Enes (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir ay süreyle arap kabilelerinden bir kısmına kunut yaparak lanet okudu sonra da bıraktı. (Buhârî, Vitir: 7; Müslim, Mesacid: 54)
Sünen-i Nesâî › Kitâb 12 · Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)Konum
- 1Tahâret324
- 2Sular23
- 3Hayız ve İstihâze49
- 4Gusül ve Teyemmüm53
- 5Namaz46
- 6Namaz Vakitleri132
- 7Ezan62
- 8Mescidler54
- 9Kıble35
- 10İmâmet99
- 11Namaza Başlama153
- 12Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)150
- 13Namazda Sehiv188
- 14Cuma Namazı66
- 15Yolculukta Namazı Kısaltma26
- 16Tutulma Namazı45
- 17Yağmur Duası (İstiskâ)25
- 18Korku Namazı27
- 19İki Bayram Namazı42
- 20Gece Namazı ve Gündüz Nâfileleri220
- 21Cenâzeler272
- 22Oruç345
- 23Zekât184
- 24Hac467
- 25Cihâd111
- 26Nikâh193
- 27Talâk174
- 28Atlar, Yarışlar ve Atıcılık33
- 29Vakıflar17
- 30Vasiyyetler61
- 31Hediyeler16
- 32Bağışlar18
- 33Rukbâ14
- 34Umre42
- 35Ziraat178
- 36Kadınlara İyi Muâmele27
- 37Kan Dökmenin Haramlığı167
- 38Fey' Malının Dağıtımı16
- 39Bîat63
- 40Akîka10
- 41Fera' ve Atîre41
- 42Av ve Kesim98
- 43Kurbanlar (Dahâyâ)88
- 44Mâlî Muâmeleler257
- 45Kasâme, Kısas ve Diyet164
- 46Hırsızın Elinin Kesilmesi115
- 47Îmân ve Alâmetleri55
- 48Süs ve Zînet339
- 49Kadıların Âdâbı49
- 50Allah'a Sığınma112
- 51İçecekler220
- 1بَابُ التَّطْبِيقِ
- 2بَابُ مَوَاضِعِ الرَّاحَتَيْنِ فِي الرُّكُوعِ
- 3بَابُ مَوَاضِعِ أَصَابِعِ الْيَدَيْنِ فِي الرُّكُوعِ
- 4بَابُ التَّجَافِي فِي الرُّكُوعِ
- 5بَابُ الِاعْتِدَالِ فِي الرُّكُوعِ
- 6بَابُ الذِّكْرِ فِي الرُّكُوعِ
- 7بَابُ الرُّخْصَةِ فِي تَرْكِ الذِّكْرِ فِي الرُّكُوعِ
- 8بَابُ الْأَمْرِ بِإِتْمَامِ الرُّكُوعِ
- 9بَابُ رَفْعِ الْيَدَيْنِ عِنْدَ الرَّفْعِ مِنَ الرُّكُوعِ
- 10بَابُ رَفْعِ الْيَدَيْنِ حَذْوَ فُرُوعِ الْأُذُنَيْنِ عِنْدَ الرَّفْعِ مِنَ الرُّكُوعِ
- 11بَابُ رَفْعِ الْيَدَيْنِ حَذْوَ الْمَنْكِبَيْنِ عِنْدَ الرَّفْعِ مِنَ الرُّكُوعِ
- 12بَابُ مَا يَقُولُ الْإِمَامُ إِذَا رَفَعَ رَأْسَهُ مِنَ الرُّكُوعِ
- 13بَابُ مَا يَقُولُ الْمَأْمُومُ
- 14بَابُ قَوْلِهِ: رَبَّنَا وَلَكَ الْحَمْدُ
- 15بَابُ مَا يَقُولُ فِي قِيَامِهِ ذَلِكَ
- 16بَابُ الْقُنُوتِ بَعْدَ الرُّكُوعِ
- 17بَابُ الْقُنُوتِ فِي صَلَاةِ الصُّبْحِ
- 18بَابُ الْقُنُوتِ فِي صَلَاةِ الظُّهْرِ
- 19بَابُ الْقُنُوتِ فِي صَلَاةِ الْمَغْرِبِ
- 20بَابُ اللَّعْنِ فِي الْقُنُوتِ
- 21بَابُ لَعْنِ الْمُنَافِقِينَ فِي الْقُنُوتِ
- 22بَابُ تَبْرِيدِ الْحَصَى لِلسُّجُودِ عَلَيْهِ
- 23بَابُ التَّكْبِيرِ لِلسُّجُودِ
- 24بَابُ كَيْفَ يَخِرُّ لِلسُّجُودِ
- 25بَابُ: رَفْعِ الْيَدَيْنِ لِلسُّجُودِ
- 26بَابُ أَوَّلِ مَا يَصِلُ إِلَى الْأَرْضِ مِنَ الْإِنْسَانِ فِي سُجُودِهِ
- 27بَابُ وَضْعِ الْيَدَيْنِ مَعَ الْوَجْهِ فِي السُّجُودِ
- 28بَابُ عَلَى كَمِ السُّجُودُ
- 29بَابُ السُّجُودِ عَلَى الرُّكْبَتَيْنِ
- 30بَابُ السُّجُودِ عَلَى الْقَدَمَيْنِ
- 31بَابُ نَصْبِ الْقَدَمَيْنِ فِي السُّجُودِ
- 32بَابُ فَتْحِ (¬١) أَصَابِعِ الرِّجْلَيْنِ فِي السُّجُودِ
- 33بَابُ: مَكَانِ الْيَدَيْنِ مِنَ السُّجُودِ
- 34بَابُ النَّهْيِ عَنْ بَسْطِ الذِّرَاعَيْنِ فِي السُّجُودِ
- 35بَابُ صِفَةِ السُّجُودِ
- 36بَابُ التَّجَافِي فِي السُّجُودِ
- 37بَابُ الِاعْتِدَالِ فِي السُّجُودِ
- 38بَابُ: إِقَامَةِ الصُّلْبِ فِي السُّجُودِ
- 39بَابُ النَّهْيِ عَنْ نَقْرَةِ الْغُرَابِ
