Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Bir kadın halasıyla birlikte ve bir halanın da erkek kardeşinin kızıyla birlikte nikah edilmesini yasakladı.” (İbn Mâce, Nikah: 31; Tirmizî, Nikah: 31)
Sünen-i Nesâî › Kitâb 26 · NikâhKonum
- 1Tahâret324
- 2Sular23
- 3Hayız ve İstihâze49
- 4Gusül ve Teyemmüm53
- 5Namaz46
- 6Namaz Vakitleri132
- 7Ezan62
- 8Mescidler54
- 9Kıble35
- 10İmâmet99
- 11Namaza Başlama153
- 12Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)150
- 13Namazda Sehiv188
- 14Cuma Namazı66
- 15Yolculukta Namazı Kısaltma26
- 16Tutulma Namazı45
- 17Yağmur Duası (İstiskâ)25
- 18Korku Namazı27
- 19İki Bayram Namazı42
- 20Gece Namazı ve Gündüz Nâfileleri220
- 21Cenâzeler272
- 22Oruç345
- 23Zekât184
- 24Hac467
- 25Cihâd111
- 26Nikâh193
- 27Talâk174
- 28Atlar, Yarışlar ve Atıcılık33
- 29Vakıflar17
- 30Vasiyyetler61
- 31Hediyeler16
- 32Bağışlar18
- 33Rukbâ14
- 34Umre42
- 35Ziraat178
- 36Kadınlara İyi Muâmele27
- 37Kan Dökmenin Haramlığı167
- 38Fey' Malının Dağıtımı16
- 39Bîat63
- 40Akîka10
- 41Fera' ve Atîre41
- 42Av ve Kesim98
- 43Kurbanlar (Dahâyâ)88
- 44Mâlî Muâmeleler257
- 45Kasâme, Kısas ve Diyet164
- 46Hırsızın Elinin Kesilmesi115
- 47Îmân ve Alâmetleri55
- 48Süs ve Zînet339
- 49Kadıların Âdâbı49
- 50Allah'a Sığınma112
- 51İçecekler220
- 1بَابُ النَّهْيِ عَنِ التَّبَتُّلِ
- 2بَابُ مَعُونَةِ اللهِ النَّاكِحَ الَّذِي يُرِيدُ الْعَفَافَ
- 3بَابُ كَرَاهِيَةِ تَزْوِيجِ الزُّنَاةِ
- 4بَابُ: إِذَا اسْتَشَارَتِ الْمَرْأَةُ رَجُلًا فِيمَنْ يَخْطُبُهَا هَلْ يُخْبِرُهَا بِمَا يَعْلَمُ
- 5بَابُ: عَرْضِ الرَّجُلِ ابْنَتَهُ عَلَى مَنْ يَرْضَى
- 6بَابُ: الْكَلَامِ الَّذِي يَنْعَقِدُ بِهِ النِّكَاحُ
- 7بَابُ: رَضَاعِ الْكَبِيرِ
- 8بَابُ: الْعَزْلِ
- 9بَابُ: الشِّغَارِ
- 10بَابُ: التَّزْوِيجِ عَلَى سُوَرٍ مِنَ الْقُرْآنِ
- 11بَابُ: هِبَةِ الْمَرْأَةِ نَفْسَهَا لِرَجُلٍ بِغَيْرِ صَدَاقٍ
- 12بَابُ: إِحْلَالِ الْفَرْجِ
(26) Kitâb: Nikâh
بَابُ: الْكَلَامِ الَّذِي يَنْعَقِدُ بِهِ النِّكَاحُ
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bir kadın halasının ve teyzesinin üzerine nikahlanamaz.” (İbn Mâce, Nikah: 31; Tirmizî, Nikah: 31)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bir kadın halasının ve teyzesinin üzerine nikahlanamaz.” (İbn Mâce, Nikah: 31; Tirmizî, Nikah: 31)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Yine Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Veladet (Kan yönünden akrabalık) in haram kıldığı şeyi süt kardeşliği de haram kılar.” (Ebû Davud, Nikah: 7; Müslim, Rada: 1)
Ali (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e: “Ey Allah’ın Rasûlü! evlilik için hep Kureyşi tercih ediyor, biz Hâşimoğullarını bırakıyorsun” deyince Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Var mı aranızda benimle evlenebileceğim birisi” dedi. Ben de: “Evet, Hamza’nın kızı var” dedim. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “O bana helâl olmaz çünkü o benim süt kardeşimin kızıdır” buyurdular. (Müslim, Rada: 3; Ebû Davud, Nikah: 7)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e evlenmesi için Hamza’nın kızı hatırlatıldı da: “O benim süt kardeşimin kızıdır” buyurdu. (Müslim, Rada: 3; Ebû Davud, Nikah: 7)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den, Hamza’nın kızını nikahlamasını istediler. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “O benim süt kardeşimin kızıdır, neseb yönünden haram olanlar süt yönünden de haramdırlar” buyurdu. (Müslim, Rada: 3; Ebû Davud, Nikah: 7)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ümmül Fadl (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e süt emmenin miktarı soruldu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Bir veya iki defa emmek nikahı haram kılmaz” buyurdu. Katade ise: “Bir veya iki defa sormak” dedi. (İbn Mâce, Nikah: 35; Müslim, Rada: 6)
