Abdullah b. Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, bir adam Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelerek, ihramlı kimsenin neleri giyip giyemeyeceğini sormuştu Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de şöyle buyurdu: “Gömlek, pantolon, bornoz giymeyiniz, sarık’ta sarmayınız, mest de giymeyiniz ancak ayakkabı ve terlik bulamayanlar mestlerini topuklardan yukarısını kesmek sûretiyle giyebilirler. Za’feran ve vers sürülen hiçbir şeyi de giymeyiniz.” (Tirmizî, Hac: 18; Buhârî, Hac: 22)
Sünen-i Nesâî › Kitâb 24 · HacKonum
- 1Tahâret324
- 2Sular23
- 3Hayız ve İstihâze49
- 4Gusül ve Teyemmüm53
- 5Namaz46
- 6Namaz Vakitleri132
- 7Ezan62
- 8Mescidler54
- 9Kıble35
- 10İmâmet99
- 11Namaza Başlama153
- 12Tatbîk (Ellerin Dizler Arasına Konulması)150
- 13Namazda Sehiv188
- 14Cuma Namazı66
- 15Yolculukta Namazı Kısaltma26
- 16Tutulma Namazı45
- 17Yağmur Duası (İstiskâ)25
- 18Korku Namazı27
- 19İki Bayram Namazı42
- 20Gece Namazı ve Gündüz Nâfileleri220
- 21Cenâzeler272
- 22Oruç345
- 23Zekât184
- 24Hac467
- 25Cihâd111
- 26Nikâh193
- 27Talâk174
- 28Atlar, Yarışlar ve Atıcılık33
- 29Vakıflar17
- 30Vasiyyetler61
- 31Hediyeler16
- 32Bağışlar18
- 33Rukbâ14
- 34Umre42
- 35Ziraat178
- 36Kadınlara İyi Muâmele27
- 37Kan Dökmenin Haramlığı167
- 38Fey' Malının Dağıtımı16
- 39Bîat63
- 40Akîka10
- 41Fera' ve Atîre41
- 42Av ve Kesim98
- 43Kurbanlar (Dahâyâ)88
- 44Mâlî Muâmeleler257
- 45Kasâme, Kısas ve Diyet164
- 46Hırsızın Elinin Kesilmesi115
- 47Îmân ve Alâmetleri55
- 48Süs ve Zînet339
- 49Kadıların Âdâbı49
- 50Allah'a Sığınma112
- 51İçecekler220
- 1بَابُ وُجُوبِ الْحَجِّ
- 2بَابُ سَلْتِ الدَّمِ عَنِ الْبُدْنِ
- 3بَابُ قَتْلِ الْعَقْرَبِ
- 4بَابُ التَّلْبِيَةِ بِالْمُزْدَلِفَةِ
- 5بَابُ وَقْتِ الْإِفَاضَةِ مِنْ جَمْعٍ
- 6بَابُ الرُّخْصَةِ لِلضَّعَفَةِ أَنْ يُصَلُّوا يَوْمَ النَّحْرِ الصُّبْحَ بِمِنًى
- 7بَابُ الْإِيضَاعِ فِي وَادِي مُحَسِّرٍ
- 8بَابُ التَّلْبِيَةِ فِي السَّيْرِ
- 9بَابُ الْتِقَاطِ الْحَصَى
- 10بَابُ: مِنْ أَيْنَ يَلْتَقِطُ الْحَصَى
- 11بَابُ قَدْرِ حَصَى الرَّمْيِ
- 12بَابُ الرُّكُوبِ إِلَى الْجِمَارِ وَاسْتِظْلَالِ الْمُحْرِمِ
- 13بَابُ وَقْتِ رَمْيِ جَمْرَةِ الْعَقَبَةِ يَوْمَ النَّحْرِ
- 14بَابُ النَّهْيِ عَنْ رَمْيِ جَمْرَةِ الْعَقَبَةِ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ
- 15بَابُ الرُّخْصَةِ فِي ذَلِكَ لِلنِّسَاءِ
- 16بَابُ الرَّمْيِ بَعْدَ الْمَسَاءِ
- 17بَابُ رَمْيِ الرُّعَاةِ
- 18بَابُ الْمَكَانِ الَّذِي تُرْمَى مِنْهُ جَمْرَةُ الْعَقَبَةِ
- 19بَابُ التَّكْبِيرِ مَعَ كُلِّ حَصَاةٍ
- 20بَابُ قَطْعِ الْمُحْرِمِ التَّلْبِيَةَ إِذَا رَمَى جَمْرَةَ الْعَقَبَةِ
- 21بَابُ مَا يَحِلُّ لِلْمُحْرِمِ بَعْدَ رَمْيِ الْجِمَارِ
(24) Kitâb: Hac
بَابُ وُجُوبِ الْحَجِّ
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Bir adam Ey Allah’ın Rasûlü! İhrama girdiğimizde hangi tür elbiseleri giymeliyiz?” diye sordu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Gömlek ve pantolon giymeyiniz, sarık sarmayınız, mest de giymeyiniz, ayakkabı ve terlik bulamayan kimse mestlerin topuklarından yukarısını kessin, za’feran ve vers ile boyanmış elbise de giymeyin” buyurdu. (Tirmizî, Hac: 18; Buhârî, Hac: 22)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) anlatırken bizzat duydum şöyle diyordu: “İhramda belden aşağısı için giyilmesi gereken izar