- 40بَابُ النَّهْيِ عَنْ كَفِّ الشَّعَرِ فِي السُّجُودِ
- 41بَابُ مَثَلِ الَّذِي يُصَلِّي، وَرَأْسُهُ مَعْقُوصٌ
- 42بَابُ السُّجُودِ عَلَى الثِّيَابِ
- 43بَابُ الْأَمْرِ بِإِتْمَامِ السُّجُودِ
- 44بَابُ النَّهْيِ عَنِ الْقِرَاءَةِ فِي السُّجُودِ
- 45بَابُ الْأَمْرِ بِالِاجْتِهَادِ فِي الدُّعَاءِ فِي السُّجُودِ
- 46بَابُ الدُّعَاءِ فِي السُّجُودِ
- 47بَابُ الرُّخْصَةِ فِي تَرْكِ الذِّكْرِ فِي السُّجُودِ
- 48بَابُ ثَوَابِ مَنْ سَجَدَ لِلهِ ﷿ سَجْدَةً
- 49بَابُ مَوْضِعِ السُّجُودِ
- 50بَابُ: هَلْ يَجُوزُ أَنْ تَكُونَ سَجْدَةٌ أَطْوَلَ مِنْ سَجْدَةٍ
- 51بَابُ التَّكْبِيرِ عِنْدَ الرَّفْعِ مِنَ السُّجُودِ
- 52بَابُ رَفْعِ الْيَدَيْنِ عِنْدَ الرَّفْعِ مِنَ السَّجْدَةِ الْأُولَى
- 53بَابُ الدُّعَاءِ بَيْنَ السَّجْدَتَيْنِ
- 54بَابُ رَفْعِ الْيَدَيْنِ بَيْنَ السَّجْدَتَيْنِ تِلْقَاءَ الْوَجْهِ
- 55بَابُ: كَيْفَ الْجُلُوسُ بَيْنَ السَّجْدَتَيْنِ
- 56بَابُ التَّكْبِيرِ لِلسُّجُودِ
- 57بَابُ الِاسْتِوَاءِ لِلْجُلُوسِ عِنْدَ الرَّفْعِ مِنَ السَّجْدَتَيْنِ
- 58بَابُ الِاعْتِمَادِ عَلَى الْأَرْضِ عِنْدَ النُّهُوضِ
- 59بَابُ رَفْعِ الْيَدَيْنِ عَنِ الْأَرْضِ قَبْلَ الرُّكْبَتَيْنِ
- 60بَابُ التَّكْبِيرِ لِلنُّهُوضِ
- 61بَابُ: كَيْفَ الْجُلُوسُ لِلتَّشَهُّدِ الْأَوَّلِ
- 62بَابُ الِاسْتِقْبَالِ بِأَطْرَافِ أَصَابِعِ الْقَدَمِ الْقِبْلَةَ عِنْدَ الْقُعُودِ لِلتَّشَهُّدِ
- 63بَابُ مَوْضِعِ الْيَدَيْنِ عِنْدَ الْجُلُوسِ لِلتَّشَهُّدِ الْأَوَّلِ
- 64بَابُ مَوْضِعِ الْبَصَرِ فِي التَّشَهُّدِ
- 65بَابُ الْإِشَارَةِ بِالْأُصْبُعِ فِي التَّشَهُّدِ الْأَوَّلِ
- 66بَابُ التَّخْفِيفِ فِي التَّشَهُّدِ الْأَوَّلِ
- 67بَابُ: تَرْكِ التَّشَهُّدِ الْأَوَّلِ
(12) Kitâb: Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)
بَابُ لَعْنِ الْمُنَافِقِينَ فِي الْقُنُوتِ
Ebû M ali k el Eşcai babasından naklederek şöyle diyor: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in arkasında namaz kıldım, kunut yapmadı. Ebû Bekir’in arkasında kıldım o da kunut yapmadı. Ömer’in arkasında namaz kıldım oda kunut yapmadı. Ali’nin arkasında kıldım o da kunut yapmadı. Babam daha sonra bana: “Oğlum bu kunut bidattir” dedi. (Buhârî, Vitir: 7; Müslim, Mesacid: 54)
بَابُ تَبْرِيدِ الْحَصَى لِلسُّجُودِ عَلَيْهِ
Câbir b. Abdullah (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte öğle namazını kılıyorduk, elime çakıl taşlarından bir avuç alıp soğutuyor sonra diğer avucuma alıp secde edeceğim yere alnım yanmasın diye bırakıyordum. (Ebû Davud, Salat: 4; Müsned: 13982)
بَابُ التَّكْبِيرِ لِلسُّجُودِ
Mutarrif (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Ben ve İmran b. Husayn, Ali b. Ebi T ali b’in arkasında namaz kıldık secde ettiğinde tekbir alıyor secdeden başını kaldırdığında yine tekbir alıyor, iki rekatttan sonra kalkarken yine tekbir alıyordu namazını bitirince İmran b. Husayn elimden tutarak dedi ki: Bu namaz kılışı bana Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)‘in namazını hatırlattı.” (Ebû Davud, Salat: 140; Dârimi, Salat: 40)
Abdullah b. Mes’ud (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) her eğiliş ve doğruluşta tekbir alır sonra sağına ve soluna selâm vererek namazdan çıkardı. Ebû Bekir ve Ömer de aynı şekilde yaparlardı.” (Dârimi, Salat: 40; Tirmizî, Salat: 187)