Abdullah b. Zübeyr (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Bir veya iki defa emmek nikahı haram kılmaz.” (İbn Mâce, Nikah: 35; Müslim, Rada: 6)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bir ve iki sefer emmek haramlık meydana getirmez.” (İbn Mâce, Nikah: 35; Müslim, Rada: 6)
Katade (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: İbrahim b. Yezid en Nehai’ye mektup yazarak süt emmede nikahı haram kılacak miktarın ne kadar olduğunu sorduk. O da şu cevabı verdi: “Şüreyh’in bize bildirdiğine göre, Ali ve İbn Mes’ud: “Sütün azı da çoğu da nikahı haram kılar” diyorlardı. Mektubunda şu ifadeler de vardı: “Ebu-ş Şa’sa el Muharibî, Aişe’den şöyle aktarmıştır: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bir veya iki defa emmek nikahı haram kılmaz.” (İbn Mâce, Nikah: 35; Müslim, Rada: 6)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Odamda birisi otururken Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) yanıma geldi. İkimizin birlikte oluşuna kızmıştı, yüzünde öfke h ali gördüm ve dedim ki: “Ey Allah’ın Rasûlü! O benim süt kardeşimdir” bunun üzerine buyurdular ki: “Süt kardeşinin kim olduğuna iyi dikkat edin! Başka bir defa da süt kardeşliğin nasıl olduğuna iyice dikkat edin! Süt kardeşliği açlığını emdiği sütle gideren emme çağındaki çocuğun emmesiyle gerçekleşir.” (İbn Mâce, Nikah: 37; Dârimi, Nikah: 48)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Aişe’nin yanında iken, Aişe Hafsa’nın yanına girmek için izin isteyen bir adamın sesini duydu. Aişe dedi ki: Ey Allah’ın Rasûlü! Bu adam senin evine girmek için izin istiyor dedim. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Sanıyorum ki o adam Hafsa’nın süt amcası falan kimsedir” buyurdu. Aişe diyor ki: “Süt amcam falan kimse hayatta olsaydı benim yanıma girebilecek miydi?” diye sordum. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Evet girebilirdi çünkü süt emmek veladetin (Kan yönüyle akrabalığın) haram kıldığı herşeyi haram kılar.” (Buhârî, Nikah: 21; Dârimi, Nikah: 48)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Süt amcam Ebu’l Ca’d geldi ben içeri almadım. (Hişam diyor ki: Bu kimse Ebul Kuaystır.) Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) gelince durumu Ona aktardım. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Ona izin ver ve içeri alabilirsin” buyurdu. (Buhârî, Nikah: 21; Dârimi, Nikah: 48)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, örtünme ayeti nazil olduktan sonra Ebu’l Kuays’ın kardeşi Aişe’nin yanına girmek için izin istedi. Aişe ona izin vermedi. Bu durum Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e haber verilince şöyle buyurdular: “Onun girmesine izin ver, o senin amcandır.” Aişe: “Fakat beni kadın emzirmiştir o adam emzirmemiştir” dedim. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “O senin amcandır yanına girsin” buyurdu. (Buhârî, Nikah: 21; Dârimi, Nikah: 48)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebu’l Kuays’ın kardeşi ve süt amcam olan Eflah yanıma girmek için izin istedi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) gelinceye kadar onu içeriye almadım. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) gelince durumu O’na naklettim. O da buyurdu ki: “Ona izin ver çünkü o amcandır.” Aişe diyor ki: “Bu olay örtünme ayeti indikten sonra olmuştu.” (Buhârî, Nikah: 21; Dârimi, Nikah: 48)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Amcam Eflah örtünme ayeti indikten sonra yanıma girmek için izin istedi. Ben ona izin vermedim. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) geldiğinde durumu kendisine haber verip sordum. O da şöyle buyurdu: “Ona izin ver çünkü o amcandır” Ben de dedim ki: “Ey Allah’ın Rasûlü! Beni kadın emzirdi adam emzirmedi. Yine buyurdular ki: “Allah iyiliğini versin ona izin ver o amcandır.” (Buhârî, Nikah: 21; Dârimi, Nikah: 48)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebu’l Kuays’ın kardeşi Eflah evime gelip içeri girmek için izin istedi. Ben de Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e danışmadan ona izin vermem dedim. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) gelince; Ebu’l Kuays’ın kardeşi Eflah geldi içeri girmek için izin istedi. Ben de: “Bundan uzak durdum” dedim. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdular: “Ona izin ver girsin o senin amcandır” Ben: “Beni Ebu’l Kuays’ın karısı emzirdi adam değil ki” dedim. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Ona izin, ver o senin amcandır” buyurdu. (Buhârî, Nikah: 21; Dârimi, Nikah: 48)
بَابُ: رَضَاعِ الْكَبِيرِ
Zeyneb binti ebu Seleme (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in hanımlarından Aişe’den işittim şöyle diyordu. Süheylin kızı Sehle Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelerek: “Ey Allah’ın Rasûlü! Evlatlık edindiğimiz Sâlim benim yanıma girince, kocam Ebu Huzeyfe’nin yüzünde öfke izleri görüyorum ne yapmalıyım?” diye sordu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Onu emzir” buyurdu. Sehre diyor ki: “O Sâlim sakalı çıkmış genç bir delikanlıdır.” Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Onu emzir Ebu Huzeyfe’nin öfkesi kaybolur” buyurdu. Sehle diyor ki: “Vallahi onu emzirdikten sonra Ebu Huzeyfe’nin yüzünde öfke izi görmedim.” (Müslim, Rada: 7; İbn Mâce, Nikah: 36)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Sehle binti Süheyl, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelerek, Sâlim yanıma geldiğinde Ebu Huzeyfe’nin kızdığını görüyorum dedi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Onu emzir” buyurdu. Sehle binti Süheyl, “O kocaman bir adamdır” dedi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Onun kocaman bir adam olduğunu bilmiyor muyum?” buyurdu. Sehle daha sonra geldiğinde, seni hak Peygamber olarak gönderen Allah’a yemin olsun ki, Ebu Huzeyfe ondan sonra artık hiçbir şeyi kötü görmüyor dedi. (Müslim, Rada: 7; İbn Mâce, Nikah: 36)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Ebu Huzeyfe’nin karısına kocasının öfke ve kıskançlığının gitmesi için kölesi Sâlim’i emzirmesini emretti, o da onu emzirdi. o koskoca bir adamdı. Rabia diyor ki: “Bu olay sadece Sâlim için verilen bir ruhsat idi.” (Müslim, Rada: 7; İbn Mâce, Nikah: 36)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Sehle, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelerek: “Ey Allah’ın Rasûlü! Sâlim bizim yanımıza girip çıkıyor, yetişkin duruma geldi, erkeğin bilmesi gereken şeyleri biliyor artık ne yapmalıyız” diye