bulamayan şalvar, terlik ve ayakkabı bulamayan da mest giyebilir.” (Tirmizî, Hac: 18; Buhârî, Hac: 22)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim şöyle diyordu: “İhram için izar bulamayan şalvar giysin, ayakkabı ve terlik bulamayanlar ise mest giysinler.” (Tirmizî, Hac: 18; Buhârî, Hac: 22)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Abdullah b. Ömer (radıyallahü anh) anlatıyor: Adamın biri Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e ihramlı kimsenin ne tür elbiseler giyebileceğini sormuştu da Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Gömlek giymeyiniz, sarık sarmayınız, şalvar ve pantolon türü şeyler giymeyiniz, bornoz da giymeyiniz. Mest de giymeyiniz ancak ayakkabı ve terlik bulamayan kimse mestlerinin topuklarından üzerini keserek giyebilirler. Za’feran ve vers sürünmüş elbiseleri de giymeyiniz.” (Tirmizî, Hac: 18; Buhârî, Hac: 21)
Yine İbn Ömer (radıyallahü anh)’den naklettiğine göre, bir adam Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e ihrama girdiğimizde hangi elbiseleri giyebiliriz diye sordu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de şöyle buyurdu: “Gömlek giymeyiniz, şalvar ve pantolon türü şeyleride giymeyiniz, sarık da sarmayınız. Bornoz da giymeyiniz, mest de giymeyiniz. Ancak terlik ve ayakkabı bulamayan mestlerinin topuklardan yukarısını keserek giyebilir. Vers ve za’feran sürülmüş şeyleri de giymeyiniz.” (Tirmizî, Hac: 18; Buhârî, Hac: 21)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Adamın biri yüksek sesle Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e ihrama girdiğimizde neler giyelim diye sormuştu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’da şöyle buyurdu: “Gömlek giyme! Sarık sarma! Şalvar ve pantolon giyme! Bornoz giyme! Mest giyme! Ayakkabı ve terlik bulamayan kimse topuktan üstünü keserek giyebilir.” (Tirmizî, Hac: 18; Buhârî, Hac: 21)
Yine İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, bir adam yüksek sesle Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e ihrama girdiğimizde neleri giyebiliriz diye sormuştu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de şöyle buyurdu: “Gömlek giyme! Sarık sarma! Bornoz giyme! Şalvar ve pantolon cinsi bir şeyler giyme, mest de giyme! Ancak terlik ve ayakkabı bulamayanlar mestlerinin topuktan üstünü keserek giyebilirler. Vers ve zaferan boyası sürülmüş elbiseler giymeyiniz!” (Tirmizî, Hac: 18; Buhârî, Hac: 21)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim şöyle diyordu: “İhramlı iken gömlek giymeyiniz! Pantolon ve şalvar türü şeyler de giymeyiniz! Sarık sarmayınız, bornoz giymeyiniz, mest de giymeyiniz.” (Tirmizî, Hac: 18; Buhârî, Hac: 22)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim şöyle diyordu: “İhram için belden aşağıyı örtecek izar bulamayan şalvar giysin. Ayakkabı ve terlik bulamayan da topuktan üzerini keserek mest giysin.” (Tirmizî, Hac: 18; Buhârî, Hac: 22)
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İhramlı kimse ayakkabı ve terlik bulamaz ise mest giysin ve topuklardan yukarı kısmını kessin.” (Tirmizî, Hac: 18; Buhârî, Hac: 22)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Abdullah b. Ömer (radıyallahü anh) kardeşi Hafsa’dan naklediyor: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e: “Ey Allah’ın Rasûlü! Ne oluyor bu insanlara sen ihramlı iken onlar umre ihramından çıkmışlar” denildi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ben saçlarımı keçeleştirdim. Kurbanımı da işaretleyip gönderdim dolayısıyla haccı yapıp bitirinceye kadar ihramdan çıkmayacağım.” (Buhârî, Hac: 44; Ebû Davud, Menasik: 12)