بَابُ كَيْفَ يَخِرُّ لِلسُّجُودِ
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
بَابُ: رَفْعِ الْيَدَيْنِ لِلسُّجُودِ
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
M ali k b. Huveyris (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, bizzat kendisi Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’i namaza başlarken, rükû’a giderken, rükû’dan başını kaldırırken, secde ederken, secdeden başını kaldırırken kulak hizasına kadar ellerini kaldırdığını görmüştür.” (Ebû Davud, Salat: 116; Dârimi, Salat: 41)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) namaza başlarken ellerini kaldırırdı, rükû’a giderken ve rükû’dan kalkarken yine ellerini kaldırırdı ellerini kaldırma işini secdeye giderken ve secdeden kalkarken yapmazdı.” (Ebû Davud, Salat: 116; Dârimi, Salat: 41)
بَابُ أَوَّلِ مَا يَصِلُ إِلَى الْأَرْضِ مِنَ الْإِنْسَانِ فِي سُجُودِهِ
Vail b. Hucr (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i secde ederken gördüm ellerinden önce dizlerini koyar, secdeden kalkarken de dizlerinden önce ellerini yerden kaldırırdı.” (Ebû Davud, Salat: 141; Dârimi, Salat: 41)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Sizden biri secdeye vardığında ellerini dizlerinden önce yere koysun. Develerin çöküşü gibi yapmasın.” (Ebû Davud, Salat: 141; Dârimi, Salat: 41)
بَابُ وَضْعِ الْيَدَيْنِ مَعَ الْوَجْهِ فِي السُّجُودِ
İbn Ömer (radıyallahü anh) merfu olarak şöyle demiştir: “Yüzün secde ettiği gibi ellerde secde eder. Biriniz secde ettiğinde yüzünü ve ellerini de yere koysun, yüzünü kaldırdığında ellerini de kaldırsın.” (Ebû Davud, Salat: 155; Dârimi, Salat: 41)
بَابُ عَلَى كَمِ السُّجُودُ
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), yedi organı üzerine secde etmekle emrolundu. Ayrıca saçını ve elbisesini toplamamakla emrolundu.” (Dârimi, Salat: 74; Ebû Davud, Salat: 155)
Abbas b. Abdulmutt ali b (radıyallahü anh) Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i şöyle derken işitmiştir: “Kul secde ettiğinde onun yedi organı birlikte secde eder. Yüzü, iki eli, iki dizi ve iki ayağı.” (Ebû Davud, Salat: 74; Tirmizî, Salat: 203)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Yedi organ üzerine secde etmekle emrolundum, ayrıca namaz içerisinde saçımı ve elbisemi düzeltmemekle de emrolundum. Bu yedi organ alın, burun, iki el, iki diz ve iki ayaktır.” (Buhârî, Sıfatı’s Salat: 54; Ebû Davud, Salat: 166)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Yedi kemik (organ) üzerine secde etmekle emrolundum ki biri alındır, (Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) alnını gösterirken burnunu da işaret etti) diğerleri iki el, iki diz ve iki ayak uçlarıdır.” (Müslim, Salat: 44; Dârimi, Salat: 73)
بَابُ السُّجُودِ عَلَى الرُّكْبَتَيْنِ
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), yedi organ üzerine secde etmekle emrolunmuştu. Ayrıca saçı ve elbisesini namaz esnasında toplamamakla da emrolundu. Bu organlar eller, dizler ve ayaklardır. Süfyan diyor ki: İbn Tavus bize: “Elini alnına koydu sonra burnuna götürerek bu birinci organdır” dedi. Bu lafız Muhammed’e aittir. (Müslim, Salat: 44; Tirmizî, Salat: 203)
بَابُ السُّجُودِ عَلَى الْقَدَمَيْنِ