sordu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Onu emzir böylece ona haram olursun” buyurdu. Sehle diyor ki: “Bir yıl bekledim bu olaydan kimseye bir şeyler söylemedim sonunda Kasım ile karşılaştım, onu söyle ve korkma dedi. (Müslim, Rada: 7; İbn Mâce, Nikah: 36)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Ebu Huzeyfe’nin kölesi Sâlim onların evinde kalıyordu. Sühey’lin kızı Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelerek, şöyle dedi: “Sâlim artık erginlik çağına erişti, erkeklerin bildiği şeyleri o da bilmeye başladı ve yanımıza da girip çıkıyor. Ebu Huzeyfe’nin de buna kızdığını sanıyorum” dedi. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Onu emzir böylece sen ona haram olursun” buyurdu. Ben onu emzirince Ebu Huzeyfe’nin kıskançlığı kayboldu sonra Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e geldim ve Sâlim’i emzirdim ve Ebu Huzeyfe’nin öfkesi de kayboldu dedim. (Müslim, Rada: 7; İbn Mâce, Nikah: 36)
Urve (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in hanımları bir sefer emzirme ile bir erkeğin hanımların yanına girmesi durumunu pek hoş karşılamayıp uzak durdular ve büyük kimsenin emzirmesi durumunu Aişe’ye sordular. O da şöyle dedi: “Vallahi bu durumu sadece Sehte binti Süheyl’de görüyoruz, o da sadece Sâlim için Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in verdiği bir ruhsattır. Vallahi böyle bir emzirme olayı ile kimse bizim yanımıza giremez ve biz Peygamber hanımları böyle bir şeyi de hoş görmeyiz.” (Ebû Davud, Nikah: 11)
Ümmü Seleme (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Biz Peygamber hanımları yaşlı kimseyi emzirmek sûretiyle o kimseyi kişinin kendisine haram kılmasını hoş karşılamayıp bundan uzak kalıyoruz ve bu konuyu Aişe’ye sormuştuk, o da şöyle demişti: “Vallahi bu durumu Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in sadece Sâlim için verdiği bir ruhsat olarak görüyorum, hiçbir kimse böyle bir emzirme modeliyle bizim yanımıza giremez. Biz Peygamber hanımları olarak böyle bir şeyi de hoş karşılamıyoruz.” (Ebû Davud, Nikah: 11)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
بَابُ: الْعَزْلِ
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ukbe b. Haris (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Ukbe’den işittim fakat ben Ubeyd’in hadisini daha sağlam buluyorum. O şöyle demişti: Bir kadınla evlenmiştim yanımıza siyah bir kadın gelerek: “Ben her ikinizi de emzirmiştim” dedi. Bunun üzerine hemen Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in huzuruna geldim, durumu haber verdim ve şöyle dedim: “Ben falanın kızı filanla evlendim, siyah bir kadın gelerek ben ikinizi de emzirmiştim” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) benden yüzünü çevirdi. Ben de hemen yüzünü çevirdiği yandan gelip o kadın mutlaka yalancıdır dedim. “Nasıl olur? Her ikinizi de emzirdiğini söylüyor derhal ayrıl, o kadını bırak” buyurdu. (Tirmizî, Rada: 7; Buhârî, Nikah: 23)
Bera (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Dayımla karşılaştım elinde bir bayrak vardı, nereye gidiyorsun? Diye sordum. Dayım: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) beni babasının ölümünden sonra babasının karısıyla evlenen bir adama gönderdi, onun boynunu vuracağım ve öldüreceğim” dedi. (Dârimi, Nikah: 43; Tirmizî, Ahkam: 25)
