Bera (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Nisâ sûresi 95. ayeti nazil olduğunda a’ma olan Ümmü Mektum, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına gelmişti. Ve: “Ey Allah’ın Rasûlü! Benim durumum ne olacak? Ben a’mayım” demişti. Çok geçmeden “Bir mazeretleri olmaksızın” bölümü nazil oldu. (Tirmizî, Tefsirül Kur’an: 5; Buhârî, Tefsir: 91)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الْبَرَاءِ، قَالَ لَمَّا نَزَلَتْ { لاَ يَسْتَوِي الْقَاعِدُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ } جَاءَ ابْنُ أُمِّ مَكْتُومٍ وَكَانَ أَعْمَى فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَكَيْفَ فِيَّ وَأَنَا أَعْمَى قَالَ فَمَا بَرِحَ حَتَّى نَزَلَتْ { غَيْرُ أُولِي الضَّرَرِ } .