiğine göre, şöyle demiştir: “Yolculuk yapıyorduk bu arada Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına gelmiştik, O yemek yiyordu. Bize de: “Buyurun yemek yiyelim” dedi. Ben de: “Oruçluyum” dedim. Bunun üzerine Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Oruçla alakalı sana bir şeyler haber vereyim: “Allah yolcudan orucu kaldırmış, namazı da yarıya indirmiştir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Abdullah b. Şıhhîr (radıyallahü anh) babasından naklederek şöyle diyor: Yolculuk yapıyordum Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına uğradım, oruçlu idim. O da yemek yiyordu buyur etti. Ben de: “Oruçluyum” dedim. Bunun üzerine şöyle buyurdu: “Allah’ın yolcudan neyi kaldırdığını biliyor musun?” Ben de: “Allah yolcudan neyi kaldırmış” dedim. O da: “Orucu ve namazların yarısını” buyurdu. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Gaylan (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebu Kılabe ile beraber bir yolculuğa çıkmıştım yemek hazırlandı, ben de oruçluyum dedim. Bunun üzerine şöyle dedi: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir yolculuğa çıkmıştı, yemek hazırlandı ve bir adama: “Buyur beraberce yiyelim” dedi. O kimse de: “Ben oruçluyum” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah yolcudan namazın yarısını ve orucu kaldırmıştır yaklaş ve ye” buyurdu. Ben de yaklaşıp yedim. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Enes b. M ali k (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber bir yolculukta idik, aramızda oruç tutanlar da tutmayanlar da vardı. Çok sıcak bir günde mola verdik, gölgelikler yaptık oruçlular bayılıp kaldılar. Oruç tutmayanlar da kalkıp hayvanları suladılar. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bu gün oruç tutmayanlar mükafat almakta oruçlu olanları geçmiştir.” (Müslim, Sıyam: 17; Ebû Davud, Sıyam: 42)
Abdurrahman b. Avf (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Yolculukta oruç tutan oruç tutmamış gibidir” denildi. (İbn Mâce, Sıyam: 11)
Abdurrahman b. Avf (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Yolculukta oruç tutan oruç tutmamış gibidir.” (İbn Mâce, Sıyam: 11)
Abdurrahman b. Avf (radıyallahü anh) babasından naklederek şöyle diyor: “Yolculukta oruç tutan oruç tutmamış gibidir.” (İbn Mâce, Sıyam: 11)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Ramazan ayında Mekke’nin fethi için çıkmıştı. Kudayd denilen yere gelince bir bardak süt getirildi, onu içerek orucunu bozdu. Ashabı da oruçlarını bozdular. (Müslim, Sıyam: 15; Müsned: 2520)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Mekke fethi için Medine’den çıkarken oruçlu idi. Kudeyd denilen yere gelince orucunu bozdu ve Mekke’ye oruçsuz geldi. (Müslim, Sıyam: 15; Müsned: 2520)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir yolculukta oruç tutmuştu. Kudeyd denilen yere gelince bir bardak süt istedi. Ondan içerek orucunu bozdu, ashabı da O’na bakarak oruçlarını bozdular. (Müslim, Sıyam: 15; Müsned: 2520)