Sâlim (radıyallahü anh) babasından rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i saçlarını keçeleştirmiş vaziyette yüksek sesle telbiyede bulunurken gördüm.” (Buhârî, Hac: 44; Ebû Davud, Menasik: 12)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e ihrama girerken ve ihramdan çıkarken kendi ellerimle güzel koku sürmüştüm.” (Ebû Davud, Menasik: 11; İbn Mâce, Menasik: 18)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i ihrama girmezden önce ve beyti tavaf etmeden önce ihramdan çıkması için güzel kokular sürmüştüm.” (Ebû Davud, Menasik: 11; İbn Mâce, Menasik: 18)
Yine Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e ihrama girerken ve ihramdan çıkarken güzel kokular sürmüştüm.” (Ebû Davud, Menasik: 11; İbn Mâce, Menasik: 18)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i ihrama girmeye hazırlık için ve Kâbe’yi tavaftan önce; Cemre-i Akabeyi taşladıktan sonra ve Kâbe’yi tavaftan önce ihramdan çıkmaya hazırlık için güzel koku sürmüştüm.” (Ebû Davud, Menasik: 11; İbn Mâce, Menasik: 18)
Yine Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e ihrama girerken ve çıkarken güzel koku sürmüştüm. Fakat o koku sizin kokularınıza benzemezdi, onun hiçbir eseri yoktu.” (Ebû Davud, Menasik: 11; İbn Mâce, Menasik: 18)
Osman b. Urve (radıyallahü anh) babasından naklederek şöyle diyor: Aişe’ye; “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e nasıl bir koku sürerdin” diye sordum. O da şöyle dedi: “İhrama girerken de çıkarken de kokuların en güzelini sürerdim.” (Ebû Davud, Menasik: 11; İbn Mâce, Menasik: 18)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “İhrama girerken Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e bulabildiğim kokuların en iyisini sürerdim.” (Ebû Davud, Menasik: 11; İbn Mâce, Menasik: 18)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ihrama girerken ve çıkarken ve Beyt-i şerifi (Kâbe’yi) tavaf etmek istediği zaman bulabildiğim en güzel kokuyu sürerdim.” (Ebû Davud, Menasik: 11; İbn Mâce, Menasik: 18)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ihramdan çıkmadan önce, Kâbe’yi tavaf etmeden önce Kurban bayramı günü misk kokusu sürmüştüm.” (Ebû Davud, Menasik: 11; İbn Mâce, Menasik: 18)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ihramlı iken başına sürdüğüm güzel kokunun parlaklığına hala bakıyor gibiyim.” Ahmed b. Nasr’ın rivâyetinde ise şöyledir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in başının ortasına sürdüğü miskin parlaklığı…” (Hala gözümün önündedir.) (Ebû Davud, Menasik: 11; İbn Mâce, Menasik: 18)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ihramlı olduğu halde saçlarını ayırdığı başının ortasına sürdüğü kokunun parlaklığı gözükürdü.” (Ebû Davud, Menasik: 11; İbn Mâce, Menasik: 18)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ihramlı iken başına sürdüğü kokunun parlaklığına bakıyor gibiyim. (Buhârî, Hac: 18; Ebû Davud, Menasik: 