Yine Hafsa (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Fecirden önce oruca niyet etmeyenin orucu yoktur.” (Tirmizî, Savm: 33; İbn Mâce, Sıyam: 26)
Sünen-i Nesâî › Kitâb 22 · OruçKonum
- 1Tahâret324
- 2Sular23
- 3Hayız ve İstihâze49
- 4Gusül ve Teyemmüm53
- 5Namaz46
- 6Namaz Vakitleri132
- 7Ezan62
- 8Mescidler54
- 9Kıble35
- 10İmâmet99
- 11Namaza Başlama153
- 12Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)150
- 13Namazda Sehiv188
- 14Cuma Namazı66
- 15Yolculukta Namazı Kısaltma26
- 16Tutulma Namazı45
- 17Yağmur Duası (İstiskâ)25
- 18Korku Namazı27
- 19İki Bayram Namazı42
- 20Gece Namazı ve Gündüz Nâfileleri220
- 21Cenâzeler272
- 22Oruç345
- 23Zekât184
- 24Hac467
- 25Cihâd111
- 26Nikâh193
- 27Talâk174
- 28Atlar, Yarışlar ve Atıcılık33
- 29Vakıflar17
- 30Vasiyyetler61
- 31Hediyeler16
- 32Bağışlar18
- 33Rukbâ14
- 34Umre42
- 35Ziraat178
- 36Kadınlara İyi Muâmele27
- 37Kan Dökmenin Haramlığı167
- 38Fey' Malının Dağıtımı16
- 39Bîat63
- 40Akîka10
- 41Fera' ve Atîre41
- 42Av ve Kesim98
- 43Kurbanlar (Dahâyâ)88
- 44Mâlî Muâmeleler257
- 45Kasâme, Kısas ve Diyet164
- 46Hırsızın Elinin Kesilmesi115
- 47Îmân ve Alâmetleri55
- 48Süs ve Zînet339
- 49Kadıların Âdâbı49
- 50Allah'a Sığınma112
- 51İçecekler220
- 1بَابُ وُجُوبِ الصِّيَامِ
- 2بَابُ الْفَضْلِ وَالْجُودِ فِي شَهْرِ رَمَضَانَ
- 3بَابُ فَضْلِ شَهْرِ رَمَضَانَ
- 4بَابُ: ذِكْرِ الِاخْتِلَافِ عَلَى الزُّهْرِيِّ فِيهِ
- 5بَابُ قَبُولِ شَهَادَةِ الرَّجُلِ الْوَاحِدِ عَلَى هِلَالِ شَهْرِ رَمَضَانَ
- 6بَابُ ثَوَابِ مَنْ صَامَ يَوْمًا فِي سَبِيلِ اللهِ ﷿، وَذِكْرِ الِاخْتِلَافِ عَلَى سُهَيْلِ بْنِ أَبِي صَالِحٍ فِي الْخَبَرِ فِي ذَلِكَ
- 7بَابُ مَا يُكْرَهُ مِنَ الصِّيَامِ فِي السَّفَرِ
(22) Kitâb: Oruç
بَابُ مَا يُكْرَهُ مِنَ الصِّيَامِ فِي السَّفَرِ
Aişe ve Hafsa (radıyallahü anhümâ)’dan rivâyete göre, şöyle demişlerdir: “Fecirden önce oruca niyet etmeyenlerin oruçları yoktur.” (Tirmizî, Savm: 33; İbn Mâce, Sıyam: 26)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Kişi orucuna geceden niyet etmemişse oruç tutmasın.” (Tirmizî, Savm: 33; İbn Mâce, Sıyam: 26)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Fecirden önce oruca niyet etmeyenin orucu yoktur.” (Tirmizî, Savm: 33; İbn Mâce, Sıyam: 26)
Amr b. As (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah’a oruçların en sevimlisi Davud (aleyhisselâm)’ın orucudur o bir gün oruç tutar bir gün iftar ederdi. Yine Allah yanında namazların en makbulü Davud’un namazıdır; O, gecenin yarısına kadar uyur, gecenin üçte birinde namaz kılar ve altıda birinde tekrar uyurdu.” (İbn Mâce, Sıyam: 31; Ebû Davud, Savm: 67)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Eyyam’ı Biyz denilen her ayın on üç, ön dört ve on beşinde yolculukta ve yolcu olmadığı anlarda hep oruçlu olurdu. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Yine İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) öyle oruç tutardı ki, biz hiç iftar etmeyecek ay boyu oruçlu olacak derdik. Bazen de o derece oruç tutmazdı ki, biz bu ay oruç tutmayacak derdik.” (Ebû Davud, Savm: 59; Müslim, Sıyam: 34)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) oruç tutardı, biz herhalde bu ay hiç iftar etmeyecek derdik. Bazı aylarda da hiç oruç tutmazdı biz yine bu ayda hiç oruç tutmak istemiyor herhalde derdik.” (Ebû Davud, Savm: 59; Müslim, Sıyam: 34)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in bir gecede Kur’an’ı baştan sona okuduğunu, ve bir gece sabaha kadar namaz kılıp ibadet ettiğini, Ramazan dışında hiçbir ayın tamamını oruçla geçirdiğini bilmiyorum.” (Ebû Davud, Savm: 59; Müslim, Sıyam: 34)
Abdullah b. Şakik (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Aişe’ye: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in nasıl oruç tuttuğunu sormuştum. O’da şöyle dedi: “Öyle oruç tutardı ki ay boyu oruç tutacak derdik, bazen de hiç oruç tutmazdı bu ay hiç oruç tutmayacak derdik. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Medine’ye geldikten sonra Ramazan dışında hiçbir ayı tümüyle oruç tutmuş değildir.” (Ebû Davud, Savm: 59; Müslim, Sıyam: 34)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in oruç tutmayı en çok sevdiği ay Şaban ayı idi öyle ki; Şaban ayının çoğunu oruçla geçirip Ramazan’a eklerdi.” (Ebû Davud, Savm: 59; Müslim, Sıyam: 34)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bazı aylarda öyle oruç tutardı ki bu ay hiç oruca ara vermeyecek derdik. Bazen de hiç oruç tutmazdı bu ay hiç oruç tutmayacak derdik. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Şaban ayından başka bir ayda bu kadar çok oruç tutmazdı.” (Ebû Davud, Savm: 59; Müslim, Sıyam: 34)