Abbas b. Abdulmutt ali b (radıyallahü anh), Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in şöyle dediğini işitmiştir: “Kul secdeye vardığında onunla birlikte yedi organı da secde eder. Yüzü, elleri, dizleri ve ayakları.” (Tirmizî, Salat: 203; Ebû Davud, Salat: 155)
بَابُ نَصْبِ الْقَدَمَيْنِ فِي السُّجُودِ
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Bir gece Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i yatağında bulamadım araştırıp yanına vardım, ayaklarını dikmiş secde eder vaziyette şöyle diyordu: “Allahümme inni eûzü bi rızâke min sahatike ve bi muafatike min ukubetike ve bike minke lâ uhsi senaen aleyke ente kemâ esneyke alâ nefsike = Allah’ım gazabından rızana; cezalandırmandan affına; senden Sana sığınıyorum. Seni hakkıyla övemem. Sen kendi kendini övdüğün gibisin.” (Tirmizî, Dua: 73; Ebû Davud, Salat: 153)
بَابُ فَتْحِ (¬١) أَصَابِعِ الرِّجْلَيْنِ فِي السُّجُودِ
Ebû Humeyd es Saidi (radıyallahü anh)’den rivâyete göre şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) secde etmek üzere iken yere eğildiğinde kollarını yana açarak koltuklarından uzak tutar ve ayak parmaklarını da dik tutardı.” (Buhârî, Sıfatı’s Salat: 49; Tirmizî, Salat: 206)
بَابُ: مَكَانِ الْيَدَيْنِ مِنَ السُّجُودِ
Vail b. Hucr (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Medine’ye geldim ve kendi kendime mutlaka Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) namaz kılarken göreceğim dedim ve yanına vardım, tekbir alıp ellerini kaldırdığında baş parmaklarının kulaklarına yaklaştığını gördüm. Rükû’ edeceğinde tekrar tekbir aldı ve ellerini kaldırdı. Sonra başını rükû’dan kaldırınca “Semiallahü limen hamideh” dedi sonra tekbir alıp secde yaptı, secdede iken elleri namaz için yöneldiği yöne doğru kulak hizasındaydı. (Tirmizî, Salat: 191; Dârimi, Salat: 40)
بَابُ النَّهْيِ عَنْ بَسْطِ الذِّرَاعَيْنِ فِي السُّجُودِ
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Biriniz namazda secde ederken köpeğin ayaklarını yayarak yatması gibi kollarını yaymasın.” (Dârimi, Salat: 75; Buhârî, Sıfatı’s Salat: 60)
بَابُ صِفَةِ السُّجُودِ
Ebû İshak (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Bera b. Azib bize secdenin nasıl yapılacağını tarif etti; ellerini yere koydu, vücudunu kaldırdı ve şöyle dedi: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ‘in böyle secde yaptığını gördüm.” (Ebû Davud, Salat: 158; Tirmizî, Salat: 205)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
M ali k b. Buhayne (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) namazında secde vaziyetinde iken koltuk altlarının beyazlığı görünecek şekilde kollarını açarlardı. (Buhârî, Sıfati’s Salat: 49; Tirmizî, Salat: 205)
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanında olsaydım koltuk altlarını görürdüm. Ebû Miclez dedi ki: Ebû Hüreyre sanki şöyle demek istemiştir: “O namazda iken” (Ebû Davud, Salat: 158)
Abdullah b. Akram (radıyallahü anh) babasından naklederek şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte namaz kıldım, secde ettiğinde koltuk altlarını gördüm.” (Müslim, Salat: 46; Tirmizî, Salat: 204)
بَابُ التَّجَافِي فِي السُّجُودِ
