Ebu’l Beddah b. Adiy (radıyallahü anh), babasından naklediyor; Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) çobanların cemreyi bir gün taşlayıp diğer gün taşlamamalarına izin verdi. (Ebû Davud, Menasik: 78; Tirmizî, Hac: 108)
Sünen-i Nesâî › Kitâb 24 · HacKonum
- 1Tahâret324
- 2Sular23
- 3Hayız ve İstihâze49
- 4Gusül ve Teyemmüm53
- 5Namaz46
- 6Namaz Vakitleri132
- 7Ezan62
- 8Mescidler54
- 9Kıble35
- 10İmâmet99
- 11Namaza Başlama153
- 12Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)150
- 13Namazda Sehiv188
- 14Cuma Namazı66
- 15Yolculukta Namazı Kısaltma26
- 16Tutulma Namazı45
- 17Yağmur Duası (İstiskâ)25
- 18Korku Namazı27
- 19İki Bayram Namazı42
- 20Gece Namazı ve Gündüz Nâfileleri220
- 21Cenâzeler272
- 22Oruç345
- 23Zekât184
- 24Hac467
- 25Cihâd111
- 26Nikâh193
- 27Talâk174
- 28Atlar, Yarışlar ve Atıcılık33
- 29Vakıflar17
- 30Vasiyyetler61
- 31Hediyeler16
- 32Bağışlar18
- 33Rukbâ14
- 34Umre42
- 35Ziraat178
- 36Kadınlara İyi Muâmele27
- 37Kan Dökmenin Haramlığı167
- 38Fey' Malının Dağıtımı16
- 39Bîat63
- 40Akîka10
- 41Fera' ve Atîre41
- 42Av ve Kesim98
- 43Kurbanlar (Dahâyâ)88
- 44Mâlî Muâmeleler257
- 45Kasâme, Kısas ve Diyet164
- 46Hırsızın Elinin Kesilmesi115
- 47Îmân ve Alâmetleri55
- 48Süs ve Zînet339
- 49Kadıların Âdâbı49
- 50Allah'a Sığınma112
- 51İçecekler220
- 1بَابُ وُجُوبِ الْحَجِّ
- 2بَابُ سَلْتِ الدَّمِ عَنِ الْبُدْنِ
- 3بَابُ قَتْلِ الْعَقْرَبِ
- 4بَابُ التَّلْبِيَةِ بِالْمُزْدَلِفَةِ
- 5بَابُ وَقْتِ الْإِفَاضَةِ مِنْ جَمْعٍ
- 6بَابُ الرُّخْصَةِ لِلضَّعَفَةِ أَنْ يُصَلُّوا يَوْمَ النَّحْرِ الصُّبْحَ بِمِنًى
- 7بَابُ الْإِيضَاعِ فِي وَادِي مُحَسِّرٍ
- 8بَابُ التَّلْبِيَةِ فِي السَّيْرِ
- 9بَابُ الْتِقَاطِ الْحَصَى
- 10بَابُ: مِنْ أَيْنَ يَلْتَقِطُ الْحَصَى
- 11بَابُ قَدْرِ حَصَى الرَّمْيِ
- 12بَابُ الرُّكُوبِ إِلَى الْجِمَارِ وَاسْتِظْلَالِ الْمُحْرِمِ
- 13بَابُ وَقْتِ رَمْيِ جَمْرَةِ الْعَقَبَةِ يَوْمَ النَّحْرِ
- 14بَابُ النَّهْيِ عَنْ رَمْيِ جَمْرَةِ الْعَقَبَةِ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ
- 15بَابُ الرُّخْصَةِ فِي ذَلِكَ لِلنِّسَاءِ
- 16بَابُ الرَّمْيِ بَعْدَ الْمَسَاءِ
- 17بَابُ رَمْيِ الرُّعَاةِ
- 18بَابُ الْمَكَانِ الَّذِي تُرْمَى مِنْهُ جَمْرَةُ الْعَقَبَةِ
- 19بَابُ التَّكْبِيرِ مَعَ كُلِّ حَصَاةٍ
- 20بَابُ قَطْعِ الْمُحْرِمِ التَّلْبِيَةَ إِذَا رَمَى جَمْرَةَ الْعَقَبَةِ
- 21بَابُ مَا يَحِلُّ لِلْمُحْرِمِ بَعْدَ رَمْيِ الْجِمَارِ
(24) Kitâb: Hac
بَابُ رَمْيِ الرُّعَاةِ
Yine Ebu’l Beddah Asım b. Adiy, babasından naklediyor: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), çobanların cemreleri geceleyin taşlayabilmelerine izin verdi. İlk günü böyle taşladıktan sonra kalan iki günü de tek günde birleştirip taşlayabilirler” buyurdu. (Ebû Davud, Menasik: 78; Tirmizî, Hac: 108)
بَابُ الْمَكَانِ الَّذِي تُرْمَى مِنْهُ جَمْرَةُ الْعَقَبَةِ
Abdurrahman b. Yezid (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Abdullah b. Mes’ud’a insanlar Cemre-i Akabe’yi üst taraftan taşlıyor denildi. Abdullah b. Mesud vadinin tam ortasından taşladı ve şöyle dedi: “Kendisinden başka gerçek ilâh olmayan Allah’a yemin ederim ki Bakara sûresi kendisine nazil olan zat tam buradan atmıştı.” (Tirmizî, Hac: 62; İbn Mâce, Menasik: 64)
Abdurrahman b. Yezid (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Abdullah Kâbe’yi soluna Arafat’ı sağına alarak cemreye yedi taş attı ve: “Kendisine bakara sûresi inen kimsenin taş attığı yer işte burasıdır.” dedi. (Tirmizî, Hac: 62; İbn Mâce, Menasik: 64)
Abdurrahman b. Yezid (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Îbn Mes’ud’u Cemre-i Akabe’yi vadinin ortasından taşlarken gördüm ve şöyle diyordu: “Kendisinden başka gerçek ilâh olmayan Allah’a yemin olsun ki kendisine Bakara sûresi inen zat, taşları buradan atmıştı.” (Tirmizî, Hac: 62; İbn Mâce, Menasik: 64)
