Uyeyne b. Abdurrahman (radıyallahü anh) babasından naklederek şöyle diyor: Bir adam İbn Abbas’a: Ben Horasanlıyım ülkemiz soğuktur, üzümden, kuru üzümden ve diğer meyvelerden içkiler yapıp içiyoruz. Bu konu beni rahatsız ediyor dedi ve pek çok içki çeşidi saydı. İbn Abbas’ta bu kadar içki çeşidini anlıyamadı sanıyorum. İbn Abbas o adama: “Pek çok içki isimleri söyledin hurma, üzüm ve diğer meyvelerden yapılan ve her sarhoşluk veren içkiden uzak dur” dedi. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Sünen-i Nesâî › Kitâb 51 · İçeceklerKonum
- 1Tahâret324
- 2Sular23
- 3Hayız ve İstihâze49
- 4Gusül ve Teyemmüm53
- 5Namaz46
- 6Namaz Vakitleri132
- 7Ezan62
- 8Mescidler54
- 9Kıble35
- 10İmâmet99
- 11Namaza Başlama153
- 12Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)150
- 13Namazda Sehiv188
- 14Cuma Namazı66
- 15Yolculukta Namazı Kısaltma26
- 16Tutulma Namazı45
- 17Yağmur Duası (İstiskâ)25
- 18Korku Namazı27
- 19İki Bayram Namazı42
- 20Gece Namazı ve Gündüz Nâfileleri220
- 21Cenâzeler272
- 22Oruç345
- 23Zekât184
- 24Hac467
- 25Cihâd111
- 26Nikâh193
- 27Talâk174
- 28Atlar, Yarışlar ve Atıcılık33
- 29Vakıflar17
- 30Vasiyyetler61
- 31Hediyeler16
- 32Bağışlar18
- 33Rukbâ14
- 34Umre42
- 35Ziraat178
- 36Kadınlara İyi Muâmele27
- 37Kan Dökmenin Haramlığı167
- 38Fey' Malının Dağıtımı16
- 39Bîat63
- 40Akîka10
- 41Fera' ve Atîre41
- 42Av ve Kesim98
- 43Kurbanlar (Dahâyâ)88
- 44Mâlî Muâmeleler257
- 45Kasâme, Kısas ve Diyet164
- 46Hırsızın Elinin Kesilmesi115
- 47Îmân ve Alâmetleri55
- 48Süs ve Zînet339
- 49Kadıların Âdâbı49
- 50Allah'a Sığınma112
- 51İçecekler220
(51) Kitâb: İçecekler
بَابُ تَفْسِيرِ الْأَوْعِيَةِ
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Sadece ham (Çağla) hurmadan yapılan Nebîz = (bir çeşit bira) da haramdır.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Ebu Cemre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: İnsanlarla İbn Abbas arasında tercümanlık yapıyordum. Bir kadın gelerek testide yapılan meşrubatın hükmünü sordu, ona o meşrubatın haram (yasak) olduğunu söyledi. Ben de Ey İbn Abbas ben yeşil çanakta tatlı şerbet yapıyorum, onu içince karnım gurulduyor dedim. Bunun üzerine bana: “Baldan tatlı bile olsa ondan içme!” dedi. (Müsned: 2991)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Bir adam içilecek şeylerden sormuştu da: “Keskinleşip köpüren ve içki haline gelen her şeyden sakın” demişti. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Zeyd b. Cübeyr (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: İbn Ömer’e içilecek şeylerden sormuştum. O da şöyle demişti: “Keskinleşip köpüren ve içki haline gelen her şeyden sakın.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Sarhoşluk veren her şeyin azı da çoğu da haramdır.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Her sarhoşluk veren içkidir ve her sarhoşluk veren de haramdır.” (Dârimi, Eşribe: 8; Müslim, İman: 21)
Sâlim b. Abdullah (radıyallahü anh)’in babasından rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah içkiyi haram kılmıştır ve her sarhoşluk veren haramdır.” (Dârimi, Eşribe: 8; Müslim, İman: 21)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Her sarhoşluk veren şey haramdır. Her sarhoşluk veren de içkidir.” (Dârimi, Eşribe: 8; Müslim, İman: 21)
Amr b. Said’in kızı Rukayye (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: İbn Ömer’in evindeyim kendisi için akşamleyin kuru üzüm suya ıslatılıyor sabahleyin de onun şerbetini içiyordu sonra suyu alınan üzüm kurutuluyor üzerine tekrar kuru üzüm ilave ediliyor ve ikisi birlikte suya ıslatılıyor yine ertesi sabah onun şerbetini de içiyordu ertesi gün iki sefer suyu alınan üzümü atıyordu. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Ebu Rafi (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Ömer b. Hattab şöyle demiştir: “Şerbetleriniz çok ekşiyip keskinleşince su katarak hafifletin.” Abdullah kendi rivâyetinde ekşiyip keskinleşmeden demiştir. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Said b. Müseyyeb (radıyallahü anh) anlatıyor: Sekîf, Ömer’le karşılaştı ve ona şerbet verdi. Ömer nebizi alıp ağzına yaklaştırınca keskinleştiğinden dolayı hoşuna gitmedi ve biraz su katarak hafifletti ve siz de böylece yapın dedi. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Saib b. Yezid (radıyallahü anh) anlatıyor: Ömer yanımıza geldiğinde: “Ben falan kimsede içki kokusu seziyorum sanki ıtıla = bir çeşit içki kokusudur. Ona ne içtiğini soracağım eğer içtiği içki sarhoşluk verici ise kendisini değnekleyeceğim” dedi. Dediği gibi çıkınca adama tam ceza uygulayarak değnekledi. (Muvatta', Eşribe: 1)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Yemenden ceyşan ve ceysan kabilesinden bir adam gelerek Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e kendi memleketlerinde Mısır’dan yapılan ve mizr adını verdikleri içkiden sordu. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “O dediğiniz içki sarhoşluk verir mi?” buyurdu. O da: “Evet” deyince, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Her sarhoşluk veren haramdır. Allah sarhoşluk veren şeyleri içenlere kıyamette “Tıynet-i habal” içireceğini bildirmiştir” buyurdu. Oradakilerden “Tıynet-i habal” nedir diye sorduklarında şöyle buyurdu: “Cehennemliklerin teridir veya onlardan akan şeylerdir.” (Ebû Davud, Eşribe: 5; Müsned: 14351)
Numan b. Beşir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Helal olan şeyler bellidir haram olan şeyler de bellidir. İkisi arasında şüpheli olan şeyler vardır -Bazı rivâyetlerde ikisi arasında birbirine benzeyen şeyler vardır şeklindedir- bu konuda size bir örnek vereceğim Allah’ın da koruma altına aldığı bir koruluğu vardır. Allah’ın koruluğu haram kıldığı şeylerdir. Kim koruluğun çevresinde hayvanlarını otlatırsa koruluğa karışması mümkündür -Bazı rivâyetlerde korulukta otlatmasından korkulur şeklindedir- Kim şüpheli şeylere karışırsa haramı işlemeye kendisinde cesaret bulur. (Ebû Davud, Büyü’: 3; Dârimi, Büyü’: 1)
Ebu’l Havra es Sa’dî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Hasan b. Ali’ye: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den ne ezberledin?” diye sordum. Hasan da şöyle dedi: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den şunu ezberledim: “Şüpheli olanı bırak şüphesiz olana bak” (Dârimi, Büyü’: 1; Tirmizî, Sıfati’l Kıyame: 60)
بَابُ الْكَرَاهِيَةِ فِي بَيْعِ الزَّبِيبِ لِمَنْ يَتَّخِذُهُ نَبِيذًا
İbn Tavus (radıyallahü anh) babasından rivâyete göre, şarap yapan kimseye üzüm satmayı hoş görmezdi. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Mus’ab b. Sa’d (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Sa’d’ın bağları ve çok üzümleri vardı, işlerini gören güvendiği bir kimsesi vardı. Bir yıl üzümleri çok olmuştu bu sebeple o güvendiği kimse Sa’d’a mektup yazarak; “Bu yıl üzümlerin boşa gideceğinden korkuyordum. Uygun görürsen içki yapan kimselerse verip öylece değerlendireyim” dedi. Bunun üzerine Sa’d bir mektup yazarak: “Mektup’un sana ulaşır ulaşmaz işimden el çek, Allah’a yemin olsun ki bundan sonra hiçbir konuda sana güvenim kalmamıştır” dedi ve adamı işinden uzaklaştırdı. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
İbn Sirin (radıyallahü anh) şöyle demiştir: “Üzümü pekmez yapana sat içki yapana satma.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Süveyd b. Gafele (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ömer b. Hattab bazı valilerine şöyle yazdı: “Müslümanlar üzüm suyunun üçte biri kalıp ikisi buhar olarak üçüncüye kadar kaynatılarak meydana getirilmiş pekmezden içmelerine ve yemelerine izin veriniz.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Amir b. Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Ömer’in Ebu Musa’ya yazdığı şu mektubu okumuştum. Şimdi yanıma Şamdan bir kafile geldi yüklerinde, deveye sürülen katran gibi siyah ve katı şerbet (pekmez) var. Kendilerine bunu ne kadar kaynattıklarını sordum. Bana üçte biri kalıp üçte ikisi buharlaşıncaya kadar kaynattıklarını haber verdiler, üzüm suyu kaynatılırken üçte biri kayboluncaya kadar kaynatılırsa sarhoşluk veren durumu diğer üçte biri kayboluncaya kadar kaynatılırsa da şarap kokusu yok olurmuş, bu sebeple oradaki insanlara emret üzüm suyu üçte biri kalıncaya kadar kaynatılan pekmezden içsinler. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Abdullah b. Yezid el Hatmî (radıyallahü anh) anlatıyor: Ömer bize şu mektubu yazmıştı şimdi içtiklerinizin üçte ikisi olan şeytanın payı buharlaşıncaya kadar kaynatın; o içeceklerinizden ikisi şeytanın payıdır biri de sizin payınızdır. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Şa’bî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ali insanlara katılaşıncaya kadar kaynatılan şıranın yenmesini emrederdi. Bir sinek o kaynatılan pekmezin içersine düşerse, katılığından dolayı pekmezden çıkamıyordu. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Davud (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Said’e Ömer’in hangi tür pekmezi helâl saydığını sordum. Üçte ikisi buharlaşıp biri kalıncaya kadar kaynatılan pekmezleri dedi. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Said b. Müseyyeb (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Ebu’d Derda şıralardan üçte biri kalıp üçte ikisi buharlaşıncaya kadar kaynatılanları içerdi. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Ebu Musa el Eş’arî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, üzüm suyunun kaynatılıp üçte ikisi buharlaşıp üçte biri kalıncaya kadar kaynatılanından içerdi. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Ya’la b. Ata (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Said b. Müseyyeb’ten işitmiştim bir bedevi yarısı buharlaşıncaya kadar kaynatılan şıra (Pekmez) içilir mi? diye sormuştu. O da: “Hayır üçte biri kalıncaya kadar kaynatılmalıdır” dedi. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Said b. Müseyyeb (radıyallahü anh) şöyle derdi: “Üzüm suyu üçte biri kalıncaya kadar kaynatılırsa onun yenilip içilmesinde bir sakınca yoktur.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Enes b. Sirin (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Enes b. Malik (radıyallahü anh)’ten işittim söyle diyordu: Nuh (aleyhisselâm) ile şeytan üzüm ağacının meyvesi konusunda münakaşa ettiler. Nuh (aleyhisselâm): “Benimdir; insanlar helâl gıda olarak yiyecekler” dedi. Şeytan da: “Benimdir içki olarak içecekler” dedi. Üçte biri Nuh (aleyhisselâm)’a yani helâl olarak yiyeceklere üçte ikisi de içki olarak kullanacaklara kalmak üzere anlaştılar. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Abdülmelik b. Tufeyl el Cezerî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ömer b. Abdülaziz bize şunu yazmıştı: “Üzüm suyunu üçte biri kalıncaya kadar kaynatılmadan içmeyiniz. Tüm sarhoşluk veren şeyler haramdır.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Mekhül (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Her sarhoşluk veren haramdır. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Ebu Sabit es Sa’lebi (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: İbn Abbas’ın yanındaydım bir adam geldi ve meyve sularının hükmünü sordu. İbn Abbas: “Taze ise iç” dedi. Adam kaynattım fakat kalbimde şüphe var dedi. İbn Abbas: “Peki onu kaynatmadan önce içer miydin?” dedi. Adam: “Hayır” deyince, İbn Abbas: “Öyleyse ateş (Kaynatmak) haram olan bir şeyi helâl kılmaz” dedi. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan işittim şöyle diyordu: Vallahi ateş bir şeyi ne helâl kılar ne de haramlaştırır. İbn Abbas bu sözünü içki kaynatılınca helâl olur sözü üzerine açıklama şeklinde söylemiştir. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Said b. Müseyyeb (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: “Meyve sularını köpüklenmeden iç.” (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Hişam b. Âiz el Esedî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: İbrahim’e meyve sularının hükmünü sordum. Köpürmediği tadı ve keskinliği normal olduğu sürece iç dedi. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Şa’bî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, (meyve suları hakkında) “Köpürüp ekşimemişse üç gün süreyle iç” dedi. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
İbn-üd Deylemî babasından rivâyet ederek şöyle demiştir: Ey Allah'ın Rasûlü dedik. Bizim üzümlerimiz var onları nasıl değerlendirelim? “Kurutursunuz. Akşam ıslatırsınız sabah içersiniz sabah ıslatıp akşam içersiniz, şerbeti tulumlarda yapınız testilerde yapmayınız tulumlarda bekleyince sirke olur” buyurdu. (Ebû Davud, Eşribe: 10; Dârimi, Eşribe: 13)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e şerbet yapılırdı. Yapılan şerbeti o gün ertesi gün ve üçüncü gün akşamına kadar içerdi kapta kalan şerbet dökülürdü. (Müslim, Eşribe: 9; Ebû Davud, Eşribe: 10)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e üzüm şerbeti yapılırdı onu o gün ertesi gün ertesi gün ve daha sonraki gün içerdi. (Müslim, Eşribe: 9; Ebû Davud, Eşribe: 10)