11)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ihramlı iken saçlarının dibine sürdüğü kokunun parlaklığını seyrederdim. (Buhârî, Hac: 18; Ebû Davud, Menasik: 11)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ihramlı iken saçlarını ayırdığı yere sürdüğü güzel kokunun parlaklığını görür gibiyim. (Buhârî, Hac: 18; Ebû Davud, Menasik: 11)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ihramlı iken saçlarını ayırdığı yere sürdüğü güzel kokunun parlaklığını sanki görür gibiyim. (Buhârî, Hac: 18; Ebû Davud, Menasik: 11)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), ihrama girmek istediğinde bulabildiği en güzel koku ve yağla yağlanırdı. O kadar ki saç ve sakalındaki yağ ve kokunun parlaklığını görürdüm.” (Buhârî, Hac: 18; Ebû Davud, Menasik: 11)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), ihrama girmeden önce bulabildiğim en güzel kokuyu sürerdim. O derece ki saç ve sakalındaki güzel kokunun parlaklığını bakınca hemen görebilirdim.” (Buhârî, Hac: 18; Ebû Davud, Menasik: 11)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in saçlarını ayırdığı yere sürdüğü güzel kokunun parlaklığını üç gün sonra bile gördüğüm olmuştur.” (Buhârî, Hac: 18; Ebû Davud, Menasik: 11)
Bu hadisin Türkçe meali henüz hazırlanmadı; Arapça metni aşağıdadır.
İbrahim b. Muhammed b. Münteşir (radıyallahü anh), babasından naklediyor: İbn Ömer’e, ihrama girerken koku sürünmenin caiz olup olmadığını sordum. Şöyle dedi: “İhrama girerken koku sürüneceğime katran sürünürüm.” Onun bu sözünü Âişe’ye naklettim, O da şöyle dedi: “Allah hayrını versin. Ey Abdurrahman ben Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e güzel koku sürerdim de hanımlarını o kokuyla dolaşırdı; sabahleyin bile o kokunun tesiri hissedilirdi.” (Buhârî, Hac: 18; Ebû Davud, Menasik: 11)
İbrahim b. Muhammed b. Münteşir (radıyallahü anh), babasından naklederek şöyle diyor: İbn Ömer’den işittim şöyle diyordu: “İhramlı iken koku sürünüp sabahlayacağıma, katran sürünüp sabahlamam benim için daha iyidir. Aişe’nin yanına giderek bu sözü ona naklettim, O da şöyle dedi: “Ben, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e koku sürdüm de; O, kokusuyla hanımlarını dolaştı sabah olunca kokunun etkisi gitmeden ihrama girdi.” (Buhârî, Hac: 18; Ebû Davud, Menasik: 11)
Enes (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), za’feran sürünmeyi erkeklere yasak etmiştir.” (Buhârî, Libas: 34; Müslim, Libas: 23)
Yine Enes (radıyallahü anh)’den rivâyete göre: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), za’feran sürünmeyi yasak etmiştir.” (Buhârî, Libas: 34; Müslim, Libas: 23)
Enes (radıyallahü anh)’den rivâyete göre: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), za’feran sürünmeyi yasaklamıştır.” Hammad diyorki: “Erkekler için.” (Buhârî, Libas: 34; Müslim, Libas: 23)
Safvan b. Ya’la (radıyallahü anh), babasından naklediyor: Umre için ihrama giren bir adam Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e geldi; Adamın üzerinde dikilmiş bir elbise vardı ve elbisesine de değişik kokular sürmüştü. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e: “Umre için ihrama girdim ne yapmalıyım?” dedi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Hac’ta ne yaptıysan onu yap” buyurdu. Adam: “Bu kokudan sakınır ve kokuyu yıkardım” dedi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Hac’ta ne yapıyorsan umrede de aynısını yap” buyurdu. (Buhârî, Hac: 17; Müslim, Hac: 1)