Ümmü Seleme (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Şaban ve Ramazan hariç iki ay ardı ardına oruç tutmazdı.” (Tirmizî, Savm: 37; Müslim, Sıyam: 34)
Yine Ümmü Seleme (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Şaban ayı dışında senenin hiçbir ayında baştan sona oruç tutmazdı ve onu da Ramazan’a eklerdi.” (Tirmizî, Savm: 37; Müslim, Sıyam: 34)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Şaban ayındaki kadar hiçbir ayda oruç tutmazdı. Şaban ayının çoğunu veya tamamını oruçla geçirirdi.” (Tirmizî, Savm: 37; Müslim, Sıyam: 34)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Şaban ayının az bir kısmı hariç çoğunu oruçla geçirirdi.” (Tirmizî, Savm: 37; Müslim, Sıyam: 34)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Şaban ayının tamamını oruçla geçirirdi.” (Tirmizî, Savm: 37; Müslim, Sıyam: 34)
Üsâme b. Zeyd (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e: “Ey Allah’ın Rasûlü! Hiçbir ayda Şaban ayı kadar oruç tuttuğunu görmedim” dedim. O da şöyle buyurdu: “Bu ay Receb’le Ramazan arasında insanların gafil bulundukları bir aydır. O ayda ameller alemlerin Rabbi olan Allah’a arz olunur. Ben de amellerimin oruçlu olduğum halde Allah’a arz olunmasını severim.” (Tirmizî, Savm: 37; Müslim, Sıyam: 34)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Üsâme b. Zeyd (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) oruç tutmayı o kadar uzatırdı ki hiç iftar etmeyecek sanırdık. Bazan da hiç oruç tutmazdı ay boyu tutmayacak sanırdık. (Ebû Davud, Savm: 59; Müslim, Sıyam: 34)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Pazartesi ve Perşembe günü oruç tutmayı sever ve o günleri dört gözle beklerdi.” (İbn Mâce, Sıyam: 42; Tirmizî, Savm: 44)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Pazartesi ve Perşembe günü oruç tutmayı sever ve o günleri dört gözle beklerdi.” (İbn Mâce, Sıyam: 42; Tirmizî, Savm: 44)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Pazartesi ve Perşembe günü oruç tutmayı sever ve o günleri dört gözle beklerdi.” (İbn Mâce, Sıyam: 42; Tirmizî, Savm: 44)
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutardı.” (İbn Mâce, Sıyam: 42; Tirmizî, Savm: 44)
Ümmü Seleme (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), her aydan üç gün oruç tutardı, haftanın birinde pazartesi ve perşembeyi oruçla geçirir diğer hafta ise pazartesi günü oruç tutardı. (Ebû Davud, Savm: 69; İbn Mâce, Sıyam: 42)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Hafsa (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) yatağına yattığında sağ avucunu yanağının altına koyardı ve pazartesiyle Perşembeleri oruç tutardı.” (Ebû Davud, Savm: 69; İbn Mâce, Sıyam: 42)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bana; iki rekat kuşluk namazı kılmamı, uyumadan önce vitir namazını kılmamı ve her aydan üç gün oruç tutmamı emir buyurdu.” (Tirmizî, Savm: 54; Ebû Davud, Savm: 68)
Ubeydullah (radıyallahü anh), İbn Abbas’tan şöyle işitmiştir. İbn Abbas’a Aşura orucu sorulmuş o da şöyle cevap vermişti: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in diğer günler içersinde Aşûra gününü aylar içersinde de Ramazan ayını oruçla geçirdiğini biliyorum.” (Buhârî, Savm: 68; Müslim, Sıyam: 20)
Humeyd b. Abdurrahman b. Avf (radıyallahü anh) şöyle demiştir: Aşûra günü Muaviye’nin minber de şöyle hitap ettiğini işittim: “Ey Medineliler! Alimleriniz nerede… Ben Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim aşura günü için şöyle diyordu: “Ben bu gün oruçluyum dileyen bu günde oruç tutsun.” (Buhârî, Savm: 68; Müslim, Sıyam: 20)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Abdullah b. Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Devamlı oruç tutan hiç oruç tutmamış gibidir.” (İbn Mâce, Sıyam: 28; Müslim, Sıyam: 36)