Meymune (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) secde ettiğinde kollarını açardı, kollarının arasından küçük bir kuzu geçmek isterse geçebilirdi. (Müslim, Salat: 46; Ebû Davud, Salat: 158)
بَابُ الِاعْتِدَالِ فِي السُّجُودِ
Katade (radıyallahü anh) rivâyete göre, şöyle demiştir: Enes’in, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den şöyle rivâyet ettiğini duydum şöyle buyurmuşlardı: “Secdeyi benden gördüğünüz gibi düzgünce yapınız, biriniz secde ederken kollarını köpek gibi uzatıp yaymasın.” (Müslim, Salat: 45; Ebû Davud, Salat: 158)
بَابُ: إِقَامَةِ الصُّلْبِ فِي السُّجُودِ
Ebû Mes’ud (radıyallahü anh) tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Rükû’ ve secdelerden sonra belini doğrultmayan kimsenin namazı geçerli değildir.” (Tirmizî, Salat: 207; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 16)
بَابُ النَّهْيِ عَنْ نَقْرَةِ الْغُرَابِ
Abdurrahman b. Şebl (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) üç şeyi yasakladı: “Karganın yemi gagalaması gibi secde etmeyi, yırtıcı hayvanlar gibi secdede kolları uzatıp yaymayı, devenin ağılda yer edindiği gibi mescidde namaz kılmak için bir yer seçmeyi ve orada namaz kılmayı.” (Müslim, Salat: 46; Ebû Davud, Salat: 148)
بَابُ النَّهْيِ عَنْ كَفِّ الشَّعَرِ فِي السُّجُودِ
İbn Abbas (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: ”Yedi organ üzerine secde etmekle ve secdede saçımı ve elbisemi toplamamakla emrolundum.” (Müslim, Salat: 44; Müsned: 2752)
بَابُ مَثَلِ الَّذِي يُصَلِّي، وَرَأْسُهُ مَعْقُوصٌ
Abdullah b. Abbas (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, bizzat kendisi Abdullah b. Harisi saçlarını arka tarafına topuz yapmış olduğu halde namaz kılarken gördü ve kalkıp saçlarını çözmeye başladı. Haris namazını bitirince İbn Abbas’a dönerek; “Benim başımdan, saçımdan sana ne?” dedi. Bunun üzerine İbn Abbas dedi ki: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)‘in şöyle buyurduğunu duydum: “Saçlarını böyle yaparak namaz kılan kolları bağlı olarak namaz kılan gibidir.” (Müslim, Salat: 44; Tirmizî, Salat: 282)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), yedi kemik (organ) üzerine secde etmekle ve namazda iken saçları ve elbiseyi toplamamakla emrolundu.” (Tirmizî, Salat: 204; Müslim, Salat: 44)
بَابُ السُّجُودِ عَلَى الثِّيَابِ
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Biz öğle sıcağında Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in arkasında namaz kılarken sıcağın etkisinden korunmak için elbiselerimizin üzerine secde ederdik. (Ebû Davud, Salat: 94; Dârimi, Salat: 82)
بَابُ الْأَمْرِ بِإِتْمَامِ السُّجُودِ
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyet edildiğine göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Rükû’ ve secdelerinizi tam yapınız. Vallahi ben sizi rükû’ ve secde ederken arkamdan da görüyorum.” (Müslim, Salat: 38; Tirmizî, Salat: 206)
بَابُ النَّهْيِ عَنِ الْقِرَاءَةِ فِي السُّجُودِ
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
İbrahim b. Abdullah (radıyallahü anh)’ın babası, Ali’den işittiğine göre şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), rükû’ ve secde de Kur’an okumayı yasakladı.” (Ebû Davud, Libas: 11; Tirmizî, Libas: 13)