Safvan b. Ya’la (radıyallahü anh), babasından naklederek şöyle diyor: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Cirane’de iken bir adam geldi, adamın üzerinde bir cübbe vardı, saç ve sakalını da sarıya boyamıştı ve şöyle dedi: “Ey Allah’ın Rasûlü! Ben gördüğün şu şeklimde umre için ihrama girdim” (ne yapmalıyım) dedi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Cübbeni çıkar, saç ve sakalındaki boyaları yıka. Haccında ne yaparsan umrende de aynısını yap” buyurdu. (Buhârî, Hac: 17; Müslim, Hac: 1)
Eban b. Osman (radıyallahü anh), babasından naklederek şöyle diyor: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İhramlı kimse başından ve gözünden rahatsız olursa ağrıyan yerine sabır denilen ağrı kesiciden sarsın.” (Müslim, Hac: 12; Buhârî, Hac: 18)
Cafer b. Muhammed (radıyallahü anh), babasından şöyle söylediğini naklediyor: Câbir’e giderek, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in nasıl haccettiğini sordum. O da şöyle anlattı: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İşin böyle olacağını bilseydim kurbanı göndermez ve umreye niyetlenirdim. Kimin yanında kurbanı yoksa umresini yapıp ihramdan çıksın.” Ali, Yemenden kurban getirmişti. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de onu Medine’den Mekke’ye göndermişti. Bu arada Fatıma boyalı elbiseler giyip sürme çekmiş durumdaydı. Ali, Fatıma’nın bu durumundan hoşlanmadı ve fetva sormak üzere Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gitti ve: “Ey Allah’ın Rasûlü! Fatıma boyalı elbiseler giymiş ve sürme çekmiş ve babam böyle emretti diyor” dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem): “Doğru söylemiş, doğru söylemiş, doğru söylemiş ona, Ben emrettim” buyurdu. (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, bir adam bineğinden düştü ve hemen öldü. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Onu su ve sidr ile yıkayın, iki parça bezle kefenleyin, başı ve yüzü açıkta kalsın çünkü o kıyamet günü telbiye getirerek diriltilecektir.” (Müslim, Hac: 14; İbn Mâce, Menasik: 89)
İbn Abbas (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir adam vefat etmişti. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Onu su ve sidr ile yıkayarak elbiseleriyle defnedin, yüzünü ve başını örtmeyin çünkü o kıyamet günü ihramlı vaziyette ve telbiye yaparak haşrolacaktır.” (Müslim, Hac: 14; İbn Mâce, Menasik: 89)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ifrad haccı yapmıştı.” (İbn Mâce, Menasik: 37; Muvatta', Hac: 11)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) hac için ihrama girmişti.” (İbn Mâce, Menasik: 37; Muvatta', Hac: 11)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Zilhicce hil ali nde beş gün kala (yani zilkadenin yirmibeşinde) yola çıktık. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de: “Hac yapmak isteyen hac için umre yapmak isteyende umre için ihrama girsin” buyurdu. (İbn Mâce, Menasik: 41; Ebû Davud, Menasik: 23)
Aişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte yola çıktık, niyetinin hac yapmak olduğunu biliyorduk.” (İbn Mâce, Menasik: 41; Ebû Davud, Menasik: 23)