Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Kabakta meşrubat bekletmek yasaktır. (Ebû Davud, Eşribe: 7; Müslim, Eşribe: 6)
Sünen-i Nesâî › Kitâb 51 · İçeceklerKonum
- 1Tahâret324
- 2Sular23
- 3Hayız ve İstihâze49
- 4Gusül ve Teyemmüm53
- 5Namaz46
- 6Namaz Vakitleri132
- 7Ezan62
- 8Mescidler54
- 9Kıble35
- 10İmâmet99
- 11Namaza Başlama153
- 12Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)150
- 13Namazda Sehiv188
- 14Cuma Namazı66
- 15Yolculukta Namazı Kısaltma26
- 16Tutulma Namazı45
- 17Yağmur Duası (İstiskâ)25
- 18Korku Namazı27
- 19İki Bayram Namazı42
- 20Gece Namazı ve Gündüz Nâfileleri220
- 21Cenâzeler272
- 22Oruç345
- 23Zekât184
- 24Hac467
- 25Cihâd111
- 26Nikâh193
- 27Talâk174
- 28Atlar, Yarışlar ve Atıcılık33
- 29Vakıflar17
- 30Vasiyyetler61
- 31Hediyeler16
- 32Bağışlar18
- 33Rukbâ14
- 34Umre42
- 35Ziraat178
- 36Kadınlara İyi Muâmele27
- 37Kan Dökmenin Haramlığı167
- 38Fey' Malının Dağıtımı16
- 39Bîat63
- 40Akîka10
- 41Fera' ve Atîre41
- 42Av ve Kesim98
- 43Kurbanlar (Dahâyâ)88
- 44Mâlî Muâmeleler257
- 45Kasâme, Kısas ve Diyet164
- 46Hırsızın Elinin Kesilmesi115
- 47Îmân ve Alâmetleri55
- 48Süs ve Zînet339
- 49Kadıların Âdâbı49
- 50Allah'a Sığınma112
- 51İçecekler220
(51) Kitâb: İçecekler
بَابُ تَحْرِيمِ الْخَمْرِ
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ağaç fıçılarda, kabaklarda, sırlı küp ve testilerde meşrubat bekletmeyi yasakladı. (Ebû Davud, Eşribe: 7; Müslim, Eşribe: 6)
Şerik b. Eban’ın kızı Hüneyde (radıyallahü anh) anlatıyor: Hureybe denilen yerde Âişe’ye rastladım sarhoşluk veren bir içki olan “Aker”’i sordum yasak olduğunu söyledi. Akşam yaptığın meşrubatı sabahleyin iç kabın ağzını bağla, kabak, fıçı, ziftlenmiş kaplar ve testileri meşrubat bekletmekte kullanmamı yasak etti. (Ebû Davud, Eşribe: 7; Müslim, Eşribe: 6)
Enes (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) tüm ziftlenmiş (sırlı) kaplarda meşrubat saklamayı yasakladı. (Müslim, Eşribe: 6; Dârimi, Eşribe: 14)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
بَابُ تَفْسِيرِ الْأَوْعِيَةِ
Amr b. Mürre (radıyallahü anh) anlatıyor: Zazan’dan işittim şöyle diyordu: “Abdullah b. Ömer’e içki yapılan kaplar hakkında Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittiğin şeyleri bana anlat ve izah et” dedim. O da şöyle dedi: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) testi adını verdiğiniz dübba, hurma kütüğünden oyularak yapılan fıçı, ziftlenmiş (sırlanmış) her türlü kaplara meşrubat koyulmasını yasakladı. (Buhârî, Eşribe: 7; Müslim, Eşribe: 6)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ebu’z Zübeyr (radıyallahü anh) diyor ki: Câbir’den işittim şöyle diyordu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) testi, ziftlenmiş kaplar, kabak ve ağaç fıçılarında meşrubat yapmayı ve saklamayı yasak etti. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) için şerbet yapılacak bir kap bulunamaz ise taştan oyulmuş büyükçe bir kapta yapılırdı. (Müslim, Eşribe: 6; Dârimi, Eşribe: 13)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e meşrubat su kaplarında yapılırdı. Su kabı bulunamaz ise taştan bir kap içersinde yapılırdı. Câbir diyor ki: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kabak, ağaç fıçı ve ziftlenmiş kaplarda meşrubat muhafazasını yasakladı. (Müslim, Eşribe: 6; Dârimi, Eşribe: 13)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kabak, ağaç fıçı, testi ve ziftlenmiş kaplarda meşrubat yapılmasını ve saklanmasını yasakladı. (Müslim, Eşribe: 6; Dârimi, Eşribe: 13)
Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ziftlenmemiş (sır yapılmamış) testi de meşrubat yapılmasına izin verdi. (Buhârî, Eşribe: 7; Tirmizî, Eşribe: 6)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şarap konulan kapların kullanılmasını yasaklayınca Ensar şikayet ederek Ey Allah'ın Rasûlü! başka kullanacak kaplarımız yoktur dediler. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) “Öyle ise onları da kullanabilirsiniz” buyurdu. (Buhârî, Edahî: 7; Tirmizî, Eşribe: 6)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e: Miraç gecesi iki bardak meşrubat getirildi birinde şarap diğerinde süt vardı. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) onların ikisine de baktı ve sütü aldı. Bunun üzerine Cibril: “Seni insan tabiatına uygun olanı almana hidayet eden Allah’a hamdolsun eğer şarap alsaydın ümmetin azgınlaşır ve helak olup giderdi.” (Buhârî, Edahî: 3)