بَابُ الْأَمْرِ بِالِاجْتِهَادِ فِي الدُّعَاءِ فِي السُّجُودِ
Abdullah b. Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), ölüm hastalığında odasının perdesini açtı, mübarek başı sarılıydı üç defa: “Allah’ım tebliğ ettim” deyip sözünü şöyle sürdürdü: “ Peygamberlik müjdelerinden sadece s ali h rüya kaldı, mü’min kul onu görür veya ona gösterilir. Dikkat ediniz ben, rükû’ ve secdelerde Kur’an okumaktan yasaklandım. Rükû’ ettiğinizde Rabbinizi tâzim edin; “Sübhane rabbiyel aziym” deyin. Secde ettiğinizde ise çok dua edin. Çünkü secdede yapılan dualar en çok kabul edilecek dualardandır.” (Ebû Davud, Salat: 152; Dârimi, Salat: 77)
بَابُ الدُّعَاءِ فِي السُّجُودِ
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) rükû’ ve secdelerinde şöyle dua ederdi: ”Rabbimiz olan Allah’ım! Seni tesbih eder, Sana hamd ederim. Allah’ım beni bağışla” diye dua ederek duasını Kur’an’a göre yapıyordu. (Müslim, Salat: 42; Ebû Davud, Salat: 152)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, söyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), rükû’ ve secdelerinde şöyle derdi: “Rabbimiz olan Allah’ım! Sana hamd ederim. Allah’ım bana mağfiret et, beni bağışla” diye dua eder ve Kur’an ‘a göre amel ederdi. (Müslim, Salat: 42; Ebû Davud, Salat: 152)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i bir gün yatağımda bulamamıştım, elimle yoklayarak O’nu araştırmaya başladım. Hanımlarından birinin yanına gittiğini zannettim sonunda secde eder bir durumda buldum elimle O’na dokundum şöyle diyordu: “Allah’ım, gizli ve açık işlediğim hata ve kusurlardan beni dolayı affet.” (Müsned: 24575)
Yine Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i bir gün yatağımda bulamamıştım, hanımlarından birinin yanına gittiğini sandım, O’nu aradım secde eder bir durumda buldum; şöyle dua ediyordu: “Allah’ım, gizli ve açık işlediğim tüm günah ve hatalardan dolayı beni affet.” (Müsned: 24575)
Ali (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) secde ettiğinde şöyle dua ederdi: “Allah’ım! Senin için secde ediyor, Sana teslim oluyor, Sana iman ediyorum. Yüzüm ve özüm kendisini yaratana, şekil veren ve bu şekli en güzel yapan, göz ve kulak veren Allah’a secde etmektedir. En güzel yaratıcı olan Allah, ne kadar kutlu ve yücedir.” (Tirmizî, Dua: 32; Müsned: 691)
Câbir b. Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) secdede şöyle dua ediyordu: “Allah’ım senin için secde ettim, Sana inandım, Sana teslim oldum. Sen, benim Rabbimsin; yüzüm ve özüm kendisini yaratan ve şekil veren, göz ve kulak veren Allah’a secde etti. En güzel yaratıcı olan Allah, ne kadar kutlu ve yücedir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Muhammed b. Mesleme (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) geceleyin kalkıp nafile namaz kıldığında secdelerinde şöyle dua ederdi: “Allah’ım! Sana secde ettim, Sana inandım, Sana teslim oldum. Allah’ım! Sen benim Rabbimsin, yüzüm ve özüm kendisini yaratan, şekil veren, göz ve kulak veren Allah’a secde ediyor. En güzel yaratıcı olan Allah, ne kadar kutlu ve ne kadar yücedir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)