Yezid b. Bera (radıyallahü anh) babasından naklederek şöyle diyor: Amcama rastladım yanında bir bayrak vardı, nereye gidiyorsun diye sordum. O da şöyle dedi: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) beni babasının karısını nikahlayan bir adama gönderdi, boynunu vurmamı ve malını almamı emretti” dedi. (Dârimi, Nikah: 43; Tirmizî, Ahkam: 25)
Ebu Said el Hudrî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Evtas’a bir ordu gönderdi. Müslüman ordusu düşmanla karşılaşıp onlarla savaşıp g ali p geldiler. Bu savaşta kocaları müşrik olan pek çok kadını esir (Cariye) olarak ele geçirdiler. Fakat bu kadınlarla evlenmekten çekindiler. Bunun üzerine Allah: Nisâ sûresi 24. ayetini indirdi: “Savaşta esir olarak ellerinize geçen cariyeler dışında tüm evli kadınlarla evlenmeniz de Allah’ın yasalarıyla size haram kılınmıştır…” (Tirmizî, Nikah: 36; Ebû Davud, Nikah: 45)
بَابُ: الشِّغَارِ
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) karşılıklı değişme şeklindeki mehirsiz evlenme modelini yasakladı. (Dârimi, Nikah: 9; Buhârî, Nikah: 29)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) mehirsiz karşılıklı değişme yoluyla yapılan evlenmeyi yasakladı. Şığar: “Bir kimsenin kızını diğerine, o da kızını bu tarafa vermek şartıyla mehirsiz nikahlamasıdır” dedi. (Buhârî, Nikah: 28; Müslim, Nikah: 57)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) mehirsiz karşılıklı değişme yoluyla yapılan nikahı yasaklamıştır. Abdullah diyor ki: “Şığar denilen bu model evlilik şöyledir. Bir kimse kızını diğer bir kimseye kız kardeşini kendisine vermek şekliyle yapılan nikah şeklidir.” (Buhârî, Nikah: 28; Müslim, Nikah: 57)
بَابُ: التَّزْوِيجِ عَلَى سُوَرٍ مِنَ الْقُرْآنِ
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebu Talha Ümmü Süleym ile evlendi aralarındaki mehir ise Müslüman olmaktı. Ümmü Süleym, Ebu Talha’dan önce Müslüman olmuştu. Ebu Talha Ümmü Süleym’e dünürcü olunca şöyle dedi: “Ben Müslüman oldum eğer sende Müslüman olursan seninle evlenirim. Bunun üzerine Ebu Talha da Müslüman oldu dolayısıyla aralarında mihir de bu olmuş oldu.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebu Talha Ümmü Süleym’e dünürcü oldu. Fakat Ümmü Süleym, Ebu Talha’ya: “Senin gibi adamın bu evlilik teklifi reddedilmez ne yazık ki sen kafirsin ben ise Müslüman bir kadınım bu durumda seninle evlenmem helâl olmaz. Eğer Müslüman olursan senin Müslüman olman benim mehrim olur” dedi. Sabit diyor ki: “Mehir hususunda Ümmü Süleym’den daha ikram sahibi bir kimseyi işitmedim, böylece evlendiler ve Ümmü Süleym ona çocuk doğurdu.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Safiyye’yi azâd edip, azâd etmesini mehir saydı. (Müslim, Nikah: 14; Tirmizî, Nikah. 24)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Safiyye’yi azâd edip, hürrîyetine kavuşturdu ve bunu mehir olarak saydı. (Müslim, Nikah: 14; Tirmizî, Nikah. 24)
Ebu Musa (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Üç kişi vardır ki onlara mükafatları iki kat verilir. 1. Bir adam ki cariyesi vardır onu güzelce terbiye eder ve ona bilmediklerini güzelce öğretir sonra da onu azâd edip hürriyetine kavuşturur ve onunla evlenir. 2. Bir köle ki hem Allah’ın hem de efendisinin hakkını yerine getirir. 3. Ehli kitaptan olup hem kendi Peygamberine hem de son Peygambere iman eden kimsedir.” (Tirmizî, Nikah: 24; Buhârî, Nikah: 13)
Ebu Musa (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim bir cariyesini azâd edip hürriyetine kavuşturur ve onunla evlenirse iki kat ecir alır.” (Buhârî, Nikah: 13; Müslim, Nikah: 14)