Muhayriz (radıyallahü anh) Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabından birinden nakleder: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ümmetimden bir kısmı şarap içerler ve onlara değişik isimler verirler.” (Buhârî, Edahî: 3)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Zina eden kimse zina ettiği anda Mü’min değildir. İçki içen kimse de Mü’min olarak içki içmez. Hırsızlık yapan da Mü’min olarak hırsızlık yapmaz. İnsanların gözü önünde başkalarının mallarına göz dikenler Mü’min oldukları halde başkalarının malını alamazlar.” (Tirmizî, İman: 11; Buhârî, İman: 18)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Zina eden kimse Mü’min olarak zina etmez. Hırsızlık yapan Mü’min olarak hırsızlık yapamaz. İçki içen Mü’min olduğu halde içki içemez. İnsanların gözü önünde başkalarının değerli mallarına göz dikenler Mü’min olarak o malları alıp gasb edemezler.” (Tirmizî, İman: 11; Buhârî, İman: 18)
İbn Ömer ve Ashab’tan bir gurup (radıyallahü anhüm) rivâyet ederler: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bir kimse içki içerse onu ceza olarak değnekleyin sonra yine içerse yine değnekleyin daha sonra yine içerse yine değnekleyin sonra içerse onu öldürün.” (Tirmizi, Hudud: 15; Ebû Davud, Hudud: 37)
Ebu Hüreyre (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bir kimse içki içer ve sarhoş olursa onu ceza olarak değnekleyin, sonra yine içerse tekrar değnekleyin yine içerse tekrar değnekleyin dördüncü sefer içerse boynunu vurun.” (Tirmizi, Hudud: 15; Ebû Davud, Hudud: 37)
Ebu Bürde b. Ebu Musa (radıyallahü anh)’nın babasından rivâyete göre, şöyle derdi: “Allah’ı bırakıp ta şu direğe tapmam ile içki içmem arasında hiçbir fark yoktur.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
İbn-ul Deylemî (radıyallahü anh) Abdullah b. Amr’ın yanına girdi ve “Ey Abdullah Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den içki hakkında duyduğun bir şey var mıdır?” dedi. Bunun üzerine Abdullah: “Evet, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim şöyle diyordu: “Ümmetimden şarap içen kimsenin kırk gün namazı kabul olunmaz.” (Dârimi, Eşribe: 3; İbn Mâce, Eşribe: 4)
Mesruk (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Hâkim hediye yerse haram yemiş olur. Rüşvet kabul ederse küfre kadar gider. Yine Mesruk derki: Şarap içen kafir olur. Küfrüne delil namazının kabul edilmemesidir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Abdurrahman b. Haris (radıyallahü anh) babasından naklederek şöyle diyor. Osman’dan işittim şöyle diyordu: “İçki içmekten uzak durun çünkü o kötülüklerin anasıdır. Sizden önceki ümmetler arasında ibadetle meşgul olan bir adam vardı. Fahişe bir kadın ona kafayı taktı ve hizmetçisini göndererek; şahitlik için seni istiyoruz diye onu çağırttı, o hizmetçiyle beraber onun yanına kadar geldiler. Her bir kapıdan içeri girince hizmetçi kapıları kilitliyordu sonunda güzel bir kadının yanına geldi kadının yanında bir çocuk, bir kap içersinde de içki vardı. Kadın o gelen adama: Allah’a yemin olsun ki ben seni şahitlik için çağırmadım ya benimle ilişki kurarsın veya bu içkiden içersin veya bu çocuğu öldürürsün. Adam öyleyse bana bir kadeh içki ver dedi. Kadın bir kadeh içki verdi, adam tekrar ver dedi ve sarhoş olunca kadınla zina etti çocuğu da öldürdü. (İşte bu olaydan ibret alıp) içkiden uzak durun! Allah’a yemin ederim ki şarap alışkanlığı ile iman bir arada olamaz mutlaka biri diğerini uzaklaştırır. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Kim, sarhoş olmasa bile içki içerse, midesine ve damarlarında şaraptan bir damla bulunduğu sürece namazı kabul olunmaz. O halde ölürse kafir olarak ölür. İçki içip sarhoş olan kimsenin kırk gün namazı kabul olunmaz o durumda ölürse de kafir olarak ölür. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Abdullah b. Amr (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim içki içerse midesinde bulunduğu sürece Allah onun yedi gün sürece namazını kabul etmez. O süre içersinde ölürse kafir olarak ölür, içtiği içki aklını giderirse kırk gün namazı kabul olunmaz o süre içersinde ölürse kafir olarak ölür.” (Dârimi, Eşribe: 3; İbn Mâce, Eşribe: 4)
