SÜNNETİMİZSÜNNET VE HADİS KÜTÜPHANESİ
Sünen-i Nesâî › Kitâb 22 · Oruç › Bâb 7Konum

Sünen-i Nesâî 2391

Oruç
Sahih (el-Elbânî)
BÂB (7)
بَابُ مَا يُكْرَهُ مِنَ الصِّيَامِ فِي السَّفَرِ

Ebu Seleme (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Abdullah b. Amr şöyle anlattı: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) odama girerek: “Senin gece boyu ibadet ettiğini ve gündüzleri de oruç tuttuğunu haber almadım mı sanıyorsun!” Ben de: “Evet haber almışsınızdır” dedim. Bunun üzerine şöyle buyurdu: “Böyle yapma uyu ve gece namazı kıl, gündüzleri bazen oruç tut bazen de tutma çünkü gözlerinin sende hakkı var, vücudunun sende hakkı var, hanımının sende hakkı var, misafirinin sende hakkı var, arkadaşının senin üzerinde hakkı vardır. Allah ömrünü uzun etsin (veya ömrün uzun olabilir) her aydan üç gün oruç tutman yeterlidir. Böylece bir seneyi oruçla geçirmiş gibi olursun. Çünkü Allah, iyiliklere on kat mükafat verir.” Ben: “Sağlam güçlü ve dayanıklıyım” dedim, Israrlı davrandım yüküm ağırlaştı. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Haftada üç gün oruç tut” buyurdu. Ben ise: “Daha fazlasına gücüm yeter” dedim ve bu fikrimde ısrar ettim; yine yüküm ağırlaştı. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Allah’ın Peygamberi Davud (aleyhisselâm) gibi oruç tut” buyurdu. Ben: “Davud (aleyhisselâm)’ın orucu nasıldır?” dedim. O da: “Senenin yarısıdır” buyurdu. (Buhârî, Savm: 57; Müslim, Sıyam: 35)

أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ دُرُسْتَ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو إِسْمَاعِيلَ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، أَنَّ أَبَا سَلَمَةَ، حَدَّثَهُ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ قَالَ دَخَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حُجْرَتِي فَقَالَ ‏"‏ أَلَمْ أُخْبَرْ أَنَّكَ تَقُومُ اللَّيْلَ وَتَصُومُ النَّهَارَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ بَلَى ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَلاَ تَفْعَلَنَّ نَمْ وَقُمْ وَصُمْ وَأَفْطِرْ فَإِنَّ لِعَيْنِكَ عَلَيْكَ حَقًّا وَإِنَّ لِجَسَدِكَ عَلَيْكَ حَقًّا وَإِنَّ لِزَوْجَتِكَ عَلَيْكَ حَقًّا وَإِنَّ لِضَيْفِكَ عَلَيْكَ حَقًّا وَإِنَّ لِصَدِيقِكَ عَلَيْكَ حَقًّا وَإِنَّهُ عَسَى أَنْ يَطُولَ بِكَ عُمُرٌ وَإِنَّهُ حَسْبُكَ أَنْ تَصُومَ مِنْ كُلِّ شَهْرٍ ثَلاَثًا فَذَلِكَ صِيَامُ الدَّهْرِ كُلِّهِ وَالْحَسَنَةُ بِعَشْرِ أَمْثَالِهَا ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ إِنِّي أَجِدُ قُوَّةً فَشَدَّدْتُ فَشُدِّدَ عَلَىَّ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ صُمْ مِنْ كُلِّ جُمُعَةٍ ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ إِنِّي أُطِيقُ أَكْثَرَ مِنْ ذَلِكَ فَشَدَّدْتُ فَشُدِّدَ عَلَىَّ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ صُمْ صَوْمَ نَبِيِّ اللَّهِ دَاوُدَ عَلَيْهِ السَّلاَمُ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ وَمَا كَانَ صَوْمُ دَاوُدَ قَالَ ‏"‏ نِصْفُ الدَّهْرِ ‏"‏ ‏.‏
KAYNAK
Sünen-i Nesâî, Kitâb 22 (Oruç), Bâb 7, Hadis no. 2391
HADİSİN DERECESİ
Sahih(Ebû Gudde)
Sahih(el-Elbânî)
Sahih (muttefekun aleyh)(Zübeyr Alî Zâî)
sunnetimiz.com/nesai:2391