Yine Abdullah b. Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Devamlı oruç tutan ne oruç tutmuş ne de tutmamış sayılır.” (İbn Mâce, Sıyam: 28; Müslim, Sıyam: 36)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle diyor: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Devamlı oruç tutan kimse oruç tutmuş sayılmaz.” (İbn Mâce, Sıyam: 28; Müslim, Sıyam: 36)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle diyor: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Devamlı oruç tutan kimse oruç tutmuş sayılmaz.” (İbn Mâce, Sıyam: 28; Müslim, Sıyam: 36)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Imran (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e; “Ey Allah’ın Rasûlü! Falan kimse devamlı oruç tutuyor denildi de Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “O ne oruç tutmuş ne de tutmamış gibidir.” (İbn Mâce, Sıyam: 28; Müslim, Sıyam: 36)
Mutarrıf b. Abdullah b. Şıhhîr (radıyallahü anh) babasından naklediyor: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e yıl boyu oruç tutan birisinden bahsedilmişti de, şöyle buyurmuştu: “O ne oruç tutmuş sayılır ne de iftar etmiş sayılır.” (İbn Mâce, Sıyam: 28; Müslim, Sıyam: 36)
Yine Mutarrıf b. Abdullah b. Şıhhîr (radıyallahü anh), babasından naklederek, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yıl orucu tutan hakkında şöyle söylediğini bize bildirmiştir: “O kimse ne oruç tutmuş ne de iftar etmiş sayılır.” (İbn Mâce, Sıyam: 28; Müslim, Sıyam: 36)
Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber gidiyorduk. Bir adama rastladık, oradakiler: Ey Allah’ın Peygamberi! Bu adam şu şu günden beri iftar etmez hep oruçludur dediler. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “O ne oruç tutmuş ne de iftar etmiş sayılır.” (İbn Mâce, Sıyam: 28; Müslim, Sıyam: 36)
Ebu Katade (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e ne kadar oruç tuttuğu soruldu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bu soruya kızdı. Bunun üzerine Ömer b. Hattab: “Rab olarak Allah’ı din olarak İslâm’ı, Peygamber olarak ta Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)’i seçip kabul ettik” dedi. Bu sefer yıl boyu oruç tutmanın durumu soruldu “Oruç tutmamış iftar etmemiş sayılır” veya, “Ne oruç tutmuş ne de iftar etmiştir” buyurdu. (İbn Mâce, Sıyam: 28; Müslim, Sıyam: 36)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Hamza b. Amr el Eslemî, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e sordu: “Ey Allah’ın Rasûlü! ben oruca dayanabilen biriyim, yolculukta da oruç tutabilir miyim?” Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Dilersen tut dilersen tutma.” (İbn Mâce, Sıyam: 10; Müslim, Sıyam: 17)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Abdullah b. Amr (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Oruçların en değerli ve kıymetli olanı Davud (radıyallahü anh)’ın orucudur. O bir gün oruç tutar bir gün iftar ederdi.” (Ebû Davud, Savm: 67; Buhârî, Savm: 57)
Mücahid (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Abdullah b. Amr bana şöyle anlattı: Babam beni asil bir kadınla evlendirmişti. Babam o kadına benden sorunca, o kadın: “Ne güzel bir kimsedir, evlendiğimizden bu yana ne yatağıma geldi ne de gizli yerlerimi araştırdı demiş. Bunun üzerine babam durumu Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e anlatmış, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Onu bana getiriniz” buyurmuş. Babamla birlikte Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına gittim. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Orucu nasıl tutuyorsun” diye sordu. Ben de: “Her gün” dedim. “Haftada üç gün tut” buyurdu. Ben: “Bundan daha fazla tutabilirim” dedim. “İki gün tut bir gün tutma” dedi. Ben, yine: “Bundan daha fazla tutmaya gücüm yeter” dedim. O zaman Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Oruçların en değerlisi Davud’un orucudur, dolayısıyla sende onun gibi bir gün oruç tut bir gün iftar et” buyurdu. (Hadis buradakinden uzuncadır buraya sadece oruç bölümü için bu kadarı alınmıştır.) (Ebû Davud, Savm: 67; Buhârî, Savm: 57)