Abdullah ed Deylemî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Abdullah b. Amr b. As’ın yanına girmiştim, kendisi Taif’te Veht ismi verilen bahçesinde idi. Kureyşten bir gençte -içki içtiği söylenen- onunla birlikteydi. Abdullah Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den şöyle işittiğini söyledi: “Kim bir yudum içki içerse kırk gün namazı kabul olunmaz. İçkiyi bırakıp tevbe ederse yine de Allah tevbesini kabul eder yine içki içmeye başlarsa kırk gün tevbesi kabul olunmaz. Yine tevbe ederse Allah tevbesini kabul eder. Yine içki içmeye dönerse Kıyamet günü Cehennemliklerden akan şeyleri o kimseye içirir.” (Müslim, Eşribe: 8; Dârimi, Eşribe: 3)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim dünyada içki içerse ve tevbe etmeden de ölürse Ahirette Cennet içkilerinden içmekten mahrum kalır.” (Müslim, Eşribe: 8; Dârimi, Eşribe: 3)
Abdullah b. Amr (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Yaptığı iyiliği başa kakan, ana babaya isyan eden ve içki tiryakileri Cennete giremez.” (Müsned: 6251)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim dünyada içki içer tevbe etmeden içki içerken ölürse ahirette Cennet içkilerinden içemez.” (Müslim, Eşribe: 8; Dârimi, Eşribe: 3)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim dünyada içki içer tevbe etmeden içki içerken ölürse ahirette Cennet içkilerinden içemez.” (Müslim, Eşribe: 8; Dârimi, Eşribe: 3)
Dahhak (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Kim içki tiryakisi olarak ölürse son nefesinde dünyadan ayrılırken yüzüne Cehennem suyu (hamim) serpilir.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Said b. Müseyyeb (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Ömer b. Hattab Rabia b. Ümeyye’yi şarap içtiği için Hayber’e sürgün olarak göndermişti. O da Hirakla varıp dinini terkederek Hristiyanlık dinine girdi. Bunun üzerine Ömer bundan sonra hiçbir Müslümanı sürgün etmeyeceğim dedi. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Büreyde (radıyallahü anh)’nin babasından rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Kabak, testi, tahta fıçı ve sırlı küplerde meşrubat yapmayı ve bekletmeyi yasak etti.” (Dârimi, Eşribe: 3; Müslim, Eşribe: 6)
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Her türlü meşrubatı için fakat sarhoşluk verenleri içmeyin.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Amirî kabilesinden Decace kızı Cisre (radıyallahü anha)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Âişe’den işittim kendisine Nebîz = Bir nevi bira hakkında şöyle sormuşlardı: “Hurmayı sabah suya ıslatıp akşam içiyoruz akşam ıslatıp sabah içiyoruz (caiz) midir?” O da şöyle demişti: “Sarhoşluk veren hiçbir şeyi helâl kılacak şekilde fetva verecek değilim, ekmek bile su bile olsa dedi ve üç sefer tekrarladı.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Hemmam’ın kızı Kerime (radıyallahü anha), mü’minleri annesi Âişe’nin şöyle dediğini işitmiştir: “Kabakta meşrubat yapmaktan yasaklandınız, testide meşrubat yapmaktan yasaklandınız, ziftlenmiş kaplarda da şerbet yapmanız yasaklandı.” Sonra kadınlara dönerek: “Yeşil küplerde meşrubat yapmaktan sakının! Sevdiğiniz su bile olsa ve sizi sarhoş etse ondan asla içmeyin.” (İbn Mâce, Eşribe: 15; Müslim, Eşribe: 6)
Eban b. Sum’a’nın annesinden (radıyallahü anhümâ) rivâyete göre, Âişe’ye içilecek şeylerden soranlara Âişe şöyle derdi: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) sarhoşluk eden her şeyi yasaklardı.” (Müslim, Eşribe: 7; Dârimi, Eşribe: 7)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “İçkinin azı çoğu ve sarhoşluk veren her içkinin hepsi haram kılınmıştır.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “İçkinin kendisi, azı ve çoğu ve her sarhoşluk veren meşrubat haram kılınmıştır.” (Müslim, Eşribe: 7; Dârimi, Eşribe: 7)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “İçkinin kendisi, azı ve çoğu ve her sarhoşluk veren meşrubat haram kılınmıştır.” (Müslim, Eşribe: 7; Dârimi, Eşribe: 7)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “İçkinin kendisi, azı ve çoğu ve her sarhoşluk veren meşrubat haram kılınmıştır.” (Müslim, Eşribe: 7; Dârimi, Eşribe: 7)
Ebu’l Cüveyriyye el Cermî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Sırtını Kâbe’ye dayamış olduğu İbn Abbas’a Bazak isimli içkiden sormuştum. O da şöyle dedi: Bazak içkisi Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’den sonra çıkmıştır sarhoşluk veren her şey (adı ne olursa olsun) haramdır. Ravi diyor ki bunu Araplardan ilk soran benim. (Buhârî, Eşribe: 9)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Allah ve Rasûlünün haram kıldığı şeyleri haram kılmaktan kim sevinecekse nebiz = bir çeşit birayı haram kılsın. (Müsned: 2991)