Ameş (radıyallahü anh) naklediyor, Haccac’tan işittim şöyle diyordu: Bakara sûresine inek sûresi demeyin, içersinde inekten bahsedilen sûre deyin. Bu sözü İbrahim’e naklettim. O da şöyle dedi: Abdullah b. Mes’ud Akabe cemresini atarken Abdurrahman b. Yezid de onun yanında imiş, Abdullah vadiyi tam ortalayarak ve cemreye yönelerek yedi tane taş atmış ve her taş atışında da tekbir getirmiş. Ben de halk dağa tırmanarak atıyor deyince, O: “Kendisinden başka gerçek ilâh olmayan Allah’a yemin ederim ki kendisine Bakara sûresi nazil olan zat taşları buradan atmıştı” dedi. (Tirmizî, Hac: 62; İbn Mâce, Menasik: 64)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) cemrelere sapan taşı büyüklüğünde taşlar atmıştı. (Tirmizî, Hac: 62; İbn Mâce, Menasik: 64)
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i cemreleri taşlarken gördüm, taşların büyüklüğü sapan taşı gibi idi. (Tirmizî, Hac: 62; İbn Mâce, Menasik: 64)
Cafer b. Muhammed b. Ali b. Huseyn (radıyallahü anh), babasından naklediyor ve şöyle diyor: Câbir b. Abdullah’ın yanına girmiştik ben: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in haccıyla ilgili bazı şeyler anlat” dedim. O da şöyle dedi: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), o ağacın yanından yedi tane taş attı, her taş atışında tekbir getiriyordu, vadinin tam ortasından atıyordu sonra kurban kesim yerine gidip kurbanını kesti.” (İbn Mâce, Menasik: 63)
Sa’d (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte hacdan döndük. Bazılarımız yedi taş attıklarını bazılarımız da altı taş attıklarını söylüyorlardı ve hiç kimse de birbirini kınamıyordu. (Müsned: 1362)
Katade (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebu Miclez’den işittim şöyle diyordu: “İbn Abbas’a cemrelerle ilgili sorular sordum; Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in altı mı yoksa yedi mi taş attığını bilmiyorum” dedi. (Ebû Davud, Menasik: 78; Müsned: 3342)
بَابُ التَّكْبِيرِ مَعَ كُلِّ حَصَاةٍ
Fadl b. Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in binitinin arkasında idim, Akabe cemresini taşlayıncaya kadar telbiye getirmeyi bırakmadı. Yedi taş attı ve taş atışında da tekbir getiriyordu. (Müslim, Hac: 45; İbn Mâce, Menasik: 69)
بَابُ قَطْعِ الْمُحْرِمِ التَّلْبِيَةَ إِذَا رَمَى جَمْرَةَ الْعَقَبَةِ
Yine Fadl b. Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in binitinin arkasındaydım. Akabe cemresini taşlayıncaya kadar telbiye getirdiğini duydum taşlayınca telbiyeyi kesti. (Müslim, Hac: 45; İbn Mâce, Menasik: 69)
Yine Fadl’in haber verdiğine göre, bizzat kendisi Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in binitinin arkasında oturuyordu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), cemreyi taşlayıncaya kadar telbiye getirmeye devam etti. (Müslim, Hac: 45; İbn Mâce, Menasik: 69)
Yine Fadl b. Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, bizzat kendisi Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in binitinin arkasında oturuyordu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) cemreyi taşlayıncaya kadar telbiye getirmeye devam etti. (Müslim, Hac: 45; İbn Mâce, Menasik: 69)
Zuhrî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bize aktarılanlara göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Mina da kurban kesilen yerin yanındaki cemreyi taşlarken yedi taş kullanmıştı, her taşı atarken de tekbir getiriyordu. Sonra cemrenin önüne geçerek kıbleye dönerek ellerini kaldırıp uzun süre dua yaptı sonra ikinci cemreye gelerek yine yedi taş attı ve her bir taş atışında tekbir getiriyordu sonra sol tarafa inip kıbleye yönelerek ellerini kaldırıp dua yaptı. Daha sonra Akabe’nin yanındaki cemreye giderek yedi taş ta oraya attı ve orada hiç durmadı. Zührî diyor ki: Sâlim’den bu şekilde işittim o da babasından; o, da Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den bize aktarıp geldiler. İbn Ömer’de aynen böyle yapardı. (Buhârî, Hac: 140; Dârimi, Menasik: 61)
بَابُ مَا يَحِلُّ لِلْمُحْرِمِ بَعْدَ رَمْيِ الْجِمَارِ
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Cemreler taşlandıktan sonra kadınlarla cinsel ilişki dışında her şey helaldir. “Güzel kokuda helâl midir?” diye soruldu. O da şöyle karşılık verdi: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i misk kokusunu süründüğünü gördüm. Acaba o koku sayılır mı?” (İbn Mâce, Menasik: 69; Müsned: 1986)